logo

BANKACILAR GÜNÜ

Banka, faiz karşılığı para alıp veren, kredi, kambiyo işlemleri yapan, değerli eşya saklamaya yarayacak kasa kiralayan, ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında türlü etkinliklerde bulunabilen bir kuruluştur.
Banka kelimesi, İtalyanca banca kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Banca, para bozma gişesi, para bozma yeri anlamına gelmektedir. Bankacılığın gösterdiği tarihi gelişmesi, para kavramının gelişmesiyle yakından ilişkilidir. Bilinen en eski banka Mezopotamya’daki “Kızıl Tapınaktır”. Hamurabi yasalarında banka işleminin nasıl yürütüleceği, borçların nasıl tahsil edileceği, komisyonların nasıl belirleneceği konusunda hükümler yer almaktadır. Sonraki yüzyıllarda bankacılık zengin ailelerin de uğraşmaya başladığı bir konu haline gelmiştir.
Modern anlamda ise bankacılık etkinliğini gösteren ilk banka 1609 yılında kurulan Amsterdam Bankası’dır. Bunu takiben 1637 yılında Venedik Bankası olmuştur. Diğer ülkelerde olduğu gibi burada da bankacılık, ilk önce sarraf dükkânları ve kasaların, 15 ve 16 yüzyıllarında gelişmesiyle ortaya çıkmıştır. 19. Yüzyıla gelindiğinde bankalar ekonomik ve ticari faaliyetlerin yardımcısı ve hatta bu faaliyetleri geniş ölçüde düzenleyici kurumlar haline gelmişler ve faaliyet alanlarına göre uzmanlaşmaya başlamışlardır.
Türk Bankacılık tarihine baktığımızda gelişim süreci Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerine kadar uzanmaktadır. İlk banka Osmanlı döneminde 1847’de kurulan ve 1852’de iflas ederek kapanan “İstanbul Bankası’dır”. Osmanlı döneminde bankacılık yalnız yabancıların ya da azınlıkların uğraştıkları bir alan konumundadır. İstanbul Bankasının kuruluşundan sonra çok sayıda yabancı ve azınlık bankaları kurulmuştur. Bunlardan 1856’da kurulan ve merkezi Londra’da olan “Osmanlı Bankası” önemli bir yere sahip olmuştur.
Türkiye’de ilk ulusal bankanın kuruluşu ise ancak 1888 yılında gerçekleşmiştir. 1863 yılında Mithat Paşa, “Memleket Sandıkları” ve adı daha sonra “Menafi Sandıkları” adı altında iki tarım kredi sandıklarını kurmuştur. 1888’de Menafi Sandıkları kaldırılarak yerine “Ziraat Bankası” kurulmuştur. 1908’den sonra irili ufaklı birçok ulusal banka faaliyete geçmiştir. En önemli banka ise 1917 yılında kurulan “İtibar-ı Milli Bankasıdır”.
Ülkemiz, Cumhuriyetin ilanından sonra ekonomik kalkınmaya önem vermiş, sınai ve ticari hayatı canlandırmak amacıyla ulusal bankacılığı geliştirmeye başlamıştır. Ulusal bankacılıkta gerçek gelişme 1924 yılında “İş Bankası’nın” kurulmasıyla olmuştur. 1917 yılında kurulan İtibar-ı Milli Bankası ile İş Bankası 1927 yılında birleşmiştir. Diğer taraftan 1944 yılında tümü özel sermayeli olan “Yapı Kredi Bankası’nın” kurulması ile özel sermaye bu konudaki ilk adımı atmıştır. İlerleyen yıllarda hem ulusal hem de özel birçok banka kurularak bir kısmı günümüze kadar faaliyetlerini sürdürmüş, diğer bir kısmı da çeşitli nedenlerle kapanmak durumunda kalmıştır.
Birçok özel sektörün olduğu gibi kamu kurumlarının da özel günleri bulunmaktadır. Finans sektöründe çalışanların da böyle bir günde anılması ve sosyal etkinlik sağlanması için 1 Haziran gününün bankacılara özel bir gün olmasını talep etmişlerdir. Bu projenin fikir babası Veli T. Göztepe’dir. Kampanya onun tarafından 2012 yılında başlatılmıştır. Hem çalışan hem de de bankalardan emekli olanlar 2013 yılından itibaren 1 Haziran’ı “Bankacılar Günü” olarak kutlamaktadır.
Vakti zamanında ülkemizin en saygın mesleklerden kabul edilen bankacılık ile ilgili her geçen gün toplumun gözünde olumlu algısı azalmaktadır. Yapılan haberler, kredi kartı mağdurlarının feryatları, faiz, komisyon, ücret gibi konular toplumun bir kısmı tarafından kabul görmemesi her geçen gün bankaların ve bankacıların imajını zedelemektedir.
Ancak, bankaların A.Ş. olduğunu, kâr amacı güden şirketler olduğunu unutmayalım. Ev konforunda yapılan bankacılık işlemleri, ceplerde bulunan plastik kartlar, hızlı para transferleri, online alışveriş imkanları vb. bir çok hizmet Türkiye’ deki bankacılık sisteminin ne kadar güçlü olduğunu da gözden kaçırmayalım. Bu vesileyle Bankacılar Gününü kutluyorum.

Share
4.891 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+9 = ?

#

BANKACILAR GÜNÜ” için 1 yorum

  1. Avatar Veli T. Göztepe : diyor ki:

    Bank.Günü’nü
    kaleme aldığınız için teş.eder, esenlikler dilerim.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...
  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...