logo

AV.AHMET ÖZÇAY “BENİM HAYATIM”

(…geçen haftadan devam)

NEDEN ANLATTIM BUNLARI?
O zamanlar vakıflar, dernekler yoktu burs verecek, şimdiki gibi devlet yardımı yoktu. Çünkü devletin gücü yoktu ki burs versin. Kayseri Yurdu olmasa bizler zor okurduk, belki de okuyamazdık. Bazı arkadaşlarım işportacılık, seyyar satıcılık, komilik yaparak zor şartlar içinde tahsil hayatını bitirdi. Maddi imkânsızlıktan yarıda bırakanlar oldu.
Asker sonrası staj yapmam gerekiyordu. Nerede kalacak, nasıl geçinecektim onu düşündüm. Sonunda Bolu’da ablamın yanında yapmaya karar verdim. Yedek öğretmenlik yapmak istedim, olmadı. Develili bir müdür var dediler. Gittim onu buldum. İş istiyorum dedim. Zile bastı sekreter geldi iş formunu imzaladım. Her ay gel 600 lira al dedi.1968 yılı idi, stajımı böyle yaptım.
AVUKATLIK İÇİN TOMARZAYI NEDEN SEÇTİM?
Develiye gittim avukat çoktu. Tomarza’da avukat olmadığını öğrendim. İki dava vekili vardı. Bir kahveden bir masa iki sandalye bir de yol üzerinde dükkân buldum, avukatlığa başladım. Başlar başlamaz iş gelmeye, dilekçe yazmaya başladım, artık para kazanıyordum. Develili Feridun Celayiroğlu, Kayserili Mehmet Kaşıkçı gibi hâkimler vardı, onlarla tanıştım. İşlerim iyi gidiyordu.
Bir gün Avukat Sebati Karslıoğlu’na rastladım ne yapıyorsun dedi. Eğer 25 kazanıyorsan 15 kuruşunu biriktireceksin,15 kuruş kazanıyorsan 5 kuruşunu biriktireceksin dedi. Hiç kazanmıyorsan bırak o zaman dedi.3,5 sene Tomarza’da avukatlık yaptım.
1971 yılında İstanbul’a geldim, vefat eden bir avukatın bürosunu devraldım. Müvekkillerimin işlerini yaptım. Kadastro davalarına baktım. Birçok kişiyi Gayrimenkul sahibi yaptım. Bahçeşehir, Göktürk, Kemerburgaz’ın tapularını ben verdim.25 sene takip ettiğim davalarım oldu, çoğunu kazandım.
Dürüstlük her şeyin üstünde, azim ve sebat, sabır insanı her zaman başarıya götürür. İşiniz sevin. Mesleğinizi hakkıyla yaparsanız başaramayacağı bir şey yoktur. Şimdi avukatlığı bıraktım, bürom duruyor, yoruldum artık emekli oldum. Vakit bulunca Cavit Bey kardeşimle geziyor, emekliliğin tadını çıkarıyor, torunlarımla vakit geçiriyorum. Şimdi müsaadenizi rica ediyorum. Buraya söz verdiğim için geldim. Eşim akşam düştü ve dirseğini kırdı, şu anda ameliyatta onun yanında olmak istiyorum. Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ederim. Dedi. Günün anısına plaketini Yönetim Kurulu Üyemiz Prof. Dr. Cavit Avcı verdi. Kendisini aşağıya kapıya kadar teşekkür ederek uğurladığımda yanında Prof. Dr. Cavit Avcı ve Hasan Dirlik Ağabeyler vardı. Dernekte İkramı Av. Ahmet Özçay Ağabeyin yaptığı bir “ayın konuşmacısı” programı, öğrenci burslarının dağıtılması ardından böylece sona erdi.
Bursiyer öğrencilerimiz dışında Develiden akranları ve dostları onu yalnız bırakmadılar; Prof. Dr. Cavit Avcı, Abdulkadir Düzgün, Turan Aksu, Hasan Dirlik, Hikmet Birdal, Ömer Polat, Müsellim Develioğlu, Özcan ve Serpil Avşar, Ülkü Özkara, Saim Çelik, Tevfik Özkul, Erol Pancaroğlu, Doğan Şahin, Şahin Özçay, Hacı Osman Yıldırım, Mustafa Sırgüvenç, Mehmet Kabadayı, Necdet Mamak, ,Naci Kaman, Hamdi Özdamarlar, Taner Güney, Yusuf Gürpınar, Şahin Demirci, Ahmet Tutum, Hatice Ayden, Pembe Tokluoğlu, Mehmet Delak, Av. Ahmet Gökçen, Hasan Hüseyin Arıkan, Mehmet Örük, D. Ali Yanmaz, Enver Ulutaş, Beyza Carlak, dernek yönetim kurulu üyelerimiz Mustafa Karaca, Seyit Subay, Mustafa Ağca, katıldılar.

Share
1.625 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...