logo

Ataletin Yerini Tevekkül Aldı

Yirminci yüzyılın başında Osmanlı Devletinin çöküşünün sebeplerini tespit edenlerin başında M.Akif Ersoy, Musa Carullah, M.Şemseddin Günaltay, Aksekili Ahmed Hamdi, Said Halim Paşa ve Elmalılı Hamdi Yazır gibi pek çok alim gelmektedir. Bunlar İslam Dininin emrettiği bilim ve marifet, sanat gibi yüksek değerlerin derin bir tevekkül ve kadere heba edildiğini, bunun sonucunda İslam dünyasında bir ataletin, bir hareketsizliğin ve bir geriliğin hüküm sürdüğünü dile getirdiler. Osmanlı İmparatorluğunu bocalamaya sevk eden felaket ağının da bu gerilik nedenleriyle örüldüğünü, dünyanın her tarafında Müslümanların esarete mahkûm, zillet ve sefalete gömüldüğünü, yaşamın her türlü nimetlerinden mahrum olarak yaşadıklarını, tembelliği tevekkül ile izah ettiklerini, dünyanın gidişi hakkında hiçbir karara katılamadıklarını, hiçbir üretime katkı sağlayamadıklarını, ancak verilen kararların sonuçlarına katlanma zorunda kaldıklarını defalarca Sebilürreşad, Zulmetten Nura,Sıratı Müstakim gibi dergilerde “İslamlaşmak ve Buhranlarımız”başlıkları altında dile getirdiler,yazdılar ve anlattılar.Ama ne yazık ki ne devlet yöneticileri ne de halk anlatılanlardan ders almadılar. Sonuçta koca imparatorluk çöküp gitti.
Bugün geldiğimiz nokta da İslam dünyasının hali pek de fazla değişmedi. Peki, bunun sebebi nedir? Niçin hala Müslümanlar egemen güçlerin zulmü altında yaşam mücadelesi vermekte? Bize göre Müslümanların en önemli açmazı, tarihin genel akışı içinde, kendisini kendi kendine yeter bir dünya olarak görmesidir. Ayrıca dinin, Müslümanların hayatına tek rehber olarak girmesi, akıl ve bilimi gözardı etmesidir. Bu iki akide bilim ve ilerlemenin önünde en büyük engel diye düşünüyorum. Zaten bu iki akide egemen olunca toplumdaefsane, hurafe ve batıl inançlar gerçek dinin önüne geçer; neticede taassup ve cehalete toplum yenik düşer.

Share
1.076 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sultanahmet Azade Otel’de İstişare ve Yönetim Kurulu Toplantımız

    24 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Pandemi dönemi dernek toplantılarımız koronavirüs kurallarına riayet edilerek az sayıda da olsa devam etti. Bu dönem uzun zamandır yapamadığımız İstişare Kurulu ve Yönetim Kurulu toplantılarımızın birincisini 17.09.2021 tarihinde Mustafa Sümengen Ağabeyimize ait Sultanahmet Azade Otel'de gerçekleştirdik. Yemekli toplantımızı organize eden Kadınlar Komisyonu Başkanımız Hanife Salman Hanım'a, güzel mekânında her zaman bizleri misafir eden Mustafa Sümengen Ağabeyime çok teşekkür ederiz. Yemekli toplantımız tarafımdan yapılan açılış konuşması ile...
  • EKİNOKS

    24 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Dünya, kendi ekseni etrafındaki dönüşünü sürdürürken, bir yandan da güneşin çevresinde dolanır. Dünya, güneş etrafındaki dönüşünü elips şeklindeki bir yörünge üzerinde 365 gün 6 saatte tamamlar. Buna bir yıl denir. Dünya, 939 milyon km'lik yörüngesi üzerinde 108 bin km. hızla hareket eder. Gök bilimi terimlerinden olan “Ekinoks”, yılda iki kez gerçekleşmektedir. Peki, Ekinoks nedir? Ekinoksun ne olduğunu tam olarak anlayabilmemiz için özellikle dünyanın nasıl hareket ettiğini bilmemiz gerekir. Hissetmesek de aslında dünyanın iki farklı hareket...
  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...