logo

Asya Türk Cumhuriyetlerinde Yıkıcı Faaliyetler ve Etkileri

Sevgili Okuyucularım!
Bu ve bundan sonraki yazılarımda Asya Türk cumhuriyetlerinde yıkıcı faaliyetlerin nasıl cereyan ettiğini ve etkilerinin nasıl oluştuğunu siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum. Ortadoğu’yu kana bulayan emperyalistlerin Türk dünyasında benzerini yapmak için nasıl bir ortam hazırlamaya çalıştıklarını imkân dâhilinde bu yazılarımda anlatmaya çalışacağım.
Bilindiği üzere Sovyetler Birliği’nin dağılması sonucunda Asya Türk Cumhuriyetlerinde Devletimizin girişimleriyle açılan üniversitelerde uzun yıllar dekan yardımcısı ve dekan olarak görev yaptım. Güney Dağıstan Milli Güvenlik Kuruluna yıkıcı faaliyetler konusunda danışman olarak seçildim. Geçen uzun yıllar içinde hem Kazakistan’da hem de Azerbaycan, Dağıstan, Özbekistan, Kırgızistan ve Kazakistan Türk Cumhuriyetleri’nde zararlı cereyanların sistematik bir faaliyet içinde olduklarına şahit oldum. Gördüm ki, Sovyetler Birliği içinde Rusya’nın etkisiyle Türk’ten başka adlarla isimlendirilen bu cumhuriyetlerde, Sovyetlerin istilası altında uzun yıllar yaşamalarına rağmen bu insanlar tarihine, dinine örf ve geleneklerine, derin anlamı olan ulusal değerlerine, atasözlerine, bilgin ve arif kişilerin sözlerine, geleneksel kültürlerine son derece bağlı olmakla kalmamışlar; aynı zamanda da bu değerlerini gelecek kuşaklara taşımak için de gayret sarf etmişlerdir. Mahmut Kaşgari’nin : “ Halk değişir, adet değişmez” sözü bu ülke insanlarının belleğinde yer etmekle kalmamış aynı zamanda onları atalarına ve geleneklerine de sımsıkı bağlamıştır. Bunun içindir ki, bu ülkelerin gelenek ve görenekleri incelendiğinde görülür ki, onların gelenek ve görenekleri ile Anadolu Türklerinin gelenek ve göreneklerinde çok büyük benzerlikler vardır.
Sovyetlerin bütün çabalarına rağmen hala bu değerler varlığını sürdürmektedir. Ancak, Sovyetler Birliği’nin dağılması sonucunda muhtelif adlarla kurulan Türk Cumhuriyetlerinde dışarıdan gelen her dinden radikal gurupların sistematik bir faaliyet içinde oldukları da bilinmektedir. Bunlar içinde en çok dikkatimi çeken ve faaliyet alanlarını söz ve düşüncenin de ötesine taşıyan Batı emperyalizminin güdümünde çalışan misyonerlerdir. Bunların pek çok şehir ve köyde ibadethane adı altında kilise ve propaganda merkezleri açtıklarına ve her yaşta taraftar bulduklarına şahit olursunuz. Ayrıca bunların “dinler arası diyalog” taraftarları ile de çok yakın işbirliği içinde olduklarını da görürsünüz. Bunların stratejisi, dinî özgürlük, dinler arası diyalog, dinî uzlaşı ve halklar arası hoşgörü gibi medeni ve masum kavramların arkasına saklanarak söz konusu ülkeleri siyasi ve ekonomik yönden sömürmektir. Bir başka ifadeyle bunların hedefi dini bir amaç olarak kullanarak, Türk dünyası içinde dini rakipler (mezhep ayırımı) oluşturarak Müslümanları zayıflatmak, Türk devletlerinin yeniden vücut bulmalarına mani olmak, toparlayıcı vasfı olan değerleri zayıflatarak emperyalist güçlere hizmet etmek, zemin hazırlamaktır. Zira bu misyonerler bağlı oldukları devletin istihbarat elemanları ile sıkı bir işbirliği içindedirler ve hatta pek çoğu bir istihbarat elemanı olarak çalışmaktadır. (Devam Edecek)

Share
1.254 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...
  • DÜNYA TEMİZLİK GÜNÜ

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Toplum olarak ortak paylaştığımız yaşam alanlarının temiz tutulması bir vatandaşlık görevidir. Toplum içerisinde bulunan toplum bilinci ve sorumluluk duygusu kişinin ilk önce kendisine saygı duyması ile başlar. Yaşamsal alanların korunması, doğaya, yeşile sahip çıkılması ve çevre temizliğinin önemi herkesin ortak sorumluluğudur. Temiz bir çevre, insan sağlığı ve refahı için temel niteliktedir. Çevre Temizliği, günümüzde dünyanın en önemli sorunları arasındadır. Bütün bunların temel amacı, insanları çevre temizliği konusunda bilinçlendirmektedi...
  • DÜNYA AVCILAR GÜNÜ

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Merkez Av Komisyonunca, avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, doğal denge içerisindeki yapıyı bozmadan, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle, canlı veya cansız ele geçirmeye çalışmaya Avcılık, bunu yapan kişiye de Avcı denilmektedir. İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana besin arama ve karnını doyurma zorunluluğunu duymuştur. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorunda kalmışlardır. Bir yandan bitki kökleri toplayıp toprağı işlerken diğer yandan av aletlerind...
  • YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKURKEN

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Çağdaş Develi Gazetesi’ nin yayınlandığı 2003 yılından beri elimizden geldiğince haftalık bir değişik konulu yazı yetiştirmeye çalışırım. Bu yazıların hepsi Develi ile ilgili tarih, sosyal, kültürel, siyasî, edebiyat vb konulardadır. İnşallah, bu yazılar bir plan dahilinde yazılmıştı; kitaplaştırıldığında inanıyorum ki Develi kültürü ve medeniyeti adına değerli çalışmalar olduğunu hepimiz göreceğiz. Zira bu yazıların çoğu tabir yerindeyse iğne ile kuyu kazmak kabilinde yazılmıştır. Çünkü küçük yerlerde bilgi toplamak o kadar zahmetlidir. Fotoğr...