logo

Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta’yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul’da kaldıktan sonra Develi’ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım.
Osman Usta’nın babası Kervancı Süleyman’dır (Hanife’nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi’de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi’ye getirir satarmış. Kervan Ticareti ile uğraşan Süleyman Usta’nın 8 evladı varmış. Fatma Usta, Neziha Usta-Bahçeci, Süleyman Usta, Feride Usta- Öncel, Perihan Usta- Erbesler, Nezahat Usta- Özkara, Metin Usta ve Numan Usta. Osman Usta’nın Salih ve Numan (Lömen) adında iki ağabeyi vardır. Ruhları şad mekanları cennet olsun.
Osman Usta Kasımpaşa’da
Osman Usta 1915 yılında 11 yaşlarında İstanbul’un Kasımpaşa semtine gelmiştir. O yıllarda Kasımpaşa Aynalıçeşme, Beyazıt, Kumkapı, Kadırga, Kocamustafapaşa hemşehrilerimizin yoğun olarak yaşadığı mekânlarmış.
Osman Usta ekmek parası için sakacılık (su taşımacılığı) dâhil birçok işte çalışır. Daha sonra kendisine Kasımpaşa Çivicilier sokakta bir ayakkabı tamir dükkânı açar. Kasımpaşa’nın sevilen sayılan esnafı, hemşehrilerine kol kanat geren babacan bir insan olarak anılmaya başlar.
Osman Usta’nın eşi Azize Hanım Aygösten’den Selanik Muhacirlerinden savcılık kâtibi İsmail Bahçeci’nin kardeşidir. O zamanki İstanbul’dan ve İstanbul insanından etkilenir. Son derece kibar, sevecen bir İstanbul beyefendisidir. Pazar günleri güzel giyinir, oğlu küçük Süleyman ile kayıkla Eminönü’ne geçerler. Eminönü’nden dolmuşla Emirgan’a ulaşırlar. Osman Usta Emirgan çay bahçesinde bir semaver söyleyip çayını içer ve nargilesini tüttürür.
Osman Usta Küçük Süleyman ile Emirgan’da
Küçük Süleyman o zaman 8 yaşlarındadır. “Emirgan’da Rumlar ve Ermeniler piknik yaparlardı. Ben de onların çocuklarıyla birlikte top oynardım. Beni bırakmazlar pikniğe getirdikleri pasta ve börekten de ikram ederlerdi. Oynadıktan sonra kan ter içinde babamın yanına gelirdim. Babamla Sakıp Ağa’nın Aslanlı Köşkünün önünden Tarabya’ya kadar yürürdük. Emirgan’dan dolmuşla Karaköy’e gelir sahilden tersanenin önünden yine yürüyerek evimize dönerdik” diye anlatırken adeta o günleri yaşıyordu.
Osman Usta’nın Numune Kıraathanesi
Süleyman Usta, Osman Ustanın en büyük oğlu Türkiye’den Almanya’ya 1961 yılında 16 yaşında giden ilk genç gurbetçilerimizden. Genç gurbetçiler ile ilgili Almanya basının belgesel hazırladığını anlattı. Ne sordular? Ne cevap verdi bu başlıca ayrı bir yazı konusu. Yayına hazırladığım Develide İz Bırakanlar/2 kitabımda geniş olarak yer vermeyi düşünüyorum. Süleyman Bey iki yıl çalıştıktan sonra Türkiye gözünde tüter 1963 yılında izinli olarak gelir. Osman Usta oğluna Aşağı Everekteki arsalarına bir kahvehane yaptırmak istediğini söyler. Onun yardım ve destekleriyle tek katlı kahvehane yapılır. Adını “Numune Kıraathanesi” koyar.
Aşağı Everek’te Gençlerin Mekânı
1970’li yıllarda bizler bu kıraathaneye zaman zaman gider koz, pişti, tavla, dama gibi oyunlar oynardık. Tüm Develilerin bildiği gibi burası Osman Usta’nın kahvesiydi. Tabii ki soyadından dolayı bu ismi aldığını yıllar sonra öğrendim. Gençlerin zaman zaman gittiği Fenese’de, Melekgirmez’de ve Aşağı Everek’te popüler iki kahvehane vardı. Biz de okulu kırdığımız zaman bu mekânlara giderdik. O yıllarda Develi’de 15/20’ye yakın kahvehane vardı. Hollanda’dan gelen bir hemşehrimizin Hollanda’da bile bu kadar kahve yok dediğini duymuştum. Develi’de kahvehaneler ve işletmecileri başlı başına bir yazı konusu.
Osman Usta: Kâğıt Getir, Tavla Getir
Süleyman Usta 1969 yılında askerlik için Almanya’dan Türkiye’ye döner. Aşağı Everek’te babasının kahvehanesinde otururken bazı nahoş hadiselere tanık olur. Gelenler Osman Usta’ya “kâğıt getir, tavla getir” diye. “Bu kâğıt eski yenisini getir” diye bağırarak konuşmaktadır. Oyun bitince kâğıtlara zarar vermektedirler. Tavlayı şırrak diye kapatarak pullar bir tarafa zarlar bir tarafa saçılmaktadır. Bu tür davranışlar Süleyman ağabeyin çok zoruna gider. Dayanamaz babasının onlara hizmet ettiğini fakat onların bu tür davranışlarının hoş olmadığını söyler, üzerlerine yürüyüp yakaladığına birer tokat atar. Elinden kaçarak kurtulurlar. Fakat bu olaydan sonra kahvehaneye gelmeye cesaret edemezler.
Osman Usta: Bize Kahve Yap
Yine bir akşam geç saatte Süleyman Ağabey babası Osman Usta ile kahvede oturmakta ve kahveyi kapatmak üzeredirler. Kozan’ın Kazım’ın oğlu Tahir iki arkadaşı ile kahveye gelirler. “Osman Usta bize kahve yap” diye seslenirler. Osman Usta “kapatmak üzereyiz yarın gelin” der. Maksatları Osman Usta’ya gözdağı vermektir. “Gelenler Feneseli biz Aşağı Everekli’ydik. Beni Fenese’ye çağırdılar. Almanya’ya döneceğimden bir kavga çıkarıp sabıka almamak için gitmedim. Kahvecilik bizim işimiz değildi.” 1969 yılında kahvehaneyi kapattık, yine başkaları bir müddet kahvehane olarak çalıştırdılar.
Develi’de o zamanlar 23.30’da elektrik söner gibi yapar işaret verir. 24.00’da Elektrik Santrali stop ederdi. “Aşağı Everek’te o zamanlar Çolak Ahmed’in oğlu Mustafa’nın ayakkabıcı dükkânı vardı. Aşağı Everek Camii’nin hizasındaki dükkânlardan biri Ermeni Terzi Vahan Ustanın dükkânıydı. Ermeniler Develi’den göçünce çoğu Gedikpaşa’ya geldiler. Vahan Usta oradan Paraguay’a gitti. Yıllar sonra bir TV programında muhabirin nerelisin sorusuna “Kayseri’nin Develi kazasındanım” demesi Ermeni vatandaşlarımızın Develi’yi unutmadığına işaret ediyordu. Bülbülü altın kafese koymuşlar vatanım demesi misali. Babam Osman Usta 1980 yılında Develi’de vefat etti. Her insanın babası kıymetlidir. Baba Osman Usta bizler için çok değerli kibar, beyefendi bir insandı. Allah rahmet eylesin.”
Haftaya: Prof. Dr. Ali Osman Öncel
(Dedem Merhum Osman Usta)

Çağdaş Develi Gazetesi, 25 Eylül 2020, Sayfa 7

Share
7.832 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA FİL GÜNÜ

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Fil, hortumlular takımının filgiller familyasını oluşturan memeli bir hayvandır. Geleneksel olarak Asya Fili ve Afrika Fili olmak üzere iki türü ile tanınmaktadır. Ancak bazı kanıtlara dayanarak Afrika savan fili ile Afrika orman filinin de iki ayrı tür olduğu öne sürülmektedir. Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar. Afrika fillerinin kulakları daha büyük olur ve sırtları içbükeydir. Asya fillerinin ise kulakları daha küçük olur ve sırtları dışbükey ya da düzdür. Filler ot obur hayvanlardır. Yani tamamen bitkilerle ...
  • Yaşar Civelek Zade Ağabeyden Dedem “Kara Müftü” ye Dair Anılar

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Orhan Bey, Rahmetli dedeniz Kara Müftü, hayatta olduğu 1950’li yıllarda Develi’nin ve bizlerin de manevi dedemiz olarak özellikle saygıda kusur etmemeye azami itina ettiğimiz, müstesna, yeri halen doldurulmamış milli duyguları önde gelen bir İslam ulemasıdır. Dedenizi size anlatmak haddim değildir. Rahmetli dedeniz müftülük görevinden sonra, rahat bir emekli yaşamı yapamamış, halkı dini bakımdan aydınlatmaya şevkle devam etmiştir. Bilhassa cuma günlerindeki vaazları cami cemaatleri tarafından huşu içinde adeta nefes almadan takip edilmiştir....
  • Aşkın Aşık’ı Bir Şair SEYRANİ Prof. Dr. M. Kemal Atik

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Everekli Aşık Seyrani ile ilgili bu güzel esere emek verip gün ışığına çıkaran değerli ilahiyatçı araştırmacı yazar Prof. Dr. Kemal Atik Ağabeyimi kutluyorum. Kabrinin yerinin belli olmadığı Develimiz'de 38.si düzenlenecek şenliklerle, festivallerle, seminerlerle ve 3. Uluslararası Türk Kültürü Kongreleriyle ve hayatı ve şiirleri üzerine yayımladığı kitaplarla ona vefasını gösteren Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar kardeşimi, kültür müdürü Ali Orhan'ı, katkı sunanları ve emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. İthaf: Bu mütevazı ç...
  • KÖPEK GİBİ ÇALIŞMA GÜNÜ

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl 5 Ağustos'ta, “Köpek Gibi Çalışma Günü” kutlanmaktadır. Köpekler hayatlarının çoğunu miskinlik yaparak geçirirler. Neden bu günün ismini köpek gibi çalışmak diye koyulduğu çoğumuzu şaşırtabilir. Ama enteresan tarafı köpek gibi çalışmak çok çalışmak anlamına gelmektedir. Bu Gün de, maksimum kabiliyetinizi kullanarak olabildiğince uzun süre çalışmanız demektir. Köpek gibi çalışmak, bir şeyi gerçekleştirmek için varını yoğunu ortaya koyarak çaba sarf etmektir. Türk Dil Kurumuna göre “Çalışmak”, bir şeyi ortaya koymak, oluşturmak, yapmak i...