logo

Arkadaşımın Kızı (Dr.Ömür Kahraman)

Orhan Bey, Çağdaş Develi Gazetesi’nde Ömür Hanım hakkında çok güzel bir yazı yayınlamışsınız. Çok beğendim, duygulandım. Develi’mizden çıkan böylesi örnek alınacak insanları herkesin bilmesi, tanıması ve bilhassa gençlerin örnek alması lazım. Yazınız bu bakımdan oldukça değerli, güzel bir konuya parmak basmışsınız. Benimde çorbada bir tuzum bulunması babından bir şeyler yazdım. Yayınlarsanız memnun kalırım.
17.12.2021 tarihinde gazetemizde yayınlanan “Ben Başardım Siz de Başarabilirsiniz Ömür Kahraman Torba ile Yaşamak” başlıklı yazımla ilgili bir değerlendirme yazısı yazdığı için İsmail Samur hocama teşekkür ediyorum. Kaleme aldığı bu güzel yazısını sizlerle paylaşıyorum.
Arkadaşımın Kızı.


Bu günlerde sevgili arkadaşım Vahdettin Kahraman’ın güzel kızı Ömür Kahraman hakkında basında çıkan haberleri göğsüm kabararak okuyor, olayları ilgiyle izliyorum. Nasıl sevinmemeyim küçük kasabamın yetiştirdiği her dalda üstün bir başarı göstermiş bir iş kadınından herkes sevgiyle, övgüyle bahsetmiyorlar. İsterseniz bir kaç örnekle işe başlayayım:
Sayın Doç. Dr. E. Sare Aydın, Dr. Ömür Kahraman’ın yazdığı “Torbayla Yaşamak” adlı kitabın imza gününe geliyor, “İmza gününden sonraki gün kitabı sabaha kadar ağlayarak okudum. Ömür o kadar güzel bir kitap yazmışın ki bu kitabı tıp fakültesinde okuyan herkese ulaştırmak için elimden gelen her şeyi yapacağım. Tüm hastalara nasıl ulaştırabilirsem ulaştıracağım. Senin sayende hiç bilmediğim bir konuyu hem de detaylı şekilde çok güzel öğrendim” diyor.
YÖK üyesi Prof. Dr. Mehmet Murat Tuncer, Ömür Hanım’ın “Torbayla Yaşamak” adlı kitabını tıp fakültesinde okuyan bütün öğrencilere bu kitabı ulaştırmak istiyorum” diyor. Kitabı tanıtmak için kolları sıvıyor, Ömür Hanım’ın yanına geliyor, ona “Seninle bir televizyon programına çıkıp, kitabın hakkında uzun bir belgesel hazırlamak istiyorum” diyor.
Eski Sağlık Bakanımız Mehmet Müezzinoğlu kitabı okumuş ve çok beğenmiş. “Çok etkilendim çok güzel yazmış, bundan sonraki kitabının da yolun açık olsun” diyor.
Gastroenterolog Özdal Ersoy Hanım Ömür Hanım’ın kitabını kongresinde anlatıyor, “Bu güne kadar tıp tarihinde bu kadar güzel kitap yazılmamıştı ”diyor.
Bir başka hanımefendi 6 yıldır torba kullandığını utanıp sıkıldığını ortaya çıkamadığını ama Ömür Hanım’ın kitabını okuduktan sonra artık utanmadan etrafta gezdiğini, “Ömür Hanım iyi ki yazmışsınız, iyi ki beni yüreklendirdiniz” diyor.
Bu ve buna benzer yazıları basında gördükçe, televizyonlarda izledikçe gururlanıyorum. Ne demiş atalar, “uzayan kol bizden olsun.” Yarın bunları okuyan gençler bu hanım kızımızın başarısını gördükçe cesaretlenir, bir diğeri kendine onu örnek alır, işte kalkınma böyle olur. Biz de bir gün gelir üstümüzdeki ölü topraklarını atar, küllerimizden yeniden doğarız.
Helal olsun kızımıza durmadan çalışıyor, yılmıyor, başarılarına başarılar eklemeye devam ediyor. Tüm bunlar beni o kadar mutlu etti ve gururlandırdı ki şimdi gururla ve büyük harflerle diyorum ki iyi ki bu kitabı Ömür Hanım yazmış. Amacı hayatlara dokunmakmış, çok da güzel başarmış. Bizim diyarlardan birinin çok güzel işler başardığını hayatlara dokunduğunu görmek hemşehrisi olarak bizi de son derece mutlu ediyor.
Bunları duyunca merak ettim, belli ki sizde merak etmişsinizdir. Gelin isterseniz Ömür Hanım’ın macera dolu hayatına bir göz atalım. Babasının görevli olarak bulunduğu Trakya’da ilk ve orta tahsilini tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde lisans eğitimi yapmış. Yüksek lisansını Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Küresel Siyaset ve Uluslararası İlişkiler ’de yapmış. Doktorasını yine aynı üniversitede tamamlamaktadır.
1989 yılında tercümanlıkla başladığı iş hayatına turizm ve havacılık alanlarında devam etmiş. İngilizce – Arapça dillerinde turist rehberliği yaparken, bir araba kiralama şirketi kurmuş. Bu şirket Türkiye’de bir kadın tarafından kurulan ilk şirkettir. Sonra siyasete atılmış, Avrupa Konseyi’nin en genç üyesi olmuş. Türkiye Güreş Federasyonu Asbaşkanlığı, İstanbul Belediyesi’ne bağlı BİT’lerde Yönetim Kurulu üyeliği görevlerinde bulunmuş. İç denetim ve yöneticilikler yapmış bir öğretim görevlisidir. Halen Türk Hava Yolları İtalya Bari Genel Müdürü olup; iyi derecede İngilizce, Arapça, orta seviyede Almanca ve İtalyanca biliyor.
Develi’mizin yetiştirdiği farklı kültürleri tanıyan, gezen, bildiklerini yazarak ya da konuşarak paylaşan, ailesini, arkadaşlarını, gençleri, ülkesini, bayrağını seven ve çevresindekiler tarafından seven ve sevilen bir iş kadını. İşin garibi bütün bunları, yaşamı boyunca 15 kez ameliyat olan, her sene en az 10 kez kolonoskopi geçiren, karnında bir delik ve vücuduna asılı bir torbayla başarmış olması takdire şayan bir olaydır. Onun durumunda olanlar hasta yatağında yatarken o karnında asılı torbayla bir yığın işi üstün bir başarıyla tamamlamış, tanınmış bir iş kadını.
Bütün bunlara kendisi gibi kaderine hastalık düşen insanlara bir ümit, iyi bir örnek olmak için katlanmış, örnek alınması gereken ender fedakâr kişililerden biridir. Bağırsağın işlevini yerine getiremediğinde karın bölgesinde taşınan bir torbayla hayata devam edildiği Ostomi (stoma) hastalığıyla bir ömür mücadele eden 49 yaşındaki Develi’mizin medar-ı iftiharı Ömür Kahraman, hastalığı yenme hikâyesini “Torbayla Yaşamak” adlı bir kitap yazarak ele aldı ve yazdığı bu kitap üniversitelerde ders kitabı olarak okutulacak ve Ostomi hastalarına ilaç niteliğinde bir şaheserdir.
Bugün Türkiye’de senede 20 bin hastaya, Avrupa’da ise yaklaşık 500 bin hastanın karnına delik açılmakta ve karnında asılı bir torbayla yaşamaktadır. Ömür Hanım, “Belki çok yakınımızdaki insanlar torba kullanıyor ama hepsi kendisini saklıyor. Önemli olan onlara yalnız olmadıklarını hissettirmemiz. Ben bu süreçte eğitim hayatıma devam ettim, işimde yükseldim. Türk Hava Yollarının 328 noktadaki 3 kadın müdüründen birisi olabildim. Evlendim, sevip sevildim. Torbaya rağmen sevip sevilebiliyorsunuz” diyor ve ekliyor; “Geçtiğimiz yıl İtalya’da plajda yürürken önümde yürüyen güzelce bir bayana gözüm takıldı. Kadın bir anda geri döndü ve ben gördüklerime inanamadım. O güzel dediğim kadının karnının orta yerinde torba var ve saklamamış, hatta bikini giymiş alenen öyle geziniyordu. Etrafa baktım kimse kadıncağızla ilgilenmiyordu. Kadınla biraz konuştuk. Bağırsağı dışarıya alınmış, artık öyle yaşıyormuş. Çok rahat olduğunu ve kimsenin onunla ilgilenmediğini söyledi. O gün kendime çok üzüldüm. ‘Ben neden bu kadın gibi yaşamadım’ diye düşündüm. O şokla eve geldim. Bir arkadaşımın sosyal medyada, 1,5 yaşındaki bir çocuğa torba takıldığını gösteren paylaşımını gördüm. Dedim ki, ‘Allah’ım sen bana bugün bir işaret gönderiyorsun, ben bu işareti gördüm. Benim yaşadığım o utangaçlığı, saklanma ihtiyacını, bugün torbalı olan kardeşlerim yaşamasınlar diye ben stomalı yaşamla ilgili bir kitap yazacağım. 49 yaşındayım ve kendimi bildim bileli yani 45 yıldır hep karnım ağrıyor, hep bağırsağımla uğraşıyorum. Bu kitabı onlara umut olsun, tünelin ucundaki ışık olayım, hayatlarına dokunayım diye yazdım.” diye devam ediyor.
Ömür Hanım’ın yazdığı “Torbayla Yaşamak” zaten bir sosyal sorumluluk projesi. Bu tür torbayla yaşamak zorunda olup kendini eve kapatan, ibadetten uzaklaşan, eşleriyle ilişkisi bozulan ya da bana torba açılmasın diye ameliyat olmayacağım diyen insanlara bir nebze umut olmak, tünelin sonundaki ışık olmak, ateş böceği olmak için yazmış bu kitabı. Ben başardım bakın siz de başarabilirsiniz diye yazmış bu kitabı. Bundan güzel bir sosyal sorumluluk projesi olmaz diye düşünüyorum.
Kendisiyle gurur duyduğumuz, güzel kasabamızın yetiştirdiği ender kişilerden biri olan Ömür Hanım bunlarla da yetinmiyor, başka planları da var elbette. Hali hazırda bir dergide seyahat yazarlığı yapıyor. Bazı haber sitelerinde ve gazetelerde yazılar yazıyor. İkinci bir kitap daha yazmış, onu basıma hazır duruma getirmekle uğraşıyor. İtalya’da yaşadığı Puglia bölgesini anlattığı, ‘Puglia’da bir Ömür’ adlı kitap yakında çıkacak.
Babam ilk gençliğe adımımı attığımda bana, ”bütün ömründe mutlaka en az bir gününü şikâyet etmeden yaşamaya çalış…” demişti. Ömür hanım, gerçekten de hepimizin gururlanacağı çok büyük bir işi, hiç şikâyet etmeden başarmış ender kişilerden biri. Büyük Alman yazarlarından Friedrich Von Schiller, “başınıza ne felaket gelirse yakınmayacaksınız. Küçük aksilikler sizi boğmayacak, vazgeçirmeyecek, suçlu aramayacaksınız boşu boşuna” diyor.
Yani şikayetsiz yaşamak, güçlükler karşısında mızmızlanmak yerine çözüm üretmek, üretilen çözümün işlevsel olmadığı zamanda ise olguyu kabullenmek ve onunla birlikte yaşamasını öğrenmek.. Şikâyetsiz yaşamak bir nevi tedbir ve tevekkül arasındaki korelasyonun yaşamımıza dolaysız yansıması, izdüşümü belki. Yani büyük adamların işi. Bu işi ömür hanım başarmış, kendisiyle gurur duyuyoruz.
Herkesin harcı değildir bu. Kendinle ve hayatla barışık olmak. Geleni doğru karşılamak.. Söylenmeden hiç küfretmeden.. Yok yok büyük adamların işi bu. Yüreği büyük adamların.. Şikâyet etmeden yaşamak zor iş. Zoru başarabilmek içinse ne istediğini bilmek gerek. Ömür Hanım ne istediğini bilen, başladığı işi bütün engellere rağmen üstün bir başarıyla tamamlayan bir iş kadını, bir bilim insanı, iyi bir yazar, iyi bir ev hanımı, iyi bir anne… Kendisiyle gurur duyuyor, başarılarının devamını diliyoruz.
Bu arada yaşamının her döneminde kızlarının yanında dağ gibi duran; ondan her daim şefkatini, sevgisini esirgemeyen; yardım ellerini üstünden hiç çekmeyerek kızlarının kimsenin başaramayacağı büyük işleri hastalığına rağmen, acılarına rağmen başarmasına yardımcı olan sevgili arkadaşım Vahdettin Kahraman’a ve sevgili eşine teşekkür ederim.
İsmail Samur
Emekli Öğretmen

Share
1.247 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA FİL GÜNÜ

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Fil, hortumlular takımının filgiller familyasını oluşturan memeli bir hayvandır. Geleneksel olarak Asya Fili ve Afrika Fili olmak üzere iki türü ile tanınmaktadır. Ancak bazı kanıtlara dayanarak Afrika savan fili ile Afrika orman filinin de iki ayrı tür olduğu öne sürülmektedir. Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar. Afrika fillerinin kulakları daha büyük olur ve sırtları içbükeydir. Asya fillerinin ise kulakları daha küçük olur ve sırtları dışbükey ya da düzdür. Filler ot obur hayvanlardır. Yani tamamen bitkilerle ...
  • Yaşar Civelek Zade Ağabeyden Dedem “Kara Müftü” ye Dair Anılar

    10 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Orhan Bey, Rahmetli dedeniz Kara Müftü, hayatta olduğu 1950’li yıllarda Develi’nin ve bizlerin de manevi dedemiz olarak özellikle saygıda kusur etmemeye azami itina ettiğimiz, müstesna, yeri halen doldurulmamış milli duyguları önde gelen bir İslam ulemasıdır. Dedenizi size anlatmak haddim değildir. Rahmetli dedeniz müftülük görevinden sonra, rahat bir emekli yaşamı yapamamış, halkı dini bakımdan aydınlatmaya şevkle devam etmiştir. Bilhassa cuma günlerindeki vaazları cami cemaatleri tarafından huşu içinde adeta nefes almadan takip edilmiştir....
  • Aşkın Aşık’ı Bir Şair SEYRANİ Prof. Dr. M. Kemal Atik

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Everekli Aşık Seyrani ile ilgili bu güzel esere emek verip gün ışığına çıkaran değerli ilahiyatçı araştırmacı yazar Prof. Dr. Kemal Atik Ağabeyimi kutluyorum. Kabrinin yerinin belli olmadığı Develimiz'de 38.si düzenlenecek şenliklerle, festivallerle, seminerlerle ve 3. Uluslararası Türk Kültürü Kongreleriyle ve hayatı ve şiirleri üzerine yayımladığı kitaplarla ona vefasını gösteren Develi Belediye Başkanı Mehmet Cabbar kardeşimi, kültür müdürü Ali Orhan'ı, katkı sunanları ve emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. İthaf: Bu mütevazı ç...
  • KÖPEK GİBİ ÇALIŞMA GÜNÜ

    05 Ağustos 2022 Köşe Yazarları

    Her yıl 5 Ağustos'ta, “Köpek Gibi Çalışma Günü” kutlanmaktadır. Köpekler hayatlarının çoğunu miskinlik yaparak geçirirler. Neden bu günün ismini köpek gibi çalışmak diye koyulduğu çoğumuzu şaşırtabilir. Ama enteresan tarafı köpek gibi çalışmak çok çalışmak anlamına gelmektedir. Bu Gün de, maksimum kabiliyetinizi kullanarak olabildiğince uzun süre çalışmanız demektir. Köpek gibi çalışmak, bir şeyi gerçekleştirmek için varını yoğunu ortaya koyarak çaba sarf etmektir. Türk Dil Kurumuna göre “Çalışmak”, bir şeyi ortaya koymak, oluşturmak, yapmak i...