logo

ANNE VE BABAYA SAYGI GÜNÜ

Anne ve baba, çocukların dünyaya gelmesini sağlayan, onlara bakıp büyütüp yetiştirmekle yükümlü kişilerdir. Anne ve babamızın, sevgi, şefkat, merhamet dolu kucağında hayata başlarız. Onlar evlatlarına büyük bir sevgi ve zevk ile kol kanat gererler. Doğruyu, yanlışı, şefkati, merhameti, sevgiyi, fedakârlığı ve daha nice insani erdemleri öncelikle onlardan öğreniriz. Anne ve babalarımız, bizler için ilk rehberlerimizdir. Bu nedenle anne, baba ve büyüklerimize saygı en önemli görevlerimizdendir.
Her yıl 1 Ağustos günü, “Anne ve Babaya Saygı Günü” olarak kutlanmaktadır. Annemiz ve babamız bizim için en önemli değerlerimiz ve hayat kaynağımızdır. Onlara nezaket içinde bir tutum sergilemeli, sadakat ve saygı ile onlara bağlı olmalı ve asla kusur etmemeliyiz. Anne ve babaya itaat, Allah’ın emridir. Yani hem insanlık hem de kulluk görevimizdir. Sevgi, saygı, hoşgörü, merhamet, duygu ve düşüncelerinin ekseninde anne ve baba hakkı bir evladın üzerinde olan bir haktır.
Her insanın kaçınılmaz bir evresi olan yaşlılık, insanların sevgi ve saygıya daha çok muhtaç oldukları dönemdir. Bu nedenle tüm dinler büyüklere saygı göstermeyi ahlaki erdemlerden saymıştır. Büyüklere yaş ve hayat tecrübeleri nedeniyle saygı gösterilmesi ve iyi davranılması gerekmektedir. Anne ve babamızın bizim üzerimizde çok hakları vardır. Onların haklarını ne yapsak ödeyemeyiz. Anne ve babamıza olduğu gibi diğer büyüklerimize de saygısızlık etmemeliyiz. Büyüklerimiz hem bizden yaşça büyüktürler hem de daha tecrübelidirler.
Dinimizde bile anne ve babaya öf bile denmemesi gerektiği vurgulanmıştır. Anne ve babalarımızın haklarını ödemek mümkün değildir. Her ne kadar doğru olmadığını düşündüğümüz bir şeyi söylüyor olsalar da anne ve babanın kalplerini kırmadan konuşmaya ve fikrimizi söylemeye çalışmalıyız. Saygılı davranmak için dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi de hitap şeklimiz olduğunu unutmamalıyız.
Dinimiz anne ve babaya özel bir yer vermiştir. Hem Kuran-ı Kerim’deki ayetlerde hem de peygamberimizin mübarek sözleri olan Hadisi Şeriflerde bu kıymetli varlıklara saygı göstermek ve itaat etme üzerine vurgu yapılmıştır.
Kuran-ı Kerim’de de çok sayıda ayet-i kerimede her müminin anne ve babasına karşı saygıyla ve hoşgörüyle yaklaşması gerektiğinin altı çizilmiştir. Allah, ana-babaya iyilik yapmayı emretmiş, kendilerine yapılan haksız muameleleri ise yasak kapsamına almıştır. Bu sebeple anne ve babaya itaatsizlik Yüce Rabbimiz tarafından haram kılınmıştır. Bu nedenle anne ve babamız için dua edip günahlarının bağışlanmasını dilemeliyiz. Anne ve babamızın vasiyetlerini de imkânlarımız nispetinde yerine getirmeye özen göstermeliyiz.
Biz küçükken onların bizi her tehlikeden koruyup kolladıklarını ve nice zahmetlere katlanarak büyüttükleri gibi bizler de yaşamları boyunca onlara gereken saygıyı, sevgiyi, hürmeti gösterip tüm hizmetlerini ve ihtiyaçlarını görmeliyiz. En azından onlara göstereceğimiz güler yüz, söyleyeceğimiz tatlı bir sözdür. Aslında bunu da senenin bir gününde değil, hayatta oldukları sürece yapmalıyız.
Şunu unutmayalım. Allah’ın bizlere rahmeti, mağfireti, ihsanı ve inayeti anne ve babamızın duasından geçmektedir. İşlerimizin rast gitmesi için, ailemizin huzuru ve saadeti için anne ve babalarımızın hayır dualarını almalıyız.
Bunun için onlara saygıda kusur etmemeliyiz. Bu vesileyle tüm anne ve babaların “Saygı Gününü” kutlarım.

Share
1.264 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...