logo

ANKARA’DAN HABER VAR !

1573

Ömrümüzün en kıymetli beş yılını Ankara’da geçirdik.
1967-1972. Bu yıllar arasında hem gündüz AÜ.Tıp Fakültesi’nde çalışıp, akşam da AÜ.DTCF Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirmiştik. İş bulmak için o bakanlıktan bu bakanlığa koşuşturmaktan ayağımın altının patladığı hiç aklımdan gitmez! Hiç bir zaman bedava bir hayatın adamı olmadık. Ama başımızdan kavak yelleri de bu zamanda esmeye başlamıştı. Ne güzel ve ne anlamlı günler geçirmiştik.
Dolu dolu bir hayat. Bu bakımdan Ankara’nın bizde büyük ve anlamlı bir yeri vardır.
Her ne vakit, sebep ne olursa olsun ne zaman Ankara’ya yolum düşse çok heyecanlanırız.Yeniden o mazimizin detayları hafızamızda bütün tazeliği ile canlanıverir. Kimi heyecanlı, kimi ise acı verir. Ama her ikisi de bizim hayatımızın zenginlikleridir.
Geçtiğimiz hafta üç günlüğüne bir resmi işimizi halletmek için eşimle birlikte Ankara’ya gittik. Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Tescil Daire Başkanlığı’ndaki işlerimizi bir düzene koymak için siyasi bir desteğe ihtiyacımız olacağı konusunda uyarılmıştık. Hem bir ”Hayırlı ,uğurlu olsun” demek için milletvekilimiz Sami Dedeoğlu’ndan randevu alarak TBMM’ne gittik.
Meclis “bütçe görüşmeleri” nedeniyle ziyaretçileri mecbur olmadıkça alınmadıklarını gördük. Sağ olsun Dedeoğlu büyük bir teveccüh göstererek bizi özel bir izinle davet etti ve çok rahat bir biçimde milletvekillerine ayrılan odasında yarım saat kadar görüştük.
Seyrânî Kampüsü, Develi Devlet Hastahanesi, Kavşakların durumu vb.ciddi bir yatırım isteyen projeler hakkında bilgi aldık. Politikanın bir hırs, süreklilik ve gayret işi olduğunu çok iyi bilenlerdeniz. Bu sebeple Dedeoğlu’nu büyük bir gayret ve kararlılık içerisinde olduğunu gördük.
Bahattin Cebeci Başbakanlık Baş Danışmanlarından olduğu zamanlarda bir yarenliğimiz olmuştu. Çarşı Camii’nin mimarı değerli dost Salim Alp ile bir akşam ziyaretine gittiğimizde kendisinden çok emin halini görünce:
-Vallahi kurban tam bir politikacı gibi bir havan var, dediğimizde, demesin mi:
-Bak Kadirciğim! Politikacı dermiş ki:Önce ben. Daha sonra yine ben. Bilahare yine ben, dermiş !
Hemen atılduk,biz de:
-Peki sen şimdi hangi aşamadasın? El-cevap:
-Ben “yine ben” aşamasındayım.
Vallahi ne yalan söyleyelim, yıllardır TBMM ‘nde Develi ile ödeşme ülküsünde olan bir Develi’li milletvekili görmediğimiz bir gerçektir. Amma Dedeoğlu’nun bir Develi milletvekili olarak TBMM’NDE hem odasını ve hem de hedeflerini görünce doğrusu çok mutlu olduk. Bir bölgenin siyasi arenada bir muhatabının olması kadar mutluluk veren ne olabilir? İnşallah hedeflerine belli bir plan dahilinde yürür ve gerçekleştirirse bundan hem kendisi “başarmış bir insan” olarak mutluluk duyar ve aynı coğrafyanın bir insanı olarak bizler de daha çok mutluluk duyarız. İnşallah bu mutluluğu da hep beraber yaşarız.! Yaşayacağız zira kendisini “ben” değil “yine ben” aşamasında gördüğümüzü belirtmek isteriz.
Özel konuları anlatmaya gerek görmüyoruz. Sağ olsun, İstanbul’dan evini taşımış onu yerleştirmek için müsaade istedi. Zaten biz de işimizi görmüştük ve müsaade isteyerek ayrıldık. Ama zarif bir hareketle:Bizi arabasıyla “Develililer Yardımlaşma Derneği”’ne göndermişti. Biz de milletvekilimizin bu forsundan böylece faydalanmıştık.Kendilerine teşekkür ediyoruz.
Develi derneğine geldiğimizde Av.Sami Yılmaz, Müh.Erdal Akdoğan, Dr. Şükrü Gürlek, eski Dernek başkanı Şaban Üzümlükaya hasılı hepsi sevdiğimiz değerler. Hepsi Develi sevdalısı insanlar. Bir araya gelince ne konuşulur, sunulan demli çaylar arasında:Develi’nin çeşitli meseleleri. Develi fıkraları, nükteleri ve geçmişin unutulmayan hatıraları. Ne mutlu anlar. Buradan bütün dostlara en kalbi selamlar. Ha, bu arada genel kurul toplantıları ve seçimleri var. Yeni seçilecek arkadaşlarımıza da başarılar, Yüce Allah’tan nice hayırlara vesile olmasını diliyoruz.
Fakat fazla duracak halimiz yoktu. Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne gitmemiz gerekiyordu. Orada da nice iyi niyetli bürokratlara rağmen sansürlü bilgi alabildik. Belli ki yabancıların vakıf malları üzerindeki baskın istekleri ister istemez, görevlileri çok tedirgin ediyor. Ancak ilerde yayınlanmak üzere “Siva Sitti Hatun” vakfiyesini alabildik. Ankara kaynıyor ama konuştuğumuz esnaflar kan ağlıyor, çok huzursuzlar. Hem paranın dönmemesinden hem de ülkenin terör meselesinin psikolojik baskısından..Nitekim bizim de en çok bulunduğumuz yer Güven park civarı idi. Nitekim birkaç gün önce ortaya çıkan terör olayının mekanı da burası idi. Bu vesile ile bütün ölen insanlarımıza Allah’tan rahmet ve kederli ailelerine başsağlığı diliyoruz. İnsanlarımız arasında güven ve birliğin sağlamlığı ve kahraman güvenlik güçlerimiz ile bu terör belasının üstesinden geleceğimize yürekten inanıyoruz.
Velhasıl, işin özü şu : Arada bir Ankara’ya uğramalı…Hem TBMM burada hem de nice dostlar…Demedi de demeyiniz.
Çağdaş Develi Gazetesi 17.03.2016

Share
1.136 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

#

ANKARA’DAN HABER VAR !” için 1 yorum

  1. Avatar Adem Bakmaz : diyor ki:

    Hocam inşallah Develi yeni milletvekilimiz sayesinde hakettiklerini AĞZINA SAĞLIK HOCAM

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...
  • Sıla-i Rahim – 2

    05 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    İstanbul'dan Develi'ye bir gönül köprüsü kurmuştuk. Şenliklerle, açılışlarla ve ziyaretlerle bu yıllarca devam etti. Elbette bu iki haftaya sığmayacak kadar değerli büyüklerimiz, arkadaşlarımız ve dostlarımız vardı. Özür dileyerek belirtmem gerekir ki pandemi ve zaman dolayısıyla hepsinin ziyaret etmek mümkün olmadı. Değerli hocamız Ömer Kaliber ile aynı mekânlarda birkaç kez karşılaşıp sohbet etmemize rağmen bir fotoğrafımız olmadı. Yıllar sonra karşılaştığımız arkadaşlarımızla hasret giderdik. Kaymakamlık ve Belediye personeline, beni kucak...
  • DÜNYA GÖKDELEN GÜNÜ

    05 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Gökdelenler, arazinin pahalı olduğu şehirlerde görülen çok yüksek yapılardır. Genellikle metal iskelet üzerine beton dökülerek inşa edilmekte olup, büro ve apartman (daire) olarak kullanılmaktadır. Gökdelen ayrıca gemicilikte geminin uzun direğine verilen isimdir. Bugünlerde en az 40 veya daha fazla kattan oluşan binalar, gökdelen olarak ifade edilmektedir. Gökdelenlerin ağırlık taşıyan sistemleri diğer yapılara göre büyük farklılıklar göstermektedir. 4 kata kadar yapılar sadece duvarlardan destek alabilirler. Ancak gökdelenler çelik iskeletle...