logo

“Âlimin Uykusu Cahilin İbadetinden Hayırlıdır”

1566

Dünyada en büyük değer en büyük fazilet ilim ve marifettir.
Âlim ile cahil hiçbir zaman ve hiçbir mekânda bir değildir. Bunun içindir ki Yüce Yaratan ilmin değerini yüceltiyor, cehaleti ise zem ediyor, aşağılıyor. Çünkü insanı diğer hayvanlardan ayıran en önemli özellik ilerlemeye, gelişmeye ve terakkiye müsait olan aklı ve dimağıdır. İlim ve marifet ise dimağın gıdasıdır. Dimağ gıdasını almayınca manen hasta sayılır.
Düşüncemizi ilim ile süsler ve aydınlatırsak derecemiz o kadar yükselir, düşünce gücümüz de o nispette artar, o sayede gerçeği bulur ve anlarız. Peygamberimizin : “Âlimin uykusu cahilin ibadetinden hayırlıdır” hadisi herkesçe bilinmektedir. İnsanın dünya ve ahirette mesut olabilmesi, mesleğinde ilerleyebilmesi ancak ilime olan tutkusu ile mümkün olur.
İlim ve marifet bir milletin fertleri içinde ne derece yayılır ve genelleşirse, eğitim kurumları ne kadar çoğalır ise o millet de o kadar yücelir, terakki eder; medeniyette de o derece ileri gider. Bugün Avrupa milletlerinin bu kadar ileri gitmesi, ekonomik ve siyasi yönden güçlü olması tüm fertlerinin okumaya, öğrenmeye ve öğretmeye olan tutkuları sonucudur. Cehaletin hüküm sürdüğü ülkelerdeki sefalet ve geri kalmışlık gözümüzün önündedir. Bilim ve aklı yaşamlarına egemen kılan ülkeler ve bu ülkelerin halkı ne kadar mutlu ise cehaletin kapladığı ve egemen olduğu milletler de o derece bedbahttır. Çünkü bütün çirkin, bencil, riyakâr arzular, yozlaşmış idareciler, cehaletlerine dini kisve büründüren ham sofular böyle bir toplumda egemen olur. Halkın çileli yaşamı ve halkı sömürenlerin çirkin yüzü böyle bir toplumda görünmez olur. İşte o zaman yoksulluk, zulüm, haksızlık, gibi kirli yaşamın baskısı altında kalan güvenilir insanlar güven ve istikrar özlemi içinde yaşarlar.
Bunun örneği Osmanlı Devletidir. Bilindiği üzere Osmanlı cihanın en büyük bir devleti, bir milleti idi. Onun için de ilim ve irfanı herkes bizden öğreniyordu. Ancak ne zaman ki ilim, hikmet ve irfandan uzaklaşınca kudretini, gücünü ve hâkimiyetini kaybetti. Sonuçta koskoca bir devlet yok olmaya mahkûm oldu. Bu durum gösteriyor ki dünyada hiçbir devletin ve hiçbir milletin ilim ve irfanı olmadan yükselmesi ve varlığını sürdürmesi mümkün değildir. Zira cehalet bir millet için en büyük bir bela, dehşetli bir musibettir. Çünkü cahil bir toplum ne dünyasını bilir, ne ahiretini bilir, ne hayrını bilir, ne de şerrini. En çok bildiği şey ise kendi şahsı, kendi nefsidir. Bir millet için en büyük zehrin cehaletin getirdiği karanlık olduğunu Âşık Seyrani şöyle dile getirir:
Görmüş yok cihanda cahilden vefa
Vefa umup etme kendine cefa
Olur mu insana zehirden şifa
Fikretsin gönülden ihvan olanlar.

Share
2.850 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ahırda Ata Binen, Kapıyı Yüksek Tutar

    24 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Bu güzel söz merhum Hacı Ömer Sabancı'ya ait, bu hafta da deyimlerden ve güzel anlamlı sözlerden bir demet yapalım istedim. Öncelikle Kendini Sev Bir şeyi yanlış hissettiriyorsa yapma. Çünkü üzülürsün. Tam olarak ne demek istiyorsan onu söyle. Dolaylı yollardan anlatmaya çalışma. Yoksa pişmanlık yaşarsın. Herkesi memnun etmeye çalışma. Çünkü başaramazsın. Kendin hakkında kötü konuşma. Çünkü bu sana zarar verir. Enerjini emen negatif insanlarda uzak dur. Çünkü enerjin sana lazım. Kendine iyi davran. Çünkü sana en çok sen lazımsın. Özgüv...
  • DÜNYA MÜZİK GÜNÜ

    24 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Müzik, insanoğlunun varlığı ile birlikte var olduğu düşünülen insan hayatının en vazgeçilmez unsurlarından biridir. İnsanlığın ortak dili olarak kabul edilen müzik, dini, dili, ırkı, yaşam felsefesi farklı olan milyarlarca insanı sonsuz bir evrenin ortak paydasında buluşturan yegâne sanattır. Müzik, hayatımızın önemli bir parçasıdır. Müzik kavramı, sadece bir eğlence aracı ya da keyifli bir boş zaman faaliyeti olarak tanımlanamaz. Müzik, birçok yönü ile hayatımızın önemli bir parçasıdır. Müzik duygularımıza eşlik eden, bazen ruhu dinlendirip ...
  • RUS KÖYLÜSÜ

    17 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Her dilin bir argosu vardır. Şüphesiz Türk dilinde de kendine göre argo vardır. Her yazar da bu kelime hazinesinden yeri geldikçe zaman zaman yararlanır. İlhan Ayverdi, hazırlamış olduğu sözlükte”argo” hakkında şöyle der:” Ortak dilden ayrı olarak ,daha çok kendini gizlemek isteyen belli topluluklar tarafından kullanılan, herkesçe anlaşılmayan, ortak dilde ki kelimelere farklı anlamlar yükleyen ,mecazî anlamların önemli bir yer tuttuğu özel dil.”. İşte “Rus Köylüsü de böyle bir ifadedir! Böyle bir anlatımı ben İstanbul’da çok yaşlı bi hanım ö...
  • Yüreğinden Öpülmemiş Kadınlar Ağ Gelin/Yaşar Adanur

    17 Haziran 2022 Köşe Yazarları

    Yaşanmış üzeri kapatılmaya çalışılmış öyle hüzünlü hikâyeler duyuyorum ki içim parçalanıyor, insanlığımdan utanıyorum. Hepsini yazmak istesem de yüreğim el vermiyor, kalemim utanıyor, yazamıyorum. Ben yazarken parça parça oluyorum ya bunları yaşayanlar nasıl dayanmış onca sene hayret ediyorum.Ah be insanoğlu “Kadınların haklarına riayet ediniz. Onlara şefkat ve sevgi ile muamele ediniz” diyen Hz. Muhammed'in ümmetiyiz. Bunca kadınımız gözyaşı dökerken öldürülüp kara toprağa gömülürken gönüllerin sultanı Peygamber Efendimiz'in yüzüne mahşer gün...