logo

Alİ CELALETTİN EFENDİ

Develi’nin soylu ailelerinden biri de “Mısırlızadeler”’dir. Ailenin köklü soyu “Emiroğulları”dır. Bu ailenin büyükleri ulema sınıfındandır. Şahsiyeti bilinen en eski kişi Hacı İbrahim Efendi’dir. Uzun bir yaşın sahibidir.
(1800-1892).İbrahim Efendi Hacı Osman Efendi’nin oğludur.
İlk tahsili’ni Everek Halasiye Medresesi’nde görmüş Kayseri’de Melikgazi Medresesi’nde Sadık Efendi’den, 1833’de Konya’da Hadimizade Ahmet Efendi’den ve 1834 ‘de de İstanbul’da da Antalyalı Sait Efendi’den ders almıştır. 1841’Develi’ye gelmiş ve Halasiye Medresesi’nde derse başlamıştır.
1866’da da Develi Müftüsü olmuştur. 1892 yılında da burada ölmüştür.
Ali Celalettin Efendi İbrahim Efendi’nin oğludur. Kendisi hem kadı ve hem de ciddi bir şairdir. Doğum tarihini tespit edemedik. Gençliğinde kısa bir dönemde de olsa medrese eğitimi görmüştür. İstanbul’da, sarayda görevli bulunan Develizade Kasım Paşa’nın arzusu üzerine İstanbul’a gelir.
Birlikte bir yıl kadar su işlerinde çalışır.Kasım Paşa’nın Zor’a mutasarrıf olarak atanması üzere; Kasım Paşa’nın danışmanı sıfatıyla Zor’a gider. Burada katiplik yapar. Daha sonra bu bölgelerde kadılık yapar.
Eşinin rahatsızlığı sebebiyle Deve’ye döner ve burada dört yıl hukuk işleriyle uğraşır. Daha sonra Konya’nın Hadim Kazası’nda kadılık yapmaya başlar .Bu görevle epey yerleri dolaşır. Bala kadılığında bulunduğu sırada oğlunun ölümü üzerine Develi’ye döner. 1908 yılında emekli olur.1911 yılında ölür. Mezarı Tirem mezarlığındadır.
Ali Celalettin Efendi bir taraftan resmi işleriyle uğraşırken, bir taraftan da şiirle uğraşır. Şiirlerini bir defterde toplar. Hayatı hakkında ilk bilgi şiirlerini topladığı “Divançe”si 1938’ larda, Develi Ortaokulu müdürü olan Halk Edebiyatçısı ve şair Haşim Nezihi Okay’ın eline geçer. Bu divançe Ali Celalettin Efendi’nin torunu ve okul müdür baş yardımcısı İbrahim Feyzi Öztürk tarafından değerlendirilmek üzere verilmiştir. İşte bu kültürel alış verişler sonucu Haşim Nezihi divançeyi okur ve 1938 yılında elde ettiği bilgileri Erciyes Dergisi’nin 5. ve 10.sayılarında paylaşır.
Uzun süre bu bilgiler Kayseri’de çıkan tüm antolojilerde ve Kayseri’li şairler üzerinde yapılan çalışmalarda tekrar edilir. Çok az aruz ve hece vezni ile yazılan şiirleri tekrarlanır durur.
İşin sevindirici yönü şimdi bu defter Niğde’de ortaya çıktı. Bir değerli araştırmacı Asım Kocabaş tarafından bu “Divançe “ satın alınarak şimdi bu eser yakında birlikte basıma hazırlamak üzere çalışmaktayız. Divan şiirinin birçok şekliyle yazılmış şiirler mevcuttur. Bazı şiirleri Kayserili şair-bestekar Sabit Özdemir Özenç tarafından bestelenmek üzere üzerlerinde çalışılmaktadır.
İnanıyoruz ki şairimiz bilinen şiirleri ortaya çıkınca ve bestelenen şiirler de musıki meclislerinde okunmaya başlayınca inanıyoruz ki şairimiz edebiyatımızda gerçek yerini alacaktır!

Çağdaş Develi Gazetesi 29.08.2019

Share
2.568 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Farkına Varmadan Yaşadıklarımız

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Ne kadar kıymetliymiş, denizin dalgalarını, gökyüzünün maviliğini izlemek. Ne kadar kıymetliymiş, sevdiklerine sarılabilmek, öpebilmek, onları ziyaret edebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, yağan yağmurda ıslanabilmek, rüzgârın kokusunu çekebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, sokaklarda, caddelerde gezinmek, amaçsızca yürümek. Ne kadar kıymetliymiş, korkmadan, tedirgin olmadan markete, alışverişe, pazara gidebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, kafeye, pastaneye, çay bahçesine oturup, bir çay kahve içebilmek. Ne kadar kıymetliymiş, öksürebilmek, hapşırab...
  • Dolmuşculara Bir Çift Lafım Var!

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    65.000 Nüfuslu bir ilçede yaşıyoruz. Dolmuşçular bisiklet projesine itiraz ediyormuş ekmek kapılarına engel olur diye. Ben de şunu demek istiyorum dolmuşçuların ekmek kapısına engel oluyor diye özel araç kullanımını mı yasaklayalım ? Yok böyle bir dünya! 65.000 nüfuslu ilçede 30.000 araç var ve trafik sorunu var. Bu sorun gitgide artıyor. Bu sorunu nasıl çözmeyi düşünüyorsunuz? 65.000 nüfuslu ilçede bisiklet kullanımı ne kadar etkiler ekmek kapısını. Neden alternatif ulaşım aracı hakkı verilmesin insanlara. Sadece dolmuşa bineceksiniz baş...
  • KARA VEYA EFSANE CUMA

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kara Cuma ismini son yıllarda adını sıklıkla duymaktayız. Kara Cuma, adından da kolayca anlaşılabildiği gibi doğrudan ülkemiz kültürü ile ilgili özel günlerden biri olmadığını söyleyebiliriz. Öyleyse Kara Cuma (Black Friday) nedir? Kara Cuma, ABD'de başlayan ve Şükran Günü ile sıkı bağları bulunan bir gelenektir. Her yıl Kasım ayının dördüncü Perşembe gününde kutlanan Şükran Gününden sonraki Cuma günü, halk çarşı veya meydanlarda bulunan büyük mağazalara giderek alışveriş yapmaktadır. Bazı şirketler bu rutini kâra çevirmek ve daha çok ürün sat...
  • DEVELİ’DE İLK ÖĞRETİM KURUMLARI ve İLK ÖĞRETİM KADROSU-3

    27 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Geçen hafta değerli eğitim tarihçimiz Prof.Dr.Yahya Akyüz'ün yazdığı Kız İlkokulları Tarihi Gelişimi hakkındaki mükemmel bir yazısından faydalanmış ve kısaltılarak sizlere derli toplu bir bilgi vermeye çalışmıştım. ”Eğitim Tarihçimiz” dedim, çünkü birde aynı isim ve soyadını taşıyan A.Ü.DTCF. Yeni Türk Edebiyatı öğretim üyelerinden Prof.Dr.Kenan Akyüz vardır ve benimde hocalarımdandır.” Modern okulculuğa, azınlıklar ile misyonerler bizde daha erken dönemlerde başlamışlardı. Hatta matbaalarıyla beraber ! Öyle ki, modern yetim haneler, iptid...