logo

Alevilikte Ehl-i Beyt Sevgisi

1566

Alevilikte insan gönlü Ehl-i Beytiçin lütuf evidir. İnsanda İlahi ışık Hz. Peygamber ve ehl-i beyt sevgisi ile tezahür eder. Çünkü bu sevgiyi Hz. Peygamber vefat etmeden kısa zaman önce söylemiştir: “Gerçekten de ben, sizin içinizde iki emanet bırakmaktayım; Gökle yer arasında uzatılmış bir ip olan Allah’ın kitabı ve soyum, yani Ehlibeyt’im; bu ikisi, havuz kıyısında bana ulaşıncaya dek birbirinden ayrılmaz”(Hadis, Cami’,I,s.87).
Bu hadis İlahi vahiylerin görünür anlamından başka bir de iç(öz) anlamı olduğunu ifade eder. Bu da ancak Ehl-i Beyt’i sevmek ve onların yolunda gitmekle olur. Gönül ancak bu sevgi ile huzur ve sükûn bulur. Alevilikte insan bu sevgide yüksele yüksele kutsal amaca yani aşkın aşkına erişebilir. Onun için Ehl-i Beyt’e yakın olanlar Allah katında çok daha değer sahibidir. Buna Alevilikte tevella denir. Bu yol, egemen sınıfın çıkarına karşı İlahi vahyi kullananların yoludur. Ayrıca zalimlerle mazlumların aynı Allah inancını paylaşmak zorunda olmadıklarının bir ifadesidir. Buna da Teberra denir. Hz.Ali’ye biat etmeyenlerden uzaklaşma, uzak durma, çekilme, sevmeyip yüz çevirme anlamlarına geldiği gibi Ehl-i Beyte zulmedenlerden uzak durma anlamına da gelir ki bunun en öndegeleniEmevi Halifesi Muaviye’nin oğlu Yezid ile onun soyundan gelenlerdir. Çünkü bunlar Ehl-i Beyt’e zulmetmişlerdir. Bununla da kalmamışlarhicretin 61 inci yılının ilk ayı olan muharrem ayının ikinci günü Kerbela’daHz. Peygamberin torunu ve Hz.Ali’nin oğlu Hz. Hüseyn’inile ailesini, küçük çocuklarını ve taraftarlarını yaklaşık yüz kişiyi binlerce askerden oluşan bir ordu ile kırk gün muhasara altında tutmuşlardır. Kerbela’da çölün ortasında Fıratın suyu kesilerek hepsi aç ve susuz bırakılmıştır. Daha sonra da Peygamber nesli ve sevenleri Yezid’e biat etmediği için hunharca kılıçtan geçirilmiştir. Bununla da kalmamış Hz. Hüseyn’in mübarek bedeni onlarca kılıç ve ok yarası ile işkence edilerek başı kesilmiş ve Şam’da bulunan Yezid’e getirilmiş, günlerce Şam sokaklarında asılı tutulmuştur.
Tarihte örneği görülmemiş başka hiçbir peygambere yapılmayan bir zulüm son Peygamber Hz Muhammed(s.a.v)’in nesline Emevi hanedanınca yapılmıştır. Böylece Hz. Peygamberden ve İslam’dan intikam alma gerçekleşmiştir. İşte bu zulme ve bu zihniyete mensup olanları sevmemeye ve onlardan uzak durmaya teberra denir. İlahi nurun tecelli ettiği ve varlığı sevgisiyle güzelleştirdiği bu evreni zulümle, kanla, öldürmeyle kirletenlerden uzak durmayı da teberra sözcüğü ifade eder. Bu sözcüklerden biri aydınlığı diğeri karanlığı temsil eder. Buna göre aydınlık karanlığın içinde gizlidir. Aydınlığa çıkmak karanlıktan kurtulmakla olur. Bunun için de Ehl-i Beyt’e düşman olanlardan uzaklaşmakla aydınlığa erişilmiş olur. Çünkü zulmü onlar başlattı, onlar alkışladı.
Alevilikte gerekli olan bademin kabuğu değil içidir. YaniTevella ile kişi İlahi gerçeklere dair düşüncelere daldığı görülür. Böylece kendi bilincinde kutsal bir aydınlığın parlayacağı ümit edilir. Kur’an-ı Kerim’de tevella mertebesine erenler için korku ve hüzün olmayacağı bildirilmektedir.(Yunus/10:62-63) Teberra da arınma ve olgunlaşma olduğu gibi insanı yeryüzü tutkularından, gelip geçici varlıklara bağlanmaktan kurtarıp Yaratan ile bütünleştirmek, özünü arıtmak, arındırmak, yücelmek de vardır. Bu da olgunlaşmamış, aydınlanmamış, karanlığın içinden çıkamamış kimselerden uzak kalarak mümkün olur.

Share
955 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

3+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...