logo

Akademisyenler Üzerine

1566

Üniversite bağımsız, özgür, akılcı bir çizgide, her türlü taassuptan arınmış, katılık ve çatışmadan uzak bir bilim yuvasıdır.
Çok sayıda akademisyen yetiştiren, bilgi üreten ve bilgiyi yaşama geçirmek için çaba sarf eden kurumun başında gelir üniversite. Eskilerin münevver dediği bugün ise aydın dediğimiz insanların yetiştiği yer öncelikle üniversitelerdir. Akademisyen olabilmenin ilk şartı dabilimle olur, okumakla olur. Okumanın, okutmanın akışı içinde en yüksek eğitimi alan ve veren kimsedir akademisyen. Onun için üniversiteye aydın yetiştiren kurumdur diyoruz. Akademisyenin bir adı da aydındır.öncelikli görevi bilimsel liyakat, özgürlük ve dürüstlük ilkelerini gözetmektir.Aynı zamanda zihinsel duruluğun, berrak fikirlerin sahibidir akademisyen. Onun fikirlerinde karmaşa, taassup, katılık ve çatışma yaşanmaz, zaten böyle bir zihinde bilim de üremez. Çatışmacı olan bir zihnin bir kafanın bilim üretmesi de mümkün değildir. Çünkü böyle bir zihin doğru ilişki kuramaz,zira tek düzeylidir, bilimde derinliği yoktur. Böyle bir insana aydın denmez. Çünküaydın, kendini aşarak, insanlık için, bütün bir dünyanın geleceği için düşünür, devletin bekası, milletin geleceği onun olmazsa olmazıdır.Kötü tutkuların, kötü niyetin, cahilliğin, şehvet perestliğin, maddeciliğin, kişisel ün ve aç gözlülüğün, kıskançlığın, hırsın, toplumsal bölünmelerin, örgütlenmiş dini gurupların vs. farkına vararak, bu değer bunalımlarından zihinleri arındırmak için çaba sarf eder.
Bu bağlamda günlerdir Ülkenin gündeminden düşmeyen akademisyenlerin kaleme aldıkları bildiriyi değerlendirecek Olursak: Akademik ölçülerden ve maddi gerçeklerden uzak durarak, terörün vahşetini adeta görmezden gelerek gerçekleri çarpıtan akademisyenler tarafsızlıklarını yitirmişler,Türkiye’nin itibarını küçük düşürücü eylem içine girmişlerdir.
Ülkeyi kan gölüne çeviren, insani temel değerlere saldıran her türlü şiddetin, kin ve nefretin mümessili olan PKK hakkında tek cümle sarf etmeyen bu akademisyenler ifade özgürlüğünü de aşarak bölücü terör örgütüne destek olmuşlardır. Çünkü bu bildiride PKK’ya, bölücü terör örgütüne dair bir cümle dahi sarf edilmemiştir. Sadece ve sadece devlete yönelik sarf edilen ağır ithamları ve ifadelerikâğıda dökmüşlerdir. Devletimizi yıkmaya yönelik eylemlerini yıllardır sürdüren teröristler bu akademisyenleri savunmaktadırlar. Teröristlerin savundukları kimseler ise günah kiriyle lekelidirler.
Bizce iyi bir aydının göstergesi, insanlığın değerleri için, milletin ve devletin bakası için, şiddet ve nefretinilgası için etkin rol almasıdır.

Share
872 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...
  • TARİHÎ KARTPOSTALLAR ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – 2

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Geçen haftaki yazımızda tarihî kartpostalların politika ve vatan müdafasındaki yeri konusunda bilgi vermiş ve bu konuda kartpostalların önemine değinmiştim. Bir okuyucumuzun ricası üzerine konuyu biraz daha zenginleştirmemiz gerektiğini görmüştük. Bu vesile ile yeniden arşivime inme ihtiyacı doğmuş ve altı kare kartvizit üzerinde durmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Tarihte gördük ki bir yerde askerin yoksa orası senin değildir. Osmanlı devleti 350 yıldır elinde tuttuğu Rumeli'yi vasıfsız ve cahil politikacı ve subaylarımız sayesinde on ...
  • Eski Develi’de Örf ve Adetlerimiz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır. Kadim Develi kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Develi’de asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok gelenek görenek bulunmaktadır. Gelenekler ve onun oluşturduğu kültür, toplumu bir arada sağlam tutan ögelerdir. Develi’de eskiden herkes birbirini tanır, bir ailenin fertleri gibi herkes birbirini koruyup kollardı. Dayanışma ruhu çok...