logo

Ahmet Yesevi İle Aşka Oradan Da Hakka Giden Yol

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO), 2016-2017 sezonunu Ahmet Yesevi ve Fuad Köprülü yılı ilan etti.
“UNESCO kabul edilen öneriye göre Ahmet Yesevi’nin ölümünün 850. yıl dönümü ve Fuad Köprülü’nün ölümünün 50. yıl dönümü dünya çapında anılacak.
Türklerin Müslümanlığı kabul etmesiyle birlikte İslam dini evrensel bir boyut kazandı.
Türkler Zaten düşünce ve davranışlarında Allah’ı ve Allah sevgisini ölçü edinen bir millet idi. Müslümanlığı kabul edince insanı kâinatın özü olarak kabul ettiler.
Gerçek mümin olmanın da alçak gönüllü olmanın da temelinde sevgi, ihlâs ve samimiyet olduğuna inandılar.
İşte bu felsefenin ve bu yaşamın (tasavvuf) zincirinin en önemli halkalarından biri Ahmet Yesevi Hazretleri oldu. O, mitolojik unsurlarla örülü mistik tecrübeden gelen Türk topluluklarını, halk tabakalarını bütünleştirdi. O, Türk topluluklarının İslam’la bütünleşmelerinin tasavvuf yoluyla olacağını keşfetti. Türk milletinin gönlünde yatan dini, ahlaki ve felsefi duygu ve düşüncelerini açığa çıkardı; hakikate oradan da aşka gidecek olan yolun önünü açtı.
Kurduğu Yesevi tarikatı (yolu) ile bir Türk Sofisi olarak bir ilki gerçekleştirdi. Bu Türk tarikatı başlangıçta Seyhun Havalisinde ve Türkistan’da yerleşti. Sonra Türk dil ve kültürünün maveraünnehir ve Harizm sahalarında güçlenmesi ile önem kazandı. Seyhun Vadisinden ve Havarizm’den bozkırlara ve Bulgar sahasına yayılan Yesevilik, Moğol istilası neticesinde, Horasan, İran, Azerbaycan bölgelerindeki Türkler arasında da varlığını devam ettirdikten sonra, XIII. Asırda Anadolu’ya da girdi.
Yesevi dervişleri küçük zümreler halinde Anadolu ve Balkanlara hizmet etmeleri XIV. Asırda da devam etti.
Hacı Bektaş ve Sarı Saltuk gibi büyük, sofilerden başka pek çok erenler Ahmet Yesevi felsefesini, onun din ve dünya görüşünü yaşattı.
Çünkü O, bir insanda bütün insanlığı kucaklaştırıyor ve şöyle diyordu:
Kulu görsem, kulu olup hizmet eylesem,
Toprak gibi yol üstünde yolu olsam,
Âşıkların yanıp uçuşan külü olsam,
Hem dem olup yer altına girdim ben işte
Ahmet Yesevi Hazretleri insanları zengin, fakir, ezen, ezilen, mümin, kâfir gibi sınıflara ayırmadı. O tüm insanlığı ebedi değerlere, mutlu bir dünyaya götüren aydınlık yolda sade bir din, temiz bir iman, sevgi dolu bir gönülle çağırdı. Ona göre insan olmanın onuru, varlığı Yaratıcı için, Yaratıcın rızası için sevmekti. İnsan kutsallığı ancak böyle kazanacaktı. İşte onun sevgiyi dillendirişi:
Zahit olma, abid olma, aşık ol,
Mihnet çekip aşk yolunda sadık ol,
Nefsi tepip dergâhına layık ol,
Aşksızların hem canı yok hem imanı.

Share
732 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...
  • DÜNYA TEMİZLİK GÜNÜ

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Toplum olarak ortak paylaştığımız yaşam alanlarının temiz tutulması bir vatandaşlık görevidir. Toplum içerisinde bulunan toplum bilinci ve sorumluluk duygusu kişinin ilk önce kendisine saygı duyması ile başlar. Yaşamsal alanların korunması, doğaya, yeşile sahip çıkılması ve çevre temizliğinin önemi herkesin ortak sorumluluğudur. Temiz bir çevre, insan sağlığı ve refahı için temel niteliktedir. Çevre Temizliği, günümüzde dünyanın en önemli sorunları arasındadır. Bütün bunların temel amacı, insanları çevre temizliği konusunda bilinçlendirmektedi...
  • DÜNYA AVCILAR GÜNÜ

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Merkez Av Komisyonunca, avına izin verilen yaban hayvanı türlerini, doğal denge içerisindeki yapıyı bozmadan, tespit edilen zaman ve miktarlar ile belirlenen esas ve usullerle, canlı veya cansız ele geçirmeye çalışmaya Avcılık, bunu yapan kişiye de Avcı denilmektedir. İnsanoğlu yaratıldığı günden bu yana besin arama ve karnını doyurma zorunluluğunu duymuştur. Mağara dönemi insanları beslenmek, giyecek sağlamak ve kendilerini korumak için avlanmak zorunda kalmışlardır. Bir yandan bitki kökleri toplayıp toprağı işlerken diğer yandan av aletlerind...
  • YAZARLARIMIZIN YAZILARINI OKURKEN

    11 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Çağdaş Develi Gazetesi’ nin yayınlandığı 2003 yılından beri elimizden geldiğince haftalık bir değişik konulu yazı yetiştirmeye çalışırım. Bu yazıların hepsi Develi ile ilgili tarih, sosyal, kültürel, siyasî, edebiyat vb konulardadır. İnşallah, bu yazılar bir plan dahilinde yazılmıştı; kitaplaştırıldığında inanıyorum ki Develi kültürü ve medeniyeti adına değerli çalışmalar olduğunu hepimiz göreceğiz. Zira bu yazıların çoğu tabir yerindeyse iğne ile kuyu kazmak kabilinde yazılmıştır. Çünkü küçük yerlerde bilgi toplamak o kadar zahmetlidir. Fotoğr...