logo

SEYRANİ’NİN ADI HALİL MİYDİ?

Halk edebiyatımızın XIX. Yüzyılda önemli şairlerinden biridir Develili Seyrânî.Seyrânî, bilindiği gibi ilk kez A. Hâzım Ulusoy tarafından geniş olarak hazırladığı  eseriyle  edebiyat dünyasına tanıtılmış, unutulmaktan kurtarılmıştır. Develilİler  kendisine ne kadar teşekkür etse azdır. Ulusoy’un Sanîhât-ı Seyrânî, adlı  yapıtını daha sonraları birçok araştırma izlemiştir. Bunları sıralamak gerekirse; Haşim Nezihi Okay’ın Develili(Everekli) Seyrânî, Yusuf Rıza Demirci’nin Seyrânî,  Murat Uraz’ın Seyrânî, Cahit Öztelli’nin Dirtli-Seyrânî, Derviş Ünlü’nün Halk Aşığı Seyrânî Baba, Osman Polat, Hasan Ali Kasır, Hasan Avni Yüksel, Muzaffer Uyguner, Mustafa İslamoğlu, Mustafa Kalfaoğlu, Yaşar Köksal’ın Seyrânî, Ali Çatak’ın Bütün Yönleriyle Seyrânî, Emir Ali Özçakır’ın Develili Âşık Seyrânî, Hasan Ali Yüksel-Kadir Özdamarlar’ın Âşık Seyrânî  Bibliyografyası ve Ahmet Gürlek’in Seyrânî Şiirleri Antoloji  sayılabilir.      Araştırmalarda  yayınlanan Seyrânî şiirlerinde, âşığın adının Mehmed, mahlasının da Seyrânî olduğu  bilinmektedir. Ancak, Kayserili  araştırmacı  yazar Ahmet Emin Güven, Çıngı adlı dergide (Yıl: 1, sayı:6, Mart-Nisan 2011) yayınladığı makalesinde Seyrânî’nin adının  Halil, mahlasının da Seyrân olduğundan söz etmektedir. Ahmet Emin Güven şunları söylemektedir:
“…Kitaplığımda dağılmış halde bulunan bir cönkte diğer bir şairimiz “Sâdıkî”yı araştırırken
şiirleri arasında Seyrânî’nin şiirlerine rastladım.Bunların çoğunlukla bir kısmı, hem en kapsamlı araştırma olan A.Hazım Ulusoy’un “Sânihât-ı Seyrânî” isimli eserinde hem de H.Ali Kasır’ın yukarıda bahsi geçen derlemesinde yoktu. 2009 yılı sonlarında rastlayan bu olaydan sonra merakla Seyrânî’yi ben de araştırmaya başladım. Ve çeşitli kaynaklardan bulduğum şiirlere baktım ki, neredeyse yayınlanmış olanlardan daha çoktu. Bu şiirlerde sık sık Kayseri’den –“Talas, Erkilet, Ali Dağı, Karabey, Köse Ahmet Ağa v.s. gibi-“ tanınmış isimlerden ve Kayseri’de vâki bazı önemli olaylardan, düğünlerden, yâren toplantılarından bahsedilmektte idi. Ve her halde böyle bir Seyrânî olamazdı. Bizim Seyrânî’miz idi.”
Güven, makalesinde  Seyrânî’nin birçok şiirlerine de ulaştığını, bunları  daha sonraları bir kitap halinde  toplıyacağını  belirttikten sonra, çalışmaları sırasında bazı gerçeklere de ulaştığını da ileri sürmektedir:
“Bu araştırmalarımda bazı gerçeklere de ulaştım. Şimdiye kadar yapılmış araştırmaların eksiksiz hepsinde Seyrânî’nin ismi kesin “Mehmed” olduğu bildirilmektedir. Oysa ulaştığım bir “Divan” tarzı şiirinde  isminin Halil, mahlasının Seyrân olduğunu söylemiştir.Bilindiği gibi mahlas sonundaki (i) ler –Sivâsî-Mecnûnî-Şükkerî v.s. gibi- önceki sözcüğe mensubiyeti işaret eder. Oysa, yakın zamanlara kadar bu konudaki gerçeğimiz şöyle idi.İsim konulurken evvela Hz. Peygamber veya yakınlarının  isimleri,  sonra da ailede veya hariçten, o nesilde manen yaşatılması düşünülen geçmişlerin isimleri onlara hürmeten önce konur buna “Bâlâ” , konmak istenen sonraki isme de “Mahlas” denirdi. Konumuzda “Mehmed”, Seyrânî’nin bâlâsı, asıl isminin de “Mehmed Halil” yani “Halil” olması gerekir”
Ahmet Emin Güven, ileri sürdüğü  bu  görüşünü, bulduğu aşağıdaki şiirini kanıt olarak göstermekte, ancak  Seyrânî’nin  ulaşabildiği yedi yüze yakın şiirinde  kendi isminden bahseden  yalnız bu divan tarzı şiirinin olduğunu da eklemektedir.
Aşk-ı dil-berle ciğer büryân ararsan işde ben
Dil-berin cevrin çeker sultân ararsan işde ben
Aşk-ı dil-berden bu cân u tene râhat kalmadı
Gönül bî-gam sînesi  üryân ararsan işde ben

Ben bu aşkı çeke çeke âkıbet n’olsam gerek
Âhir encâm budır dile sararıp solmak gerek
Senin yolunda efendim cânımı virsem gerek
Asla bilimez kendisin hayrân ararsan işde ben

Aklımı  yağmâğa virdi senin âhû gözlerin
Cânıma kâr eyledi nâz  iile şîrin sözlerin
Sakla cemâlini sen görmesin ağyâr yüzlerin
Derde meftûn aşk ile ummân ararsan işde ben

Kande kim hûbân görürsem ben anlara bendeyim
Ne kendimi  medh iderim ilin dehrindeyim
Ma’lûm olsun sâir yere Kayseri  şehrindeyim
İsm  Halil mahlası Seyrân ararsan işde ben

Ahmet Emin Güven’in ileri  sürdüğü  bu görüşü, edebiyat çevrelerinde yeni  bir tartışma yaratacak gibi görünmektedir.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1.568 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+8 = ?