logo

DEVELİ’NİN KEÇİLERİ

Hepimizin bildiği gibi  “Keçileri kaçırmak” diye bir deyim  vardır. Türk Dil Kurumu’nunun yayınladığı Türkçe sözlükte deyim, “Bunalım  içinde bulunmak, delirmek” anlamına geldiğini yazmaktadır. Başka bir deyimde de “Keçi gibi inat” dan söz ederiz. Keçi, memeli hayvanlar içinde en zeki, akıllı ve inatçı  hayvan olarak bilinir. Koyun sürüsünü bile sudan karşıya  keçi geçirmez mi?Önde teke suya girince  koyunlar da onun arkasından suya atlarlar karşı yamaca geçerler. Buda keçinin zeki olduğunun bir örneğidir bence.

Kıl keçisi, özellikle ılıman iklim kuşağının  ve ekosisteminin doğal bir parçasıdır. Köylülerin en önemli geçim kaynağı  üretim kaynaklarından da biridir. Anadolu kültürünün önemli birer öğesidir Ürünleri hem doğal, hem de lezzetlidir. Keçi sütünden dondurma, çocuk maması gibi ürünlerde kullanıldığı bilinmektedir. Keçi sütünden yapılan peynir ve tereyağının  ayrı bir tadı bulunmaktadır. Keçi, hareketli olduğundan eti sıkı ve yağsızdır. Bu bakımdan da  eti lezzetlidir. Kılından çeşitli  alanlarda da kullanıldığı bilinmektedir. Orta Asya’dan beri  kültürümüzün önemli bir öğesi olmayı sürdürmektedir.

Hayvancılığımızın  topyekin azaltıldığı, onun yerine ithal hayvanların getirildiği ülkemizde, keçiler de  bundan payını  alacağı görülmektedir. Türkiye’de keçileri kaçırıyoruz. Daha doğrusu  keçi sayıları giderek azalıyor. Nasıl mı ?  Çevre ve Orman Bakanlığının  hazırlamış olduğu keçi zararlarının azaltılması eylem planında 2012 yılında keçi sayısının 6 milyondan 2 milyona indirileceği açıklanıyor. Bunda en önemli gerekçe de Ormanların korunması olarak  belirtiliyor.

Ormanların yok olmasında keçilerin doğrudan payının ne kadar olduğu  bilimsel olarak saptanmış değil. Buna karşın ormanlara gübre bırakır, ormanlık alanlarda otlıyarak dip temizliği görevi yaparlar.Oysa ormanlara  insanların keçilerden daha çok zarar verdiği  bilinen bir olgudur.Golf sahaları açmak için makilik alanların yada ağaçların kesilmesi, turistik işletmeler için ormanların tahrip edilmesi,  tarla açmalar, konut yapmak için açılan ormanlık araziler,  yaz aylarında  çıkan yangınlar… Daha iki üç gün içinde  İzmir’in birçok yerinde çıkan  orman  yanğınları…Hepsi insan eliyle yapılmıyor mu?.

Oysa keçilerin sayılarının azaltılarak ormanların korunacağı düşüncesi yerine, ülkemizde kıl keçilerinin ıslahı için araştırma enstitüleri kurulmalıdır. Onların verimliliği artırıcı  çalışmalar başlatılmalıdır. Hangi türün hangi yörede daha verimli olacağı araştırılmalıdır. Bu tür çalışmalara  her zamandan daha  ivedilikle ihtiyaç duyulmaktadır.Bu öneriler ve benzeri çalışmalar Ormanlarımızın korunmasında  etkin rol oynıyacaktır.

Develi’de   bir hemşehrimiz  keçi çiftliği kuruyor.Kutluyorum bu müteşebbis, memleket sever Ayhan Aras’ı. Tombak Köyü yakınlarındaki  çiftliğinde  250 baş  keçi ile başlamış çalışmalarına. Bunu zamanla artıracağını umuyorum.

Sanen ırkı keçilerinden  günde  3-5 litre/gün  süt  üretildiği bildirilmektedir. Aras’ın bu çabaları bölge ekonomisine önemli katkılar sağlıyacaktır.Keçi çiftliğinde,  süt üretimi yanında  doğurganlık bakmından yüksek olduğu da ileri sürülmektedir.

Et üretimi bakımından da  yöre ve dolayısıyla ülke  ekonomisine önemli girdi sağlıyacaktır. İstihdam yaratacaktır.

Ayhan Aras’ın başarıların sürmesi en büyük dileğim. Keçi çiftliğinin her geçen gün büyüyerek gelişmesi  dileğiyle…

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
967 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+3 = ?