logo

DEVELİ YEREL ÇOCUK OYUNLARI FESTİVALİ

Develi çocuk  oyunlarını yaşatmak  için festival düzenleniyor. Develi Kaymakamlığı ve Belediye başkanlığının ortaklaşa düzenlediği etkinliğin ikincisi 18.11.2011 günü  kutlanıyor.Develi  kültür ve sanatta da otantik yapısını  koruyan  ilçelerden birisi.

“2. Mahalli Develi Çocuk Oyunları Festivali” ile  unutulmaya yüz tutmuş  çocuk oyunlarımızın yaşatılmasını amaçlanıyor.Günümüzde  televizyonun, bilgisayarın yer aldığı, çocuk oyunlarımızın oynanmadığı,  neredeyse anılarımızda yaşadığını  söylersek  hiç abartmamış oluruz. O nedenle böyle bir etkinliği gerçekleştiren Develi Kaymakamlığı ile Develi Belediye Başkanlığını kutluyorum.

Çocuk oyunlarını ilk kez  1975 yılında  yayınladığım Memleketim Develi adlı  eserimde ele almış, kitabın önemli bir bölümü olarak  kaydetmiştim. Daha sonra Alim Gerçel’in Develi Çocuk Oyunları ve Tekerlemeleri adlı sunumu Bütün Yönleriyle Develi Bilgi Şöleninde yayınlanmıştı.Bu oyunlar bizim çocukluğumuzun oyunlarıydılar.Çünkü o dönemlerde  televizyonlar yoktu.Bilgisayarlar yoktu. En çok oydağımız çocuk oyunu aşık oyunlarıydı. İyi aşık oynardım. Birde  bilye oyununu…Çelik çomak, aldavur, saklambaç, parti, eşek tazie gibi oyunlar…

Çocuklmuğumuzda Pazar günleri sokaklarımız cıvıl cıvıl olurdu. Arkadaşlarımız sokaklarda oyun oynardık.Sokakta sayısı bir ikiyi geçmeyen  radyodan güzel nağmeler yankılanırken, annelerimiz çamaşır yıkarlar, temizlik yaparlardı. Biz çocuklar da sokakta  oyuna dalmış, oyunun o doyumsuz  tadı doruklardayken babanın bir sesiyle irkilirdim:

-Ahmet.Ahmet!..Eşeği ahırdan çıkar. Karnıyarığı getir.Tersi bahçeye götür.

Hiç itiraz etme şansımız olamazdı. Oyundan ayrılmak çok zordu.Ama bir taraftan da babama karşı gelmek olmazdı. Çaresiz dediğini  yapar, bir an önce tersi bahçeye birkaç kez götürür, oyuna yetişmek isterdim. Çünkü aklım oyundaydı.Arkadaşlarımdaydı.

Tam işi bitirdim diye sevinirken babamın başka bir görev vermesi beni çok üzerdi. İçimden kızardım. Ama çaresiz  işleri yapmak zorundaydım. Aldığımız terbiye bunu gerektiriyordu.

Oynadığım oyunlardan kazandığım aşıklardan bazen bir  üzlük doldurduğu olurdu. Renkli renkli meşelerden hergün sayarak sayısının ne kadar  çoğaldığını görmek de ayrı bir zevkti benim için.Bazen bu sevincimiz, bizden büyüklerin aşıklarımızı, meşelerimizi curlamalarıyla yarıda kalırdı.Bir an çacukluğumun anılarına götürdü beni bu festival etkinliği.

Bu çocuk oyunlarının daha geniş bir  saptaması yapılmalı, filmi çekilerek, kitap halinde yayınlanmalıdır. Oyunların unutulmaması için de okullarda  oynanması yolunda teşvik edilmelidir.

Unutulmamalıdır ki  bu oyunlar bizim oyunlarımızdır. Ona sahip çıkılmalı, yaşatılmalıdır.Toplumlar kültürlerine sahip çıktıkları sürece değer kazanırlar.Önemsenirler.

 

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1.447 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

5+10 = ?