logo

CUMHURİYET BAYRAMI 88 YAŞINDA

Tarih sahnesinden silinmek üzere olan Türkiye, Osmanlı İmparatorluğunun enkazından  emperyalizme karşı  büyük bir zaferle kurulmuştu. Atatürk’ün önderliğinde Cumhuriyet rejimine geçmişti.Askeri zaferden sonra siyasal  bağımsızlığını kazanmıştı.Ancak bu yeterli miydi? Elbette değildi. Siyasal bağımsızlığını kazanan Türkiye, ekonomik bağımsızlığını da kazanmalıydı. Bu  askeri  zaferden daha zordu. Memleketin  ekonomisi  tam bir çöküntü içindeydi. Tarımsal üretim yeterli değildi.Halkı doyuramaz durumdaydı. Sanayi de  tarımdan  pek farklı değildi. Memleketin ihtiyacı olan tuz, bez, şeker gibi  ürünler dışarıdan alınıyordu.

Cumhuriyetin ilk yıllarında  durum nasıldı diye düşünecek olursak  ilk alkla gelenler pek iç açıcı  olmadığı görülebilir.

Nüfsunun 13.6 milyon olduğunu, bunun büyük bir kısmının kırsal alanda yaşadığını söyliyebiliriz. Nüfusun  yine büyük bir kısmının çocuklar, yaşlılar ve kadınların oluşturduğu da bir gerçek. Tarım teknikleri yetersiz, eğitimli  eleman yok.Nüfusun büyük bir çoğunluğu okuryazar değil. Tarımsal ürünler halkı besliyecek durumda.değil.Et, şeker, yağ yok.Eti ancak bayramdan bayrama bulabiliyor insanlar.Hayvanlar sağlıksız.Toplum da sağlıksız. Hastalıklardan  ölümler çok. Bebekleri koruyacak aşılar yapılamıyor.Sanayi ürünleri dışarıdan alınıyor. Toplumun eğitim durumu  içler acısı. Bir tek İstanbul üniversitesi var.Seçme seçilme, kadın erkek eşitliği bile düşünülemezdi.Bütün bunları çoğalmak  mümkün. İçler acısı bir ülkeyi Atatürk ve silah arkadaşları, tam bağımsız bir Türkiye yaratmak uğruna büyük çabalar gösterdiler: Tarımda sanayide, eğitimde kültürde, bilimde…Bir Türk mucizesini gerçekleştirdiler.

Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’ün önderliğinde emperyalizme karşı verilen bağımsızlık savaşı ile ile kurulmuştu. Bu nedenle batılı güçler, Sevr Antlaşması’nı  yırtarak Lozan Antlaşması ile siyasal ve ekonomik bağımsızlığını kabul ettiren Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk’ü bir türlü kabul edememişlerdi. Türkiye aynı zamanda , sömürge ve yarı sömürge devletlere de bağımsızlıklarnın kazanmasında  örnek olmuştur.

Çözüm nedir. Çözüm Atatürkçülükten, onun yarattığı  Türk Mucizesinin tekrar  sıkı sıkıya  yaşama  yansıtmaktan geçiyor.

Ancak bu yıl  Van depremi  ileri sürülerek Cumhuriyet Bayramı  törenlerle kutlanmadı. Cumhireyetin 88 nci yılında ilk kez oluyordu. Daha önceki  büyük depremlerde kutlanmasına karşın.Ama halk  bayraklarını alarak ülkenin  hemen hemen her yerinde  coşkuyla kutladılar.Sokaklarda, çaddelerde, meydanlarda…Van’daki  deprem acısını da yüreklerinde hissederek… İnsanlık görevi olan maddi ve manevi yardımlarını da unutmayarak…Günlerce bekleyen üç yaşındaki torunum Gökalp’e bunu nasıl anlatacaktım Cumhuriyet Bayramı törenlerin yapılamıyacağını…

Burada, Bekir Coşkun’un  30 Ekim 2011 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’ndeki “Onuncu Köy” başlıklı  köşesindeki yazısını sizlerle aynen paylaşmak istiyorum.

“ Hassasiyet Düğündeydi…

Kafa kafaya verdiler, “deprem nedeniyle hassasiyet yaratır” gerekçesiyle Cumhuriyet Bayramı’nın yarısını kestiler…

Acılı günde ayıp olmasın diye…

Hassasiyetten…

*

Ve koştular düğüne…

İktidar “hassasiyet” nedeniyle Cumhuriyet törenlerini iptal ettiği akşam, üç düğüne birden gitti, saz heyeti yetişemez…

Birinci düğün; Atakule salonlarındaydı…

Medya koştu…

Ama medyaya kapalıydı…

Hassasiyet olmasın çünkü…

İkinci düğün; birinci düğünün peşinden ATO salonunda…

Yetişti bizim çocuklar peşlerinden…

Hassasiyet önhce varmıştı…

Medyayı almadılar…

Üçüncü düğün; ikinci düğünün arkasından Sheraton Oteli salonlarında…

Devleti yönetenler oradaydı…

Hassasiyet de orada olduğu için, millet görsün istemediler…

Kapılar medyaya kapatıldı

*

“Nikahlar için gün alınmıştı, iptal etmek olmazdı” dedi hassasiyet…

İyi ama…

88 yıl önceden gün alınmıştı…

Asla bir eğlence olmayan, Cumhuriyetimizi halkın katıldığı törenlerle kutlamak, anmak, yaşamak için iptal edilebildi?

*

Bence iyi de oldu…

Hassasiyetin engeline karşın, en anlamlı Cumhuriyet Bayramı kutlandı…Sokaklarda, caddelerde, meydanlarda, çarşılarda…

Evlere bayraklar asıldı, çiçeğini alan anıtlara koştu, çocuklar küçük bayrakları ile annelerinin elinden tutup çıktılar…

Ankara ayaktaydı…

İzmir coştu…

İstanbul’da on binler yürüdü…

Tüm kentlerde eskisinden daha coşkuyla kutlandı Cumhuriyet…

*

En güzel Cumhuriyet Bayramı’ydı bence…

Çünkü sadece yüreğinde Mustafa Kemal ve Cumhuriyet sevgisi olanlar katılabildiler… Cumhuriyeti yıkmak isteyenler, onun ilkelerini tekmeleyenler iyi ki gelmediler…

Sırf Cumhuriyetin koltuklarında oturdukları için oraya gelip duranlar yoktu…

İkiyüzlülük gözükmedi…

Sahtecilik sırıtmadı…

Riyakârlık  orada değildi…

Güzel bir  bayram oldu yani…

Kutlu olsun…”

*

Kurban Bayramızını  kutlar, sağlık, başarı ve esenlikler dilerim.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1.023 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?