logo

Adalet Terazisi Kimden Yana

1566

Sevgili okuyucularım, son günlerde gündemden düşmeyen, en önemli konuların başında maalesef; adaletin tarafsızlığını yitirdiği düşüncesi gelmektedir.
Bir hâkimin tutukladığını, diğeri serbest bırakıyor.
Hâkimin serbest bırakma kararını savcı dinlemiyor. Bir başka hâkim, serbest bırakma kararını “yok hükmünde” sayıyor. Serbest bırakan hâkim de “Asıl senin kararın yok hükmünde” tavrını koyarak meydan okuyor.
Savcının, hâkim kararını dinlemediği…
Hâkimin aldığı karar nedeniyle HSYK tarafından boşa alındığı… Hangisi doğru, hangisi yanlış?
Durum o kadar karışık ki…
Sevgili Okuyucular!
Şunu çok iyi bilmeliyiz ki: İnsanlığın gelişim sürecine baktığımız zaman adalet terazisinden sapan milletlerin çürüdüğünü, yıkılmaya mahkûm olduğunu görürüz. İnsanlığın yanlışlarını düzeltmek için gelen peygamberler; yeryüzü atmosferini bozan, bütünlüğünü ve evrenselliğini anlamsız kılan en önemli şeyin adaletsizlik olduğunu söylemişlerdir. İşte Hz. Peygambere verilen ilahi talimattan örnek bir ayet: “İnsanlar hakkında bir hüküm verecek olursan insaf ve adalet dairesinde hüküm ver.
Çünkü Allah ancak hak ve adaletle hükmedenleri sever” (Nisa/4:58 ). Bu ayet, adaletle hükmeden bir hâkimin en asil yönünü belirtmektedir.
O da öncelikli görevinin insanlığa karşı adil olması gerektiğini bilmesidir. O da öncelikli görevinin insanlığa karşı adil olması gerektiğini bilmesidir. Eğer yargıç tüm insanları, din, dil, cins, ırk ve sınıf ayırımı yapmaksızın onları sevgi ile kucaklamıyorsa, onların hak ve hukukta eşit olduklarına inanmıyorsa ve bu eşitliği gerçekleştirmek için de harekete geçmiyorsa, insanlığın geleceğini karartıyor demektir.
O zaman hem insanlar hem ülkeler kaçınılmaz olarak cezalarını baskı ve anarşi olarak çekecekler demektir.
Doğal olarak o zaman adalet ve hakkaniyet bayrağı ülkede parlamayacak demektir. Unutmayalım ki bir toplumda kötülüğü salgın hale getiren adalet mekanizmasının düzgün işlemeyişidir.

Share
1.096 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

2+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MEZİYETLİ BİR AĞABEYİMİZ : MAZHAR GÜNGÖR

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi’de ortaokul ve lise bugünkü binalarında, aynı anda eğitim yapıyorlardı. İstiklal mezun olduğum 1959-1960 öğretim yılında , Develi Ortaokulu’na kaydoldum. Orta 1’de ve Lise !’de sınıfta kaldım. Sekiz yıl bu sayılı okulumuzda neler gördüm, neler! Develi Lisesi 15.09. 1957 yılında eğitim ve öğretime başlamıştı. Lisemiz 2.sınıfta bir yönetmelik değişimi ile ”Edebiyat ve Fen bölümleri”ne ayrılmıştı. Yalnız Fen bölümünün açılması için on beş öğrenci gerekiyordu. On dört öğrenci gerekiyordu. Fakat bir öğrenci eksikliği ile fen bölümü açıla...
  • Aşağı Everek’teki Osman Usta’nın “Numune Kıraathanesi”

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Değerli hemşehrim Metin Usta ile bir konuşmamızda babası merhum Osman Usta'yı rahmetle andık. ”Babam 40 yıl İstanbul'da kaldıktan sonra Develi'ye dönmüş, Develi sevdası ağır basmış, bir Develi sevdalısıydı” diye anlattı. Develimizde İz Bırakan merhumu anmak maksadıyla ulaşabildiğim bilgiler ve fotoğraflar nihayetinde bu yazı kaleme aldım. Osman Usta'nın babası Kervancı Süleyman'dır (Hanife'nin Süleyman) olarak da tanınırmış. O yıllarda çevre vilayetlere Develi'de yetişen ürünleri atla götürür, oradakileri de Develi'ye getirir satarmış. Kervan ...
  • DÜNYA KALP GÜNÜ

    25 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Kalp- damar hastalığı gerek dünyada gerekse ülkemiz için tehdit olmaya devam etmektedir. Yaşamı tehdit eden sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alan kalp hastalıkları, anne karnından başlayarak her yaş grubunda görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kalp hastalığı ömrümüzü kısaltan en önemli nedenlerden birisidir. 2000 yılından bu yana her yıl 29 Eylül günü, “Dünya Kalp Günü” olarak kutlanmaktadır. Burada amaç, ülkemiz ve tüm dünyada en başta gelen ölüm sebebi olan kalp damar hastalıklarına dikkati çekmek, halkın bu şekilde b...
  • DEVELİ MEZARLIKLARI

    18 Eylül 2020 Köşe Yazarları

    Develi Mezarlıklarını, tarihi Develi köy mezarlıkları da başta olmak üzere (Ayşepınar, Çomaklı, Fraktın, Havadan, İncesu, Köseler, Madazı, Pungu, Soysallı, Sindelhöyük, Zile vs) dahil olmak üzere gezmediğim yer çok azdır. Ama o kadar arzu etmeme rağmen maalesef inceleyemediğim yerler de var. Mesela Karacaören, Kızık, Öksüt, Satı vs gibi. Mezartaşları bir köy tarihi ve bulundukları mekan için çok önemli yazılı belgelerdir. Tıpkı ibadethane olmaları ayrı bir konu ama kitabeli camiler de aynı konuda aydınlatıcı belge sunarlar.! Yeter ki dikkatli ...