logo

AÇLIKLA MÜCADELE HAFTASI

İnsan, hayata tutunabilmek ve varlığını devam ettirebilmek için karnını doyurmak zorundadır. Dahası, sadece ölmeyecek kadar karın doyurmak yetmemektedir. İnsanın hayatını anlamlı kılacak her türlü faaliyetlere katılabilmesi, üretebilmesi ve değer yaratabilmesi için sağlıklı olmasına, bunun içinde iyi beslenebilmesine bağlıdır.
Dünya nüfusunun hızla artması, doğal kaynakların yanlış kullanımı ve kaynaklara erişimde yaşanan eşitsizlik birçok ülkeyi açlıkla karşı karşıya getirmektedir. Bu yüzden açlıktan insanlar ölmeye devam etmektedir. Yoksulluk ve açlık sorunu ülkemizde de belli ölçülerde hissedilen önemli bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.
Dünyada açlık sorununun giderek derinleşmesinin ve bu konudaki endişelerin artmasının en önemli iki nedeni bulunmaktadır. Bunlardan birincisi küresel iklim değişikliğine bağlı olarak artan kuraklık, ikincisi ise bölgesel anlaşmazlıklardan doğan çatışma ve savaşlardır. Dünyada açlıktan en çok etkilenen ülkelerin dörtte üçü bu savaşların tahrip ettiği ülkelerdir.
Açlık, insanoğlunun başına gelebilecek en büyük felaketlerden birisidir. Açlığın ne kadar zor bir durum olduğunu vurgulayan atalarımız, “Allah kimseyi açlıkla terbiye etmesin” diye söylemişlerdir.
Açlığın yol açtığı sorunlar sayılamayacak kadar çoktur. Hastalıklar, ölümler, iş gücü ve üretim kaybı, verimsizlik, zihinsel gelişim sorunları, ruhsal çöküntü, suç işleme ve şiddet kullanma eğiliminin artması bunlardan bazılarıdır. Açlık sorununu çözememiş bir toplumun sosyal huzurunu sağlaması, kalkınma yolunda hızla ilerlemesi, uluslararası alanda kendi menfaatlerini gözeten politikalar izleyebilmesi mümkün değildir.
Yeryüzündeki besin kaynakları tüm dünya nüfusunun ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabilecek miktardadır. Aşırı tüketim israfa, israf da açlığa sebep olmaktadır. Açlıkla mücadelede kalıcı çözüm için atılacak en önemli adım sanılanın aksine gıda yardımı değildir. Çözümün en önemli adımı açlık çekilen bölgelerde iş imkânlarının arttırılması ve böylelikle insanların alım gücünün arttırılmasıdır.
Ülkeleri iflasa ve açlığa sürükleyen sorunların başında, israf gelmektedir. Peygamberimiz “İsraf etmeyin, çünkü Allah israf edenleri sevmez” demiştir. İsraf edilen toplam gıda miktarı, dünya gıda üretiminin üçte birine denk gelmektedir. İsraf edilen miktarın sadece dörtte birinin azaltılmasıyla, açlıkla mücadele eden tüm insanların gıda ihtiyacının sağlanabileceği belirtilmektedir.
Her yıl 1-7 Haziran günlerinde “Açlıkla Mücadele Haftası”, tüm dünyada gündeme gelmektedir. Bu haftada dünyanın birçok bölgesinde insanların açlık krizi ile karşı karşıya olunduğu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serilmektedir. Açlık ve yoksulluk sorunu dünyada daha yoğun olarak kırsal yörelerde gözlemlenen bir sorundur. Bu bölgelerde 5 yaşın altındaki çocuk ölümlerinin neredeyse yarısı yetersiz beslenmeden kaynaklanmaktadır.
BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 26 ülkede 30 milyondan fazla insanın hayat ve geçim kaynaklarını kurtarmak ve açlığa çare bulmak için 1.06 milyar dolara ihtiyaç duyulduğunu açıklamıştır. Ayrıca FAO, gıda güvenliğinin sağlanması, israfın önüne geçilmesi, modern tarım arazilerinin artırılması ve iç karışıklıklardan oluşan siyasi istikrarsızlığın son bulması için gerekli önlemlerin alınmasını vurgulamaktadır.
Açlığın ve yetersiz beslenmenin gündemde olmadığı, güvenli gıdalar tüketebileceğimiz bir dünya için hep birlikte çaba sarf etmeliyiz. Bu itibarla öncelikle bu mübarek günlerde israftan kaçınalım ve açlıkla mücadele etmenin insanlığın onur savaşı olduğunu da unutmayalım. Artık insanlar açlıktan ölmesin.

Share
1.859 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...
  • TARİHÎ KARTPOSTALLAR ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ – 2

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Geçen haftaki yazımızda tarihî kartpostalların politika ve vatan müdafasındaki yeri konusunda bilgi vermiş ve bu konuda kartpostalların önemine değinmiştim. Bir okuyucumuzun ricası üzerine konuyu biraz daha zenginleştirmemiz gerektiğini görmüştük. Bu vesile ile yeniden arşivime inme ihtiyacı doğmuş ve altı kare kartvizit üzerinde durmayı uygun gördüğümü belirtmek isterim. Tarihte gördük ki bir yerde askerin yoksa orası senin değildir. Osmanlı devleti 350 yıldır elinde tuttuğu Rumeli'yi vasıfsız ve cahil politikacı ve subaylarımız sayesinde on ...
  • Eski Develi’de Örf ve Adetlerimiz

    01 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Örf ve adetler çok eski zamanlardan beri toplum içinde kabul görmüş yazısız kurallardır. Halk dilinde gelenek ve görenek olarak da bilinen bu kavramlar, yaşadığı toplumun özelliklerini yansıtır. Kadim Develi kültürü zaman içerisinde birçok değişime uğramıştır. Develi’de asırlardır devam eden ve hala yaşayan birçok gelenek görenek bulunmaktadır. Gelenekler ve onun oluşturduğu kültür, toplumu bir arada sağlam tutan ögelerdir. Develi’de eskiden herkes birbirini tanır, bir ailenin fertleri gibi herkes birbirini koruyup kollardı. Dayanışma ruhu çok...