logo

ABBASZADE İBRAHİM EFENDİ (1899-1963 )

Abbaslar ailesinin atası Abbas Dede’dir. Aile de hep dedenin adıyla anıla gelmiştir. Aile Halep Türkmenlerinden üç değişik aile birlikte 18.asrın ortalarında Develi’ye gelip önce Kopçu köyü’ne yerleşmişler, kısa bir süre sonra Develi’ye ad vermiş olan Dev Ali (Seyyit Emir Ali) türbesinin etrafına yerleşmişlerdir. Yukarı Develi’de yerleşmişler ve kurdukları mahalleye de Kopçulu Mahahallesi adı verilmiştir. İlk nüfus sayımı olan 1821 tarihinde de mahalle sakinleri Kopçulu adıyla kayda girmiştir!
Abbaszade İbrahim de diğer bütün aile ferleri gibi , Soyadı Kanunu çıkınca Özdamarlar soyadını almıştır.
İbrahim Dede Develi’de belki ilk defa dersek yalan olmaz, çeşitli tohum getirip çeşitli sebzeleri Develi’ye kazandıran bir esnaftır. Bundan dolayı “Tohumcular” da denilmiş ve aile bu adla anılmaya başlanmış ve halen de zaman zaman bu namla anılmaya devam edilmektedir.
İbrahim Dede ,babası Hasan Efendi annesi ise Ayşe Hanımdır Amcazadesi Müderris –Vaiz Abdulkadir Efendi’nin amcazadesidir. Bunun etkisi ile kendisi Yukarı Develi’de bulunan Fahriye Medresesi mezunudur. Hafize Hanımla evlenmiş ve Durmuş, Ayşe, Kadir, Pembe, Hasan , Menşure, Adem adlı çocukları olmuştur. Mehmet adlı bir de kardeşi vardır.
Son derecede dindar olan İbrahim Dede, son derece hamiyetli ve yapıcı bir insandı. Ailesine son derece düşkündü. Yapıcı ve doğru bir adamdı. Bir denge adamıydı. Konuşurken son derece sakindi. İkna kabiliyeti yüksekti.
En büyük özel zevki Develi düğünlerinin bir zamanlar en büyük spor oyunu meşhur ”Yumruk oyunu”dur. Bu oyuna olan meşhur merakını son derece değerli hanımı Hafize Yengeden dinlemiştik:
“Emminiz sabah namazından sonra Çimen tepede bulunan harmana gitmişti. Zahire elde edecekti. İkindi üzeri eşeğimiz üzerinde zahire dolu çuval yüküyle çıka geldi fakat Emminiz yok.
Her halde ikindi namazı için abdestini tazeliyor, diye düşündüm. Fakat akşam yaklaşıyor Emminiz yok. Hemen çocukları çağırdım. Durumu anlattım. Hem Everek’e ve hem Develi’nin her yanına baktılar yok. Karakola uğramışlar Emminiz yok! Sabah ola hayır ola dedik, çocukları evlerine gönderdim.
Ben de yatağımızı yaptım Lambayı yaktım. Fitilini kıstım. Pencerenin bir köşesinde Emminizi beklerken , uyumuşum. Eve yaklaşırken mutlaka öksürür , bizi uyarırdı.
Hemen lambayı yaktım. Kapıya koştum. Kapıyı açar açmaz Emminiz eve daldı. Bana döndü:
-Hemen bana kuru üzüm ez getir, dedi.
Anladım ki bizim ki , bir akraba düğünü vardı, oraya gitmiş ve orada 1’e dört kişi ile mücadele etmiş. Ben sormadan, o anlatmaya başladı:
Çuvalı eşeğe yaydım. Tam yola düştüm ki dağın arkasından bir davul sesi yekindi. Dayanamadım, eşeğe bir dah çektim ,eşek yola koyuldu. Ben de köye vardım ki beni bekliyorlar. Hemen eşleşme başladı ve geç vakite kadar,1’e dört kişiyle tek başıma mücadele ettim. İkisine pes dedirttim ama hele birin yumruğu doğrusu adama pes dedirten cinstendi. Gadanızı alayım, yatağa ağzının üstüne uzandı, arkasını sıvazladım, baktım ki bir avuç kan pıhtısı elime geldi. Ilık suyla sırtını temizledim. Gördüm ki sırtı mosmordu. Hemen üzümü sırtına sürdüm ve sardım.”
Hayretle, bunları dinlemiştik. Oğlu Durmuş da aynı şekilde yaman bir yumruk oyuncusuydu!
Bütün çocukları “toptan gıda esnafı” oldu. Hepsi de mesleklerinde namusuyla yıllardır çalışmışlar ve çalışmaktalar.
Şimdi kendisi yok ama adı ve sohbeti dillerde kalan nadir insanlardandı !
Mekanı cennet olsun.

 

Share
2.596 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

6+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 TEMMUZ’U UNUTMAMAK LAZIM

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    15 Temmuz 2016 işgal girişiminin üzerinden sekiz yıl geçti. Etkileri ve ülkemize ve necip milletimize verdiği zararlar hala devam ediyor. Bu sebeple 15 Temmuz 2016 işgal girişimini, ülkemiz açısından birçok yönü ile değerlendirmek elbette mümkündür. Peki, en büyük kayıplar hangi alanlarda olmuştur? sorusunun cevabı vermek zordur. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin o kadar çok ve çeşitli zarar ve kaybı olmuştur ki, bunu tam anlamıyla tespit etme imkânı maalesef yoktur. Tabi ki en önemli kaybı o gün verilen 252 şehididir. Bununla beraber 2734...
  • DÜNYA DONDURMA GÜNÜ

    19 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Sıcak yaz günlerinde içimizi serinletirken mutlu eden dondurmanın da günü olduğunu biliyor muydunuz? Yaz sıcaklarının vazgeçilmezi dondurmanın varlığı her yıl tüm dünyada Temmuz ayının üçüncü Pazar günü “Dünya Dondurma Günü” olarak kutlanmaktadır. 2024 yılının 3.cü pazarı 21 Temmuz gününe denk gelmektedir. Dondurma Günü ilk olarak 1984 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde Başkan Ronald Reagan tarafından ilan edilmiştir. Bütün dünya insanlarının dondurmaya olan zaafı sayesinde zaman içerisinde tüm dünyaya yayılmıştır. Her yıl temmuz ayın...
  • KUR’AN’I OKUMAK, ANLAMAK VE YAŞAMAK

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Yaz Kur’an Kurslarımız hem camilerimizde ve Kur’an Kurslarımızda başladı ve devam ediyor. Bu önemli faaliyet, dinimize kaynaklık eden Kur’an-ı Kerim’in insanlığa getirdiği rahmet yüklü mesajlarını başta ümidimiz, istikbalimiz olan çocuklarımız olmak üzere toplumun bütün kesimlerine ulaştırmayı ve paylaşmayı hedeflemiştir. Bu sebeple, başta öğrenci velilerimize, kurslarda görev alan tüm hocalarımıza ve ilgili kişilere büyük sorumluluklar düşmektedir. Sorumluluğun büyüklüğü kadar da mükafatının olduğu aşikardır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v....
  • ÇOK ANLAMLIK BAĞLAMINDA FİTNE KAVRAMI

    12 Temmuz 2024 Köşe Yazarları

    Fitne kelimesi, sözlükte “altın ve gümüş gibi değerli madenleri saflığını anlamak için ateşte eritmek” mânasına gelen fetn kökünden türemiştir. Klasik sözlüklerde ise : “Sınama, maddî ve mânevî sıkıntı, üzüntü, belâ ve felâketle imtihan etme.” şekilde sıralanmıştır Kur’ân-ı Kerîm’de atmış âyette fitne kelimesi ve türevleri geçmektedir. Fitnenin Kur’an’daki kullanımına göre bir çok anlamı vardır. Başlıca şu mânalara geldiği görülür: Sınama ve imtihan (Bakara,102; Tâhâ,40, 85, 90, 131); Şirk, küfür, müşriklerin Müslümanlara uyguladıkl...