logo

SEÇİM BİTTİ Mİ? ÖZÇEKİM ÖZVERİ VE ÖZELEŞTİRİ-1

1543

Bu yazı seçimden sonraki ilk Cuma günü yazılıp basılmış olmalıydı ama ‘Süleyman Demirel’e Rahmet Diliyorum’ başlıklı yazım dolayısıyla bu haftaya kaldı.

7 Haziran 2015 genel seçimleri bitti ama derdi bitmedi. Hala bütün memleket nasıl sonuca gidileceğini bekliyor. Beklentiler, umutlar. Gelişmiş ülkelerde böyle mi?!. Devletin bütün müesseseleri dimdik ayakta olduğu için hangi parti iktidara gelirse gelsin değişen bir şey olmayacağı için insanlar etkilenmez. Çünkü oralarda kimsenin iktidar değişikliğinden endişesi yoktur. Bizde neden vardır dersiniz? Oralarda kimse kimseyi korkutmuyor; ‘biz gelirsek şöyle olur’ ‘onlar giderse böyle olur’.

Ne gariptir ki her partide farklı yorumlar yapılırken, özeleştiri veya ‘keşke’ler konuşulurken AK Parti cephesinde de A’dan Z’ye herkes bu mevzuu konuşmakta olup haliyle üç dönemlilerin de işi yakinen takip ettikleri muhakkak. Beklentileri ‘acaba erken seçim olsun mu yoksa tekrar aday olabilme ve Meclise dönebilmek için dört yılın sonunu beklemek mi lazım gelmektedir’ soruları sonrasında toplantıları, çalışmaları vs. Nedense ‘artık yeter görev devri yapalım’ başka işe koyulalım veya emekli olalım yok. Araştıralım, fikir üretelim, gençleri eğitelim var mı? Belki de var da biz bilmiyoruz. O zaman özür dilemesi benden. Kendilerinden bazıları seçim öncesi Sayın Cumhurbaşkanımıza gittiler bir dönem daha kalabilmek için. Sayın Erdoğan ne yapsın? Gidin de bir dönem sonra gelin diyebildi. Artık gelmeyin nasıl desin idi. Olumlusu var, yeter artık diyeceğin var. Ama ben derim ki iyi ki üç dönem kuralı var. Diğer taraftan zannetmem ki yeni seçilenler erken seçimi düşünsünler.

Efendim niye düşünsünler ki. Çok çalıştılar emek ve para harcadılar. Ya erken seçim olur da listeye giremezse ne olu hali? Herkes kendini bilmez mi zannediyorsunuz hak edip etmediğini! Fikir sahibi, emeğini esirgemeyen, üretici, vatanperver, halkıyla bütün, özveriden kaçınmayan, partisi, Milleti ve Türkiye için her türlü fedakârlığı yapabilecek, oturduğu koltuğu dolduracak, bilge kimliğe sahip mi değil mi? Ama bilmez bilmez. Çok gördük kendini dev aynasında görüp İslam’ın menettiği kibire kapılanları.

7 Haziran öncesi seçilecek sırada olanda olmayanda çalıştı. Her yere gittiler. Genelde bir fikir üretemedikten, insanımıza kendinizi sevdiremedikten başka her yere gitmeyi ve insanların ellerini sıkmayı çalışmaktan saydılar. Kastım özellikle belli kişiler için değildir, ben Türkiye coğrafyasında genelleme yapıyorum. Hatırlayalım; Güven Partisinin amblemi olarak koç seçildiğinde ‘neden’ sorusuna ‘biz koçlar gibi kafa kafaya mücadeleyi kendimize esas alan ve fikir mücadelesini önceliğimiz sayan kişilerdeniz’ diyen Kayseri’nin övüncü rahmetli Turhan Feyzioğlu (1922-88) düşüncesinden hareketle bütün partilerden aday adaylığı safhasında kendi partisi içinde ve aday olduktan sonra diğer parti adaylarıyla dürüstlük, yetenek, bilgi, olgunluk, erdem ve fikirde yarıştıklarını görmek benim can yurdumda görmeyi istediğim bir hayalimdir. İlim, irfan ve hikmeti esas alan milli ve manevi duygu yüklü, vatanını milletini seven, ülkemin tarih bilgisi ile günümüz durumunu yoğurarak uzun vadede neler olabileceğinin düşüncesi ve sorumluluğu ile çalışmalara yön verecek kişilerin yarıştığı bir seçim, İŞTE BENİM HAYALİM.
Saygılarımla. 26.6.2015 Devamı haftaya.

Share
3.296 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

8+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Duayen Manifaturacı Muharrem Özkul Amca: 1928 yılında Develi'de dünyaya geldi. Ailesi askere geç gitsin diye iki yaş küçük yazdırmış. Babası Selamlardan Ömer Özkul'dur. Muharrem Amca'nın babası ikinci evliliğini yapıyor ve annesi evden ayrılıyor. Daha sonra Muharrem Amca büyük babası Yusuf'un yanında kız kardeşi ile birlikte yaşantılarına devam ediyorlar. Muharrem Amca'nın eğitim hayatı başlıyor. Bolu Orman Mühendisliği'ni kazanıyor ama babası beraber çalışacağız diyor ve göndermiyor. Askerlik çağı gelince Bitlis'te üç yıl askerlik görevini if...
  • DÜNYA KUCAKLAŞMA (SARILMA) GÜNÜ

    23 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Hayatın koşturmacası içerinde bazen kendimizi bazen de sevdiklerimizi ihmal ettiğimiz zamanlar olmaktadır. Özellikle son aylarda korona virüs nedeniyle yakınlarımızla, dostlarımızla mecburen görüşememekteyiz. Ayrıca soğuk, karlı ve kasvetli kış günlerinde insanların motivasyonları doğal olarak düşmektedir. İnsanların sıcak ve sevgi dolu bir kucaklaşması insana kendini iyi hissettirir. Bu günlerde manevi ruhu biraz yükseltmek için 21 Ocak tarihinde, “Dünya Sarılma veya Kucaklaşma Günü” kutlanmaktadır. Dünya Sarılma Günü, bir neden aramadan, her...
  • DÜNYA HİJYEN GÜNÜ

    15 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü hijyen olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde temizlik önlemleri anlamında kullanılan hijyen, aslında Yunan Tanrıçası Hygeia adlı tanrıçadan gelmektedir. Hygeia, Yunan ve Roma mitolojisinde geçmekte olup, tıp tanrısı Asklepios'un kızıdır. Sağlık ve temizlik tanrıçasıdır. İnsanlar, Bergama'daki Asclepius Tapınağı gibi tapınaklarda babası Asclepius'tan ve Hygeia'dan sağlık dilemişlerdir. Dünyanın ilk Hijyen Günü, Avrupa Hijyen Konseyi ve Türk ...
  • STATİK ELEKTRİK GÜNÜ

    07 Ocak 2021 Köşe Yazarları

    Mutlaka hepimizin başına elektrik çarpması defalarca gelmiştir. Hiç beklemediğimiz birisine ya da bir yere dokunduğumuzda bir anda elektrik çarpması hissi yaşarız. Günlük hayatımızda biriyle tokalaştığımızda, arabadan inip kapı kolunu tuttuğumuzda, bir yüzeye dokunduğumuzda veya parkta plastik kaydıraktan kaymış bir çocuğa dokunduğumuzda ortaya çıkan karıncalanma hissi, statik elektriğin etkisinden kaynaklanmaktadır. Hatta aradaki akım geçişi sırasında oluşan kıvılcım gözle görülebilir ve çıtırtı şeklinde ses duyabiliriz. Bu akım geçici bazı k...