logo

15 TEMMUZ’UN DEVELİLİ ŞEHİDİ “MURAT KOCATÜRK’Ü” RAHMETLE ANIYORUZ

 

Abdestini aldı. “Ben biraz dolaşacağım”. Deyip çıktı evden. Bir gülümsedi arkasını dönüp, ”Allah’a emanet ol oğlum.” dedi babası. Murat, devamlı aradığı peşine düştüğü şehadetine doğru yürüdü.
Türkiye’nin sırtından vurulduğu gündü 15 Temmuz. Ülkece iki yüz elli bir kez öldük o gece. Milletçe iki bin yedi yüz üç kez yara aldık, gazi olduk. Ülkemize ve demokrasimize karşı girişilen karanlık ve hain darbe oyununu milletçe, güvenlik güçlerimizce kurşunlara kafa tutarak bertaraf ettik. Tankları çıplak ellerimizle durdurduk. Göğüslerimizi zalime karşı siper ettik. Uyumadık. Hukuka ve demokrasiye olan güçlü bağlılığımızla bayrağımıza sahip çıktık. Zalimlere karşı o gün İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde kendini siper edenlerden biri idi Develili şehidimiz Murat Kocatürk.
Kayserinin Develi ilçesinin, Yukarı Develi Mahallesi’ndendi, otuz beş yaşındaydı. İstanbul’da bir ayakkabı imalathanesinde usta olarak çalışıyordu. O gece Fatih’te babasının yanındaydı. Aynı zamanda sporla ilgileniyor, karate, kung fu ve kick boks yapıyordu, Murat, eşinden ayrılmıştı, Enes 8, Muhammet Taha 12 yaşında iki çocuğu vardı. Çocukları annesinin yanında Develi’de olduğu için dört aydır göremiyordu. Sakin biriydi. Ağır Abi, derlerdi arkadaşları onun için. Kendi aralarında adı “Yargıç Murat”tı. Çünkü haksızlık yapan babası da olsa, ”sen haksızsın” derdi. Az ama öz konuşurdu.
Şehit olmadan Dört ay önce Türkmen Dağı’na şehit olma düşüncesiyle gitmiş, iki hafta kalmış. ”Burada şehitlik yok” diyerek dönmüştü. Dönüşünden iki günde bir, – ”Baba ben şehit olacağım” derdi. Son iki hafta bunu sık sık söyledi babası Bayram Amcaya.
Televizyon izlerken uyuyan babasına. – ”Baba kalk darbe oluyor. Hükümet düşüyor”. Diye kaldırdı. TRT’de okunan bildiriyi, sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısını dinledi. Babası olanları anlatmaya çalışırken Murat abdestini aldı.
– ”Ben biraz dolaşacağım” deyip evden çıktı. Bir gülümsedi arkasını dönüp, – ”Allah’a emanet oğlum” dedi babası. – “Oraya gittiğini hissediyordum, gideceğim dedi mi durduramazdık.” Diye ilave etti, Bayram Amca. Murat devamlı aradığı, peşine düştüğü şehadetine doğru yürüdü. Babası daha sonra görüntülerde izlerken Saraçhane’ye gidenler arasında gördü oğlu Murat’ı. Saraçhane’de bir katliam yaşanıyordu adeta. ”Kareli gömlekli birini taşıyorlardı ama başka bir isim söylediler, çatıya çıktım sabaha kadar dua ettim. Diye anlattı Murat’ın babası.
O sırada biri bağırıyor, vurulanlar olduğunu haykırıyor, insanlar oraya koşuşturuyor. Karga tulumba taşıyorlardı yaralıları. Taşıdıkları üstünde Murat’ının kareli gömleği, ama biraz loş, yüzü fark edilemiyordu. Sonrasında anonstan üç kişi vuruldu haberi geçiliyor. Biri göğsünden, biri bacağından, biri kolundan yaralıydı. Göğsünden vurulan kareli gömlekli ise Murat’ın ta kendisiydi.
Telefonu yoktu Murat’ın. Ertesi gün sabah oldu, öğle oldu, ikindi oldu haber alınamadı Murattan. Babası habersiz kalınca akşam vakti artık karakollarda aramaya başladı.” Gaziosmanpaşa Karakolu’ndan aradılar, seni ekliyorlar.” Haberi geldi babasına. Murat’ın şehit olduğunu hala aklına getirmeden, kavgaya karıştığını düşünerek gitti babası karakola. Orada aldı acı haberi. Evden gülümseyerek yolcu ettiği oğlu Murat’ı iki gün sonra hastane morgunda kendine gülümseyerek buldu. Adli Tıp Kurumundan na’şını teslim almak için gittiğinde karşılaştığı manzaranın kendisini rahatlattığını söyledi. Yüzünü görmek için açtıklarında gülüyordu.” Elhamdülillah gülerek ayrıldı, gülerken karşıladı beni karşıladı” diye düşündü babası. “Ayrılık acımız hiçbir zaman dinmiyor, ama onun gittiği yeri bildiğimiz için, vatanı ve bayrağı için şehit olduğu için, acımız hafifliyor” diyerek ayakta duruyor ve onunla gurur duyuyorlar. Acılı baba Bayram Kocatürk, “Vatan sağ olsun, hainlere gereken cevabı verdik, bin oğlum olsa bini de vatanda feda olsun” dedi.
Hainlerin düzenlediği darbe girişimine karşı direnirken şehit olan Murat Kocatürk, son yolculuğuna uğurlandı. Şehidimizin cenazesi 18 Temmuz 2016 tarihinde öğle vaktinde kılınan cenaze namazının ardından, tekbirler eşliğine “şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganları atılarak K.Çekmece Tepeüstü Mezarlığı’na götürülerek defnedildi.
11Temmuz 2017 salı günü saat:11.00 de K. Çekmece Tepeüstü’nde şehidimizin mezarı başında anma töreni düzenlendi. K. Çekmece Kaymakamı hemşehrimiz Harun Kaya, K. Çekmece Belediye Başkanı ve amcaoğlu Nebi Kocatürk, hemşehrilerimiz katılarak ona dua ederek andılar.
15 Temmuz’da destan yazan Demokrasi şehitlerimizi unutmayacağız ve unutturmayacağız. Şehit Murat Kocatürk’ün adı İstanbul Avcılarda bir Anadolu İmam Hatip Lisesine verilerek ölümsüzleştirildi. Ailesine, sevenlerine bir kez daha başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize acil şifalar diliyorum. Ruhları şad, makamları cennet olsun, Develili şehidimiz Murat Kocatürk’ün ve tüm vatan şehitlerimizin.
Not: Makale, “15 Temmuz Şehitleri” kitabında yazılanlara ilaveler yapılarak, şehidimizin yakınlarından bilgi alınarak ve yeniden düzenlenerek şehidimizin anısına özel olarak yayına hazırlanmıştır.

Çağdaş Develi Gazetesi, 20 Temmuz 2018, Sayfa 7

Share
1.267 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bırak Söyliyeyim Dilimi Tutma

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Bu 5. eserimi, güzelliklere ait olan Sevgiyi, VECD haline getiren, şiir okumayı özellik ve güzellik bilen herkese ithaf ediyorum. Dülgeroğlu Sabit Şiir;Yücelere tırmanan bir fikrin, düşüncenin, tefekkürün mahsulü, güçlü ifadenin merkezdeki özüdür. Meselenin künhüne inip kısa-veciz bir beyanla kitap çapında ifadesi edebi duygunun ihtimamı, iktidarı, zirvesidir. Edebî anlatım da gerek olmaz beyan'a, Mısralar bin söz eder şiirden anlayana. Korkuttular sindirdiler milleti, Sardılar başına maraz illeti, Modern putçuluğu, şirki zilleti, Bı...
  • SU TASARRUFU GÜNÜ

    16 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Küresel ısınma nedeniyle dünyadaki tatlı su kaynakları da giderek azalmaktadır. Artan insan nüfusu ve kentleşme daha fazla su ihtiyacı yaratmakta ve dünyanın ise bu kadar suyu bulunmamaktadır. Su tasarrufu, herkesin mutlaka bilincinde olması gereken hayati bir mesele haline gelmiştir. Su tasarrufu, kişisel temizlikte, konforumuzda ve ihtiyaçlarımızı karşılama yeterliliğinde herhangi bir azalma olmadan suyu verimli kullanmak, israf etmemektedir. Yani aynı işi daha az su kullanarak yapmaktadır. Meyve, sebze ve bitkilerin yetişmesinde, hayvanlar...
  • Mısırlı Aile’sinin Gelini Melek Öztürk ve Kızları Bilge ve Banu Öztürk

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Melek Öztürk hanım, merhum Ali Orhan Öztürk’ün eşidir. Özel İdare Memuru Ali Atlas ile Ev Hanımı Safiye Hanım’ın 3. çocukları olarak 2 Ekim 1942’de Sandıklı, Afyon’da dünyaya geldi. İlkokul ve Ortaokulu Sandıklı’da tamamladıktan sonra 1960 yılında İzmir Kız Lisesi’nden mezun oldu. 1966 yılında Ege Üniversitesi, Tıp Fakültesi’nden mezun oldu ve Van’ın Edremit Nahiyesi Sağlık Ocağı’nda göreve başladı. 24 Kasım 1967 Cuma günü Ali Orhan Öztürk Bey ile evlendi. Bu tarihten itibaren 1969 yılına kadar Malatya’da Sağlık Ocağı’nda, 1969 - 1970 yıllarınd...
  • TÜRKİYE SERBEST PARAŞÜTÇÜLER GÜNÜ

    10 Eylül 2021 Köşe Yazarları

    Paraşütle atlama, genellikle hava araçlarından çıkış yapılarak boşlukta ve belirli bir yükseklikte de paraşüt açarak yavaş bir şekilde yere inilen bir aksiyon sporudur. Hava aracından çıkış ve paraşütün açılması arasındaki zaman “serbest düşüş” olarak adlandırılmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşında, malzeme ve asker indirmek, uçakları arıza yapan pilotların yaşamlarını kurtarmak için sık sık kullanılmıştır. Askeri amaçla kullanılan paraşüt zaman içerisinde spor dalı halini almış olup, Türkiye’de de bu spora rağbet görmüştür. Bu spor özel...