logo

15 TEMMUZU GERİDE BIRAKIRKEN

Bugün 15 Temmuz Şehit ve Gazileri Anma Günün birinci yıldönümü. Bir yıl önce ülke genelinde yaşanan olaylar ister darbe, ister teşebbüs, isterse kalkışma olarak adlandıralım, önemli olan dışarıdan yönlendirilen FETÖ terör örgütü tarafından organize edilen bir hareket olduğunu bilelim. Bir yıl önce yaşanan bu olayları kısaca hatırlatmak istiyorum.
15 Temmuz 2016 tarihinde, FETÖ/PDY (Fetullahçı Terör Örgütü – Paralel Devlet Yapılanması)’ye bağlı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin emir komuta zinciri dışında bulunan örgüt mensupları tarafından “Yurtta Sulh Harekâtı” adıyla Türkiye genelinde bir darbe teşebbüsü gerçekleştirilmiştir. Darbe sırasında asker, polis ve sivil 248 kişi şehit olurken 2 bin 193 vatandaş da yaralanarak gazi olmuştur.
Yapılan darbe dışarıdan yönlendirilen ve örgüt (Cemaat) tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içerisinde organize edilen bir harekettir. Askerin şerefli üniforması içine gizlenen FETÖ’cü teröristler, aklın ve vicdanın alamayacağı birer ölüm makinesine dönüşmüş ve kendilerine emanet edilen silahları devletine ve milletine karşı kullanmaktan çekinmemiştir. Fetullah Gülen taraftarları (Cemaat) tarafından organize edilen bu hareketin ana iskeletini de bu cemaat yanlısı örgüt mensupları oluşturmuştur.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içerisinde bulunan vatanperver askerler ile meydanlara çıkan vatandaşlar, “Demokrasi için tek yürek” olarak darbeye karşı durmuşlardır. Bunların sonucu FETÖ/PDY yanlısı askerler tarafından yapılan darbe girişimi durdurulmuş ve darbecilerin bir kısmı darbe sırasında ölürken çoğunluğu yakalanmıştır. Fırsattan istifadeyle bir kısım darbeci de yurt dışına kaçmıştır.
Yapılan darbe girişimi, geniş bir alana yayılmış bir organizasyondur. Bu yüzden bu hareketi hafife almamak gerekir. Çünkü darbe gerçekleşmiş olsaydı ülke iç savaşın içerisine girecek, bunun sonucu birçok infaz ve ölüm olacaktı. Darbe sonrası geriye dönüp bakıldığında Türkiye’nin ne kadar büyük bir tehlike atlattığı ve uçurumun eşiğinden nasıl döndüğü görülmektedir. Burada şunu belirtmek gerekirse Türk insanı demokrasiye olan inancıyla bu darbeyi önlemiştir.
Dışarıdan aldığı destekle büyüyen ve bütün kurumların içine kadar sızan bir ihanet şebekesinin devletin temellerine nasıl dinamit koyduğunu darbe teşebbüsü sonrası Türk halkı farkına varmıştır.
15 Temmuz darbe girişimi Türk Silahlı Kuvvetlerimize olan güvencimizi ve sevgimizi zerrece azaltmamıştır. Askerimizin büyük bir çoğunluğu, milleti gibi darbeye karşı dik durmuş, içindeki hainlerin tuzaklarına ve tehditlerine boyun eğmemiştir. Darbe girişimini tezgâhlayan hainler yüzünden toplumun Silahlı Kuvvetlere duyduğu güvensizlik, gerek Fırat Kalkanı Harekâtı, gerekse Güneydoğu’da PKK’ya karşı başlatılan harekât ile giderilmiştir.
Yapılan hareketten bir yıl geçmiş olmasına ve bu süre içerisinde birçok örgüt yandaşı yakalanmasına rağmen halen kamu kuruluşlarında uyuyan ajanların olduğunu bilelim. Aynı tehlikenin başka şekilde diğer cemaat ve tarikatlardan da gelebileceğini düşünerek onları da kontrol altında tutalım.
Türkiye’nin, demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 15 Temmuz felaketi, milletimizin yüreğinde ve hafızasında derin izler bırakmıştır. Meclisin bombalandığı, Genelkurmay Başkanının rehin alındığı, gencecik insanların şehit edildiği ve birçok kişinin yaralandığı, örneğini hiç görmediğimiz, hiç yaşamadığımız bir daha da yaşamayı dilemediğimiz bir darbeyi artık geride bıraktık.
Ülke geleninde sağlanan birlik ve beraberliği bir bütünlük içerisinde devam ettirelim. Askerimize, ordumuza sahip çıkalım. Türk milletinin 15 Temmuz gecesi tek yürek ve birlik içerisinde olduğunu, milli beraberlik duygusunu zirveye taşıdığını hatırlayarak o gece yaşananları unutmayalım.
Hem yurtiçi hem yurtdışında ülke bütünlüğünü korumak için hayatlarını kaybeden tüm şehitlerimize rahmet, gazilerimize de sağlıklar diliyorum. Bu vesileyle adaletin ve demokrasinin olduğu bir Türkiye’de hepimizin huzur ve barış içerinde yaşamasını temenni ediyorum.

Share
642 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BİLGİ NEDİR?

    23 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    İnsan, araştırma ve öğrenme içgüdüsünü gidermek, hayatını sürdürebilmek, sayısız ihtiyaçlarını karşılamak ve geleceğini güvence altına almak için öğrenmek, kısaca her şey hakkında bilgi sahibi olmaya ihtiyacı vardır. Bilgi öyle geniş bir kavramdır ki tanımlamaya güç yetmez. Çünkü bilgi sonsuzdur ve her şeydir. Sözlük anlamıyla BİLGİ, öğrenme, araştırma ve gözlem yoluyla elde edilen her türlü gerçek, malumat ve kavrayışın tümüdür. Bilgi, içinde yaşadığımız dünyayı ve olayları yorumlamak ve yönetmek için uyguladığımız bir dizi anlayış, kavrayı...
  • DEVELİZADELERDEN BİR BİLİM ADAMI : ALİ RIZA EFENDİ (1853-1913)

    23 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    Osmanlı saray eğitim sistemlerinden biri de Huzur dersleridir. Padişahlarımızın başkanlığında ,yüzün üzerinde ulemanın katıldığı “Huzur Dersleri” çok önemlidir.. Bu konuda, yine bu sütunlarda (Çağdaş Develi Gaz.14.05.2019) tarihinde bir yazımız yayınlanmıştı. Bazı bölümleri tekrar etmekte fayda görüyoruz:” Osmanlı sarayında eğitim konusunda en önemli konulardan ”Huzur Dersleri” ve “ Enderun Mektebi” dir. Huzur derslerinin temel amacı, Osmanlı hükümdarının başkanlığında toplana 100-120 kadar seçkin din adamıyla yapılan Kur’an tefsirleri, yo...
  • Mustafa Akdoğan Amca’nın Anısına

    19 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    Demokrat Develi Gazetesi imtiyaz sahibi Mustafa Akdoğan 2.2.1955 Çarşamba Günü Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Akdoğan'a tanrıdan rahmet ve kederli ailesine başsağlığı dileriz… Demokrat Develi Gazetesi Develi Lisesi Yatılı 5.Sınıf Öğrencilerinin Taziyesi; Değerli arkadaşımız Ahmet Akdoğan'ın babası Demokrat Develi Gazetesi'nin sahibi Meclisi Umumi Azası Mustafa Akdoğan'ın ansızın vefatı üzerine duyduğumuz teessürlerimizi bildirir kederli ailesine baş sağlığı diler, acılarını paylaşırız. Diye 2.2.1955'te çıkan gazete ile duyurulmuş. 66 yıl ö...
  • DÜNYA PİL GÜNÜ

    19 Şubat 2021 Köşe Yazarları

    Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine doğrudan dönüştürerek, bünyesinde depolayan cihazlara PİL denir. Çoğunlukla aynı kimyasal yapıya ölçülere ve elektrik kapasitelerine sahip piller, tek tek bir araya getirilerek pil grupları oluşturulabilir ve bunlara kısaca BATARYA denilmektedir. Pilin tarihi milattan sonra erken yüzyıllara kadar dayanmaktadır. Bu döneme ait, pişmiş toprak kap içinde bakır tabaka ile çevrelenmiş demir bir çubuk bulunan sözde Bağdat Pili denilen kalıntılar bulunmuştur. Pillerin asıl gelişimi ise Alessandro Volta ile başlamı...