logo

15 TEMMUZ KIYAM(ET) GECESİ VE MİLLİ VURUŞ Dr. MUSTAFA ÇALIŞKAN

İstanbul Emniyet Müdürü Sayın Dr. Mustafa Çalışkan’ı Develi Kaymakamımız Sayın Murat Duru ile makamında ziyaret ettik. Emniyet Müdürümüz Kaymakamımız birlikte görev yaptığı Sakarya’dan yakın dostu ve arkadaşı. Ziyaretimizde “15 Temmuz Kıyam(Et) Gecesi Milli Vuruş” kitabını imzalayarak armağan etti. Türkiye sevdalısı Emniyet Müdürümüze Mevla’dan sağlıklı bir ömür dileyerek teşekkür ediyorum. Kitabı adeta o günleri yaşayarak okudum. Herkesin okumasını öneririm. Kitabın sadece ön sözünü Çağdaş Develi Gazetesi okuyucuları ile paylaşıyorum.
“Vatan toprağını kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimize ithaf olunur.”
Kitabımızın ismini “15 Temmuz Kıyam(Et) Gecesi ve Milli Vuruş olarak belirledik. Çünkü 15 Temmuz 2016 gecesi vatanını seven insanlar için başlangıçta “kıyamet” gibi bir geceydi. İlerleyen saatlerde Türk Milleti’nin kıyamına dönüşmüş olsa da.
Evet, o gece; lideriyle, halkıyla, başta polis teşkilatıyla olmak üzere birçok kurumuyla birlikte yedi düvele karşı topyekûn kıyam edildi. Yakın tarihimizde gördüğümüz darbelerden çok farklı bir formatta ve farklı amaçları içeren bu hain kalkışma oldu o gece. Sadece, hain bir asker grubunun tankı ve tüfeğiyle gelip, geçici bir süre yönetime el koyması meselesi değildi. Önce milleti korkutacaklar, bazı fay hatlarını kullanarak da birbirine düşürecekler, ardından da hazır bekleyen DEAŞ, PKK, FETÖ vb. diğer marjinal örgütleri devreye sokarak kanlı bir iç savaş fitilini ateşleyeceklerdi. Bu işi kurgusu tamamen dışarıda yapılmıştı, emperyaldi. Lakin oyuncuları içeriden temin edilmiş ve Anadolu coğrafyasının küçük kıyametini amaçlayan şeytani bir plandı.
Bu planın İstanbul ayağında Cenab-ı Allah’ın yardımı liderin cesareti ve basireti, milletin feraseti, İstanbul polisinin azmi, sabrı, tecrübesi ve dayanışması sabah 07.00 olmadan bir ‘MİLLİ VURUŞ’ a dönüşerek, Boğaz Köprüsü’ndeki asker elbiseli teröristlerin teslim olması/alınması ile bütün yurda bir nefes aldırmıştı. Türk milleti topyekûn, silkinerek ayağa kalkmış, kendine gelmişti. Darbeci hainler ise kulaklar telefonlarda gözleri televizyonlarda, kendilerini sahaya süren sahiplerini aramış ancak beyhude çabaları netice vermemiş, ortada kalakalmışlardı. Büyük Türk Milleti’nin kuvvet ve azametine yenik düşmüş, perişan olmuşlardı.
15 Temmuz’da şehit olmuş 250 güzel insan, yaralanmış 2029 fedakâr insan için… Vatanı ve mukaddesatı için meydanlara çıkmış milyonlarca insan için… Kurşunlara karşı beni korumaya çalışan ve benim önümde saf tutan onlarca vatan evladı, şehit olan yakın korumam; Mehmet Onay ve yaralanan Özel Kalem Müdürüm; Özgür Taşdemir için… Yanımda sabaha kadar mücadele eden müdür yardımcısı kardeşim Yener Ülgütol kahraman komutanım Korgeneral Yavuz Türkgenci için… Zekai Aksakallı Paşa, Tuğgeneral Davut Ala için… Şehit Ömer Halisdemir için… Vatan İçin… Tüm bunlar için… İstanbul’a vatana, mukaddesatımıza sahip çıkmak için gecenin psikolojisinin unutulmaması için…
0 gün orada yaşanan her şey çok farklıydı vatandaşımız da farklı bir vatandaştı, polisimiz de farklı polisti, ela okuyan müezzinimiz de…
15 Temmuz gecesi rabbimin şu ayeti sanki aynen tecelli etmişti: “Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Müminler ancak Allah’a tevekkül etsinler”(Ali İmran 160). O gece bütün polisler aslan kesilmişler, tabanca ile tankı kovalamışlar, helikopterlerle mücadele etmişler, gece boyunca onlara talimat veren emniyet müdürünün, ”Git kardeşim, gerekirse öl ama orayı ele geçir, ol öldür ama izin verme, ölseniz dahi bulunduğunuz yeri terk etmeyeceksiniz, gerekirse ölün ama ne silahınızı ne de koruduğunuz yeri terk etmeyin” emirlerini amasız, fakatsız ’emredersiniz’ sayın müdürüm diyerek tarih yazmışlardır. Bahsi geçen ayeti yaşamıştım, yaşamıştık o gece… İşte tüm bu lütufları da unutmamak, unutturmamak için bu kitabı yazdım…
15 Temmuz’u unutursak kalbimiz kurusun, unutmayacağız ve unutturmayacağız!
Tevekkül Allah’a dır, zillete katlanılmaz.
Ya istiklal ya ölüm, bunun ortası olmaz. İstanbul’da Anadolu’da inşallah kıyamete kadar ‘Türk yurdu’ olarak kalacaktır.
Allah, geçmişten bugüne kadar tüm şehitlerimize rahmet eylesin. Yakınlarına da sabır ve metanet, gazilerimize sağlık, vatan evlatlarına da güç kuvvet… Bekamız için…
Dr. Mustafa ÇALŞIKAN
(İstanbul Emniyet Müdürü)
Kitap İçin Ne Dediler:
(…) Kitapta öğrendiğimiz ilginç detaylardan biri de darbecilerin, 22.05’te “Genelkurmay’ın Uygulama Direktifi”ni İstanbul Jandarma Bölge komutan vekili Hüseyin Kurtoğlu’nun bu emrin geçersiz olduğuna dair kendi emrindeki birliklere mesaj geçmesi. Bu örnekte olduğu gibi birçok yerdeki vatansever Türk komutanının inisiyatif almaları darbecilerin planlarının sekteye uğramasında önemli rol oynamıştır. Kitapta daha sonra İstanbul’un dört bir tarafında olan hadiseler ve polisimizin kahramanca mücadelesi anlatılıyor.
Bu kitabı 15 Temmuz’da İstanbul’da yaşananları birinci ağızdan öğrenmek isteyen herkese tavsiye ediyorum. Prof Dr. Erhan AFYONCU (Yazar-Milli Savunma Üniversitesi Rektörü)
(…) Özellikle gençlerin bu kitabı mutlaka okumasını öneririm. Fatih ÇEKİRGE (Yazar-Hürriyet Gazetesi)
(…) 15 Temmuz gecesi’de “İstanbul düşerse Türkiye düşer” diyen darbecilere karşı göğüs göğüse mücadele eden ve bu kadim şehrin işgal edilememesinde başrolde olan bir polis müdürü. Murat KELKİTLİOĞLU(Yazar-Akşam Gazetesi)
(…) Bu kitap darbe öncesini, darbe gecesini ve darbe sonrasını anlatıyor. Okuyup bitirdiğimde kitaptan bana şu iki şey kaldı.
-BİR: O gece darbeye karşı verilen mücadelenin tüm safhalarını, İstanbul Emniyet Müdürü’nün anlattıklarından öğrenmiş oldum.
-İKİ: Emniyet Müdürü Dr. Mustafa Çalışkan’ın serinkanlı analizlerle deşifre ettiği “emperyal ihanet”i bir kez daha fark etmiş oldum. İkisi de az şey değil.
A. Hakan COŞKUN (Yazar-Hürriyet Gazetesi)
Beta Basım Yayın Dağıtım-2018 6.Baskı
Dr. Mustafa ÇALIŞKAN
1968 yılında Nevşehir ilinde doğdu. İlk ve ortaöğrenimini Kayseri’de tamamlayarak 1983 yılında Ankara Polis Koleji Sınavını kazandı. 1987 yılında Polis Akademisi’ne girdi ve 1991 yılında mezun oldu.
1991 yılında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde Komiser Yardımcısı olarak göreve başladı.
Sırasıyla İstanbul, Yalova, Batman, Kırşehir, Sakarya v​e Adana illerinde görev yaptı. 2001-2002 yılları arasında BM Polis Barış Gücü’nde (Doğu Timor), 2005-2006 yılları arasında da Kosova’da BM Polis gücünde görev aldı.
Polis Koleji, Polis Akademisi, Adalet Meslek Yüksek Okulu, İstanbul Adli Tıp Enstitüsü Yüksek Lisans programından mezun oldu. Ayrıca Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktorasını bitirmiştir.
2014 yılı Ocak ayında İstanbul ‘a atanan Dr. Mustafa ÇALIŞKAN Yıkıcı Bölücü Örgütlerle Mücadele, VİP, Terörle Mücadele Kurslarını görmüştür.
İyi derece İngilizce bilen Dr. Mustafa ÇALIŞKAN, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Çağdaş Develi Gazetesi, 21 Şubat 2020, Sayfa 7

Share
2.768 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

9+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 1 NİSAN ŞAKASI NEDİR?

    27 Mart 2020 Köşe Yazarları

    Her yıl 1 Nisan tarihinde sevdiklerimize, tanıdıklarımıza çeşitli şakalar yapar ya da şakalarına maruz kalırız. Hemen hepimiz hayatında en az bir kere yaptığı ya da en az bire maruz kaldığı Nisan şakaları akıllarımızda yer etmiştir. Genellikle yapılan kişiye olmayan bir şeyi inandırmak amacıyla bu sert şakalar yapılmaktadır. Her yıl dünyanın birçok ülkesinde insanlar, 1 Nisan günü yüzlerce komik ya da tuhaf şakaların kurbanı olmakta ve bu şakalara yakınlarını kurban etmektedir. Üstelik bu 1 Nisan geleneği yüzyıllardır devam etmektedir. Peki, 1 ...
  • BİR HİKAYEM VAR

    27 Mart 2020 Köşe Yazarları

    1.Dünya Savaşı 35 milyon insanın ölümüne sebep olmuştu. Osmanlı Devleti 9 cephede ülkesini koruma adına 5 milyon askerini cepheye sürmüştü. Bu askerlerin büyük çoğunluğu tifo, veba, açlık, soğuktan donma vb. yanında esaret belası gibi çeşitli sebeplerin yanında çoğu da şehit olmuştu. Söz konusu vatan müdafası söz konusu olduğunda gerisi teferruattır olduğu gerçeğinden hareketle bu ordudan geride kalanlar, 8.5 milyon insanın içinden çıkıp yine yedi düvele karşı İstiklal Savaşı vermiş ve nice şehitler pahasına Türkiye Cumhuriyeti Devleti doğm...
  • DÜNYA MUTLULUK GÜNÜ

    19 Mart 2020 Köşe Yazarları

    Mutluluk, bütün özlemlere, bütün isteklere eksizsiz bir biçimde ve sürekli olarak erişilmekten duyulan kıvançtır. Mutluluk, insanın hiçbir sıkıntı ve kederinin olmaması durumudur. Mutlu olan insan, çevresine ışık saçar ve yaydığı pozitif enerji ile hayatımıza anlam ve güzellik kazandırır. İnsanlığın var olma sebeplerinden biri olarak görülen mutluluk, her insana göre değişen bir tanıma sahiptir. 20 Mart 2012 tarihinde Birleşmiş Milletler, dünya üzerindeki insanların mutluluk fikrini hatırlamaları ve kutlamaları için 20 Mart tarihini, “Dünya Mu...
  • YENİ KORONAVİRÜS SALGINI NEREYE GİDECEK? / 2

    19 Mart 2020 Köşe Yazarları

    YENİ KORONAVİRÜS SALGINI NEREYE GİDECEK? / 2 Virüsler, Bakteriler ve Yaşamımıza Etkileri (Prof. Dr. Paşa GÖKTAŞ)   Yeni Koronavirüs Riskine Karşı #14 KURAL   1-Ellerinizi sık sık su ve sabun ile en az 20 saniye boyunca ovarak yıkayın. 2- Soğuk algınlığı belirtileri gösteren kişilerle aranıza en az 3-4 adım mesafe koyun. 3- Bulunduğunuz ortamları sık sık havalandırın. 4- Kıyafetlerinizi 60-90 derece normal deterjanla yıkayın. 5- Ateş, öksürük, nefes darlığı gibi şikâyetleriniz varsa, maske takarak bir sağlık kuruluşuna b...