logo

10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN!

28 Kasım 2014 Cuma günü Çağdaş Gazetesinde Demokrat Partiyi Develi’de kuran babam Mustafa Akdoğan’ın 20 Şubat 1954 tarihinde yayımladığı ve Develi’nin ilk* gazetesi olma özelliği taşıyan Demokrat Develi Gazetesi ile ilgili haber yapılmış ve ben oradaki babama ait başyazıyı köşe yazımda aynen aktarmış idim. Aşağıdaki yazı ise aynı gazetenin 2nci sayfasında yayımlanan Demokrat Parti Milletvekili Osman Nuri Deniz’e ait olup o zaman ki üslubun güzelliğini ve 60 yıl önce neler konuşulduğunu görmemiz için bugünkü köşe yazım olarak sizlere aktarıyorum.
Dilerim hepimiz gazeteci, yazar ve siyasetçi olarak bu yazıda vurgulanan
insanımızın görmeyi hak ettiği ve arzuladığı özellikleri taşıma gayreti içinde oluruz.
* Bakınız : Ali Rıza Önder- Kayseri Basın Tarihi 1910-1960 S. 92 Baskı : Ankara 1972
Not : Bu gazete Kültür Merkezimizde görülebilir.

GAZETECİ VE AHLÂK

Ammenin menfaatini alâkadar eden bilcümle hadisatı ve havadisi olduğu gibi toplamak ve bu hususta gerekiyorsa muhtelif mütalea ve görüşleri karşılayarak umumi efkâra aksettirmek suretiyle umumî ve menfaate hâdim (köle) olmak gazetecinin vazifesidir.
Ekseriyetin, görüş ve kanaatlerinin memleket idaresine müessir ve hâkim olduğu bir devirde; hakikat olduğu bir devirde; hakikatleri, hakiki şekilde okuyucularına aksettirmesi lâzım gelen gazetecinin cemiyet içerisinde yüklendiği vazife ve mesuliyet ehemmiyetlidir ve o nispette şeref payı büyüktür.
Gazeteci; çok dikkat ve itinalı hareket etmekle mükelleftir. Eğer bir gazeteci; inceden inceye tahkik, tetkik ve tesbit etmeden önce hâdisat ve haberleri yalan yanlış gazetesine koyarsa, cemiyet içerisinde huzursuzluk ve ahenksizlik doğar. Münevver, memleket sever ve namuslu vatandaşları müteessir eder (üzer). Hele gazeteci; basit hislerle, şuursuzca hareket eyleyerek şahısları hedef tutar, menfî cereyanlara kendisini kaptırır ve vâki olmamış bir hâdiseyi vâki imiş gibi gösterir, müşteri sayısını çoğaltmak endişesiyle dedikodu ve tahrike yer verirse vazifesini kötüye kullanmış ve hatta ahlâksızlığa sapmış olur.
Bir gazetecinin şeref ve haysiyet sahibi olması, memleket sever bulunması şarttır. Aksi takdirde muayyen maksat ve tesirler altında kalarak şeref ve haysiyet sahibi vatandaşlara sataşmakta beis (sakınca) görmez. Bu tıynetteki (huydaki) gazeteci nefretle karşılanır ve gazetesi kirli bir paçavra gibi çöp tenekesine atılır.
Siyaset gibi gazetecilikte ahlâkla ve samimiyetle yürür. Ancak o zaman gazetecilik, semereli ve faydalı olabilir. Ahlâka mugayir (uygun olmayan) siyasetin ömürsüz olacağı gibi siyasi ve ticari bir mevzuu olan gazetecilikte de ahlâk kaidelerinden uzaklaşılması o gazeteyi manen iflâsa sürükler.***
Esefle kaydedelim ki bazı gazetecilerde samimiyetten eser bulamıyoruz. Delilsiz, mesnetsiz yazılara rastlıyoruz.
Umumî efkârın hakikî mümessili olan gazetecilerin milli şuurla ve samimiyetle hareket eyleyerek milli menfaati her şeyin üstünde tutacakları günleri özlüyoruz.

***YAZARIN NOTU: ‘Ahlaka uygun olmayarak yapılan siyasetin ve gazeteciliğin ömürsüz olacağı gibi kişileri manen iflasa sürükler’ denmiş.
Ama bu görüş, beyninde edep ve hayâ duygusu olan insanlar için geçerlidir.Günümüzde manen iflas ediyor da kendisi farkında mı?
İŞTE 1954 ile 2014 Türkiye’sinin ‘ahlak anlayışı’ farkı!***

Share
2.144 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

10+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Gevher Nesibe Sultan Surlardan Sızan Aşk

    19 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    İlk romanı “Anılarda Son Ermeni” ile yakaladığı büyük başarıyı sonraki eserlerinde de devam ettiren Abdullah Ayata, yalnız Kayseri'nin değil, bütün Türkiye'nin beğenerek okuduğu önemli yazarlarımız arasına girmiştir. Bu romandan sonra Ayata Anılarda Son Ermeni'nin yazarı diye anılacaktır. Müthiş doğa tasvirleri, usta dil işçiliği ilmek ilmek dokunan bir Abdullah Ayata romanından bahsediyorum. Elime aldığımda bırakamadan okuduğum Gevher Nesibe Sultanın hayat hikâyesini konu alan romanda, usta yazarlara mahsus bir üslup, ne anlattığı değil, nası...
  • DÜNYA TUVALET GÜNÜ

    19 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Tuvalet, insanlık tarihinin en önemli ihtiyaçları arasında yer almaktadır. Yeri geldiğinde yemek içmek kadar önemli olan tuvalet ya da Hela, insan boşaltım sistemi artıkları olan dışkı ve idrarın boşaltılması ve uzaklaştırılması amacıyla tasarlanmış sabit düzenekler ile bunların yerleştirildiği kapalı mekândır. Tuvalet sözcüğü dilimize Fransızcadan girmiştir. Kelimenin aslı Fransızca “Toilette” olup, temizlik anlamına gelmektedir. Tuvalet kelimesinin dilimizdeki diğer isimlendirmeleri ise, abdesthane, ayakyolu, kenef, yüznumara (00), memişhane...
  • Develimizin İlk Diplomalı Diş Hekimi: Dr. Lütfü AVCI

    13 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Kuruluşundan bugüne derneğimizin faaliyetlerini ve tarihçesini, "Derneğimizin hafızasını" yazmayı planladığımda değerli Yönetim Kurulumuz,hemşehrilerim beni destekleyerek yüreklendirdi. Derneğin Başkanları ile ilgili fotoğraflar ve bilgiler edindim. Başkanların yakınlarıyla tek tek görüştüm. Kitabımız son aşamaya geldi. Değerli hocam Cavit Avcı’dan ağabeyi merhum Başkanımız Lütfü Avcı’yı anlatmasını rica ettim. Beni kırmayıp bu güzel yazıyı kaleme aldı. Bu vesile ile Avcı Ailesi’nden ahirete intikal edenleri rahmetle anıyor, hayatta olanlara sa...
  • Beyazdan Yeşile Bisiklet Turizmi ile ilgili Konferans

    13 Kasım 2020 Köşe Yazarları

    Develi Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü Derneği’nin 4 Kasım 2020 Çarşamba günü Kayseri Erciyes Mirada Otel’de düzenlemiş olduğu “Beyazdan Yeşile” Bisiklet Turizmi ile ilgili konferansa; Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Develi Belediyesi, Spor A.Ş., Erciyes A.Ş., Karayolları Genel Müdürlüğü, ORAN Kalkınma Ajansı; Middle Earth ve Eon Turizm; Enverçevko Ulusal & Eurovelo ve Grandprix Koordinatörleri, Develi Bisiklet ve Doğa Sporları Klubü Derneği üyeleri ve Abdullah Gül Üniversitesi’nden akademisyen ve öğrenciler katıldı. Bisiklet ve D...