logo

SEYRÂNÎ KAMPÜSÜNE BİR TUĞLA DAHA; Yrd. Doç. Dr. Kadir Özdamarlar kaleminden

1236

Develi Cumhuriyetin ilanı sırasında Yukarı Develi’de üç ,Everek’te ve Şıhlı ‘da bir medreseye sahipti.Modern okulculuk Develi’ye ilk önce 1885 yılında gelmiş ve Kopçulu İptidai Mektebi adıyla Develioğlu Ahmet Bey’in konağında açılmıştır.Sonra ardı sıra halkın yardımlarıyla Everek’te 15 lira ile Fenese İptidai Mektebi(Dumlupınar),50. Tl ile Merkez Nümune Mektebi,Kız İptidai Mektebi ve Rüştiye Mektepleri hizmet vermeye başlamıştır.Bu okullardan sonra bir de Zafer Mektebi yanında biraz sonra da İstiklal İlkokulu eğitim tarihimizin sahalarında ilkleridir.
Bu okullardan mezun olanlar eğitimine devam etmek istediği zaman işte o yılların orta okulu olan Rüştiye Mektebi yapılmıştır ki Develi’de yüksek tahsilin yolu böylece açılmıştır.
1924 yılına gelindiği zaman Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkmış tüm Türkiye’de olduğu gibi eğitim ve öğretimde birlik sağlanmıştı.Ayrıca Ermeni ve Rum azınlıkların okulları da bu kanundan nasibini almış ve bir ruhban okulu iken azınlık öğrencileri ve Türk öğrenciler birlikte okumaya başlayınca İstiklal İlkokulu adıyla hizmet vermeye başlamıştır.
Medrese ve rüştiyeler kapatılınca 1933 yılında Develi’li aydınların uzak görüşlülüğü ile Develi Orta Okulu eğitim hizmetine açılmıştır.Bu zamana kadar ilkokullardan mezun olup ta okumak isteyenler; özellikle Kayseri’de yatılı olarak orta-lise birlikte olan Kayseri Lisesi’nde okumuşlardır.
Yine aydın Develiler lise gerçeğini görmüşler ve organizeli bir biçimde çalışarak,1957 yılında o güzelim güzeli Develi Orta Okulu binasında; Develi Lisesi açılmış oldu.Bu satırların yazarı da bu lisenin bir mezunu olmaktan gurur duymaktadır.Şayet Develi’de bugün Anadolu’nun bir çok yerinde şerefiyle görev yapan Develili insanımız varsa;bu lisenin varlığına borçludur.Sadece Develili gençlere değil,aynı zamanda Yahyalı,Tomarza ve hatta Kozan’lı gençler de bu liseden feyizlenmiştir.
Bugün İstabul’da 150.000,Ankara’da 120.000,Kayseri’de de 20.000’e yakın Develili olduğu tahmin edilmektedir.Develi insanı Kadı Burhanettin ve Fatih Sultan Mehmet zamanlarında iki önemli sürgün yaşamıştır.Bundan dolayı Bursa’dan Diyarbakır’a,Gümüşhane’den Malatya’ya kadar Anadolu’nun on iki yerinde “Develi” adlı köy vardır.
Develi ekonomisinin sınırlı olması sebebiyle Develi insanı hem kültürel ve hem de ekonomik açıdan kalkınınca başta İstanbul ve Ankara olmak üzere başka şehirlere göç etmeye başlamıştır. Böylece Develi yıllar içerisinde kazandığı kazandığı somut ve somut olmayan değerlerini de kaybetmeye başlamıştır.Halbuki bu değerler toplumu ayakta tutan,
bastığı toprağın nasıl mübarek bir yer olduğunun şuuruna eriştiren,birlik ve beraberliğin temeli değerler manzumesidir.eştiği eAncak Develi dışına çıkıp, gelişmiş aileler köküyle bağlarını koparmamışlar,yurt dışına gidenler de köklerini inkar etmemişler ve vatan sevgisini daima yüreklerinde duymuşlardır.Nitekim 1910’ların başında Arjantin’e çalışmaya giden Develilerin İstiklal Harbi çıkınca kendi aralarında topladığı yüksek bir meblağı o yılların nice türlü zorluğuna rağmen Ankara’ya göndermişlerdir.Ayrıca yurt dışı gezilerimizde de insanımızın ne güzelliklerini görmüşüzdür!
Bugün Develi’li yüzün üzerinde nice akademisyenler seçkin üniversitelerimizde şerefle görev yapmaktadırlar.Gençliğin %90’ı üniversite mezunudur.İlk ve orta öğretimin bütün okulları bugün Develi eğitiminde hizmet vermektedir ki bu yüksek başarıda bu birbirinden değerli okullarımızın yüksek rolü tartışılmazdır.Bunlar yanında nice hayırseverlerimizin yaptırdığı kız ve erkek öğrenci yurtlarının da eğitimimizdeki hizmetlerini hayırla anmaktayız.
Böyle kültürel bir zenginliğe sahip Develi’de niçin üniversite hazırlıkları olamazdı?.Hatırladığımız kadarıyla bu konu ilk defa 1984 yılında yapılan “Âşık Seyrânî Seminer ve Şenlikleri”’nde dile getirilmişti. Yani Erciyes Üniversitesi’nin kuruluşundan(1978) tam altı yıl sonra.Bu dileğin kıymetini bilen nice Develi’li aydınlardan kimi bir üniversitenin teknik meseleleriyle,kimi akademik meseleleri,kimi üniversite alanı ile o kadar tartışmalar,düşünceler serdettiler.Seyrânî Eğitim Vakfı da bu amaçla kuruldu.Bu alt yapı çalışmalarında Ec.Haluk Yalçın,Ec.Şahin Azman,Suat Köylüoğlu,Prof.Dr.M.Kemal Atik,Dr.Kadir Özdamarlar,İş adamı Şadi Kolay,Belediye Başkanı Recep Özkan gibi adlarını sayamadığım nice vefalı ve duyarlı insanlarının emekleri unutulamaz.

1234

Develi’de;Sami Dedeoğlu, Bahattin Cebeci’nin öncü çalışmaları sonucu şüphesiz zamanın Cumhurbaşkanı Sayın Doç.Dr.Abdullah Gül’ün de manevi desteğiyle 2003 tarihinde daha önce kurulan “Seyrânî Kampüsü” nde de ilk olarak Hüseyin Şahin Meslek Yüksek Okulu’nun temeli atılmış ve kampus hızla gelişerek bugünlere gelmiştir.
Bugün ise kardeşim noter Hamdi Özdamarlar’ın da olduğu,Mustafa ve Şükrü Karaca, Nevzat Çulhaoğlu,Sait Erdal Metiner ve Şükrü Kulak dostlarımızın da hayırlarıyla,değerli arkadaşım rahmetli Mahmut Karaca adına yeni bir eğitim binasının temeli atılmaktadır.

1235
Bu güzelliklerin yanında böyle anlamlı bir temel atma törenine yurdumuzun dört tarafından gelerek katılan başta Sayın Başbakan Yardımcımız Prof.Dr.Numan Kurtulmuş ve bu işte emeği geçenler ile ilgi gösterenlerin hepsine yürekten teşekkürler.Toprağı ile ödeşmek güzeldir.Ancak bu vefa da karşılık bulduğu sürece kıymet kazanır.
Develi adına böyle anlamlı bir gün yaşatan her kişiye binlerce teşekkürler.
Bu kampus bir sabrın ve planlı çalışmanın ürünüdür.Üniversite de, böyle hayırseverlerimiz olduğu sürece böyle olacaktır.
Buna adımız gibi yürekten inanıyoruz!

Share
2.272 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

4+5 = ?