logo

Ağ Gelin Efsanesi

Halk kültürü araştırmacıları ve televizyon yapımcıları, somut olmayan kültürel mirasın araştırmaları çalışması kapsamında, Develi’de yaygın bir efsane şeklinde anlatılan, taş kesilme motifindeki ‘Ağ gelin’ (Ak gelin) efsanesini araştırıyor.
Develi’nin efsanesi ‘Ağ gelin’, Erciyes Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi’nden öğretim üyeleriyle TRT program yapımcıları tarafından araştırılıyor. İlçemize gelen ekip, araştırmasını burada sürdürecek.
Efsane araştırmasında TRT’de program yaparak, Ağ gelin efsanesini hakkında araştırma heyetinden bilgiler sundu. Programa katılan Gazetemiz Başyazarı Araştırmacı-Yazar Yrd. Doç. Dr. Kadir Özdamarlar, “’Koçgun devri’ adı verilen 1603-1607 yıllarındaki isyan ve soygun hareketlerinde Develi’de etkilenmiştir. 1603 yılında ünlü eşkıya Tavil Mehmet’in yine Han Mehmet adındaki eşkıyanın yaptığı kötülükler ile aşiretler arasındaki kanlı çatışmalar meşhurdur. Ağ gelin efsanesi de bu kötü günlerin izlerini taşımaktadır. Develi’den bir Türkmen obası, Erciyes’in güney eteklerinde bir yaylaya çıkar. Bu obada, ahlaki ve fiziki güzelliğinden dolayı ‘Ağ (Ak) Gelin’ adı verilen bir gelin vardır. Kocası ve iki çocuğu ile beraber mutlu yaşarlarken, kocası gurbete çalışmaya gitmiştir. Develi çevresinde yaşayan bir eşkıya, güzelliği ile şöhret bulan Ak Gelin’e göz koymuştur. Sahipsizliğini de anlayınca, bir gece obayı basarak kaçırmak ister. Namus timsali Ak Gelin, olayı anlar, gece karanlığında iki çocuğunu ve küçük sandığını yanına alarak, karışıklıktan da faydalanarak gizlice Erciyes’e doğru kaçar. Erciyes’in ortalarında öyle bir yere gelir ki, ilerisi uçurum gidilmez. Geriye dönse eşkıya. Gözyaşları ve çaresizlik içerisinde ellerini açar ve Allah’a yalvarır, ‘Allah’ım, beni ve çocuklarımı ya taş et, ya da kuş’. Duası, kabul edilir. İlk defa taş et dediği için, onlar taş kesilir. Güneş doğunca oba sakinleri ve eşkıya, Ak Gelin, iki çocuğu ve çeyiz sandığının hayretle ve şaşkınlıkla taş kesildiğini görürler.
Günler sonra obaya dönen kocası olayı annesinden öğrenir. Koşarak ailesinin taş kesildiğini görür. Uzaklardan bir ses duyar, ‘Yiğidim namusunu bir eşkıyaya çiğnetmedim. O eşkıyadan ahtımı koma’. Bu ses Ak Gelin’in sesidir. Delikanlı taş kesilen ailesine bakarak, ‘Alırım ahtını, koymam Ak Gelin’ der” diye konuştu.
Ağ Gelin Efsânesi – Yöresel Halk Hikayesi
“Ağ gelin de indim ola yayladan Ağ gelin sürmelim oy
Kaşı değil gözü beni ağlatan Ağ gelin sürmelim oy
Bu güzellik sana kadir Mevlâ’dan Ağ gelin sürmelim oy
Ölürüm de ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Sarı yazma pek yakışır güzele Ağ gelin sürmelim oy
Sarardı gül benzim döndü gazele Ağ gelin sürmelim oy
Ben gidiyom da sen yârini tazele Ağ gelin sürmelim oy
Ölürüm de ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Bir taş attım karlı dağın ardına Ağ gelin sürmelim oy
Düştü mola Ağ gelinin yurduna Ağ gelin sürmelim oy
Senin ile şu beylerin derdine Ağ gelin sürmelim oy
Alırım ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Ağ gelin de oturmuş çorap örüyor Ağ gelin sürmelim oy
Çorabın üstüne güller deriyor Ağ gelin sürmelim oy
Zalim anan uzaklara veriyor Ağ gelin sürmelim oy
Alırım ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Irmak kenarında biter yosunlar Ağ gelin sürmelim oy
Yosunun üstünde bizi yusunlar Ağ gelin sürmelim oy
İkimizi de bir mezara kosunlar Ağ gelin sürmelim oy
Ağ gelin de biri yari desinler Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Ağ gelin oturmuş taşın üstüne Ağ gelin sürmelim oy
Taramış zülfünü kaşın üstüne Ağ gelin sürmelim oy
Bir selamın gelmiş başım üstüne Ağ gelin sürmelim oy

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
1.480 Defa Okundu
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?