logo

08 Mayıs 2019

Sınav Kaygısı ve Başa Çıkma Yolları

KARABÜK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, çok değerli hemşehrimiz 

Prof. Dr. Ömer OĞUZTÜRK’ün siz Çağdaş Develi Gazetesi okurlar için kaleme aldığı yazısı…

 

Sınav Kaygısı ve Başa Çıkma Yolları

 

Yaklaşan Liselere Giriş ve Üniversite Sınavlarına yoğun bir tempoyla çalışan öğrenciler ile öğrencilerin aile ve öğretmenlerini olağan üstü bir heyecan kasırgası kaplamış durumdadır. Ortadaki belirsizlik, kaygının oluşmasına zemin hazırlayan faktörlerin başında gelen sınav duygusunun verdiği rahatsızlıklar gibi birçok genç ve ailelerinin sıkça karşı karşıya kaldığı durumlardan dolayı maruz kaldıkları ve sınavın yaklaşmasıyla daha da artan ‘kaygı ve stres’ ile nasıl başa çıkarız, kaygının olumsuz etkilerini nasıl lehimize çevirebiliriz diye düşündükleri bir gerçektir. 

Sınav Kaygısı Nedir?

Sınav kaygısı, kişinin sınav sonucunda elde edeceğini düşündüğü akademik başarısızlığı genelleyerek bunu ‘kişiliğinin başarısızlığı’ olarak algılanmasından kaynaklanan dolayısıyla öğrenilen bilginin sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasını engelleyen ve başarının düşmesine yol açan ileri derecede bir kaygı durumudur.

Aslında sınav kaygısı gerekli ve faydalıdır. Öğrenciyi bir amaç edinmeye motive eder. Faydalı olmayan, yoğun ve aşırı kaygılıdır. Yoğun kaygı ile salgılanan ‘adrenalin’ hormonu korku ve paniğe neden olabilir. Böylelikle yoğun kaygı ile öğrenciler sınav sırasında mevcut bilgilerini unutur ve bu durum öğrencilerin başarısının düşmesine neden olabilir.

Burada şu iki kavramı birbirinden ayırmak gerekir. Birincisi ‘korku’ diğeri ise ‘kaygı’dır. Korku kaygının daha yerleşik bir biçimidir. Korkuda gerçekçi bir fiziksel tehdit söz konusudur. Örneğin; akrepten korkarız. Kaygı ise yaşanan durumlarda benliğe yönelik sanal bir tehdittir. Girdiğimiz sınavlar bizi korkutmaz, kaygılandırır.

Eğer sınava hazırlanan öğrencinin sınavlar yaklaştıkça heyecanı artıyorsa, uyku düzeni bozulmuşsa, karın ağrısı, bulantı ve kusması, baş dönmesi varsa, kalp atışları hızlıysa öğrencide; özgüven eksikliği, huzursuzluk, içe kapanma, ilişki kurmada güçlük, olumsuz benlik algısı, unutkanlık, bilgi transfer edememe, dikkat ve konsantrasyon güçlüğü bulunuyorsa bu durumda öğrenci için ‘korku’dan değil ‘sınav kaygısı’ndan bahsedilebilir.

Özellikle sınav dönemlerinde yaşanan bahsettiğimiz yoğun kaygı, öğrenci ve yakınlarının ruhsal durumlarında ciddi tahribata neden olabileceği gibi bu kişilerde kaygının yanı sıra umutsuzluk, çaresizlik, karamsarlık ve kendine veya başkalarına karşı yoğun öfke, hatta sınavla ilgili kabuslar görmeye kadar olumsuz duygular dahi yaşayabilirler.

Bunlardan başka; yoğun kaygı kişiyi zorlar, zihinsel becerilerini ciddi anlamda zayıflatır. Kaygı bir yerde organizmaya o kadar hakim olur ki kişinin bilgiyi transfer etmede, dikkatini bir yerde toplama ve anlamada yeteneklerini sekteye uğratır. Bu durum kişinin ders çalışmasına engel olduğu gibi becerilerini kullanmasını da zorlaştırır.

Sınav kaygısının birçok nedeni vardır. Ama bunların içerisinde ikisi öğrenci için çok önemlidir.

Birincisi öğrencinin sınavla ilgili ‘eksiğinin’ olması yani öğrencinin konulara tam hakim olmayışıdır. Daha doğrusu öğrencinin ‘hazır olmaması’dır. Öğrencinin bu nedenden dolayı sınav kaygısı kaçınılmaz olur. Bu durumda, öğrencinin sınav kaygısıyla baş edebilmesi gerçekçi hedefler oluşturarak iyi bir programlama ile birlikte eksiklerini gidermek için çaba harcaması ile mümkündür.

Öğrencide sınav kaygısını oluşturan ikinci neden ise sınavda başarısız olursa bütün insanların kendisini ‘yargılayacakları’, ‘mahcup olacağı’ ve ‘toplumsal utangaçlığının artacağını’ düşüncesidir. Bundan dolayı; öğrencinin olumsuz düşünceleri kendisini esir almaya başlar. Bu düşünceler;

“Ben bu sınavı başaramazsam aileme olan borcumu ödeyemem.

Ben bu sınavı başaramazsam kendimi ispat edemem.

Ben bu sınavı başaramazsam ailemin yüzüne bakamam.

Ben bu sınavı başaramazsam benim yeteneğimden şüphe edecekler.

Ben bu sınavı başaramazsam ileriye yönelik projelerim bir hiç olacak.

Ben bu sınavı başaramazsam hayatta iyi bir konuma gelemem.

Ben bu sınavı başaramazsam beni tanıyanların yüzlerine nasıl bakabilirim.”

şeklindedir. 

Bu tür düşüncede olan çocuklar için paniklemeden, elden geldiğince bilgi birikimlerini artırmak ve hissettikleri kaygının azaltılmasında onlara yardımcı olacak çalışma stratejileri geliştirmek gerekir. Aile öğrenciye başarı baskısı yapıyorsa bundan vazgeçip çocuğu ile yeni bir ilişkinin temelini atarsa çocuğun sınav kaygısını oluşturan olumsuz düşüncelerinde azalma olur.

Diğer taraftan; otoriter aile ve ebeveyn tutumu, sıkı disiplin uygulamaları, anne – babaların muhtemel çocuk beklentisi; çocuğun başkaları ile kıyaslanması, notla tehdit edilmesi ve cezalandırılması gibi olumsuz tutum ve davranışlar öğrenci üzerindeki kaygıyı tetikler. Bu durumun önüne geçebilmek için öncelikle ebeveynler çocuğu çok iyi tanımalı, ondan yapabildiğinden fazlasını beklememeli, olumsuz eleştirilerden ve etiketlemelerden kaçınmalıdır. Anne ve babalar olarak çocuklarına her konuda karşılıksız sevgi vermeli, sınavda başarısız olmaları durumunda sınavın bir son olmadığını dile getirmelidir.

Son olarak; ailelerin çocuklarına olumsuz davranışlarına yönelik varsa yapıcı öneriler sunulması, bunun yanı sıra daha önce elde ettikleri başarıları hatırlatarak güç vermeleri ve onları cesaretlendirmeleri uygundur.

Bunların dışında öğrencilerin sınav kaygısıyla başa çıkmak için;

­ Gevşeme egzersizleri yapması,

­ Doğru nefes alması,

­ Olumsuzluğu bir kenara bırakıp olumluya odaklanması,

­ Gerçekçi hedefler oluşturması,

­ Sınav sonucu ile ilgili olumsuz senaryolar kurmak yerine sınava konsantre olması,

­ Sınava planlı, programlı çalışması

uygun olacaktır.

Share
543 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+8 = ?