logo

UNESCO GÜNÜ


Mustafa ÇEKEMOĞLU
cegmecioglu@cagdasdeveligazetesi.com.tr

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization) UNESCO, Birleşmiş Milletlerin özel bir kurumu olarak 1946 yılında kurulmuştur. Bu kurumun yasası Kasım 1945 ayında Londra’da 44 ülkenin temsilcilerin katıldıkları bir toplantıda kabul edilmiştir. Türkiye bu yasayı imzalayan ilk yirmi iki devlet arasında onuncudur. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 25 Ağustos 1949 tarihinde faaliyete geçmiştir.
Merkezi Paris’te bulunan UNESCO’nun amacı, eğitim, bilim ve bilgi alışverişi alanlarında uluslararası işbirliğini, tüm insanların bilgi ve kültürlerinin artmasını insan haklarının güçlenmesini sağlamaktır. Çalışmaları Asya, Afrika ve Latin Amerika ülkelerine temel eğitim malzemeleri sağlamaktan önemli metinlerin çevirisine kadar çok geniş bir alana yayılmıştır. En önemli katkısı, az gelişmiş ülkelerde eğitimin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması konusundadır.
124 üyesi bulunan UNESCO’nun organları Genel Kurul, Yürütme Konseyi ve Sekreterliktir. Genel kurul, yılda bir kez bütün üyelerin katılmasıyla toplanır. UNESCO eğitim, bilim ve kültür alanlarındaki amaçlarını kendisine üye her devlette kurulan Milli Komisyonlar aracılığıyla gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Genel Kurul, aynı zamanda UNESCO’nun en yetkili organı konumundadır.
Genel kurula katılan ve hükümetlerce aday gösterilen temsilciler arasından dört yıl için seçilen UNESCO Yürütme Konseyi, 58 üyeden oluşmaktadır. Genel Kurul tarafından altı yıl seçilen bir genel direktörün yönetimi altında çalışan UNESCO Sekreterliği eğitim, bilim, kültür ve iletişim bölümlerine ayrılmıştır. Sekreterliğin başlıca görevi, iki yıllık UNESCO programların uygulanması için bütün teknik çalışmaları yapmak ve gerekli tedbirleri almaktır.
Okuma yazma bilmeyenlerin sayısının azaltılması, okul ve kütüphanelere yardım edilmesi, gelişmemiş ülkeler için kültürel etkinlikler düzenlenmesi, UNESCO’nun çalışmalarına örnek olarak gösterilebilir. Teşkilat çalışmalarını Birleşmiş Milletlere rapor etmesi dışında organları, bütçesi ve diğer statüleri bakımından tamamen bağımsızdır. Her BM üyesi devlet, UNESCO’nun üyesi olabilme hakkına sahiptir.
Dünyada okul çağında bulunan çocukların yarısından fazlası tesis yetersizliği ve öğretmen azlığı dolayısıyla eğitimlerini yapamamaktadır. UNESCO’nun bu alandaki ilk çalışması, Latin Amerika ilköğretimi için daha çok öğretmen yetiştirme ve öğrencilerin okul haricinde karşı karşıya geldikleri problemleri çözmeye yönelik olmuştur. Başarılı olan bu çalışmanın benzerleri daha sonra Asya ve Afrika’da da tatbik edilerek müspet neticeler alınmıştır.
İnsanlar arasında dil, din, ırk ve cinsiyet farkı gözetmeden insan hak ve özgürlüklerine saygıyı temel ilke olarak benimseyen UNESCO, üye devletlerinde bulunan komisyonları aracılığıyla çeşitli çalışmalar yapmaktadır. Bu görevleri bilim, kültür ve eğitim alanlarında olup, en önemlilerinden bir tanesi üye ülkelerde bulunan tarihi eserleri, yapıları dünya mirası kabul ederek koruma altına almasıdır.
“Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunmasına Dair Sözleşme” kapsamında UNESCO, bazı kriterler doğrultusunda dünyadaki bazı yer ve bölgeleri dünya miras listesine almıştır. Bu listeyi oluşturmasının amacı evrensel değerlere sahip çıkıp tanıtmak ve yaşatmaktır. Dünya mirası listesinde 1073 kültürel ve doğal varlık bulunmakta olup bu varlıkların 17 tanesi ülkemizde bulunmaktadır. Kültürel Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde korunan bu varlıklar şunlardır.
– İstanbul’un tarihi alanları (1985)
– Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas 1985)
– Göreme Milli Parkı ve Kapadokya (Nevşehir 1985)
– Hattuşa Hitit Başkenti (Boğazköy – Çorum 1986)
– Nemrut Dağı (Adıyaman 1987)
– Xanthos – Letoon (Antalya – Muğla 1988)
– Pamukkale – Hierapolis (Denizli 1988)
– Safranbolu (Karabük 1994)
– Troya Antik Kenti (Çanakkale 1998)
– Edirne Selimiye Camii ve Külliyesi (Edirne 2011)
– Çatalhöyük Neolitik Kenti (Konya 2012)
– Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı (İzmir 2014)
– Bursa ve Cumalıkızık (2014)
– Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri (2015)
– Efes harabeleri (İzmir 2015)
– Ani Arkeolojik Alanı (Kars 2016)
– Afrodisias (Aydın 2017)
Neticede, UNESCO kitle haberleşmesinden tutun da kültürel olaylara varana kadar pek çok farklı alanda çalışmalar yapmaktadır.

Share
665 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KAYSERİLİLER DARÜLACEZE’DE BULUŞTU

    15 Şubat 2019 Köşe Yazarları

    7 Şubatta senenin 38. gününde Kayseri Derneklerimiz öğle yemeğinde İstanbul'da Darülaceze'de buluşarak Darülaceze sakinlerine bin kişiye yöresel damak tadımız olan mantı ikramında bulundu. Organizasyona iki yüze yakın İstanbul'daki Kayseri Derneklerimizin Başkanları ve Yönetim Kurulları ve davetli hemşehrilerimiz katıldılar. Sekiz yüze yakın Darülaceze sakinine mantı ikram edildi. Maksat elbette yemek değil; darülaceze sakinleri ile birlikte olmak, onlara güzel bir gün yaşatarak gönüllerini almak.Program, Başakşehir Meclis Üyesi Aday Adayı...
  • İşimi yapamamaktan şikayetçiyim…

    15 Şubat 2019 Köşe Yazarları

    İnsanoğlunun ilk çağlarda tek amacı hayatta kalmak için mücadele etmek idi. Yiyecek ve giyecek için avlanmak zorundaydı. Üretim yoktu. Yabani hayvanlardan kaçmak zorunda idiler. Kışın ise soğuktan korunmaya çalışıyorlardı. Sürekli göçebe halinde idiler… Sonra nüfus çoğaldı. İnsanlar aralarında ayrıştı. Değişik topraklara farklı farklı göç ettiler. Dilleri değişti, dinleri değişti . Sonra yerleşik düzene geçtiler. Tarım, hayvancılık… Sonra sanayi devrimi başladı. Sonra tekınoloji çağına girdik… Ama biz ne yapıyoruz ??? Her s...
  • DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ

    15 Şubat 2019 Köşe Yazarları

    Yaşanmış veya yaşanması mümkün olan olayların okuyucuya haz verecek şekilde anlatıldığı kısa edebî yazılara "Hikâye" (Öykü) denir. İnsanoğlunun dünyaya gelişinden beri her zaman anlatabileceği bir öyküsü mutlaka olmuştur. Öykü, insanı doğrudan ya da dolaylı olarak ilgilendiren bir durumun yaşanabilir oluşunu veren, o durumun çekirdeğini, ayrıntısını belirlemeyi ve gerçeklik gerilimini ve duygu yükünü vurgulamayı amaçlamış, kendi başına bağımlı, bir düzyazı türü, bir aktarım aracıdır. Öykü yazarlarının birbirleriyle ve okuyucularıyla tanışm...
  • TARIMDA SON DURUM

    07 Şubat 2019 Köşe Yazarları

    İpek Hanım’ın Çiftliğini duydunuz mu hiç ? Manisa yöresinde kurulmuş bir çiftliktir. Ben bir çok ürünümü ordan sipariş veririm. Siz de sipariş vermek isterseniz ipekhanim@ipekhanim.com mailine yazmanız yeterli.İpek Hanım’ın Çiftliğinin sahibi Pınar Hanım, her hafta tarım ile ilgili bir yazı yazar. Yazı maillerimize gelir okuruz. Bu hafta yazdığı yazı, benim de içten içe düşündüğüm şeyleri aynen yansıtmış.Yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. “ Futbolcu ile popçu bir gece kulübünde kavgaya tutuşuyor. Biri birinin eşine sarkıyor, sonra biri diğerin...
astropay bozdurma bitcoin bozdurma paykwik bozdurma
kartal escort antalya Escort ataşehir Escort konya escort porno video manavgat escort