logo

TEHCİR VE UNUTULAN AYDINLAR-2


Yrd. Doç. Dr. Kadir Özdamarlar
yazarozdamarlar@cagdasdeveli.com.tr

İnsanların kaderi gibi, devletlerin de kaderi vardır!Acı, tatlı onu yaşarlar.İkbal dönemleri de vardır, yokluk dönemleri de.Fakat yaşarlar. 624 yıl tarihte yerini alan Osmanlı devleti üç kıtada hüküm sürerken 1911- 1923 yılları arasındaki on yıl süren savaşta,dokuz cephede beş milyon insanını (şehit,kayıp,hastalık,esir…) kaybetmişti. Ayrıca koca imparatorluk yerini; Duyûnu Umumiye borçlarını,Kürtçülük, ve Ermeni meselesini Türkiye Cumhuriyeti’ne bırakarak gitmişti.
Şüphesiz bunların her biri çok önemli birer meseledir. Hele 1914’de vuku bulan Tehcir meselesi.Yüz yıllardır beraber yaşanılan çok yerde ortak kültür oluşturulan ve millet-i sadıka diye adlandırılan Ermeniler; 1.Dünya Savaşı ve 30 milyonun üzerinde insanın ölümüne sebep olmuş olaylarda yabancı devletlerin kışkırtmasıyla devletine karşı isyan etmişlerdi. Halbuki bu sırada devlet kademesinde ne kadar Ermeni aydını görevliydi. Sonunda Ermeni Devleti hayali başlayıp da isyan başlayınca ve Türk ordusu arkadan vurulunca sürgün kararı çıkmıştı. Bu kararın metni o zamanlar Türk ordusunda önemli bir mevkii olan Alman General Liman Von Sanders hazırlamış ve başbakan Talat Paşa’nın eline vermişti!
Elbette her devlet de bekası için gerekli tedbiri alır. İşte Ermeniler için acıklı günler bu isyanla başlar ve Osmanlı devleti de gerekli tedbiri alarak Ermeniler İmparatorluk içinde değişik yerlere mecburi olarak göç ettirilir! Dün huzur içinde sosyal hayatta, ticaret hayatında ve siyasal hayatında huzurla yaşayan Ermeniler için acı kader gelir ve hala kapanmayan ıstırap dolu günler başlar. Bu günlere gelir ki yara hala kapanmamakta , mesele çözüme kavuşturulamıyor. !
Amma !
Olayın siyasi boyutu zaten Türkiye ile meselesi olan başat Fransa, İngiltere, ABD, uzun süre Rusya çeşitli vesilelerle kaşınmaktadır. Ancak yıllardır aynı topraklarda birlikte yaşanan bir de müşterek hayat vardır. Bu konuyu nasıl değerlendireceğiz? Tehcir meselesinin bu konuda nasıl bir yara açtığını geçen yazımızda belirtmiştik. Develi/Everek aynı zamanda Ermenilerin yoğun olduğu bir yerdir. Kendi yaşadığım mahallemizin yarıya yakını Ermeni idi.Artin Ağa, terzi Ornik, Ohannes ustalar, demirci Hampar Usta, iki araz kız kardeşler, Altun Dudu…Şimdi neredeler? .
Mahallemizde Ruhban Okulu olarak açılan okul, cumhuriyet sonrası Ermeni öğrenci bulunamayınca, yanındaki Hristiyan Türklerin okulu ile beraber “İlk Okul” olarak görev almış ve Ermeni öğrencilerle birlikte aynı sıralarda öğrenim görmüştük. Peki benim aynı zamanda mahallemin adamı olan Süren, Haçik adlı kardeşler neredeler.
Yortu bayramlarında bizlere kete ve soğan kabuğu ile kızartılmış kaynamış yumurtaları bizlere sunan o güzellikleri anmayalım mı? Huşu içerisinde İncil okuyan o Anoş Hanım’ı anmayacak mıyız. Ramazan ayı geldiği zaman hiçbir şey yemeyen , oruca saygı duyan bu komşularımızı anmayacak mıyız?
Gazanfer İbar’ın Hristiyan Türklerin kültür hayatını anlatan “Anadolulu Hemşehrilerimiz, 2010”, yine aynı konuyu işleyen “Gerçi Rum İsek de, Rumca Bilmez Türkçe söyleriz,2012” adlı eserlerde Karamanî Türklerde denilen vatandaşlarımız ile yayınlandığında epey gürültü koparan Yüzbaşı Sarkis Torosyan’ın Çanakkale’den Filistin Cephesine, 2012” ile Nazar Büyüm’ün Everek hatıraları ibretli hayat hikayeleri ile doludur.
Göçürülen Develi / Everekli Ermenilerimizin Çomaklı, Karacaören, Gömedi ve Develi / Everek hakkındaki yazıları Develi kültür hayatı için çok önemli hatıralar zinciridir.
O huzurlu günlerin en güzel belgeleri Türk âşıklık geleneği içerisinde yetişen ve kendilerine aşuğ adı verilen çoğu keman eşliğinde koşma,deyiş,hikaye,bilmece, ve destanlarını söyleyenler vardır.Son zamanlarda yapılan araştırmalarda sadece Kayseri’de 44 aşuğ’un adı ve tam veya yarım şiirleri tespit edilmiştir.14.Yüzyıldan 19.yüzyıla yaklaşık altı yüz yıllık bir dönem yayılmış olan Ermeni harfli Türkçe yazmalar bu aşuğların şiirleriyle doludur. Bu yazmalar ayrıca savaşlar, sevdalar, tabii afetler, yangınlar ve günlük hayata dair konular da ele alınmıştır. Yazma veya basma eser olarak neşredilen bu metinler arasında Köroğlu, Dede korkut Oğuznameleri, Nasreddin Hoca Fıkraları, sözlükler, şarkı mecmuaları, gazeteler, cönkler vb.Bunlar dünü bugünlere taşıyan belgelerdir.Münadi-i Erciyas,Şepor (Borazan),Nor Seront (Yeni Nesil) Kayseri’de Ermeni harfli Türkçe yayınlanan gazetelerdir.Bu arada Türk gazeteciliğinin öncülerinden Kayseri’li Mihran Efendi’nin hizmetlerini de unutmayalım.
Peki…Türk musikisine hizmetleri dokunan Bimen Şen,Tatyos Efendi,İsak,Yorgo Bacanos vd.Develi eğlence hayatında Cılar Usta ve Ohsan Dudu’nun eğlence dünyamızdaki hizmetleri himmetle anılır. Ayrıca Kenan Pars,Turgut Özatay,Nubar Terziyan, Ahmet Kostarika vd. sinema oyuncularını nasıl unutabiliriz?
Devamı edecek.

Share
661 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 Temmuz’u; Unutmadık ve Unutmayacağız

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Gün 15 Temmuz. 0 gün ezanlarla doğanlar, selalarla veda ettiler. Bir olmak, beraber olmak en büyük silahımızdı. Milletin iradesine kimse darbe vuramazdı. Ellerinde bayraklarla tanklara, toplara ve uçaklara karşı koyan bir milletin destanıdır 15 Temmuz. Milletimiz; demokrasiyi, Vatan ve bayrak aşkını 15 Temmuz'da bütün Dünya’ya gösterdi. O gece milli iradeyi hiçe sayanlar bir tek şeyi hesaba katmadı; Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğuna. Bayrağımızı indirtmedik, ezanımızı dindirtmedik. 15 Temmuz'da evinde rahat oturmaktansa, ülkesi...
  • Bisiklet ve Kalp Krizi

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Yeni çalışma, bisiklet sürmenin kalp krizi geçirme riskini büyük ölçüde azalttığını söylüyor Orta yaşlarda işe bisikletle gidip gelmek kalp krizi geçirme riskini önemli ölçüde azaltıyor. Araştırmacılar, haftada 30 dakika kadar bile bisiklet kullanmanın önümüzdeki 20 yıl boyunca koroner kalp hastalığı gelişme şansını belirgin bir şekilde etkilediğini belirtti. Danimarkalı araştırmacıların projesinde 20 yıl boyunca işe alındığında 45 ila 60 yaşları arasında olan 45.000 kişi takibe alındı . Haftada 90 dakika bisiklet kullanımı sonucunda kalp s...
  • DÜNYA KIBLE GÜNÜ

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Kıble, Türkçe “Yön” demek olup aslında insanın herhangi bir tarafa dönmesine veya bir yöne yönelen kimsenin üzerinde bulunduğu hale verilen isimdir. Diğer ifadeyle Kıble, Müslümanların, Hıristiyanların, Yahudilerin ve diğer inançlardaki kişilerin ibadet esnasında döndükleri yöndür. Müslümanların kıblesi, Mekke'de “Kâbe” denilen kutsal bina olup, Allah'ın emriyle Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından yapılmıştır. Kıble, Müslümanların namazda yönelmeleri gereken istikameti yani Kâbe'yi ifade eder. Namaz kılarken Kâbe'ye yönelmek farz olduğun...
  • DÜNDEN BUGÜNE DEVELİ’DE BASIN TARİHİ

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Mahalli basının Anadolu'da başlaması ve gelişmesinin zor olduğunu söylemek herhalde kehanet değildir. Gazete ve dergilerin, ne zaman başlayıp, hangi sayıda sona erdiğini kesin söylemek, arşiv yetersizliğinden dolayı çok zordur. Nitekim bu konuda hastalık derecesinde hassasiyetimiz olmasına rağmen, bazen yetersiz kalabiliyoruz! Develi uzun yıllar Ermeni, Karamanî Türkler (Hristiyan Türkler) ve Müslüman Türkler beraber huzur içerisinde yaşamışlardır. Eğitim ve öğretim konusunda Ermeniler ve Karamaniler daha erkencidirler. Matbaacılıkta da ilerde...