logo

SİVİL SAVUNMA GÜNÜ


Mustafa ÇEKEMOĞLU
cegmecioglu@cagdasdeveligazetesi.com.tr
  Sivil Savunma; Savaş sırasında saldırılara karşı, barış zamanı ise her türlü doğal afet ve büyük felaketlerde halkın can ve mal kaybını en aza indirmek için yapılan silahsız, koruyucu ve kurtarıcı önlem ve çalışmaların bütünüdür. Bununla beraber faaliyet gösteren tüm resmi ve özel kurum, kuruluş ve tesislerin korunması, devamlılığını sağlayacak her türlü tedbirin alınmasıdır. 

Toplum olarak birlik ve beraberlik olmanın başa gelecek herhangi bir afet, yangın ve felaketle topyekûn mücadele etmenin en güzel örneği sivil savunmadır. Sivil savunma kısaca kötü günü atlatmak için yapılan bilinçli mücadelelerin bir bütünüdür. Birçok alanı kapsamaktadır. Sivil savunmanın görevleri bir savaş anında halkın emniyetini sağlayarak can ve mal kaybını en aza indirmekten, beklenmeyen bir afet anında (örneğin deprem, yangın, su baskınları gibi) yine aynı şekilde kayıpları en aza indirmeyi içermektedir.
Silahlı kuvvetlerimizi destekleyebilmek, ulusal ve bireysel varlığımızın akıbeti için bilinçli, planlı ve nitelikli bir sivil savunma geliştirmek önemlidir. Önlemler bir tek savaş için değil gitgide artan deprem, yangın, su baskını, kaza, hortum gibi doğal afetler için de alınmalıdır. Özellikle deprem bölgesi olan yurdumuzda sivil savunma yaraların sarılmasında en başarılı yöntemdir.
Atatürk bir konuşmasında: “Felaket başa gelmeden evvel önleyici ve koruyucu tedbirleri düşünmek lazımdır, geldikten son­ra dövünmenin yararı yoktur” diyerek sivil savunmanın bir millet adına ne kadar değerli olduğunu anlatmıştır.
Sivil Savunma Günü, ülkemizde her yıl 28 Şubat tarihinde kutlanmaktadır. Sivil savunma gününde her sene, tatbikatlar düzenlenmektedir. Halkın bu konudaki bilincini artırmak amacıyla televizyon ve radyoda bir saldırı anında, bir doğal afet esnasında neler yapılması gerektiğine dair bilgilendirmeler yapılmaktadır.
Ülkemizdeki Sivil Savunma Hizmetleri, ilk olarak 1928 yılında Genel Kurmay Başkanlığı tarafından “Cephe Gerisinin Havaya Karşı Müdafaa ve Muhafazası” talimatnamesinin yayınlanmasıyla başlamıştır. 1931 yılında “Hava Taarruzlarına Karşı Pasif Korunma Kanunu” şeklini almıştır. 1938 yılında ise 3502 sayılı “Pasif Korunma Kanunu” yürürlüğe konulmuş, illerde seferberlik müdürlükleri kurularak sivil savunma hizmetleri yürütülmüştür.
1958 yılında çıkarılan ve 28 Şubat 1959 tarihinde yürürlüğe konulan 7126 sayılı “Sivil Müdafaa Kanununun” adı daha sonra 586 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “Sivil Savunma Kanunu” olarak değiştirilmiştir. 25.05.2009 tarihinde 5902 sayılı “Afet Ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun” yürürlüğe konulmuş olup, 17 Haziran 2009’da Sivil Savunma Genel Müdürlüğü ile il/ilçe sivil savunma müdürlükleri kaldırılmıştır. Tüm yetki ve sorumlulukları Afet ve Acil Durum Başkanlığına (AFAD) devredilmiştir.
Barışın hâkim olduğu ve afetlerin olmadığı zamanlarda güçlü bir sivil savunma örgütlenmesi kurulamazsa, savaş zamanında ve herhangi bir afet durumunda meydana gelen zararların oranı da artacaktır.
Ülkemizin sivil savunma konusunda hazır olabilmesi maksadıyla AFAD tarafından çeşitli eğitimler verilmektedir. Bu eğitimlerin amacı her türlü olağan ve olağanüstü durumlarda her zaman hazır bulunmak ve sivil halkın can ve mal kaybını asgari sevide tutmak için vatandaşa yol göstermektir.
Sivil savunma bilincini aşılamak, vatan sevgisini en öne çıkarmak, savaş ve afet durumlarına hazırlıklı olmak ve bunu kültür haline getirebilmek için çalışmaların okullarda başlaması gerekmektedir. Afetlerin gerçekleşmesinin kaçınılmaz olduğu gerçeğinden hareketle, afet zararlarını ve etkilerini azaltmayı, önlemlerini almayı amaçlayan AFAD’a yardımcı olunmalıdır.

Share
1183 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA AİLE GÜNÜ

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Aile, evlilik ve kan bağına dayanan, anne, baba, çocuklardan oluşan en küçük sosyal gruptur. Toplum, ailelerden oluşmaktadır. Bu nedenle aile, toplumun temeli kabul edilmektedir. Sevgi, saygı, gelenek ve görenek gibi değerler öncelikle ailede kazanılmaktadır. Ayni zamanda aile, inançların, ahlaki davranışların, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi değerlerin öğrenildiği yerdir. Aile, bir bireyin ilk eğitimini aldığı, yanlışı doğruyu gördüğü ve öğrendiği bir kurumdur. Aile denilince genellikle bir evde oturan anne ve baba ile varsa onların e...
  • HUZUR DERSLERİ VE DEVELİOĞLU ALİ RIZA EFENDİ

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Osmanlı sarayında eğitim konusunda en önemli konulardan ”Huzur Dersleri” ve “ Enderun Metebi” dir. Huzur derslerinin temel amacı, başkanlığını Osmanlı hükümdarının başkanlığında toplana 100-120 kadar seçkin din adamıyla yapılan Kur’an tefsirleri, yorumları ve münazaralardır. Enderun mektebi ise, devlet adamı yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir özel saray mektebidir. Osmanlı ramazanlarında ilgi çekici uygulamalardan birisi ”Huzur Dersleri” dir. Derslerde bir grup Osmalı uleması, padişahın huzurunda din üzerinde konuşurlar ,değişik dinî konularda ...
  • İŞ İNSANI KAZIM AKSU” NUN HAYATTAN GÜNCELER” KONFERANSI

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

      27.04.2019 tarihinde Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma Derneğimizde “Ayın Konuşmacısı” programının konuğu Aksal Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Aksuydu. Program sunucu Ayşenur Serbest’in açılış konuşması ardından katılımcılara takdim ile devam etti. Dernek Başkanı olarak ben bir selamlama konuşması yaptım. Konuşmacı iş insanı Kazım Aksu’ya ve Nisan Ayı bursunu ve burs sonrası ikramı veren Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Karaca’ya teşekkür ettim. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet ettim. Yönetim Kurulu Üyemiz Turan Aksu ağabe...
  • Daha Az Otomobil Daha Çok Bisiklet

    09 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Ben yazarken okuyorum, araştırıyorum öyle yazıyorum.Ama arada bir okuduğum yazıları sizinle paylaşmak istiyorum. Bu bisiklet olayına girerken kafadan ezbere girmedim.Okuyarak, araştırarak, yerinde görerek, deneyimleyerek girdim.Sanmayınki kafamdan uydurarak yazıyorum.Alın işte size takip ettiğim kişi Pınar Pinzuti’nin yazısını şuraya koyuyorum.Umarım bizi daha iyi anlarsınız: “Sıkışıklığın Çözümü: Daha az otomobil, daha çok bisiklet! Bunu 10 yaşındaki bir kız çocuğu anladığına göre, belediye başkanlarının zeki olmasalar da çözümü kavrayabilec...