logo

SÂMİHA AYVERDİ VE ÖNEMİ


Yrd. Doç. Dr. Kadir Özdamarlar
yazarozdamarlar@cagdasdeveli.com.tr

Yıl 1970.Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi,Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde ikinci sınıf öğrencisiyim. okulun önemli edebiyat öğretmenlerinden Nazik Erik Hanımefendi’nin adını çok duyardım. İster istemez bu arada gönül dostu Sâmiha Ayverdi ve Kenan Rıfai adları da kafamı ve gönlümü meşgul ederlerdi. Daha sonra Yahya Kemal Beyatlı, Develi Lisesi’nde zevkle okuduğumuz Nihat Sami Banarlı’nın özenle hazırladığı Türk Dili ve Edebiyatı 1,2 ,3 kitapları yanında değişik zamanlarda yazdığı makalelerini topladığı eserler kitaplığımızı doldurmaya başladı ve hiç de yabana atılmayan bir zengin kütüphane kazanmamın başlangıçı olmaya başladı.
Ankara’nın en verimli sahaflar çarşısı o yıllarda Kocabeyoğlu Pasajı idi. Kıt kanaat geçinmeye çalışdığım o yıllarda, yemek paramdan tasarruf ederek nice değerli kitaplarımı buradan temin etmiştim! O yıllarda kitap açlığımı gidermeye çalıştığım zamanlarda elime Sâmiha Ayverdi’nin Türk Maarifi ile ilgili çok değerli bir kitap geçmişti.
Bir gün Milli Eğitim Bakanlığına bir büyüğümü ziyaret gitmiş bir grup bürokratın bu kitabı söz konusu ettiklerini gördüm. Dikkat ettim eser muhteva bakımından değil, ideolojik bakımdan eleştiriliyor. En sonunda içlerinden biri dedi ki:Be kardeşim! Sâmiha Hanım da Türk maarifinin ana meselelerine çok güzel temas etmiş. Çok da güzel teklifleri var, demiş,konuyu kapatmıştı. Ben, 1969’lara çıkmaya başlayan IOOO Temel Eser serisinin abonesi olmuştum. Yanılmıyorsam bu eser de Devlet Yayınları serisinden çıkmıştı. Odadan çıkar çıkmaz bu kitabı almış ,sırasıyla da piyasa çıkan kitapların hepsini almıştım. Hakkında ilk yazımı da yanılmıyorsan 1980 yılında Kayseri’de çıkan Kayseri’de Kültür Dergisi’nde yazmıştım.
Bu gelişmeler sonunda değerli mütefekkir yazarımız beni ilgilendirmiştir. Her bir eseri Müslüman Türk’ün ana meselelerini ele almıştır.
Samiha Ayverdi hayatı ve önemi şöyle özetlenmiştir:
“1905’de İstanbul’un Şehzâdebaşı semtinde doğdu. 1921 yılında Süleymâniye İnas Nümûne Mektebi’ni bitirdikten sonra tahsîline husûsî olarak devam etti. Mükemmel fransızca öğrenerek târih, tasavvuf, felsefe, edebiyat sâhalarında kendini yetiştirdi. Fakat onun hayâtında esas rol oynayan insan, mütefekkir ve mutasavvıf Ken’an Rifâî’dir.
1938’de ilk romanı Aşk Budur yayınlandı. Bunu diğer romanları tâkip etti. 1946 yılından sonra fikrî ve târihî eserlere ağırlık vererek ve hâtıralarını kaleme aldı. Çok sayıda eser veren bir yazardır. 1966 yılında Türk Ev Kadınları Derneği’nin kuruluşuna önayak oldu. 1970 senesinde ise ağabeyi Yüksek Mühendis Mîmar Ekrem Hakkı Ayverdi ve onun eşi İlhan Ayverdi ile birlikte Kubbealtı Cemiyeti’nin kurulmasını sağladı. 1978 yılında cemiyet, vakıf statüsüne geçirildi.
Hizmetle dolu seksen yedi yıllık bir ömür 1993 ramazanının 22 mart günü sona erdi. Ardında kırkı aşkın eser ve kalabalık bir talebe topluluğu bırakmıştır. Sâmiha Ayverdi, dile hâkimiyeti, derin kültürü ve mükemmel Türkçesiyle son asrın en mühim edebiyatçılarındandır. Târihî, içtimâî ve tasavvufî konulardaki eserleri gelecek nesillere gerek dil, gerek kültür ve fikir sâhasında ışık tutacak mâhiyettedir.”
Türk edebiyatına ve fikir dünyamıza nice değerli eserler bırakan Sâmiha Ayverdi hakkında bazı eserler yazılmış ve hakkında ilmî çalışmalar yapılmıştır.Fakat layıkı olan özenin gösterildiğini söyleyemeyiz.Bir yazı okumuştum.İki önemli eleştirmenimizin ünlü hikayecimiz Sait Faik Abasıyanık’ı unuttumamak için söz verdikleri anlatılıyordu.Sait Faik için ne büyük bahtiyarlık.adlı kitabıdır..
İşte böyle vefa örneği bir eser de: ”Gençlerin Kaleminden Mutasavvıf ve Mütefekkir Yazar Sâmiha Ayverdi , Ankara 2016 .Eser kuruluşunda büyük emeği geçen Türk Kadınları Kültür Derneği Genel Merkezi yayınlarından çıkmıştır.Eserde ,açılan bir yarışmada değerli görülen dokuz değişik yazıyla Sâmiha Ayverdi ele alınmış ve değişik yorumlarla bu değerimize gereken değer verilmiş ve yeni bir gündem oluşturulmuştur. Dört ayda bir çıkarılan Kubbealtı Akademi Mecmuası şu anda 188.sayısına ulaşmıştır ki hemen hemen her sayısında merhuma ait bir yazı veya bir mektupla hatırlanmakta ve en azından o doyumsuz üslubuyla bir ciddi konu gündeme taşınmaktadır.
Kırka yakın edebiyatın bir çok değişik alanında gördüklerini, duyduklarını ve yaşadıklarını, düşündüklerini o mükemmel üslubuyla yazan yazarımıza karşı gösterilen bir vefadır bunlar.
Şüphesiz asıl kaynak yazarımızın eserleridir.Mutlaka okunmalı ve üzerinde düşünülmelidir.Çünkü her bir eser haklı ve yorucu bir emeğin ürünüdür.

Share
457 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ ÇÖTEN MAHALLESİ DERNEĞİMİZİN 2. GELENEKSEL MEVLİT PROGRAMI

    21 Mart 2019 Köşe Yazarları

    İstanbul Develi Çöten Mahallesi Derneğimizin Çanakkale Şehitlerimiz ve köyümüzden ahirete irtihal eden tüm geçmişlerimiz için 2.sini düzenlediği Geleneksel mevlit programı 17.03.2019 tarihinde Dernek Merkezi'nde yapıldı. Program Dernek Başkanı Hamza Başaranın açılış konuşması, katılımlarından dolay Dernek Başkanlarına ve Dernek Üyelerine teşekkür etmesiyle başladı. Mehmet Bahadır Hoca Çanakkale'nin önemini anlatan bir konuşma yaptı. Çöten Mahallemizden davetli olarak programa katılan Öksüt Mahallesi İmamı Hatibi Ahmet Özkan Dalmaz hoca...
  • DÜNYA SU GÜNÜ

    21 Mart 2019 Köşe Yazarları

    Su insanlar için yaşam kaynağıdır. Suyun olmadığı yerde canlıların yaşaması imkânsızdır. Su, insan yaşamı için oksijenden sonra en önemli ikinci bir ihtiyaçtır. Su olmadığı zaman hayat durur ve canlılar yaşayamaz. Bu nedenle yeryüzündeki suların korunması ve devamlılığının sağlanması için mücadele etmek gerekmektedir. Su hayatımızın sürdürülmesi için şart olan en önemli ve temel besinlerdendir. Bedenimizin ısı dengesi ve hücre içi hayatın devamı ayrıca besinlerin yakılması, sindirilmesi gibi birçok şey suya bağlıdır. Küresel ısınmanın ...
  • DEVELİ’DE MUSIKİ HAYATI

    21 Mart 2019 Köşe Yazarları

    “Develi'de Eğlence Hayatı “ adında, yine bu sütunlarda iki üç yazı yazmıştım. Bu yazılarımız da bir tesadüf ürünü değil “Develi ve Yöresinin Folklor Halk Edebiyatı ve Etnoğrafyası”adlı doktora tezimi hazırlarken konuyu daha disiplinli ele almış ve hazırlamıştım. Özellikle anne tarafım musikiye çok yatkındır. Bizde de kökten bir kabiliyet vardır. Bağlama ve tambur çok sevdiğim sazlardır. Yıllardır Kayseri korolarında değerli hocalarımız şefliğinde sazımızla iştirak etmişizdir. Eh! Yaş şimdilerde 71.Hali siz anlayın. Amma yeri geldiğinde makamd...
  • Engel Değil ‘Fırsat’

    21 Mart 2019 Köşe Yazarları

    Kayseri Büyükşehir Belediyesinin çıkarmış olduğu derginin Ocak Sayısında Gazeteci Selma Kara nın benimle yaptığı röportaj... Engel Değil ‘Fırsat’ Yıllar önce izlediğim bir haberde, görme engellilerin sorunlarına farkındalık oluşturmak amacıyla gözlerini bağlayan insanların Taksim Meydanı’nda yürümeye çalıştığını görmüştüm. Ben de evde denemeye çalıştım. Ama nasıl olsa gözümdeki perdeyi kaldırdığımda görebileceğimi bildiğimden çok da bir şey deneyimlediğimi söyleyemem aslında. Bence bu d...
astropay bozdurma bitcoin bozdurma paykwik bozdurma
kartal escort antalya Escort ataşehir Escort konya escort porno video manavgat escort