logo

PARA KOLEKSİYONCUSU-II


Yrd. Doç. Dr. Kadir Özdamarlar
yazarozdamarlar@cagdasdeveli.com.tr

Para kolesiyoncusu adlı yazımızın 1.kısmı yine bu sütunda, 20.10.2018 tarihinde yayınlanmıştı. İkinci kısmı bir haftalık gecikme ile şimdi konuya kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Bizde başlı başına bir para müzemiz yoktur.Eksiksiz Türk paralarını bir Türk müzesinde incelemek mümkün değildir.O bakımdan bu konuda bir hayli ilerlemiş ülkelerin kaynaklarından faydalanma zorunluluğu vardır. İşte, genel bilgilere göre,Selçuklulardan bir hayli altın ve gümüş paralar elimizde bulunmaktadır.Bu konuda Halit Erkiletlioğlu-Oğuz Güler ‘in kitabına bakılabilir. Ancak Osmanlı paraları daha çoktur.Bu konuda da Nuri Pere’nin eseri okunmalıdır.
Bu konuda kısa ama çok özlü bilgiler Atom Damalı adlı bir nümusmatın araştırmasından gelmektedir.Biz Damalının çok kapsamlı çalışmasından bilgi aktaran bir haber küpüründen elde ettiğimiz bilgilerden bazılarını kısaca kültürümüz adına hayırlı bir haber olması hasabiyle bazı bilgiler aktarmaya çalıştık. Ayrıca paralarımız hakkında bilgi veren İbrahim Artuk-Cevriye Artuk ‘un iki ciltlik eseri de anıt eserlerimizdendir.
“Osmanlılar, İlhanlılar’ın Anadolu üzerindeki egemenlikleri süresince İlhanlı sikkelerini kullanmışlar, İlhanlı Valisi Timurtaş’ın Mısır’a kaçması üzerine de, H.727/1326-1327 tarihinde kendi adlarına bastırılmış gümüş sikkeleri kullanmaya başlamışlardır. 15. yüzyılın son çeyreğine kadar gümüş akçe ile bakır mangırdan oluşan Osmanlı sikkeleri, H.882/1478 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından sultani ya da hasane-i sultaniye adı altında ilk altın sikkenin darbettirilmesi (bastırılması) ile yeni ve önemli bir aşama kaydetmiştir.
Çift metalli denilebilecek Osmanlı para düzeninde temel ödeme aracı olarak gümüş akçe kullanılmıştır; gümüş akçenin, gümüş içeriği düşürülmek suretiyle, gerekli görüldükçe tağşiş edilebilmesi mümkün bulunmaktadır, oysa altın liralar, altın içeriği Venedik dükası ve diğer yabancı sikkelere bağlı olduğu için, 17. yüzyıl sonlarına kadar standardını korumuştur.
Osmanlı para sistemi, 1844’e kadar, iki metaldeki, altın ve gümüşteki, fiyat “dalgalanmalarının yol açtığı parasal istikrarsızlık yanında, hem tağşiş (paranın içindeki değerli maden miktarının azaltılarak, miktar olarak artırılması) yönteminin yol açtığı sürekli devalüasyonlardan, hem 1810’lardan beri kullanılan ve piyasadaki değeri hileli alaşımlar ve ağırlıkların eksikliği yüzünden itibari değerinin çok altında olan ve 1833-1839 yıllarında yeni basımlar sonucu tedavüldeki miktarları hızla artan beşlik (beş kuruşluk sikke) ve altılık (altı kuruşluk sikke) madeni paraların çok büyük oranda kaynağını oluşturduğu enflasyondan da olumsuz etkilenmiştir. Tağşiş edilmiş paralar aynı zamanda ithal mallarında devamlı fiyat artışlarına yol açmış, kamu gelirleri değeri düşmüş para olarak tahsil edildiğinden, Devlet maliyesi de sarsılmıştır. Örneğin, II. Mahmut döneminde (1808-1839) Osmanlı metal parasının ismi ve biçimi altın baskıda 35 kez, gümüş baskıda ise 37 kez değiştirilmiştir.”
Görüldüğü gibi uzun ve maceralı bir tarihi olan Osmanlı madeni paraları ile nasıl oynandığı konusunda Âşık Seyrânî’nin 1848 yılında yazdığı bir destanında şöyle tespit edilir:
Halk bilmiyor dini şer’i sünneti
Bozuldu sikkenin tuncuna kaldık
.Bu gün Osmanlıda kaç adet altın, gümüş ve bakır para basılmıştır, bilemiyorum. Fakat daha önceki yazımda belirttiğim bir haberde, bu konuda şu bilgiler vardır.1299-1922 yılları arasında 1079 adet para,79 adet de madalyanın varlığını biliyoruz.Bilgiler üç ayrı kıtada basılan Osmanlı sikkelerini “Osmanlı Sikkeleri Tarihi” adlı eserinde toplayan Atom Damalı adlı araştırmacıya aittir. Araştırmacı üç ayrı kıtada 125 şehre yayılmış ve darp edilmiş paraları kapsamaktadır. Bugün bu şehirlerin yerinde 36 devlet vardır. Damalı şu anda Afrika ülkelerinde basılan paralar üzerinde çalışmaktadır. Yazarın şu notu çok önemlidir: Osmanlının Fatih ve Kanunî Sulatan dönemleri dahil ABD doları gibi uluslararası güçte bir parası hiç olmamıştır!
Söz konusu 125 ayrı şehirde basılan paralar olunca yerelliğin de önemi olmuştur. ”Yerellik söz konusu olunca şüphesiz paralarda farklılıklar olacaktır. Paralar tek merkezden değil farklı yerlerde basılmaktadır. Damalı bu konuda şu bilgileri veriyor:”…Sadece motiflerde değil cinsinde de değişiklik yaratılmıştır. Anadolu, Balkan şehirlerinde ortalama 1 gramlık akçeler kullanılırken Doğu Anadolu ve Ortadoğu şehirlerine gittikçe bunun yerini 4-5 gramlık dirhemler alır.Bursa’da 1 dirhem basılmış deseniz, nümüsmatlar size güler. Ama Halep’te, Şam’da, Van’da, Mardin’de ,Tebriz’de ,Bağdat’ta ki paraların %80’i dirhemdir. Bu ekonominin gücünden ve tüketim alışkanlıklarından kaynaklanır. İstanbul ve Mısır’da altın para kullanılır. Ankara’nın hiç altın parası olmamıştır. Ta ki Cumhuriyet’e kadar”
Bu çalışmanın ancak 1.cildi yayınlanmıştır. Düşünülen cilt sayısı ise sekiz. İnşallah bu ciltlerde tamamlanarak Türk kültür hayatına çok önemli bir kültür hazinesi kazandırılmış olur.

Çağdaş Develi Gaz.,03.11.2018

Share
1042 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK GÜNÜ

    24 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Bir bölgedeki bitki, hayvan türlerinin ve çeşitlerinin sayıca zenginliğine, o alanın ne kadar sağlıklı bir yaşam ortamı olmasına “Biyolojik Çeşitlilik” denilmektedir. Her ekosistemin kendine özgü bir biyolojik çeşitliliği bulunmaktadır. Bu itibarla biyolojik çeşitlilik bir doğal zenginliktir. Bir ülkedeki bitki ve hayvan türleri, hem o ülkenin hem de dünyanın biyolojik zenginliği olarak kabul edilmektedir. Ekosistemlerin görevi, canlıların yaşamlarını ve nesillerini sürdürebilmek için uygun ortamın hazırlanmasını sağlamaktır. Ekosistemler, ca...
  • DEVELİ DERNEĞİ’NİN İFTAR YEMEĞİ

    24 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Tam adı Develiler Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Kayseri'de 2004 yılında bir gurup Develi sevdalısı Develi'li münevverler tarafından kurulmuştur. Uzun yıllar Develi insanı Kayseri'ye mesafeli yaklaşmıştır. Bu bir şekilde Kayseri için böyledir! Bunda Kayseri'nin “Yilli !” tercihleri yani kendisinin dışında diğerlerini dışlama olgusu büyük rol oynamıştır. Diğer bir sebep Develi'nin nüfus yoğunluğu, kazalar içerisinde kültür genişliği ve ekonomik kalkınmışlığı ile insanının eğitim kalitesinin yüksekliği de her zaman etkili olmuştur. Hemen ilave ed...
  • DÜNYA AİLE GÜNÜ

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Aile, evlilik ve kan bağına dayanan, anne, baba, çocuklardan oluşan en küçük sosyal gruptur. Toplum, ailelerden oluşmaktadır. Bu nedenle aile, toplumun temeli kabul edilmektedir. Sevgi, saygı, gelenek ve görenek gibi değerler öncelikle ailede kazanılmaktadır. Ayni zamanda aile, inançların, ahlaki davranışların, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi değerlerin öğrenildiği yerdir. Aile, bir bireyin ilk eğitimini aldığı, yanlışı doğruyu gördüğü ve öğrendiği bir kurumdur. Aile denilince genellikle bir evde oturan anne ve baba ile varsa onların e...
  • HUZUR DERSLERİ VE DEVELİOĞLU ALİ RIZA EFENDİ

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Osmanlı sarayında eğitim konusunda en önemli konulardan ”Huzur Dersleri” ve “ Enderun Metebi” dir. Huzur derslerinin temel amacı, başkanlığını Osmanlı hükümdarının başkanlığında toplana 100-120 kadar seçkin din adamıyla yapılan Kur’an tefsirleri, yorumları ve münazaralardır. Enderun mektebi ise, devlet adamı yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir özel saray mektebidir. Osmanlı ramazanlarında ilgi çekici uygulamalardan birisi ”Huzur Dersleri” dir. Derslerde bir grup Osmalı uleması, padişahın huzurunda din üzerinde konuşurlar ,değişik dinî konularda ...