logo

ÖRNEK ALINACAK İNSAN


Aslı AZMAN
azman@cagdasdeveli.com.tr

Meryem Kaçar, Flaman Yeşiller Partisi’nden Belçika parlementosuna seçilmiş ilk Türk milletvekili ve ilk yabancı senatör. Ve sadece 30 yaşında. Resmi makam aracını reddedip, bisikletle işe gidip gelen birisi.Hürriyet Gazetesi yazarı Bilge Egemen kendisi ile röportaj yapmış, yazısına Tunç Soyer’i de eklemiş.
İşte Röportaj:
“Belçika’nın o sıralarda çok popüler bir senatörüyle Brüksel’de röportaj için randevulaşmıştık.Böyle kapkara, asık suratlı, resmi bir arabadan, sıkıcı döpyesler giymiş, çatık kaşlı bir kadının inmesini beklerken ben oturduğum cafe’de, bir bisiklet yanıştı dibime.

  • Pardon Bilge, siz misiniz? diye sordu kot pantolonlu, beyaz tişörtlü, lastik ayakkabılı, gülümseyen kadın.
    Tüh, herhalde işi çıktı da kardeşini yolladı diye düşünürken ben, “Ben Meryem” deyip kendini tanıttı.
    Meryem Kaçar, Flaman Yeşiller Partisi’nden Belçika parlementosuna seçilmiş ilk Türk milletvekili ve ilk yabancı senatördü. Ve 30 yaşındaydı.Eskişehir Çifteler’den 10 yaşındayken imam babası ve 5 kardeşiyle Belçika’ya gelmişti. Babası işçi olarak çalışırken, Meryem meslek okulunda 6 yıl dikiş, nakış, terzilik eğitimi almıştı.Ve aldığı eğitime rağmen zoru başarmış, üniversitede hukuk fakültesi kazanmış ve avukat olmuştu. İnsan hakları, göçmen sorunları, doğa ve dünyanın korunmasıyla ilgili projeleri üzerine öyle güzel konuşuyordu ki, bildiğin zehir gibiydi.Ama beni en çok bunlar değil de, her gün senatoya bisikletle gidip gelmesi, altına verilen resmi aracı reddetmesi etkilemişti.Bilirsin, biz pek alışık değildik böyle şeyler görmeye. Kendi siyasi iklimimizde. (Sadece 90’ların sonunda Muğla’nın Ula ilçesinde belediye çalışanları da dahil, postacısından 70 yaşındaki kadına kadar, herkes bisiklete biniyordu. O zamanki programımız için orada çekim yapmıştık. Türkiye’de başka da örneği yoktu.)Neyse ilerleyen yıllarda Obama’sından tut, Sarkozy’e, Putin’den Kral Philippe’e, hatta Chavez’den eski BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’a kadar hababam bisikletin pedalına asılan siyasetçiler gördük çok şükür.Her ne kadar Meryem gibi yıllarca, her gün işe gitmek üzere binmemiş olsalar da, içimizde güller açılıp saçıldı.Çünkü bisiklet, artık ne menem bir araçsa bize doğa, çevre, temizlik, spor, sağlık, alçakgönüllü olma hali, doğruluk, çocukluk, saflık, aç gözlü olmama gibi kelimeleri ve duyguları hatırlatıyor.Bu yüzden İBB Başkanı Tunç Soyer’in bisikletle işe gidip gelmesi fikri, şahane.Hem belki örnek olur, su içmeye bile arabayla giden herkese.Şehir birazcık da olsa nefes alır, yollar rahatlar belki de.Ama umarım Soyer, sadece konuya dikkat çekmek için birkaç günlüğüne binmemiştir bisiklete.Meryem Kaçar gibi gelebildiği her gün bisikletle gelip gider işe.Ve bisiklet; çağrıştırdığı bütün duygularla sızar, siyasetin en karanlıkta kalmış derinliklerine.Yumruk, nefret söylemleri, kavga, bağırış çığırış mı görmek istersin? Yoksa her çocuğun hayallerini süsleyen bir bisiklet mi?Kendi mahallenin siyasi ikliminde… Haydi durma, durma söyle….

Share
782 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BELGELERLE İSTİKLAL MARŞI TARİHİ

    11 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Ülkelerin millî marşları çok önemlidir. O milletlerin millî heyecanlarını ,hürriyet ve özgürlük düşüncelerini, kahramanlıkları ve manevi değerleriyle örülmüş, milletleri heyecanlandıran kahramanlık şiirleridir. Aslında marşlar yürüyüş musikisi taşırlar. Çoğunlukla milletlerin en zor zamanlarında moral unsuru olarak ortaya çıkar. Osmanlıda 300 bin kişilik orduyu düzgün bir şekilde yürüten ve savaş anında orduyu heyecanlandıran, coşturan ve moral veren büyük “Mehtaran Bölüğü” idi. Osmanlı devleti 1.Dünya savaşında mağlup sayılıp, Sevr Antlaşması...
  • Göçlerde; Her An Endişe, Hüzün, Özlem, Hasret ve Gözyaşı Vardı

    11 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

      Göç Bizim Kaderimizdi kitabının adeta bir özeti. Aslında bir iki makaleye yazıya sığmayacak bir kitap. Eski bir atasözü Kırk katır mı? kırk satır mı? Elbette kayıt altına alınan her bilgi değerlidir. Hatırat olması, bilgi ve belge sunması bakımından çok önemsediğim için kitabın son bölümünden bu bölümü de okuyucuyla paylaşmak istedim. Eğitimci, yazar İlhami Şekercioğlu; hatıratı neden yazdığını aşağıdaki cümlelerle şöyle özetliyor. Tarihe baktığımızda insanoğlunun varlığı ile birlikte peygamberlerin bir kısmının da dâhil olduğu farkl...
  • GÖZ RENKLERİNİN KARAKTERE ETKİSİ

    11 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Karşınızdaki insanın kişiliğini gözlerine bakarak anlamanız mümkündür. Çünkü gözler yalan söylemez. Gözlerin şeklinden rengine kadar her ayrıntı farklı bir kişilik özelliğini işaret etmektedir. Her ne kadar bilimsel olarak göz renginin karakter analizini birebir yansıttığı kanıtlanmamış olsa da çoğu uzmana göre göz rengi genetik olarak aktarıldığı için karakterimizde büyük rol oynamaktadır. İsveç'teki Orebro Üniversitesindeki araştırmacılar, göz renklerinin insanların karakterlerini yansıtıp yansıtmadığı yönünde bir çalışmaya imza attılar. Ara...
  • İLHAMİ ŞEKERCİOĞLU VE GÖÇ BİZİM KADERİMİZDİ

    05 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

      Çok acele olarak ayrılmak durumunda kalırlar. Mustafa Hafız'ın eşi Gülşen Çulhaoğlu'nun çocuklarına anlattığı gibi yiyeceklerini bile almaya zamanları yoktur. Artık göç başlamıştır. Geçtikleri yerdeki bir köye ulaşırlar. Köy, Rus korkusundan henüz boşaltılmıştır. Yiyecek bulma ümidiyle evlere bakarlar. Bu köyden ayrılanlar o kadar acil ayrılma durumunda kalırlar ki yiyeceklerini bile yanlarına alamazlar. Uğradıkları birkaç evde mısır unu, tereyağı ve pekmez bulurlar. Unu yağ ile kavurup, pekmezle karıştırır un helvası yaparlar. Bu yol...