logo

Liyakatin Bittiği Yerde Adalet Biter


Prof. Dr. Kemal ATİK
yazaratik@cagdasdeveli.com.tr

Liyakat : nitelikli, layık olan memurun hizmete alınması ve yükseltilmesi anlamını içerir. Anayasası’nın 70. Maddesinde geçer. Memurluğun olmazsa olmaz şartıdır. Devlet Memurları Kanunu’na göre memurluğun üçüncü niteliği liyakattir.
Liyakatte aranan, esas olan önce bilgi sonra da bir işi layığıyla yapma becerisine sahip olma vardır.
Kur’an-ı Kerim konuyla ilgili İlahi emri 1400 yıl önce şöyle beyan etmiştir : “ Kuşkusuz Allah görevi liyakatli olana vermenizi, insanlar arasında hakem olduğunuz zaman da adaletle hüküm vermenizi emreder. Varlığınızı sürdürmenizin yegâne şartıdır bu.”(Nisa Sûresi, Ayet:58) Bu ayette Yüce Allah görev verilecek kişide: Dil, din, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç veya benzeri ayrılıklar dikkate almayı değil, ehline görevi tevdi etmeyi emrediyor. Yoksa “hak ettiler” diye akraba, eş-dost ve cemaat/tarikat asabiyeti ile himaye etmeyi değil, makam ve mevkie gelecek olan kişilerin ehil olanlardan seçilmesini emrediyor. Bu ayeti tefsir edersek şu sonuçları çıkarabiliriz: Liyakat ve yeteneğine göre rütbe, makam, mevki sahibi olmadan atananlar, çıkar ilişkileri üzerine atanmış yöneticilerdir. Bu zihniyetin mensupları toplumsal çoğulculuğun dayanmış olduğu kültürel dinamikleri yok ederler. Bireylerin ve toplumun yabancılaşmasına yol açarlar. Adalet, erdem ve hikmet gibi toplumu ayakta tutan düzen ve huzurun yok olmasına neden olurlar. Bu da devletin bünyesini zedeler. Liyakatsiz insanlar bile bile hile ve tuzak kurarak başkalarına zarar verirler. Menfaat temini için iş yaparlar. Hakkın ve hakkaniyetin adamı değiller. İhtiraslarını öne çıkarmak için çalışırlar. Arzuyu, öfkeyi, korkuyu, kıskançlığı, kini, hırsı, kayırmacılığı ve acımasızlığı tercih ederler. İradelerini bu yönde kullanırlar. Adaletin gereklerine uygun hareket edilmediğinden düzen ve asayişi koruyamazlar. Her şeyin iyiye, güzele doğruya doğru gelişerek ilerlemesi sağlayamazlar. Bunların kirlerini toplum yıkamak zorunda kalır. Yüce Allah zikredilen ayette insanlığı kurtuluşunu yine insanlığın sağlayacağını söylüyor. Bizi hayata bağlayacak olan en büyük gücün adalet olduğunu, adaletle hüküm verecek, görevini layıkıyla yapacak kimselerin toplumda egemen olmasını söylüyor. Nefsinden, menfaatlerinden arınmış, nefsine hoş gelmeyeni başkasına reva görmeyen adil insandan söz ediyor. “ Güneşi sağıma, ayı soluma koysanız, yine bu görevden vazgeçmem” diyerek Peygamber mefkûresini ortaya koyan liyakat sahiplerinden söz ediyor. Bu ayet Kur’an terminolojisinde “liyakat” ayeti olarak geçer. Layık olana görevi vermeyi, görevini hakka uyduracak kimselerin iş başında olması gerektiğini bildiriyor.
Gerçek de öyle değil mi sevgili okuyucularım? Adaletin bittiği yerde, liyakatin bittiği yerde millet kalır mı? Devlet kalır mı? Millet realitesini var yapan millet vücudunu var eden değerlerin temeli adaleti yaşatmak ve yaşatacak şahsiyetleri yetiştirmektir.

Share
976 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Anaların Evlat Nöbeti

    13 Eylül 2019 Köşe Yazarları

      Gözü yaşlı, bağrı yanık Emine Kaya ana Diyarbakır'dan evladım diye haykırıyor. Bazı Sivil Toplum Kuruluşları ve sözde sanatçılar sağır ve dilsiz, üç maymunu oynuyorlar. “Oğlumu HDP' den istiyorum. HDP oğlumu götürmüş onların eline vermiş. Onların çocukları Amerika'da okuyor, niye kendi çocuklarını dağa göndermiyorlar. Çocuklarımızı Kandil'e götürüyorlar. HDP = Kandildir. Ben çocuğumu istiyorum.” Bazı siyasi partiler, insan hakları savunucuları, kanaat önderleri bu çocuklar için tepki göstermek şöyle dursun maalesef HDP'yi ve PKK'yı ...
  • DÜNYA İNTİHARI ÖNLEME GÜNÜ

    13 Eylül 2019 Köşe Yazarları

    İntihar, psikolojik olarak rahatsız olan kişinin istemli olarak yaşamına son vermesi olup kendisine yönelik bir saldırganlık halidir. Bu nedenle intihar olayı bir düşünce, bir eğilim ya da bir girişim sonucu ortaya çıkmaktadır. Toplumun sosyal ve ekonomik yapısının önemli göstergelerden biri olan intihar, çeşitli psikolojik, sosyolojik, ekonomik ve kültürel faktörlerin etkisinde olan çok değişkenli bir olaydır. Uluslararası İntiharı Önleme Derneğinin bir girişimi olarak 2003 yılından bu yana tüm dünyada insan hayatını tehdit eden intihar olgus...
  • HAVADAN KÖYÜNDE ŞİNASİ KÖYLÜOĞLU İLKOKULU

    13 Eylül 2019 Köşe Yazarları

    Varlık şuurlu bir insanımız için sınavdır. Neyin sınavı bu? Elbette adam olmanın, bölüşmenin, hayratın hasılı, bu kubbede bir hoş seda olmanın sınavıdır! Hani meşhur bir sözümüz vardır:Cebinde akrep olanlar !…,Var ya. Bir türlü bölüşmenin, Allah için bir hayrın lezzetini tadamaz, tatmamıştır da. İnsana hizmet, doğduğu yere sevdalı olma, insanına hizmet aşkı bir Allah vergisidir.! Vermezse mabût, neylesin Sultan Mahmut . Ben yıllar önce Develi Devlet Hastahanesi'nin yapımında büyük bir para yardımında bulunan Tombaklı Cemal Ercis Develi'de topr...
  • Hazin Bir Aşk Hikâyesi Hasan Boğuldu

    06 Eylül 2019 Köşe Yazarları

      Kaz Dağları, Kuzey Ege'de Edremit Körfezi kuzeyinde, Biga Yarımadası'nın içine doğru uzanır. Kazdağları denilince, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu beldesi ile Balıkesir'in Edremit ilçesi arasındaki geniş alanı kapsıyor. Koruma altındaki Kazdağı Milli Parkı, Balıkesir'e bağlı Altınoluk ile Edremit arasında; Güre, Akçay ve Zeytinlinin kuzeyinde yer alıyor. Kaz dağlarının en yüksek noktası 1774 metre yükseklikteki Karataş tepesi. Efsaneler konu olmuş Sarıkız tepesi de yine Kazdağı Milli parkı sınırları içinde 1726 metre y...
astropay bozdurma bitcoin bozdurma paykwik bozdurma