logo

KAYSEDER Başkanı Yusuf DOĞDU


Orhan CEBECİ
orhan@cagdasdeveligazetesi.com.tr

 

1960 yılında İncesu İlçesi Sarı kürklü Köyü’nde doğdum. Fakir bir ailenin tek çocuğuyum. İlkokul öğrenimimi köyümde pekiyi dereceyle bitirdim. O yıllarda köyümüzde ne elektrik ne de su vardı. Aydınlanma aracı çıra ve gaz lambasıydı. Su olarak kışın kar kuyularına doldurulan kar suyu içiliyordu. Ulaşım at ve eşeklerle yapılırdı. Ailenin tek çocuğu olduğum için babam okutmak istemedi. İlkokul öğretmenim rahmetli Mehmet Demirçelik beni İncesu’ya kaçırdı. Ortaokula yazdırdı ve babama, Bu çocuk mutlaka okumalı sen okutmazsan ben okutacağım, dedi. Babam mecbur kaldı okutmaya. Ortaokulu ve liseyi Yarım Mahalledeki tek göz bir odada gaz lambası altında okuyarak bitirdim. Daha sonra Kayseri Eğitim Enstitüsünü bitirerek 1979 yılında Amasya Göynücek Damlaçimen Köyünde öğretmenliğe başladım. Daha sonra Elazığ Keban Altın kürek Köyü Hozik Mezrası ve Sağdıçlar Köyü’nde çalıştıktan sonra Kayseri İncesu Kızılören kasabası, Sarı kürklü köyünde öğretmenlik yaptım. Daha sonra Kayseri Burhan Dinçbal İlköğretim okulunda 9 yıl müdür yardımcılığı yaptıktan sonra 2005 yılında emekli oldum.

Edebiyata ve şiire merakım vardı. İdealim iyi bir edebiyat öğretmeni olmaktı fakat 12 Eylül öncesi kavga ortamı ve maddi imkânsızlıklar yüzünden puanım yettiği halde başka şehirlere gidip okuma imkânımız olmadı. Gençliğimizde Necip Fazıl, Arif Nihat Asya, Bekir Sıtkı Erdoğan Necmettin Halil Onan, Faruk Nafiz, Nihal Atsız, ve bilhassa Abdürrahim Karakoç’un şiirleri, Oğuz özdeş, Bekir Büyükarkın, Yavuz Bahadıroğlu vb. tarihi romanlar Battal Gazi, Tarkan filmlerinin ruhumuzda bıraktığı izlerle şiir yazmaya lise yıllarında başladım. İlk şiirlerim serbest aşk, bahar, gurbet şiirleridir. Belli bir olgunluğa eriştikten sonra hece şiirleri yazmaya başladım, uzun yıllar şiirlerimi yayınlamaya cesaret edemedim. 2015 yılında Yoğun burç Şiir Akşamlarına katılarak orada şiirlerim okumaya başladım. Kimsenin cesaret edip almadığı BERBATİ mahlasını aldım. Şiirlerim Bal Çocuk, Bilgi yurdu Maki dergilerinde ve çeşitli gazetelerde yayınlandı. Bilgi yurdu İncesu geliştirme güzelleştirme derneği üyesiyim. Halen (KAYSADER) Kayseri Yazarlar Şairler ve Sanatçılar Derneği Başkanlığını yürütmekteyim. Tarih, kahramanlık, aşk, vatan, gurbet köy hayatı toplumda gördüğüm aksaklılar şiirlerimin içeriğini oluşturmaktadır. ASABİ mahlasıyla yazan değerli şair dostum Köksal Akçalı ile toplumsal konularda atışmalar yapmaktayız inşallah bu atışmaları ileride bir kitap halinde yayınlamayı düşünüyoruz. Henüz yayınlanmış kitabım yoktur. Şiirlerim derneğimizin yayın organı ÇINGI dergimizde ve yurdumuzda çeşitli dergilerde yayınlanmaktadır.

SÖZ
Söz odur ki; Az söylenip çok gibi,
Saplanmalı yüreklere ok gibi,
Söz odur ki; çınardaki kök gibi,
Kök salıp cihana sökülmemeli.

Söz odur ki; Edep ile yoğrula,
Söz odur ki; Ötelere çağrıla,
Söz odur ki; Elif olup doğrula,
Lastik gibi sünüp bükülmemeli.

Söz odur ki; Seviyeli dengeli,
Olarak aşmalı birçok engeli.
Söz odur ki; haksızlığa çengeli,
Atmalı geriye çekilmemeli.

Söz odur ki; Sanki bir şiir gibi,
Akmalı ruhlara bir nehir gibi.
Söz odur ki; Acı bir zehir gibi,
Dudaktan kalplere dökülmemeli.

Söz odur ki; Maveradan seslene,
Söz odur ki sevda ile süslene,
Söz odur ki; O aşk ile beslene,
Öyle daldan dala sekilmemeli.

Söz odur ki; Gitse bile ağıra,
Bir hecede bin bir mana doğura,
Söz odur ki; Güzelliğe çağıra,
Kalplere kin, nefret ekilmemeli
09.09.2018 Yusuf DOĞDU

BİR ACAYİP HAL
Bir acayip hale düştük,
Omuz başı beğenmiyor.
Nerde haram var üşüştük,
Kaşık aşı beğenmiyor.

Bilmem bu gidiş nereye?
Torun kanka der dedeye,
Kılavuz olmuş deveye,
Eşek çüşü beğenmiyor.

Rafa kalkınca kitaplar,
Tükendi Türkçe hitaplar,
Yorgundur artık bitaplar,
Gölge peşi beğenmiyor.

Bedenimiz Sahra Çölü,
Gönüllerimiz Lut Gölü,
Dikene düşmandır gülü,
Boş beleşi beğenmiyor.

İnsan yaratmış yaradan
Ne er kalmış ne de meydan
Herkes pehlivan anadan
Minder tuşu beğenmiyor

Medet umulunca çuldan,
Kullar korkar oldu kuldan,
Kurtlar çekilince yoldan,
Çakal leşi beğenmiyor.

Bırak uzunu kısayı,
Kentlerde geziyor ayı
Ne emmi belli ne dayı,
Körler şaşı beğenmiyor.

BERBATİ berbat yaşıyor,
Dağı tepeyi aşıyor,
Cüceler devi kaşıyor,
Vatandaşı beğenmiyor.

CENNET BENİM HAKKIM MIDIR?

Asabiye (Köksal AKÇALI)
Yıllar yılı estim, yağdım, savurdum.
Bazen Müslümandım, bazen gâvurdum(!)
Haram yedim, hiç dolmadı avurdum,
Cennet benim hakkım mıdır ASABİ?

Yaş altmışı buldu Tövbe etmedim
Hayır, hasenattan hiç hazzetmedim
Karga oldum bülbül olup ötmedim
Cennet benim hakkım mıdır ASABİ

Bana ne fakirden ölsün istedim
Zenginimin yüzü gülsün istedim
Vatandaş öğrensin bilsin istedim
Cennet benim hakkım mıdır ASABİ

ASABİ orda da samanlık var mı?
Güneşi boğacak karanlık var mı?
Yani yalakalık yağdanlık var mı?
Cennet benim hakkım mıdır ASABİ

Yalan dolan çoktur bütün işimde
Dostum yok tur yalnız gölgem peşimde
Bir umut ver koyma beni küşümde
Cennet benim hakkım mıdır ASABİ?

Yürütürüm suyu saman altından
Gel gör musluklarım bile altından
Bir umut yok mudur Allah katından
Cennet benim hakkım mıdır ASABİ

Pahalı mı ne kadar ki kirası?
Geçmiyor mu orda rüşvet parası?
Ak olur mu şu yüzümün karası
Cennet benim hakkım mıdır ASABİ?

Berbatiyim ben de nefsimi gütsem
Sevgi çiçekleri diksem büyütsem
Tüm mü doldu sanki bir de ben gitsem
Cennet benim hakkım mıdır ASABİ

BERBATİ (Yusuf DOĞDU)

SEN CENNETİ NAH GÖRÜRSÜN!
BERBATİ’YE (Yusuf DOĞDU)

Bu sorduğun benim boyumu aşar
ASABİ’DE beşer elbette şaşar
He kim insan doğar hayvanca yaşar
Sen cenneti nah Görürsün BERBATİ

Maya bozuk ekşidi bak yoğurdun
Fikir teknesinde fitne yoğurdun
Elinle dilinle fesat doğurdun
Sen cenneti nah Görürsün BERBATİ

Mezbele dünyanda doğuştan keştin
Girmedin gülşene hep çöplük deştin
Kurnazlık dendi mi tilkiye eştin
Sen cenneti nah Görürsün BERBATİ

Ne gözettin ne doyurdun açları
Şeytanlıkla ağartmışsın saçları
Bak itiraf ediyorsun suçları
Sen cenneti nah Görürsün BERBATİ…

Hep zenginden yana takındın tavır
Ne gönül gözettin ne saydın hatır
İnadına şaşar bilcümle katır
Sen cenneti nah… Görürsün BERBATİ.

Karanlıkta gezen apak(!)lar için
Kaydırak da mevcut kaypaklar için
Cehennemde yer çok yavşaklar için
Sen cenneti nah… Görürsün BERBATİ.

Nefsin için sendeki tükenmez gayret
Aklına sahip ol geçirme cinnet
Yalan dolan ile umarsın cennet
Sen cenneti nah görürsün BERBATİ

Değirmende ağartmışsın saçını
ASABİ’ den istiyorsun baçını
Haydi yallah topla artık göçünü
Sen cenneti nah görürsün BERBATİ

Dileğim şu ASABİYLE beraber
Hak yolunda sürünesin birader
İkimize dostum desin peygamber
Cennetlerde gönenesin BERBATİ
ASABİ- Köksal AKÇALI

Share
397 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK GÜNÜ

    24 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Bir bölgedeki bitki, hayvan türlerinin ve çeşitlerinin sayıca zenginliğine, o alanın ne kadar sağlıklı bir yaşam ortamı olmasına “Biyolojik Çeşitlilik” denilmektedir. Her ekosistemin kendine özgü bir biyolojik çeşitliliği bulunmaktadır. Bu itibarla biyolojik çeşitlilik bir doğal zenginliktir. Bir ülkedeki bitki ve hayvan türleri, hem o ülkenin hem de dünyanın biyolojik zenginliği olarak kabul edilmektedir. Ekosistemlerin görevi, canlıların yaşamlarını ve nesillerini sürdürebilmek için uygun ortamın hazırlanmasını sağlamaktır. Ekosistemler, ca...
  • DEVELİ DERNEĞİ’NİN İFTAR YEMEĞİ

    24 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Tam adı Develiler Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Kayseri'de 2004 yılında bir gurup Develi sevdalısı Develi'li münevverler tarafından kurulmuştur. Uzun yıllar Develi insanı Kayseri'ye mesafeli yaklaşmıştır. Bu bir şekilde Kayseri için böyledir! Bunda Kayseri'nin “Yilli !” tercihleri yani kendisinin dışında diğerlerini dışlama olgusu büyük rol oynamıştır. Diğer bir sebep Develi'nin nüfus yoğunluğu, kazalar içerisinde kültür genişliği ve ekonomik kalkınmışlığı ile insanının eğitim kalitesinin yüksekliği de her zaman etkili olmuştur. Hemen ilave ed...
  • DÜNYA AİLE GÜNÜ

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Aile, evlilik ve kan bağına dayanan, anne, baba, çocuklardan oluşan en küçük sosyal gruptur. Toplum, ailelerden oluşmaktadır. Bu nedenle aile, toplumun temeli kabul edilmektedir. Sevgi, saygı, gelenek ve görenek gibi değerler öncelikle ailede kazanılmaktadır. Ayni zamanda aile, inançların, ahlaki davranışların, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi değerlerin öğrenildiği yerdir. Aile, bir bireyin ilk eğitimini aldığı, yanlışı doğruyu gördüğü ve öğrendiği bir kurumdur. Aile denilince genellikle bir evde oturan anne ve baba ile varsa onların e...
  • HUZUR DERSLERİ VE DEVELİOĞLU ALİ RIZA EFENDİ

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Osmanlı sarayında eğitim konusunda en önemli konulardan ”Huzur Dersleri” ve “ Enderun Metebi” dir. Huzur derslerinin temel amacı, başkanlığını Osmanlı hükümdarının başkanlığında toplana 100-120 kadar seçkin din adamıyla yapılan Kur’an tefsirleri, yorumları ve münazaralardır. Enderun mektebi ise, devlet adamı yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir özel saray mektebidir. Osmanlı ramazanlarında ilgi çekici uygulamalardan birisi ”Huzur Dersleri” dir. Derslerde bir grup Osmalı uleması, padişahın huzurunda din üzerinde konuşurlar ,değişik dinî konularda ...