logo

İŞ İNSANI KAZIM AKSU” NUN HAYATTAN GÜNCELER” KONFERANSI


Orhan CEBECİ
orhan@cagdasdeveligazetesi.com.tr

 

27.04.2019 tarihinde Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma Derneğimizde “Ayın Konuşmacısı” programının konuğu Aksal Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Aksuydu. Program sunucu Ayşenur Serbest’in açılış konuşması ardından katılımcılara takdim ile devam etti. Dernek Başkanı olarak ben bir selamlama konuşması yaptım. Konuşmacı iş insanı Kazım Aksu’ya ve Nisan Ayı bursunu ve burs sonrası ikramı veren Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Karaca’ya teşekkür ettim. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye davet ettim. Yönetim Kurulu Üyemiz Turan Aksu ağabeyin oğlu olan Kazım Bey yıllardan beri babası ile birlikte derneğimize maddi ve manevi katkılarda bulunan bir hemşehrimiz. Mevla onlardan razı olsun.
Konferans başlıyor;
Dünya başka bir yere doğru evrilmeye başladı. Hepinizde görüyorsunuz. Üniversiteye girmek gerçekten heyecanlı bir şey. Hepimiz çok seviniyoruz. Girdiniz ama mezun olduktan sonra ne olacağını da düşünemiyorsunuz hepiniz. O dönem var ya. Dört sene inanılmaz yoğun geçiyor.
Adım Kazım Aksu:
1970 İstanbul Doğumluyum. Develiliyim. İstanbul’da doğdum büyüdüm. Birçok insanı buradan tanıyorum. Birazda şanslı bir nesilim onlarla diyalog kurabildim. Memleketim Develi’ye gidip geliyorum seviyorum orayı. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunuyum. O zamanlar kıymetli bir okul idi. Mezun olunca Amerika’da devlet bursu kazandım İndiana Ball State University Üniversitesi’nde. O zamanlar sevdiğim bir kız vardı. Ondan başka kadın yoktu Dünyada onun yüzünden gidemedim burada kaldım ve onunla evlendim. Kendinizi doldurarak geçirmeniz gereken bir dönem. Ben okulu bitireyim lisans diplomamı alayım sonrada iş peşine düşeyim derseniz kimse sizi kucağını açmış beklemiyor.
Bu konuşmam arasında size evlilik konusundan bahsedeceğim. Siyasetten, politikadan, biraz dinden, biraz şurdan burdan kısacası hayattan konuşacağız.
İki evladım var. Oğlum Turan Eren, Koç Üniversitesi’nde yüzde elli burslu Endüstri Mühendisliği bölümünde okuyor, son sınıfta, iki ayı kaldı. Şimdiden iş kaygıları aldı. Benimle birlikte işyerime gidip geldiği halde onu işyerime almıyorum. Üç dört sene başka işyerlerinde çalışıp deneyim kazanmasını istiyorum.
Kızımda bu yıl Cornell Engineering’s kabul aldı. Yurt dışında okumak istiyor. Onu da inşallah oraya göndereceğiz.
İki işletmem var. Endüstriyel birtakım ürünler üretiyoruz non mumun teknolojisi ile. Islak mendil sektörüne hammadde, birde havluların altındaki keçeyi üretiyoruz. Diğer işletmemde ıslak mendil, sıvı sabun, kulak pamuğu üretiyoruz. Dünyada 58 ülkeye ihracat yapıyoruz. İç piyasada büyük iki yerel marketle çalışıyoruz.


Beni birisi iş insanı yaptı
Ben aslında iş insanı olacak bir adam değildim. Coşkun Aral’ın yamağı olsaydım da Dünya’yı gezseydim, fotoğraflar çekseydim, güzel yemekler yeseydim, belki birtakım atraksiyonlar yapsaydım diye düşünüyorum.
Sonuçta hayatta bir şeyler planlarsınız. Ama sakın kendi planlarınızın kesin olacağını düşünmeyin. Şöyle düşünün. Siz bir kibrit çöpüsünüz bir nehre atlamışsınız o sizi bir yere doğru götürüyor. Önemli olan bir yere takılmamanızdır.
Dünya bir yere doğru yatırım yapmaya başlıyor, yapay zekâlar oluşturuluyor. Artık insanların elinde bir şeylere çok çabuk ulaşma arzusu var. Bazı meslek dalları yok olmaya başlıyor, aynı zamanda bu meslek dallarının eğitimini alıyoruz. Sakın Türkiye’yi geriden gelen bir ülke olarak görmeyin. Ülkemizi çok eleştiriyoruz ama ekonomide ve bazı konularda 200 ülke içerisinde ilk 30’un içerisindeyiz yani %15’lik dilimdeyiz demektir; ama ülkenin hep daha iyi yerlerde olmasını istiyoruz. Böyle denince akla hep Almanya gelir yani bizim mihenk taşımız Almanya’dır. Eğitim verilerine bakarsanız, Avrupa’daki yapıya göre bizden biraz farklılaşmış olarak görürsünüz. Aramızda biraz fark var ve bizim bu farkı kapatmamız lazım. Bizim öyle bir ülkemiz var ki 3 yanı denizlerle çevrili iki kıta arasında, verimli topraklara sahip, üzerinden birçok kültürler geçmiş ve birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Ecdadımız önemli çok eserler bırakmıştır ve ilimin ilk başlangıç yeri olmuştur. Sizlere bir kitap tavsiye ediyorum Daron Acemoğlu’nun ‘ULUSLARIN DÜŞÜŞÜ’. Daron Acemoğlu Türk kökenli bir Ermeni ve şuan Harvard üniversitesinde öğretim üyeliği yapmakta. Bu kitapta ulusların kurumsal yapı düzenini oluşturmayışını anlatmaktadır. Örnek olarak İngiltere’yi ve İtalya’yı verebiliriz. Mesela İtalya da 3 senedir hükümet kurulamıyor ama önceden oturmuş o sistem işliyor.


Kadınlar ekonomiye ve yaşama katılmak zorundadır
Toplum olarak ne şeriata uygun ne de komünist yapıya uygun bir toplumuz. Her zaman dengeleme yolunda ilerliyoruz. Bu eski uygarlıkların getirdiği kültürden olabilir. Atatürk gibi bir varlığın getirdiği şeylerden olabilir. Atatürk’le ilgili birçok kitap okudum, gerek karşı görüşlü gerekse salt savunan kitaplar oldu. Birçok feyz aldım bunlardan. Tarım ve hayvancılık geleceğin mesleğidir. Dünyada kıt kaynaklalar azalıyor, insanlar artıyor bu yüzden geleceğin işidir. Biz çok çabuk hareketlenebilen bir toplumuz, bizim başımıza gelen diğer Batı toplumlarına gelse batar giderler. Bizim halkımız temiz kanlı ve yardımseverdir. Analitik düşünmeliyiz, doğru ve yanlışı ayırt etmeliyiz.
Kadınlar toplumda ekonomiye ve yaşama katılmak zorundadır. Geçmişteki gibi bir kişi çalışacak diğerleri tüketecek, bu devir bitti. Kendinizi dolduracak bir şeyler bulmalısınız. Örneğin; hem üniversite yıllarımda hem de mezun olduğum vakitte bir şeylerle uğraştım yeni donanımlar kazandım. Örneğin dalış eğitmeni oldum bir çokta öğrencim var, uçaktan paraşütle atlamaya başladım ve enstrüman çalıyorum ve herkesin de enstrüman çalmasını istiyorum bu beyninizdeki nöronları harekete geçirir, koordinasyonlu olmayı sağlar. Çok iyi okullarda okuyabilirsiniz, çok iyi akademik kariyer yapmış olabilirsiniz iyi bir bilginiz olabilir ancak bunu satamıyorsanız hiçbir şeysinizdir. Umutsuzluğa kapılmadan sürekli çalışmamız gerekmektedir. 2. okumanızı tavsiye ettiğim kitap ‘Sapiens’ ve ’21.yuzyıl’ bunları kesinlikle tavsiye ediyorum. Evlilik siyah ve beyaz bir alandan oluşur. Bu alanların birleştiği yer gridir ve bu alanı ne kadar büyütürseniz o kadar mutlu olursunuz. Karşılıklı anlama, özveri gururunuzdan taviz vermeniz gerekir.
Bu arada derneğimizin burs mekanizması çok önemlidir. Burslu okuduğunuzu unutmayın ve siz de iş sahibi olduğunuzda siz de birisine yardım edin. Benim şirketim son 8 yıldır İstanbul’daki en fazla kurumlar vergisi veren ilk 500‘ün içindeyiz.
Milliyetçilik öyle ağızla, bayrağı sallamakla olmaz milliyetçi olabilmemiz için icraatta bulunmamız gerekiyor. Mesela vergi kaçırmadan işinizi düzgünce yapmalısınız. 2008 yılında hacca gittim ibadetlerimi yapıyorum inançlıyım; ama en çok hayrı o verdiğim vergilerden faydalanan kişilerden olacağını düşünüyorum.
Öyle bir insan olun ki kendiniz yaşayın, ne yapıyorsanız yaşantınızı görsün ve kendi kendine oluşsun. Önemli olan dışarıdan nasıl göründüğün ve milletin sana ne dediği. Kavga insanı bir yere götürmez, çok çalışmamız gerekir, en az iki dil bilmemiz ve birileriyle iletişime geçmek için güzelce konuşabiliyor olmamız gerekiyor ve birisiyle tokalaşırken elini yalandan değil sımsıkı sıkmanız gerekiyor ve işte buda samimiyetin göstergesi oluyor.
Konferans sonrası Eski Başkanlardan Mehmet Paksoy ve 21. Dönem Kayseri Milletvekilimiz, Onursal Başkanımız Sami Dedeoğlu birer konuşma yaparak sunumu yapan Kazım Aksu’ya ve Nisan ayı bursunu veren Mustafa Karaca’ya teşekkür ettiler. Yemek duasının ardından bursiyer öğrencilerimizin bursları dağıtıldı. Bir ayın konuşmacısı programı böylece sona erdi.

Share
871 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BELGELERLE İSTİKLAL MARŞI TARİHİ

    11 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Ülkelerin millî marşları çok önemlidir. O milletlerin millî heyecanlarını ,hürriyet ve özgürlük düşüncelerini, kahramanlıkları ve manevi değerleriyle örülmüş, milletleri heyecanlandıran kahramanlık şiirleridir. Aslında marşlar yürüyüş musikisi taşırlar. Çoğunlukla milletlerin en zor zamanlarında moral unsuru olarak ortaya çıkar. Osmanlıda 300 bin kişilik orduyu düzgün bir şekilde yürüten ve savaş anında orduyu heyecanlandıran, coşturan ve moral veren büyük “Mehtaran Bölüğü” idi. Osmanlı devleti 1.Dünya savaşında mağlup sayılıp, Sevr Antlaşması...
  • Göçlerde; Her An Endişe, Hüzün, Özlem, Hasret ve Gözyaşı Vardı

    11 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

      Göç Bizim Kaderimizdi kitabının adeta bir özeti. Aslında bir iki makaleye yazıya sığmayacak bir kitap. Eski bir atasözü Kırk katır mı? kırk satır mı? Elbette kayıt altına alınan her bilgi değerlidir. Hatırat olması, bilgi ve belge sunması bakımından çok önemsediğim için kitabın son bölümünden bu bölümü de okuyucuyla paylaşmak istedim. Eğitimci, yazar İlhami Şekercioğlu; hatıratı neden yazdığını aşağıdaki cümlelerle şöyle özetliyor. Tarihe baktığımızda insanoğlunun varlığı ile birlikte peygamberlerin bir kısmının da dâhil olduğu farkl...
  • GÖZ RENKLERİNİN KARAKTERE ETKİSİ

    11 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Karşınızdaki insanın kişiliğini gözlerine bakarak anlamanız mümkündür. Çünkü gözler yalan söylemez. Gözlerin şeklinden rengine kadar her ayrıntı farklı bir kişilik özelliğini işaret etmektedir. Her ne kadar bilimsel olarak göz renginin karakter analizini birebir yansıttığı kanıtlanmamış olsa da çoğu uzmana göre göz rengi genetik olarak aktarıldığı için karakterimizde büyük rol oynamaktadır. İsveç'teki Orebro Üniversitesindeki araştırmacılar, göz renklerinin insanların karakterlerini yansıtıp yansıtmadığı yönünde bir çalışmaya imza attılar. Ara...
  • İLHAMİ ŞEKERCİOĞLU VE GÖÇ BİZİM KADERİMİZDİ

    05 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

      Çok acele olarak ayrılmak durumunda kalırlar. Mustafa Hafız'ın eşi Gülşen Çulhaoğlu'nun çocuklarına anlattığı gibi yiyeceklerini bile almaya zamanları yoktur. Artık göç başlamıştır. Geçtikleri yerdeki bir köye ulaşırlar. Köy, Rus korkusundan henüz boşaltılmıştır. Yiyecek bulma ümidiyle evlere bakarlar. Bu köyden ayrılanlar o kadar acil ayrılma durumunda kalırlar ki yiyeceklerini bile yanlarına alamazlar. Uğradıkları birkaç evde mısır unu, tereyağı ve pekmez bulurlar. Unu yağ ile kavurup, pekmezle karıştırır un helvası yaparlar. Bu yol...