logo

İman İle Yalan Bir Bedende Bulunabilir Mi?


Prof. Dr. Kemal ATİK
yazaratik@cagdasdeveli.com.tr

Sevgili Okuyucularım!
İnsan karakterleri üzerine dair yazılmış kitaplarda yazar ki:
“Kiminle istersen arkadaş ol, ama şu üç kişiden sakın:
1. Aptal, çünkü arkadaş olayım derken sana zarar verir,
2. Kararsız, senin uzun ve sağlam dostluğun nedeniyle kendisine tam güvendiğin anda seni ortada bırakır.
3. Ve yalancı, çünkü senin aklının ucundan bile geçmeyecek bir tarzda, senin aleyhinde bulunacak, sana kıyacaktır; oysa sen ona en ufak güvensizlik belirtisi göstermezsin”.
Toplumumuzda en çok şikâyet konusu olan ve topluma en ok zarar veren davranışların başında ne yazık ki “YALAN” gelmektedir.
Hz. Peygamber: “ Sözünde durmak imanın en önemli rüknüdür” buyuruyor. Bir başka hadisinde ise : “Şaka bile olsa yalanı kesinlikle bırakmadıkça gerçek mümin, imanlı bir Müslüman olamazsınız” diye uyarıyor. Yüce Kitabımız Kur’an: “ Ey İman edenler niçin yapmadığınız şeyi söylüyorsunuz. Yapmayacağınız şeyleri söylemek Allah yanında en büyük günahtır” diye buyuruyor.
Hz. Peygamber şu üç durum kimde bulunursa münafık olur diyor: “Söz verdiği zaman sözünde durmaz; konuştuğu zaman yalan söyler, kendisine güven duyulduğunda ihanet eder”.
Bir ayeti kerimede şöyle geçer: “Yemin edip duran, aşağılık, herkesi kınayan, söz götürüp getiren, hayra, iyiliğe engel olan, saldırgan, günahkâr, kaba, ayrıca kötülükle damgalı hiçbir kişiye itaat etme
( Kalem Suresi/68:10-13).
Hz. Peygambere bir gün bir sahabe tarafından bir soru yöneltildi:
“ – Mümin cimri olabilir mi?
– Olabilir.
– Gevşek olabilir mi?
– Evet olabilir
– Peki, yalancı olabilir mi?
– Hayır, asla, kesinlikle olamaz. İman ile yalan bir bedende
– bulunamaz.” İnsan durmadan yalan söylerse kalbinde siyah lekeler meydana getirir, öyle ki kalbi iyice kararır ve Allah nezdinde yalancılar arasına yazılır. O nedenle doğruluktan ayrılmayınız. Çünkü doğruluk iyiliğe, iyilik de cennete götürür”. Tüm dinler ve tüm filozoflar, bir ulusun, bir toplumun yükselmesini, medeni bir toplum olmasını o toplumda yaşayan insanların doğru ve dürüst olmaları ile özdeşleştirmişlerdir. Yalanın, hilenin ve güvensizliğin egemen olduğu uluslar ve topluluklar ise ya geriliğin, açlığın ve sefaletin boyunduruğu altında ezilmişler ya da yok olmaya mahkûm olmuşlardır.
– Unutmayalım ki yaşamını yalan ve dolan sözcüğü üzere bina edenlerin ne duaları ne imanları makbuldür.

Share
891 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK GÜNÜ

    24 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Bir bölgedeki bitki, hayvan türlerinin ve çeşitlerinin sayıca zenginliğine, o alanın ne kadar sağlıklı bir yaşam ortamı olmasına “Biyolojik Çeşitlilik” denilmektedir. Her ekosistemin kendine özgü bir biyolojik çeşitliliği bulunmaktadır. Bu itibarla biyolojik çeşitlilik bir doğal zenginliktir. Bir ülkedeki bitki ve hayvan türleri, hem o ülkenin hem de dünyanın biyolojik zenginliği olarak kabul edilmektedir. Ekosistemlerin görevi, canlıların yaşamlarını ve nesillerini sürdürebilmek için uygun ortamın hazırlanmasını sağlamaktır. Ekosistemler, ca...
  • DEVELİ DERNEĞİ’NİN İFTAR YEMEĞİ

    24 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Tam adı Develiler Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Kayseri'de 2004 yılında bir gurup Develi sevdalısı Develi'li münevverler tarafından kurulmuştur. Uzun yıllar Develi insanı Kayseri'ye mesafeli yaklaşmıştır. Bu bir şekilde Kayseri için böyledir! Bunda Kayseri'nin “Yilli !” tercihleri yani kendisinin dışında diğerlerini dışlama olgusu büyük rol oynamıştır. Diğer bir sebep Develi'nin nüfus yoğunluğu, kazalar içerisinde kültür genişliği ve ekonomik kalkınmışlığı ile insanının eğitim kalitesinin yüksekliği de her zaman etkili olmuştur. Hemen ilave ed...
  • DÜNYA AİLE GÜNÜ

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Aile, evlilik ve kan bağına dayanan, anne, baba, çocuklardan oluşan en küçük sosyal gruptur. Toplum, ailelerden oluşmaktadır. Bu nedenle aile, toplumun temeli kabul edilmektedir. Sevgi, saygı, gelenek ve görenek gibi değerler öncelikle ailede kazanılmaktadır. Ayni zamanda aile, inançların, ahlaki davranışların, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi değerlerin öğrenildiği yerdir. Aile, bir bireyin ilk eğitimini aldığı, yanlışı doğruyu gördüğü ve öğrendiği bir kurumdur. Aile denilince genellikle bir evde oturan anne ve baba ile varsa onların e...
  • HUZUR DERSLERİ VE DEVELİOĞLU ALİ RIZA EFENDİ

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Osmanlı sarayında eğitim konusunda en önemli konulardan ”Huzur Dersleri” ve “ Enderun Metebi” dir. Huzur derslerinin temel amacı, başkanlığını Osmanlı hükümdarının başkanlığında toplana 100-120 kadar seçkin din adamıyla yapılan Kur’an tefsirleri, yorumları ve münazaralardır. Enderun mektebi ise, devlet adamı yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir özel saray mektebidir. Osmanlı ramazanlarında ilgi çekici uygulamalardan birisi ”Huzur Dersleri” dir. Derslerde bir grup Osmalı uleması, padişahın huzurunda din üzerinde konuşurlar ,değişik dinî konularda ...