logo

ESİR ASKER MEKTUPLARI


Yrd. Doç. Dr. Kadir Özdamarlar
yazarozdamarlar@cagdasdeveli.com.tr
    1.Dünya savaşında Türkler 5.milyona yakın askerle savaşa girmişti. Elbette  cihanın cehenneme döndüğü bu  büyük savaşın bedeli binlerce esiri, yaralıyı, kaybı ve şehidi de beraberinde getirmiştir. Ne acıdır ki bu dehşetli olaylar zincirinin hatırları birkaç roman, hikaye ve hatıra arasındadır. Hala yazılmasını, anlatılmasını beklemektedir.
Kayseri savaş görmedi ama cephe gerisinde savaşın bütün dramını yaşamış elinden geldiğince Türk ordusuna yeri geldiğince canını ,yeri geldiğince de lojistik desteğini hiç esirgememiştir.Develi'den Osman Coşkun'un hatıraları, Zübeyr Kars'ın,Hüseyin Cömert'in,Mehmet Çayırdağ'ın, Halit Erkiletlioğlu'nun, Yüksel Kalkan'ın  ve Kadir Özdamarlar'ın çalışmaları bu acı günlerin belgeleridir.

İngilizlerden en çok esir aldığımız savaş ki , Osmanlı’nın son zaferi olan Ku’BU KONUYU ELE ALN KISA AMA ÖNEMLİ MEKTUPLARDAN BAZILARI ul-Amere zaferidir.Bu zaferi İngilizler ellerinden geldiğince yıllardır gizli tutmaya çalışmışlardır! Diplomatik yollardan saklama yoluna gitmişlerdir.
İngilizler ise esir aldıkları subay ve askerlerimizi en çok Mısır’daki Kahire Esir Kampında tutmuşlardır. Bu kampta Develili bir hayli esir vardır.Bunların hepsini tanıyoruz. Sözlü olarak dinlediğimiz nice hatıralar vardır ki gözyaşları içerisinde dinlemişizdir.! Burada en çok dikkati çeken nokta esirleri banyo yaptırmak amacı güdülerek ilaçlı havuzlara sokularak gözlerinin kör olmasına sebep olmalarıdır.Bu konuda birkaç yazı okumuştum.Hemen belirtelim ki bu esirlerin tamamı Mondros mütarekesiyle serbest bırakılmışlardır.
Esaretten kurtulan Develi’li Türk esirlerden ona yakın yedek subay ayağının tozu ile bu sefer de Çukurovayı işgal eden Ermeni destekli Fransızlara karşı, Develi’de Kuvva-i Milliye Teşkilatı’nı kurmuşlardır. Develi başta olmak üzere ,Yahyalı, Tomarza, Bünyan ve diğer ,komutasında yerel milis güçlerinin de desteği ile Tufanbeyli, Saimbeyli, Feke, Kozan bölgelerini Fransız ve Ermeni kamavurlarından temizlemişlerdir. Hani meşhur sözdür ya: Söz konusu vatan olursa, gerisi teferruattır!Esaretten kurtulur kurtulmaz sıcak yataklarında yatmadan kendilerini savaşın ortasın da bulan bu yiğitleri unutmak mümkün değildir. Sadece Haçın / Saimbeyli savaşında Develi 120’nin üzerinde şehit vermiştir !İstiklal Savaşı bittikten sonra Develi ve Bünyanlı esirlerin doğup büyüdükleri yerlere geldiklerini bilenlerdeniz.
Bilenlerdeniz de ya bilmediklerimiz? Mesela esir mektupları .20.Kasım.2018 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde “Sahibini Arayan Asırlık Mektuplar” adlı bol resimli fakat özlü bilgiler ihtiva eden bir yazı bu konuyu ele almıştı. Osmanlı İmparatorluğu döneminde esir alınan ve esir düşen askerlerin yazdığı 30 bin kadar mektubun halen Kızılay arşivlerinde ailelerine ulaşacağı günü bekliyor, diyor.
Şu bilgiler çok önemli:” İmparatorluk sadece Birinci Dünya Savaşı boyunca İngiltere, Rusya, Fransa ve İtalya’ya 200 binden fazla esir verdi. Kurtuluş Savaşı da dahil edildiğinde Osmanlı devletinin verdiği esir sayısı 300 bine yaklaşıyordu. Tüm dünyada ki savaş esirlerine insancıl yaklaşılması gerektiğini ilk ,ilk 19.uncuyüzyıl sonunda kurulan uluslararası yardım kuruluşlarını gündeme getirdi.1912’deAbd’nin başkenti Waşington’da gerçekleştirilen Uluslararası Salib-iAhmer Konferansı’nda savaş esirlerine uluslararası kapsamd aortak bir yaklaşımla hareket edilmesi kararı alındı
Osmanlı imparatorluğunu bu toplantıda 11.Haziran.1868 ‘de idealist bir grup doktorun çabalarıyla kurulan Hilâl-i Ahmer yani bugünün Kızılay’ı temsil etti. Savaş esirlerine yönelik ilk uluslararası komisyon Balkan Savaşları sırasında Belgrad’da kuruldu. Kızılay da 1912’de bu uluslararası kuruluşla bağlantılı olacak Üsare Heyeti adlı bir komisyon kurdu. Komisyon 1.Dünya Savaşı’nda hem İtilaf devletlerinin elinde bulunan Türk esirlerin ,hem de Osmanlı devleti topraklarında bulunan esirlerin aileleriyle haberleşmek için Harbiye Nezareti personeli ve hem de Kızılhaç görevlileriyle çalıştı. ”Böylece savaşın en önemli unsuru olan mektupların iletişimi böylece sağlanmaya çalışıldı.
Fakat bütün bunlara rağmen bu mektuplar her zaman yerine ulaşamamıştır. Nitekim Filistin, Mısır, Arabistan’da misafir öğretim üyesi olan dost Prof.Dr.Seyfullah Korkmaz’ın bir sohbetinden öğreniyoruz ki adı geçen ülkelerin her birinde adreslerine ulaştırılamayan nice Türk mektuplarını saklayan arşivler bulunduğunu anlatmıştı. İşte şu anda Türk Kızılay’ı da özel arşivinde 308 bin mektubu saklamış ve adreslerine ulaşamayan mektupların yerine ulaşması için elinden gayreti göstermektedir.
O mektuplar bir harp tarihi olduğu kadar, bir kahraman kuşağın da ayrı bir romanıdır. Temennimiz o dur ki bu mektuplar adresini bulur.

Share
823 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEVELİ ÇÖTEN MAHALLESİ DERNEĞİMİZİN 2. GELENEKSEL MEVLİT PROGRAMI

    21 Mart 2019 Köşe Yazarları

    İstanbul Develi Çöten Mahallesi Derneğimizin Çanakkale Şehitlerimiz ve köyümüzden ahirete irtihal eden tüm geçmişlerimiz için 2.sini düzenlediği Geleneksel mevlit programı 17.03.2019 tarihinde Dernek Merkezi'nde yapıldı. Program Dernek Başkanı Hamza Başaranın açılış konuşması, katılımlarından dolay Dernek Başkanlarına ve Dernek Üyelerine teşekkür etmesiyle başladı. Mehmet Bahadır Hoca Çanakkale'nin önemini anlatan bir konuşma yaptı. Çöten Mahallemizden davetli olarak programa katılan Öksüt Mahallesi İmamı Hatibi Ahmet Özkan Dalmaz hoca...
  • DÜNYA SU GÜNÜ

    21 Mart 2019 Köşe Yazarları

    Su insanlar için yaşam kaynağıdır. Suyun olmadığı yerde canlıların yaşaması imkânsızdır. Su, insan yaşamı için oksijenden sonra en önemli ikinci bir ihtiyaçtır. Su olmadığı zaman hayat durur ve canlılar yaşayamaz. Bu nedenle yeryüzündeki suların korunması ve devamlılığının sağlanması için mücadele etmek gerekmektedir. Su hayatımızın sürdürülmesi için şart olan en önemli ve temel besinlerdendir. Bedenimizin ısı dengesi ve hücre içi hayatın devamı ayrıca besinlerin yakılması, sindirilmesi gibi birçok şey suya bağlıdır. Küresel ısınmanın ...
  • DEVELİ’DE MUSIKİ HAYATI

    21 Mart 2019 Köşe Yazarları

    “Develi'de Eğlence Hayatı “ adında, yine bu sütunlarda iki üç yazı yazmıştım. Bu yazılarımız da bir tesadüf ürünü değil “Develi ve Yöresinin Folklor Halk Edebiyatı ve Etnoğrafyası”adlı doktora tezimi hazırlarken konuyu daha disiplinli ele almış ve hazırlamıştım. Özellikle anne tarafım musikiye çok yatkındır. Bizde de kökten bir kabiliyet vardır. Bağlama ve tambur çok sevdiğim sazlardır. Yıllardır Kayseri korolarında değerli hocalarımız şefliğinde sazımızla iştirak etmişizdir. Eh! Yaş şimdilerde 71.Hali siz anlayın. Amma yeri geldiğinde makamd...
  • Engel Değil ‘Fırsat’

    21 Mart 2019 Köşe Yazarları

    Kayseri Büyükşehir Belediyesinin çıkarmış olduğu derginin Ocak Sayısında Gazeteci Selma Kara nın benimle yaptığı röportaj... Engel Değil ‘Fırsat’ Yıllar önce izlediğim bir haberde, görme engellilerin sorunlarına farkındalık oluşturmak amacıyla gözlerini bağlayan insanların Taksim Meydanı’nda yürümeye çalıştığını görmüştüm. Ben de evde denemeye çalıştım. Ama nasıl olsa gözümdeki perdeyi kaldırdığımda görebileceğimi bildiğimden çok da bir şey deneyimlediğimi söyleyemem aslında. Bence bu d...
astropay bozdurma bitcoin bozdurma paykwik bozdurma
kartal escort antalya Escort ataşehir Escort konya escort porno video manavgat escort