logo

DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ


Mustafa ÇEKEMOĞLU
cegmecioglu@cagdasdeveligazetesi.com.tr

10 Aralık ile başlayan hafta Birleşmiş Milletlere üye ülkelerde İnsan Hakları Haftası olarak kutlanmaktadır. Bu amaçla İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, insan haklarını kesin bir tanımla ortaya koymak için hazırlanmıştır.
Birleşmiş Milletler, 10 Aralık 1948 tarihinde, “İnsan Hakları Anayasası” olarak da ifade edilen “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”ni kabul ederek tüm dünyaya ilan etmiştir. İnsan Hakları Bildirgesi otuz maddelik bir bildiri olup, bütün dünyada insan haklarının korunmasını amaçlamaktadır. 10 Aralık 1948 tarihinde diğer dünya ülkeleri gibi Türkiye olarak biz de bu bildiriyi kabul ederek imzaladık.
İnsan hakkı, tüm insanların dil, din, ırk, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin bütün insanların eşit şartlara sahip olduğu haklardır. Dinimizde de insan hakları ve özgürlükler, Allah tarafından güvence altına alınmıştır. Kuran’ı Kerim, baştan sona okunduğu zaman onun insan haklarına ne kadar önem verdiği açıkça görülecektir.
İnsan hakları, her kişiye bağımsız seçim yapma, özgürce yaşama hakkı vermiştir. Bu özgürlükler ise başkalarının haklarına saygılı olmak ve onların haklarını çiğnememektir. Yani kul hakkı yememektir.
İnsanların dünyada hangi coğrafyada doğduğu önemli değildir. Önemli olan insanların eşit olması ve her türlü haklardan eşit şekilde yararlanmasıdır. İnsanın insana hükmetmesi, onu ezmesi insan onuruna yakışmayan ve kabul edilemeyecek bir davranıştır. Bu tür ayırımların yapıldığı toplumlarda kava, çatışma, isyan, ölüm eksik olmamıştır.
Devlet, egemenliği altında bulunan herkesin, insan haklarını tanıma, uygulama ve koruma yükümlülüğünü güvence altına almıştır. Devletin bu yükümlülüğü, taraf olduğu insan hakları sözleşmesi ile Anayasa’mızda belirtilmiştir.
Bu yükümlülük tüm ülkelerin anayasasında yer almasına rağmen ne yazık ki yeryüzünde hala milyonlarca insan, hak ve özgürlüklerinden yoksun, aç ve sefil yaşamaktadır. Dünyamızda insanların büyük çoğunluğu, belli bir azınlık grup tarafından baskı altında tutulmakta ve sömürülmektedir. Baskıcı tutumlar, silahlanma yarışı, savaşlar, hastalıklar, çevre kirliliği ve açlık, insanoğlunun en temel hakkı olan “yaşama hakkını” yok etmektedir.
Ülkemizde, başta yaşanan terör ve darbe olayları, şiddet, zorunlu göçler, mülteci sorunları, ifade ve basın özgürlüğü, yoksulluk, sorumsuzluk yüzünden yurtlarda yanarak ölen çocuklarımız ve açlık gibi örneklerini çoğaltabileceğimiz olumsuz gelişmeler insan hakları ihlalleri olarak karşımıza çıkmaktadır.
Hemen yanı başımızdaki Irak’ta ve Suriye’de yaşanan,tarihin en büyük insanlık dramlarına, işkence, tecavüz ve kötü muameleye, hayatta kalmak için zorunlu göç etmek durumunda bulunanlara utanç içerisinde tanıklık ediyoruz. Kantonların oluşturulması, ekonomik çıkarların korunması için onlarca değişik isimlerdeki örgüt ve grupların yaptıkları insan hakları ihlallerinin, akan kanın ve savaşın bir an önce son bulması en büyük temennimiz.
Önümüzdeki günlerde yapılacak yeni anayasanın yanı sıra çok köklü bir yargı reformu ve hukuk eğitimi reformunun bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir. Ülkemizde bizlere düşen görev, yapılacak çalışmalarla insanların hak ve özgürlüklerinin tanınmasını sağlamaktır.
Her insanın eşit derecede yaşama hakkına sahip olacağı, insanlık onuruna yakışan, insanca yaşamanın ve demokrasinin, insan haklarının zafer kazandığı bir dünyaya sahip olmak için gayret edelim. Hep birlikte insan gibi yaşayabilmek için insana saygı gösterelim ve insan haklarına sahip çıkalım. Adil ve adaletli bir dünyaya kavuşmak dileğiyle 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü kutlu olsun…

Share
722 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK GÜNÜ

    24 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Bir bölgedeki bitki, hayvan türlerinin ve çeşitlerinin sayıca zenginliğine, o alanın ne kadar sağlıklı bir yaşam ortamı olmasına “Biyolojik Çeşitlilik” denilmektedir. Her ekosistemin kendine özgü bir biyolojik çeşitliliği bulunmaktadır. Bu itibarla biyolojik çeşitlilik bir doğal zenginliktir. Bir ülkedeki bitki ve hayvan türleri, hem o ülkenin hem de dünyanın biyolojik zenginliği olarak kabul edilmektedir. Ekosistemlerin görevi, canlıların yaşamlarını ve nesillerini sürdürebilmek için uygun ortamın hazırlanmasını sağlamaktır. Ekosistemler, ca...
  • DEVELİ DERNEĞİ’NİN İFTAR YEMEĞİ

    24 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Tam adı Develiler Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Kayseri'de 2004 yılında bir gurup Develi sevdalısı Develi'li münevverler tarafından kurulmuştur. Uzun yıllar Develi insanı Kayseri'ye mesafeli yaklaşmıştır. Bu bir şekilde Kayseri için böyledir! Bunda Kayseri'nin “Yilli !” tercihleri yani kendisinin dışında diğerlerini dışlama olgusu büyük rol oynamıştır. Diğer bir sebep Develi'nin nüfus yoğunluğu, kazalar içerisinde kültür genişliği ve ekonomik kalkınmışlığı ile insanının eğitim kalitesinin yüksekliği de her zaman etkili olmuştur. Hemen ilave ed...
  • DÜNYA AİLE GÜNÜ

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Aile, evlilik ve kan bağına dayanan, anne, baba, çocuklardan oluşan en küçük sosyal gruptur. Toplum, ailelerden oluşmaktadır. Bu nedenle aile, toplumun temeli kabul edilmektedir. Sevgi, saygı, gelenek ve görenek gibi değerler öncelikle ailede kazanılmaktadır. Ayni zamanda aile, inançların, ahlaki davranışların, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi değerlerin öğrenildiği yerdir. Aile, bir bireyin ilk eğitimini aldığı, yanlışı doğruyu gördüğü ve öğrendiği bir kurumdur. Aile denilince genellikle bir evde oturan anne ve baba ile varsa onların e...
  • HUZUR DERSLERİ VE DEVELİOĞLU ALİ RIZA EFENDİ

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Osmanlı sarayında eğitim konusunda en önemli konulardan ”Huzur Dersleri” ve “ Enderun Metebi” dir. Huzur derslerinin temel amacı, başkanlığını Osmanlı hükümdarının başkanlığında toplana 100-120 kadar seçkin din adamıyla yapılan Kur’an tefsirleri, yorumları ve münazaralardır. Enderun mektebi ise, devlet adamı yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir özel saray mektebidir. Osmanlı ramazanlarında ilgi çekici uygulamalardan birisi ”Huzur Dersleri” dir. Derslerde bir grup Osmalı uleması, padişahın huzurunda din üzerinde konuşurlar ,değişik dinî konularda ...