logo

DÜNYA GÖNÜLLÜ KAN BAĞIŞLAYICILAR GÜNÜ


Mustafa ÇEKEMOĞLU
cegmecioglu@cagdasdeveligazetesi.com.tr

Kan, vücutta oksijen, besin maddelerini, vitaminleri, antikorları dokulara taşıyan, oluşan karbondioksit ve atık maddelerini vücuttan uzaklaştıran yaşamsal bir sıvıdır.
Dünyanın her yerinde her gün her yaştan insanın yaşamak için kan aktarımına (Transfüzyon) ihtiyacı vardır. Kan ve kan ürünleri her yıl milyonlarca hayatı kurtarmaktadır. Ayrıca kan ve kan ürünleri, tıbbi ve cerrahi müdahaleleri desteklemekte ve yaşamı tehdit eden koşullardaki hastaların daha uzun yaşamalarına yardımcı olmaktadır. Aynı zamanda insan veya doğa kaynaklı afetlerde hayat kurtarıcı rolü bulunmaktadır. Pek çok ülkede talep arzdan fazla olması nedeniyle kan merkezleri yeterli, kaliteli ve güvenli kan temin etmek için uğraşmaktadır. Yeterli kan sadece düzenli, gönüllü, karşılıksız kan bağışlarıyla sağlanabilmektedir.
Her yıl 14 Haziran tüm dünyada “Dünya Gönüllü Kan Bağışlayıcılar Günü” olarak kutlanmaktadır. A- B – 0 kan grubu sistemini bulan Nobel ödüllü Karl Landsteiner’in doğum günü olan 14 Haziran, gönüllü ve karşılıksız kan verme alanında faaliyet gösteren Uluslararası Kızılay, Kızılhaç Dernekleri Federasyonu, Uluslararası Kan Donor Organizasyonları Federasyonu (FIODS), Uluslararası Kan Transfüzyon Derneği (ISBT) tarafından “Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü” olarak ilan edilmiştir.
Bu özel günde, ihtiyaç sahipleri için kan veren gönüllü kan bağışçılarını kutlamak, kamuoyunda gönüllü kan bağışının önemini pekiştirmek, gönüllü ve güvenli kan ihtiyacına toplumun dikkatini çekmek ve yaygınlaştırılmasına ilişkin bilgilendirme yapılarak, kan bağışı konusunda davranış değişikliği ve kalıcı bilinç yaratılmasını amaçlamaktadır.
Ayrıca kampanyada, düzenli kan bağışı yapanları ve özellikle gençler olmak üzere daha önce hiç kan vermemiş sağlıklı insanları kan bağışlamaya motive etmek için, kan bağışı sayesinde hayatları kurtulan insanların hikâyelerinin de vurgulanması amaçlanmıştır.
18 ve 68 yaş arasında, ağırlığı 50 kg ve üzerinde olan her sağlıklı birey kan bağışında bulunabilmektedir. Bağışlanan kanlara AIDS, Hepatit B, Hepatit C, Frengi ve kan grubu testleri yapılmaktadır. Yapılan testlerde pozitif çıkan kanlar hemen imha edilmektedir. Bulaşıcı hastalığı olmayan kan ürünleri ise depolarda uygun sıcaklıkta saklanmaktadır.
Vücuttaki kan miktarındaki azalma hayati tehlike oluşturmaktadır. Kazalar, doğal afetlerde ve ağır ameliyatlarda kan kaybını gidermek için kan alış verişi yapılması gerekebilir. Çok acil durumlarda uygun kanı hemen bulmak çok önemlidir. Bu nedenle kan bankaları kurulmuştur. Kan bankalarında bulunan kanlar, ihtiyacı olanlara hemen ulaştırılmaktadır. Bu kan bankalarına yalnızca sağlıklı insanlar bağış yapabilmektedir.
Kan bağışı konusunda çalışan kuruluşlar Kızılay, Kızılhaç Dernekleri, Hastane ve üniversite kan merkezleri, sivil toplum örgütleridir. Ülkemizde bu kapsamdaki tüm hizmetlerin planlanması, yürütülmesi ve denetlenmesinden Sağlık Bakanlığı yetkili ve sorumludur.
Güvenli kan, bir ülkenin en önemli doğal kaynağıdır. Vatandaşların güvenli kana ulaşabilmeleri için her ülkenin düzenli kan bağışlayan gönüllü ve karşılık beklemeyen bağışçılara ihtiyacı vardır. Kan vermenin sağlığa olumlu etkisi olduğunu biliyor musunuz? Kan bağışlandığında vücudumuz, verdiğimiz kan oranında kan üretmek zorunda kalacaktır. Böylece vücut yeni ve taze kan üretmiş olacaktır.
Kan aktarımı hayat kurtaran bir tedavidir. Kanamalarda, Travmalarda, kanser hastalarında, kan değişimini gerektiren durumlarda ve cerrahi müdahalelerde hayat kurtarıcıdır.
Unutmayalım, bir damla kan birçok hayat kurtarır. Kanın tek kaynağı insandır. Sağlıklı ve güvenli iseniz kan bağışında bulunalım. Çünkü bir gün sizin de kana ihtiyacınız olabilir.

Share
786 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 Temmuz’u; Unutmadık ve Unutmayacağız

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Gün 15 Temmuz. 0 gün ezanlarla doğanlar, selalarla veda ettiler. Bir olmak, beraber olmak en büyük silahımızdı. Milletin iradesine kimse darbe vuramazdı. Ellerinde bayraklarla tanklara, toplara ve uçaklara karşı koyan bir milletin destanıdır 15 Temmuz. Milletimiz; demokrasiyi, Vatan ve bayrak aşkını 15 Temmuz'da bütün Dünya’ya gösterdi. O gece milli iradeyi hiçe sayanlar bir tek şeyi hesaba katmadı; Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğuna. Bayrağımızı indirtmedik, ezanımızı dindirtmedik. 15 Temmuz'da evinde rahat oturmaktansa, ülkesi...
  • Bisiklet ve Kalp Krizi

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Yeni çalışma, bisiklet sürmenin kalp krizi geçirme riskini büyük ölçüde azalttığını söylüyor Orta yaşlarda işe bisikletle gidip gelmek kalp krizi geçirme riskini önemli ölçüde azaltıyor. Araştırmacılar, haftada 30 dakika kadar bile bisiklet kullanmanın önümüzdeki 20 yıl boyunca koroner kalp hastalığı gelişme şansını belirgin bir şekilde etkilediğini belirtti. Danimarkalı araştırmacıların projesinde 20 yıl boyunca işe alındığında 45 ila 60 yaşları arasında olan 45.000 kişi takibe alındı . Haftada 90 dakika bisiklet kullanımı sonucunda kalp s...
  • DÜNYA KIBLE GÜNÜ

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Kıble, Türkçe “Yön” demek olup aslında insanın herhangi bir tarafa dönmesine veya bir yöne yönelen kimsenin üzerinde bulunduğu hale verilen isimdir. Diğer ifadeyle Kıble, Müslümanların, Hıristiyanların, Yahudilerin ve diğer inançlardaki kişilerin ibadet esnasında döndükleri yöndür. Müslümanların kıblesi, Mekke'de “Kâbe” denilen kutsal bina olup, Allah'ın emriyle Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından yapılmıştır. Kıble, Müslümanların namazda yönelmeleri gereken istikameti yani Kâbe'yi ifade eder. Namaz kılarken Kâbe'ye yönelmek farz olduğun...
  • DÜNDEN BUGÜNE DEVELİ’DE BASIN TARİHİ

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Mahalli basının Anadolu'da başlaması ve gelişmesinin zor olduğunu söylemek herhalde kehanet değildir. Gazete ve dergilerin, ne zaman başlayıp, hangi sayıda sona erdiğini kesin söylemek, arşiv yetersizliğinden dolayı çok zordur. Nitekim bu konuda hastalık derecesinde hassasiyetimiz olmasına rağmen, bazen yetersiz kalabiliyoruz! Develi uzun yıllar Ermeni, Karamanî Türkler (Hristiyan Türkler) ve Müslüman Türkler beraber huzur içerisinde yaşamışlardır. Eğitim ve öğretim konusunda Ermeniler ve Karamaniler daha erkencidirler. Matbaacılıkta da ilerde...