logo

DÜNYA DANS GÜNÜ


Mustafa ÇEKEMOĞLU
cegmecioglu@cagdasdeveligazetesi.com.tr
    Dans, ilişkilerin, duyguların ve fikirlerin, hareket ve ritim aracılığıyla fiziksel ifadesidir. Çoğu insan dansı bir yaşam biçimi olarak benimsemiş ve yöreden yöreye, ülkeden ülkeye çeşit çeşit dans türleri geliştirmiştir. Müziğin ritmiyle beraber omuzlar ve ayakların kıpırdamasıyla başlayan dansın, zamanla insanda tutkuya dönüştüğü ve ortaya mükemmel eserlerin çıktığı görülmüştür.

İnsanların ortak dili olan dans, onların barış ve dostluk içerisinde kaynaşmalarını sağlamaktadır. Salon dansı da dâhil olmak üzere dansın pek çok türü doğasında sosyallik barındırmaktadır. Birçok türü, stili ve geleneği kapsamaktadır. Dansın ortaya çıkışıyla ilgili kesin bir bilgi olmamakla birlikte köklerinin insanoğlunun yeryüzündeki yaşamı kadar eski olduğu söylenmektedir. Dans insanlık tarihinin ilk sanat eylemidir. İnsanlar müzik, resim, şiir ya da tiyatrodan önce dans yaparak kendilerini ifade etmişlerdir.
İlk çağlarda kabilelerin yaptığı dans, kısa zamanda belirli kural ve düzene bağlanarak ayin, büyü ve din işlerinde kullanılmıştır. Ritmi ve hareketleri destekleyen ilk araçlar el çırpma, şarkı, vurma çalgıları, kaval ve flüt olmuştur. Uygarlık ilerledikçe dans anlayışları değişmiş, duygu ve düşüncelerin belirtilmesi için araç olmaktan çıkıp başlı başına bir sanat haline dönüşmüştür. Mısırlı, Romalı, Bizanslı ve Yunanlılar, adımlarını ve beden hareketlerini belirli kurallara bağlamışlardır. Diğer taraftan Hindistan ve Japonya’da ise dans, sanatların en yücesi sayılmıştır.
Türklerde dansın başlangıcı Şamanizm dönemine kadar gitmektedir. Eski Türklerde “Büdik” adı verilen dans, bugün Kazan ve Başkurt lehçelerinde “Biyüv” olarak geçmektedir. Dansa çok önem veren bu boyların ayinlerinde dans ederken, Doğu Türkistan’da şamanın elinde kılıcıyla dans yönettiği etnograflar tarafından belirtilmektedir.
Bunun devamında İslamiyet’in yayılışı Anadolu halk danslarını etkilemiştir. Cumhuriyet dönemine gelindiği zaman Anadolu kültür figürleri üzerine çalışmalar yapılmıştır. Bu dönemde zeybek dansı ön plana çıkmıştır. Atatürk, Kurtuluş Savaşının ardından gerçekleştirmeye çalıştığı kültür devriminde dansa da özel önem atfetmiştir. Atatürk Halkevlerini kurarak ülkedeki binlerce halk dansı figürlerinin derlenmesini önermiştir. Dans Türkiye’de bölgesel farklılıklara göre çeşitlilikler göstermektedir.
1982 yılında Uluslararası Tiyatro Enstitüsü ve Uluslararası Dans Komitesi tarafından 29 Nisan tarihi, ”Dünya Dans Günü” olarak kabul edilmiştir. Gün dolayısıyla başta ülkemiz olmak üzere pek çok ülkede etkinlikler düzenlenmektedir.
Dansın en önemli faydalarından birisi bedende fiziksel olarak yaptığı katkıdır. Dans eğitimi alan kişinin bedeni daha esnek ve zarif olmaktadır. Dans egzersizleri kas ve iskelet yapısı ve vücut çizgilerinin daha güçlü ve ince olmasını sağlamaktadır. Dans etmek formda kalmayı sağlarken aynı zamanda zihinsel gücü de artırmaktadır. Bu durum da insanı mutlu etmektedir. Kasları çalıştıran, stresi azaltıp motivasyonu artıran dansın, beyin içinde önemli faydaları bulunmaktadır. Uzmanlara göre dans etmek, beynin hafıza ve karar vermeyle ilgili bölgesini genişlettiği ifade edilmektedir. Yıllar içinde edinilen deneyimler ve yapılan çalışmalar, dansın hem fiziksel, hem zihinsel hem de sosyal pek çok olumlu etki yarattığını ve iyileştirici bir yanı olduğunu ortaya koymuştur.
Ülkelerin dans türleri oldukça fazladır. Tango, Samba, Bale, Çiftetelli gibi her ülkenin kendine has olan bu dansları izlemek ve hatta uygulamak oldukça zevkli olduğunu düşünmekteyim. İnsanlık tarihi boyunca dans, her ne şart ile olursa olsun hep olacak ve özgür ifade, iletişim biçimi olmaya devam edecektir.

Share
1851 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RÜZGÂR ENERJİSİ NEDİR

    23 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

    Rüzgâr enerjisi, doğal, yenilenebilir, temiz ve sonsuz bir güç olup kaynağı güneştir. Güneşin dünyaya gönderdiği enerjinin %1-2 gibi küçük bir miktarı rüzgâr enerjisine dönüşmektedir. Güneş ışınları, yeryüzünde bir yandan farklı sıcaklık, basınç ve nem oluştururken bir yandan da yeryüzünün ısınmasına ve soğumasına sebep olmaktadır. Yeryüzünün farklı şekilde ısınması ve soğuması ile ortaya çıkan kuvvetler ise hava hareketlerini meydana getirmektedir. Bir hava kütlesi mevcut durumundan daha fazla ısınırsa atmosferin yukarısına doğru yükselir ve...
  • GESİ BAĞLARI TÜRKÜSÜ ÜZERİNE

    23 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

    “Terk edilmek, ölümün öteki adıdır” Bu söz 1924 yılında Kayseri'den Yunanistan'a göçürülen bir Rum/Karamanî vatandaşımıza aittir. Elbette bir insanın ve milletin köklerinden koparılması çok zor bir olaydır. Değil vatandan ayrılış, gurbete düşmek bile ayrı bir acıdır. Bunu ancak yaşayanlar iyi bilir. Örnek olarak bu gerçeği acı tecrübeleriyle yaşayan talihsiz Şehzade Sultan Cem bir gazelinde şöyle belirtir: Gahi vatan gurbetlenir, gâhi gurbet vatanlanır. Ki, ne pahasına ! Edebiyatımızda; halk felsefesi olan atasözlerimizde, deyimlerimizde ...
  • ŞİŞEDEN ÇIKAN MEKTUP

    16 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

      Şişeden çıkan mektubu Ali Atalay ağabeyim bana gönderdi.Çağdaş Develi Gazetemiz okuyucularıyla paylaşmak istedim.İşte o mektup. Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Cami´nin 1990´li yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıklarını anlatıyor. “Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültes...
  • SABIRSIZLIK GÜNÜ

    16 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

    Gerçek hayatta işler her zaman bizim istediğimiz hızda yürümez. Hayatımızda zaman zaman meşakkatli, zor, doğal engeller, beklenmedik olaylar ve çeşitli güçlüklerle karşılarız. Bu durum bazılarımızı ziyadesiyle yorar ve yıpratır. Bu nedenle hayatı her an aynı seviyede yaşamak zordur. Yaşadığımız süreçte herkesin sabrını zorlayan ya da taşıran bazı durumlar vardır. Sabır, İnsanın başına gelen kötü olaylar, kaza ve belalar karşısında telâşa kapılmadan dayanıp direnmesidir. Sabır hayatımızın vazgeçilmezleri arasındadır. Sabır, baştan çıkartıcı et...