logo

DEVELİ’DEN KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ: III DR.RECAİ ÖZDİL

Son dönem müzik hayatımızda üzerinde durulması gereken kişilerden biri de Dr.Recai Özdil’dir Kendisini bir tesadüf eseri 1967 yılında Ankara’da, Anafartalar Caddesi’ndeki muayehanesinde tanımıştım.


Muayenehanesinde, DTCF Türkoloji bölümünde okurken İlhan isminde bir arkadaşım çalışıyordu. Niğdeli .Onunla fakültenin akşam bölümünde okuyor ve aynı zamanda aynı evi paylaşıyorduk. İkimiz de gündüzleri işimize, akşamları da eğitimimize gidiyorduk. İlhan ile beraber de Melek Hanım adında bir hemşire çalışıyordu.
Bir vesile onları ziyarete gittiğimde muayenehane değil sanki bir müzik aletleri müzesi idi, sanki! Her müzik aleti aynı zamanda antika idi. Nitekim bu müzik aletleri koleksiyonun bir benzerini de İstiklal Marşımızın bestecisi Zeki Üngör’ün oğlu Etem Ruhi Üngör’de olduğunu basından öğrenmiştim Daha sonra yine basından öğrenmiş ve TV’den izledik ki Kültür Bakanlığı bu iki Türk Müziği Sazlarını Amerika’da ve Fransa’da sergilemişler , çok ilgi görmüştü.
Bu sazlar inanıyorum ki bir ömür sınırlarını aşarak elde edilmiş ve ne paralar ödenerek elde edilmişti. Her biri özellikleri olan bir aletti. Mesela bağlamalardan birinin gövdesinin kaplumbağa kemikleri ile kaplı olduğunu gördüm. Hayret etmiştim. Nitekim çalındığında çok değişik bir sese sahip olduğunu görmüştüm. O aralar ben de Ankara Radyosu sazendelerinden Rıfat Balabanın Saz Evi’nden o dönemler radyomuzun seçkin sanatçılarından Saniye Can için yapılmış bir bağlamayı Rıfat Balaban bana vermişti. Tabii ne kadar memnun oldum, bilemezsiniz. Öyle bir sesi vardı ki çalmaya doyamazdınız!
Arkadaşlar beni Recai Bey ile tanıştırdılar. Çok kibar ve zarif bir insandı. Yanında merhum Ziya Taşkent Yaşar Özel ve Zekai Tunca vardı. Türk müziği üzerinde sohbet ediyorlardı. Yanlarında bir de badanacı bir adam vardı. Tanıştık, meğer bizim Âşık Ali Çatak’mış ! Yani hemşehrimiz. Mekanı Cennet olsun. Her cumartesi günü işten çıkınca muayenehanenin abonmanı olduk. Orada müzik ve muhabbet konusunda çok şey öğrendik !
Kısa zamanda bu muhabbetin bir de sırrı ortaya çıktı. Onun da sırrı hayat hikayesindedir daha sonra da Develi Ortaokulu’nda Türkçe öğretmenliği yapan Ömer Makbul Özdil, annesi de Sıdıka Hanım’dır. Dört çocuklarından biri olan Recai Özdil ailenin ikinci çocuğudur.1927 yılında Develi’de doğmuştur. İlk ve orta öğretimini Develi-Kayseri’de tamamladıktan sonra 1952’de Ankara Tıp Fakültesini bitirdi ve doktorluğa başladı.1958 yılında Almanya’da “Akıl ve Ruh Hastalıkları” üzerine ihtisas yaptı. Uzun süre doktorluk yaptı.
Başarılı bir hayatın sahibi olan Özdil 1945 yılında Ankara Radyosu,” Mandolin Oda Orkestrası”nda mandolin sanatçısı olarak göreve başladı.1946’da “Yurttan Sesler “ sınavına Ahmet Gazi Ayhan ve Nezahat Bayram ile beraber girdi ve birincilikle kazandı. Bağlama sanatçısı oldu.
1945-1950 yılları arasında Ankara Radyosunda İhsan Atakurt’un yönettiği koroda sanatçı olarak görev yaptı. Bir çok sanatçının yetişmesinde rol aldı: Erol Sayan, Zekai Tunca, Yaşar Özel, Nida Tüfekçi, Doğan Canku bunlardan bazılarıdır.
Derlemeci, Araştırmacı ve icracı olan Recai Özdil uzun yıllar İleri Türk Müziği Teşkilatı’nda hocalık yaptı. Çok öğrenci yetiştirdi. Bize göre büyük hizmeti 17 türkülük “Seyrânî Babanın Notalı Albümü” adlı çalışmasını tamamlamış olması ve 1984 yılında Develi’de, yapılan Seyrânî Seminer ve Şenliğinde korosu ile beraber doyumsuz bir konser vermesidir. Nitekim bu sayede örnek olması dolayısıyla Seyrânî’nin değişik şiirlerinin bestelenmesine sebep olmuştur!
Kızlarından İnci Özdil Bursa Devlet Senfoni Orkestrası Şefi…Diğer kızı Sıdıka Özdil ise Antalya Devlet Senfoni 7 Aralık 2011 yılında Ankara’ 84 yaşında vefat etmiş ve Karşıyaka Mezarlığına defnedilmiştir.
Mekanı Cennet olsun, nur içinde yatsın.

Share
496 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Memleketim benim Develi nam-ı diğer Yeşil Everek

    15 Kasım 2019 Köşe Yazarları

    Anıların güzelliğinden midir, havasından mıdır, suyundan mıdır kendimi salakça bir mutluluk içinde buluyorum memleketimi her hatırladığımda; içime cemre düşmüş gibi oluyor. Kartın'da, Göktepe'de, Beşparmak'ta, Gereme'de, Yağlıpınar'da, Körkuyu'da, Kelpin'de, Gölemen'de, Yazı bağları'nda, Elbiz'de, Köşkpınar'da; gezdiğimiz yerler, dallarına tırmandığımız ağaçlar, o güzel günler geliyor aklıma. Eski günlerde olduğu gibi, yaptığım her uzun yolculuğun ardından, yorgunluğumu üzerimden atmak için kendimi Keyişin Havuzu'na atasım, Elbiz'de sularla oy...
  • DÜNYA KOMŞULUK GÜNÜ

    15 Kasım 2019 Köşe Yazarları

    Komşu tabiri birbirine bitişik ya da yakın konutlarda oturan kimselere denilmektedir. Komşuluk bize bir dizi hak ve görevler yükler. İyi düzeyde yaşandığı zaman komşu insana en yakın dosttur. Özellikle köy ve kasaba gibi küçük yerlerde sosyal dayanışma açısından hem çok önemlidir ve hem de ailelerin huzur ve güven içinde yaşamalarını sağlar. İyi komşuluk ilişkileri mutluluk ve sevincin paylaşılmasında, sıkıntı ve kederin göğüslenmesinde, kişilere ve ailelere büyük bir destektir. Sosyal bünyeyi, yapıyı güçlendirir. Komşu hakkı, yüce dinimizde d...
  • DEVELİ’DEN KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ-VII MÜBECCEL NAMİ DURU

    15 Kasım 2019 Köşe Yazarları

    Develi Lisesi'nin kuruluşunun ilk on yılında iki tarih öğretmeni gelip geçmiştir: Bunlardan biri aynı zamanda lisemizin kurucu müdürü Cemal Ustaoğlu, diğeri ise Mübeccel Nami Duru. İkisi de değerli öğretmenlerimizdendi. Cemal Bey derslerde disipline ve bilgiye önem verirdi. Fakat Mübeccel Bey ise tabiiliğe ve eğitime çok önem verirdi. Tarih öğretmenliği yanında güzel bir keman çalar idi. Zaman zaman dersimize kemanını da getirir çok güzel vals parçaları çalardı: Akdeniz Akşamları da en çok sevdiği bir eser idi. Ortak noktaları ise ikisi de güze...
  • İSTANBUL DEVELİ VE YÖRESİ KÜLTÜR DAYANIŞMA DERNEĞİMİZİN 17.OLAĞAN GENEL KURULU

    08 Kasım 2019 Köşe Yazarları

    02.11.2019 Tarihinde Dernek Merkezimizde Olağan Genel Kurulumuz yapıldı. Genel Kurul Marmara Üniversitesi İktisadi Bilimler Uluslararası İktisat Yüksek Lisans Tez Dönemi Öğrencimiz Merve Yürek'in hoş geldiniz konuşmasıyla başladı. Toplantıya katılan üyeleri ve konukları taktim etti. Divan Kurulu Başkanlığı ve kâtip üyelikler için Onursal Başkanımız Osman Deveci ve kâtip üyeliklerine Mustafa Şam ve Ömer Bayırsokak aday gösterilerek üyeler tarafından oy birliği ile seçildiler. Toplantıdan Notlar: Divan teşekkülünden sonra Gazi Mustafa Kemal Ata...