logo

DEVELİ’DE MUSIKİ HAYATI


Yrd. Doç. Dr. Kadir Özdamarlar
yazarozdamarlar@cagdasdeveli.com.tr

“Develi’de Eğlence Hayatı “ adında, yine bu sütunlarda iki üç yazı yazmıştım. Bu yazılarımız da bir tesadüf ürünü değil “Develi ve Yöresinin Folklor Halk Edebiyatı ve Etnoğrafyası”adlı doktora tezimi hazırlarken konuyu daha disiplinli ele almış ve hazırlamıştım.
Özellikle anne tarafım musikiye çok yatkındır. Bizde de kökten bir kabiliyet vardır. Bağlama ve tambur çok sevdiğim sazlardır. Yıllardır Kayseri korolarında değerli hocalarımız şefliğinde sazımızla iştirak etmişizdir. Eh! Yaş şimdilerde 71.Hali siz anlayın. Amma yeri geldiğinde makamdan makama az da olsa geçiş yaparız ve hakkını da vermeye çalışırız.Ha, bir tane de hüzzam makamında bir güftemiz de tanburi-bestekar Sabit Özdemir Özenç tarafından bestelenmiştir. Sadece benim ki mi M.Kemal Atik, Hasaneyn, Emir Ali Özçakır, Güzini ve Adem Armağan’ın da birer güfteleri aynı bestekarımız tarafından değişik makamlarda bestelenmiştir! Bundan da son derece memnunum.
İşte bu şevkle Develi eğlence hayatı hakkındaki yazımıza malzeme toplamış ve Develi musıki hayatı hakkında ilk ciddi bilgileri ve musıki adamlarını, türkülerini derlemiş ve tezimize koymuştuk. Seyrânî’nin bestelenmiş şiirleri dahil (hepsi notalı)yanına çok zorlukla kaynak kişilerden alınan türkülerin çoğu notalanarak bütünletmeye çalışmıştık.
Seyrânî’nin besteleri önce Seyrânî Hoca
(Yusuf Dağdelen) ile daha ziyade gazel tarzında olan eserleri de Cemil Özgen tarafından kasetlere kaydedilmiştir.Bu kasetler öyle zannediyorum ki sadece bizim arşivimizdemevcuttur.
Yukarı Develi’de genelde davul, zurna, kaval ve kapalı mekanda tef esastır. Everek’de kullanılan ensrümanlar ise çeşitlidir: Bunda Everek Ermeni ve Rumlarının etkisi büyüktür. Genelde bir tarafta bağlama, darbuka yanında bir tarafta da takım saz adı verilen ud, cümbüş,klarnet, keman, kanun,tef ve bazen de tambur kullanılmıştır.1952 yılında bir ağabeyim Develi’yi ziyareti sırasında kanun aradığında bir Ermeni komşumuzda bulunmuş ve kısa bir süre kullanmıştı.Ama bireysel olarak Kaymakçı Hüseyin ,kaynak kişi olarak Yaşar Deniz bu konuda önemlidir. Ama düğünlerin olmazsa olmaz kişileri Girenitli Ali (Zurna ve cümbüş),oğlu Feramuş Kuruoğlu(Bağlama ve cümbüş) ve Cumbuşçu Ramazan, Davulcu Tüysüzün Duran Oben, Zurnacı Ali hemen akla gelen kişilerdir. Ayrıca yıllardır,eğlence yerleri Köşkpınar ve Elbiz gibi gerçek bir eğlence yerlerinin vazgeçilmez sazendeleridir.
Acaba o bağların bağ olduğu, meşhur su başlarında göveçlerin pişirildiği, lezzetlerin yarıştığı yerde ,eh saz ve ses de yerini alacaktır.
Almaya alacaktır da ben aslında Develi eğlence hayatı hakkında tespitimizi ve durum tespiti yapma değildi. Esas konu Ekim-2019’da yapılması düşünülen 2.Ulusal Âşık Seyrânî Festivali konusunda tertip Heyeti ile Kayseri’de bir toplantımız olmuştu.
Bu konuda geçen yılın tecrübesi de ele alınmış ve ortak ön kararlar alınmıştı.Mesela bir Seyrânî Korosu niçin kurulmasın? Seyrânî’nin besteli şiirlerinden oluşan bir koro kurulamaz mı? İkinci koro Develi türkülerinden oluşan bir Develi Türk Halk Müziği Korosu temeli atılamaz mı? Bu konuda geçmiş bilgilerime dayanarak söylüyorum ki mahalli imkanlardan da faydalanarak artık Develi’de bir koro kurulabilir. Yeter ki bu konuda konuşup, planı çıkarıp eyleme koymada gecikmeyelim.
Artık Develi kültürel çalışmalar düşünme zamanı değil eylem zamanıdır. İnşallah!,

Share
411 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • EBELER HAFTASI

    17 Nisan 2019 Köşe Yazarları

    Gebelik sırasında, doğumda ve doğumdan sonra gerekli bakım ve danışmanlığı sağlamak, normal doğumları kendi sorumluluğunda yaptırmak, yeni doğanın bakımını, aile planlaması danışmanlığını yapmak üzere eğitilmiş kişiye “EBE” denilmektedir. Ebeler, bir bebeğin dünyaya gelmesinde rol almaları, doğum sancısı yaşayan annenin ağrısını azaltmaları ve bebeğin dünyaya gelmesini sağlamaları nedeniyle, ebelik mesleğinin dünya meslekleri arasında saygın bir konum kazanmasına neden olmuşlardır. Doğum öncesi ve sonrasında ailelerin yanında yer alan ebeler,...
  • ÇINGI DERGİSİNİN 54.SAYISINDA KAYSERİ’NİN KÜLTÜR ELÇİLERİ

    17 Nisan 2019 Köşe Yazarları

    Röportaj: Abdullah Ayata. Çıngı: Saygıdeğer M. Orhan Cebeci; bize kısaca özgeçmişinizden bahseder misiniz? M. Orhan CEBECİ: Kayseri’nin Develi İlçesi’nde 06.04.1953 tarihinde doğdum. İlk orta ve lise tahsilimi Develi’de yaptım. Yazı yazma merakım ortaokul yıllarında başladı. Edebiyata merakım lise yıllarında devam etti. Şiirler, hikâyeler, tiyatro oyunları yazdım. Bu yazdığım oyunlardan üçü lise yıllarında sahnelendi. Yazı hayatım 1973 yılında o zamanlar basının kalbi sayılan Cağaloğlu’nda ulusal gazetelerin kültür ve sanat sayfal...
  • ÇOCUK DENGE BİSİKLETİ

    12 Nisan 2019 Köşe Yazarları

    Altı yaşa kadar çocuklar normal donanıma sahip bir bisiklete binebilecek gelişime erişemezler. Bunun ilk nedeni kolaylıkla hızlandıracakları bisikletleri durdurmak için gerekli fren hareketini sağlayacak el kaslarının gelişmemiş olmasıdır. Göbekten, ayak frenli bisikletler bu sınırlılığı bir ölçüde kırsa bile en iyimser yaklaşımlar bile dört beş yaşın öncesine gidemez. Normal donanımlı bisikletlerin bir başka engeli ağırlıklarının çocuk için çok fazla olmasıdır. Çocuk denge bisikletleri normal donanımı iki teker, bir gidon ve seleye kadar aza...
  • MİMAR SİNAN VE MİMARLAR GÜNÜ

    12 Nisan 2019 Köşe Yazarları

    Türkiye'de her yıl 9 Nisan tarihlerinde Türk mimarlık ve sanat tarihinde çok önemli yeri olan Mimar Sinan ve eserlerinin tanınması, onların korunması için gerekli araştırma ve geliştirmeyi teşvik etmek amacıyla “Mimar Sinan'ı Anma ve Mimarlar Günü” kutlanmaktadır. Koca Sinan diye de anılan, Kanuni Sultan Süleyman dâhil üç büyük Osmanlı padişahı döneminde yaşamış, dünyanın en büyük mimar ve yapı sanatçılarından olan Mimar Sinan, 29 Mayıs 1490 tarihinde Kayseri'nin Ağırnas köyünde dünyaya gelmiştir. Mimar Sinan, Yavuz Sultan Selim zamanın...