logo

DEVELİ VE YÖRESİ DERNEĞİMİZDE “AYIN KONUŞMACISININ” KONUĞU PROF. DR. RECEP BOZLAĞAN


Orhan CEBECİ
orhan@cagdasdeveligazetesi.com.tr

 

İstanbul Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma Derneğimizin düzenlediği “Ayın Konuşmacısı” programının konuğu Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı, hemşehrimiz olması ile övünç duyduğumuz değerli hocam Prof. Dr. Sayın Recep Bozlağan’dı.
02.12.2017 Tarihinde Derneğimizin Kadıköy’deki merkezinde düzenlenen konferansın konusu Zaman Yönetimiydi. Toplantıya üyelerimiz, ilçe ve köy dernek başkanlarımız ve bursiyer öğrencilerimiz katıldılar. O gün İstanbul’da yoğun bir trafik vardı. Hocam da bu yoğunluğun azizliğine uğradı. İlan edilen saatten biraz geç başlamasına rağmen ilgi ile izlendi. Hocama bu güzel sunumundan dolayı teşekkür ederim. Konferans herkesin ilgisini çeken bir konuydu. Özellikle iş adamları ve geleceğimizin pırıl pırıl gençleri için bilinmesi ve uygulanması gereken hayata dair her şey konferansın konusuydu. Sunum sonunda onursal başkanımız Osman Deveci ve Yönetim Kurulu Üyemiz Prof. Dr. Cavit Avcı ile birlikte hocamın plaketi takdim edildi.
Sunum devam ederken Kayseri Milletvekilimiz Sayın Sami Dedeoğlu Kayseri hava alanından telefonla arayarak hocama ve konuklara selamlarını iletmemi söyledi.
Develi ve Yöresi Derneği Gençlik Komisyonu Başkanı Arif Emre Bozlağan Gençlik Komisyonu’nun yapmayı planladığı etkinlikleri anlatarak, bu görevi veren Yönetim Kurulu’na teşekkür etti. Kayder Gençlik Komisyonu Başkanı Ali Yaman derneğin kendilerine çok şey kattığını, İstanbul’daki evleri olduğunu söyledi.
Yönetim Kurulu üyemiz Prof. Dr. Cavit Avcı ve Onursal Başkanımız Osman Deveci ve Kayder İstişare Kurulu Üyesi Hasan Hüseyin Arıkan Ağabey birer konuşma yaparak salonda bulunan dinleyiciler hocamı beklerken güzel vakit geçirdiler. Hocamın konuşmasından önce son konuşmayı ben yaptım:
Değerli üyelerimiz, Ayın konuşmacısı programına hoş geldiniz. Sayın Hocam Prof. Dr. Recep Bozlağan’a Yönetim Kurulu’nu şereflendirdiği için Yönetim Kurulumuz ve şahsım adına teşekkür ederim.
Zaman Yönetimi konulu konferansta birikimlerini ve deneyimlerini bizlerle paylaştığı için, her telefon açtığımızda her konuda öğrencilerimize verdiği destek ve yardımlar için çok ama çok teşekkür ediyorum. Değerli hocam, iyi ki varsınız. Hemşehriniz olarak sizle gurur duyuyoruz, diyerek konuşmama son verdim.
Genç Develiler Derneği Başkanı Mehmet Sabah, Yönetim Kurulu Üyeleri Ömer Çokyıldırım, Ahmet Bayırsokak, Muammer Çatalkaya ve Epçe Köyü Derneği Başkanı Osman Atmaca birlikte Develi ve Yöresi Derneği başkanlığımı kutlayarak bana bir plaket verdiler. Kendilerine çok teşekkür ederim.
Sunuculuğunu Yüksek Lisans tez dönemi öğrencimiz Merve Yürek’in yaptığı toplantı günün anısına Dernek Yönetim Kurulumuz ve katılımcılarla birlikte fotoğraf çekildi.
Eski dönem, Genç Develiler Derneği Başkanı kardeşim Mustafa Ötünç tarafından Develi Sofrasından cıvıklı, tahinli ve cevizli ikram edildi. Yemek duasının ardından öğrenci bursları dağıtılması ile “ayın konuşmacısı” programı sona erdi.
Özgeçmiş: Prof. Dr. Recep BOZLAĞAN
1995 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olan Recep Bozlağan, Marmara Üniversitesi-Mahallî İdareler ve Yerinden Yönetim Bilim Dalı’nda yüksek lisans ve doktora yaptı. 2002 yılında yardımcı doçent, 2006 yılında doçent ve 2011 yılında profesör oldu.
Marmara Üniversitesi’ndeki akademik görevlerinin yanı sıra 2003-2005 yılları arasında özel sektörde danışmanlık, 2005-2006 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde danışmanlık, 2006-2007 yılları arasında İstanbul İl Özel İdaresi’nde genel sekreter yardımcılığı ve 2007-2012 yılları arasında Marmara Belediyeler Birliği’nde genel sekreterlik yaptı.
2008 yılından itibaren Küresel Şehirler ve İstanbul Araştırmaları Bilim Dalı Başkanı, 2012 tarihinden itibaren Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı olarak görev yapan Bozlağan, 28 Ağustos 2015 tarihinde Rektör Yardımcısı olarak atandı.
“Belediyelerde Örgüt Geliştirme”, “Liderlik Yaklaşımları ve Belediyeler”, “İstanbul: Derinlik, Değişim ve Güç”, “Türk Tipi Başkanlık” ve “İstanbul 2053 Vizyonu” adlı kitapları, editörlüğünü yaptığı “İstanbul; Kent ve Medeniyet”, “Türkiye’de Yerel Yönetimler”, “İstanbul; Mekân ve İnsan”, “Bağcılar Perspektifi”, “Cumhuriyet Döneminde Arnavutköy” ve “İstanbul; Tarih ve Medeniyet” adlı eserleri ve çeşitli bilimsel dergilerde yayımlanmış makaleleri bulunmaktadır.
“Küresel şehirler”, “metropolitan yönetimler”, “kamu kesiminde stratejik yönetim” ve “başkanlık sistemi” konularında teorik ve uygulamalı çalışmalarını sürdürmektedir.
İngilizce bilen Recep Bozlağan evli ve 3 çocuk babasıdır.

—————————————————————————————————–
PROF.DR. RECEP BOZLAĞAN’IN “ZAMAN YÖNETİMİ” KONULU KONFERANSINDAN ÖZETLER

Üşenme, erteleme, vazgeçme. (Ali Fuat Başgil)
Zaman hayatın kendisidir. (Benjamin Franklin)
Hiç Zamanım Yok, Çok Yoğunum, İşim Başımdan Aşkın, Başımı Kaşıyacak Vaktim Yok, Nefes Alacak Vaktim Yok, Koşuşturmaktan Kendime Vakit Ayıramıyorum. Bu Adam Bu Kadar Enerjiyi Nereden Buluyor? OYSA,
Zaman, herkese “eşit” dağıtılmıştır. 1 yıl herkes için 365 gündür. 1 gün herkes için 24 saattir. 1 saat herkes için 60 dakikadır. 1 dakika herkes için 60 saniyedir. O halde sorun nerede? Zamanın kendisinde mi? Kendimizde mi?
İki nimet vardır ki insanlar bunların değerini bilmezler: Sağlık ve boş vakit” (Hadis-i Şerif)
ZAMANIN DEĞERİ:
BİR SENE’nin değerini, sınıfta kalan bir öğrenciye sorun.
BİR AY’ın değerini; erken doğum yapan bir anneye sorun.
BİR HAFTA’nın değerini; dergi editörüne;
BİR GÜN’ün değerini; gazete editörüne sorun.
BİR SANİYE’nin değerini; bir kazayı kılpayı atlatan adama sorun.
BİR SALİSE’nin değerini; gümüş madalyada kalan sporcuya sorun
BİR HİKÂYE
Derste zaman yönetimini anlatan hoca, büyükçe bir kavanozu yumruk büyüklüğündeki taşlarla doldurdu ve öğrencilere “bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.
Öğrenciler hep bir ağızdan “doldu” diye cevapladılar.
Hoca, bir birkaç avuç mıcırı kavanozun ağzından yavaş yavaş döktü.
Sonra kavanozu sallayarak mıcırın taşların arasına yerleşmesini sağladı. Sonra öğrencilerine dönerek bir kere daha “bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.
Bir öğrenci “dolmadı herhâlde” diye cevap verdi. “Doğru”dedi hoca ve birkaç avuç kum alarak, taşlarla mıcırların arasını dolduracak şekilde döktü. Öğrencilerine yine döndü ve “bu kavanoz doldu mu?” diye sordu.
Tüm sınıftakiler hep bir ağızdan “hayır” diye seslendiler. Bunun üzerine hoca birkaç bardak suyu kavanoza boşalttı.
Sonra öğrencilerine dönerek “bu deneyin amacı ne olabilir?” diye sordu. Bir öğrenci “zamanımız, ne kadar dolu görünürse görünsün, daha ayırabileceğimiz vaktimiz mutlaka vardır” diye cevapladı.
“Hayır” dedi hoca. “Bu deneyin esas amacı, ‘eğer büyük taşları kavanoza baştan yerleştirmezseniz, küçükler girdikten sonra büyükleri hiçbir zaman yerleştiremezsiniz’ gerçeğidir. Bu kavanoz sizin hayatınız, büyük taşlar ise aileniz, dostlarınız, eğitiminiz, işiniz, sağlığınız ve eserlerinizdir. Bu akşam, uykuya yatmadan önce iyice düşünün ve büyük taşlarınızın neler olduğuna karar verin. Büyük taşlarınızı hayatınızın merkezî noktalarına iyi bir şekilde yerleştirdiğiniz ölçüde, başarılı bir insan, iyi bir eş, iyi bir ebeveyn, başarılı bir iş insanı olabilirsiniz.”
İŞ HAYATINDA ZAMAN YÖNETİMİ:
KİŞİSEL ZAMAN PLANI
Ev –Aile: Eve, eşe ve çocuklara günlük –haftalık –aylık –yıllık bazda vakit ayrılmalı.
İş: İş, olağanüstü durumlar haricinde, mesai saatleri içerisinde tamamlanmalı.
Sosyal Faaliyetler: Akraba ve dost ziyaretleri, dernek-vakıf faaliyetlerine haftalık –aylık –yıllık bazda vakit ayrılmalı.
İç Huzur: İç huzuru sağlamaya yönelik faaliyetlere her gün düzenli vakit ayrılmalı.
Kişisel Gelişim: Kişisel gelişim faaliyetlerine her gün en az 1 saat vakit ayrılmalı.
Kişisel Bakım: Spor, bedeni bakım vb. etkinliklere günlük-haftalık bazda vakit ayrılmalı.
Dinlenme, Uyku: Dinlenme, yapılan işin hacmine ve stresine paralel olmalı; uyku yorgunluk durumuna paralel olmalı.
Eğlence: TV, sinema, müzik, tatil vb. etkinliklere günlük –haftalık –aylık –yıllık bazda vakit ayrılmalı
Sorumluluklarımızın gereğini yerine getirmeye yönelik olarak yaptığımız faaliyetlerin planlanması, uygulanması ve denetlenmesi süreçlerinden oluşan daimi döngü.
Başarı zamanı değerlendirmeye bağlıdır.(Seneca)
ZAMANI NASIL HARCIYORUZ?
İşyerinde kahvaltı, internet (haber siteleri, facebook, twitter, oyunlar vb.)E-postalar, ziyaretçiler; talep- şikayet, sohbet-muhabbet, telefon görüşmeleri.
Astların hatalarının düzeltilmesi, öğle tatilini uzatmak, toplantılar, protokol uygulamaları, televizyon, sigara molaları, kaçış faaliyetleri, İşi kasten zamana yaymak, servis için erken iş bırakmak, Türkiye’de devlet memurlarının günlük fiilî çalışma süresi 150 dakika ile 180 dakika arasında değişmektedir. Özel sektörde ise 240 dakika ile 300 dakika arasında değişmektedir.
ZAMAN TUZAKLARI:
•Önem, öncelik ve aciliyeti ayırt edememek. Erteleme alışkanlığı. Dağınıklık, Karar alma sorunları. Yetki devredememek. Talimat verme sorunları. Verimsiz toplantılar. Teknolojik cehâlet. Kırtasiyecilik. İletişim sorunları. “Hayır” diyememek. Aşırı titizlik. Aynı anda birçok iş ile uğraşmak. Maymun iştahlı olmak. Gereksiz telefonlar. Sohbet severlik.
Her yerde olmaya çalışan, hiçbir yerde olamaz. Dikkatini ve enerjisini birçok iş arasında dağıtan, hiçbir işi zamanında tamamlayamaz.
Acil işlerin çoğu, Kendi yaklaşımlarımız dolayısıyla “acil” hale gelmektedir.
Kendi elimizle “acil” hale getirdiğimiz işler; Ya yapmaktan hoşlanmadığımız, Ya zor olduğunu bildiğimiz/zannettiğimiz, Ya yeterince önemsemediğimiz, hafife aldığımız, ya da kasıtlı olarak ertelediğimiz işlerdir.
Bazı işlere ise; “Önemli” ve “acil” olmadıkları halde saatlerimizi hatta günlerimizi ayırırız. Çünkü bu tür işleri yapmaktan keyif alırız. Kendimize göre en iyisini yapmaya çalışır, en ince ayrıntıya kadar kafa yorarız. Bu işlerin hem bizim hem de kurumun performansına olan katkısını sorgulamayız veya sorgulamak istemeyiz.
Önemli işler, önemsizlerin insafına bırakılamaz. (Goethe)
İşlerin “öncelik” durumunu belirlemek, “yönetici” konumundaki personelin görevidir. Bu sebeple, bizzat yöneticiler “önem”, “aciliyet” ve “öncelik” konusunda duyarlı olmalıdır.
DAĞINIK MASA -DAĞINIK DOLAPDAĞINIK BİLGİSAYAR- YANLIŞ DÜŞÜNCELER
•Her şeyin nerede olduğunu biliyorum. Ben zaten çok düzenli bir insan değilim.
İşimi gayet güzel yapıyorum ya, sen ona bak. Ne kadar zeki olduğumun bir göstergesi değil mi? Bu kadar dağınıklık içinde bu başarı. Çok çalıştığımın göstergesi.
DAĞINIKLIKTAN KURTULMAK:
Uygulayabileceğimiz bir sistem geliştirebiliriz. Çekmeceleri ve dolapları ambara” çevirmemeliyiz. Bize bağlı personelin, çekmece ve dolaplarını en az yılda 1 defa, mümkünse her altı ayda veya her 3 ayda 1 defa ayıklamalarını sağlayabiliriz. Evrakları üst üste koyup biriktirme alışkanlığımız varsa, bundan vazgeçmeliyiz. İncelediğimiz evraklar arasında başkalarına delege edilecek olanlar varsa bekletmeden vermeliyiz. Gelen evraklara bekletmeden bakıp gereğini yapabiliriz. Böylece ertesi gün, dünden kalanlarla da uğraşmamış oluruz. Nitelikli ve bol çeşitli kırtasiye malzemeleri kullanmayı tercih edebiliriz.
Her gün 15 dakikayı masanızda, 15 dakikayı da bilgisayarınızda tertip ve düzen sağlamaya ayırın. (Steven Covey)
KARAR ALMA SORUNLARI:
•Bilgi eksikliği •Tecrübe eksikliği •İradesizlik •Karar almak istememe
•İşi ağırdan alma •Ani kararlar alma •Lüzumsuz yere “ortak karar” almaya çalışmak •Konuyu, lüzumu yokken üstlere taşımak •Karar alma tekniklerini kullanmama.
İŞ-YETKİ DEVRİNİ ENGELLEYEN DÜŞÜNCELER:
Her iş aşağıdakilere devredilmez. Onlar bu işi beceremez. Ben öyle, sağa sola emir yağdıran amirlerden değilim. Ben çok titizim. Kolay kolay hiçbir şeyi beğenmem. Söyleyip –düzelterek iki kere yorulacağıma, kendim yaparım bir kere yorulurum.
Boş zaman yoktur. Boşa geçen zaman vardır. (Tagore)
ZAMAN YÖNETİMİNDE İHMAL EDİLEN BİR KONU: ETKİLİ TALİMAT VEREMEME
•Ne istediğimizi önce kendimiz bilmeliyiz. Ne istediğimizi anlaşılır bir şekilde ifade etmeliyiz. Astımızın, talimatı doğru bir şekilde anladığından emin olmalıyız. Ast’a, kendini ifade etme hakkı ve özgüveni kazandırmalıyız. Talimatımızın gereğinin ne kadar zamanda ve nasıl yapılabileceği hakkında kafamızda bir fikir olmalı.
NE ZAMAN TOPLANTI YAPILMALIDIR?
Kriz çözmek için,–Koordinasyon sağlamak için,–Önemli bir bilgiyi paylaşmak için,
BİR TOPLANTININ İYİ SONUÇ VERMEMESİNİN NEDENLERİ, YETERSİZ YÖNETİM:
•Görüş farklılıklarını yakalama ve ilerlemeleri bir sonuca bağlama konusunda rehberlik edememek. Değişik bakış açılarını merakla takip etmemek. Tartışmaları kontrol edememek. Toplantıyı uygun bir şekilde sonlandıramamak. Kayıt tutmamak.
BİR TOPLANTININ İYİ SONUÇ VERMEMESİNİN NEDENLERİ: YAPISAL YÖNDEN EKSİKLİK
Katılımcıların gerekli bilgileri önceden edinemedikleri için toplantıya hazırlıksız gelmeleri. Toplantının zamanından önce sona erdirilmesi. Diğer konular hiç gündeme getirilmezken, aynı başlık üzerinden defalarca geçilmesi. Toplantının amacı ve insanların orada olma nedeni konusunda belirsizlik.
ETKİLİ BİR TOPLANTI İÇİN, TOPLANTI ÖNCESİ YAPILMASI GEREKENLER:
•Gündemin hazırlanması •Zamanın planlanması• Katılımcıların bilgilendirilmesi •Ortamın hazırlanması gereklidir.
GÜNDEM ve ZAMAN:
-Gündemi toplantı yöneticisi hazırlar veya hazırlatır.
-Gündemin hazırlanmasında katılımcıların önerileri de dikkate alınır. Katılımcılar, çoğunlukla gündeme öneride bulunmaz. Yöneticinin, bu konuda onları teşvik etmesi gerekmektedir.
-Önerilerin kime ait olduğu, kimin hangi bilgilendirmeyi yapacağı belirlenir.
-Gerektiğinde toplantının amacı ve dayanağı, toplantının başında açıklanır.
-Toplantının yapılacağı yer, tarih, süre, katılımcılar ve toplantı başkanı gündem metninde belirtilir.
-Toplantı süresinin, gündemi görüşmeye yeterli olmasına dikkat edilir.
KATILIMCILAR:
-Katılımcıların, konu ile “ilgili” veya “bilgili” olmasına dikkat edilir.
-Katılımcı sayısı belirli bir sınırda tutulmalıdır.
-Sorun çıkaran tipler, ya toplantıya çağırılmamalı ya da bunlara karşı tedbirler alınmalı.
KATILIMCILARA DİKKAT:
1. Sürekli geç kalanlar 2. Çok konuşanlar 3. Sessiz olanlar 4. İlgi göstermeyenler 5. Şakacılar 6.Saldırgan, Agresifler

TOPLANTI BAŞKANI:
Saygı gösteren Tartışmaya hakemlik edebilen. Kurallara uyan Konuyu özetleyebilen. Hazırlıklı olan Katkıları teşvik eden, Dinlemeyi bilen Konulara açıklık getirebilen, Adil davranabilen. Zaman baskısını idare edebilen. Gerilimle başa çıkabilen.
TEKNOLOJİDEN YARARLANMAK:
Akıllı telefon kullanmaya çalışılmalı. Ancak, telefonun kölesi haline gelinmemeli. Telefon ile bilgisayardaki takvim senkronize olmalı. Uzun vadeli tarih tespitlerinin mahzurları unutulmamalı. İşe ilişkin bütün önemli tarihler, ajandaya mutlaka önceden işlenmeli. Astların ajanda, akıllı telefon veya ilgili bilgisayar programını düzenli ve etkili bir şekilde kullanması sağlanmalı ve gerektiğinde denetim yapılmalı. Zaman yönetiminin temel ilkelerinden biri de işlere zaman sınırı koymaktır.
Çünkü; “Ölçmezseniz yönetemezsiniz” (Peter Drucker)
ZAMANI VERİMLİ KULLANMAK İÇİN:
Yanımızdan not defteri, kalemi eksik etmeyelim veya cep telefonunu not tutmak için aktif bir şekilde kullanalım. Aklımıza gelen düşünce, konu, teklif, şikâyet vb. hususları derhal not edelim. Ajandayı, Outlook’u ve ilgili cep telefonu, bilgisayar programlarını etkin bir şekilde kullanalım. Masamızı ve bilgisayarımızı mümkün olduğu ölçüde düzenli ve sistematik tutalım. Mesaiyi tamamlamadan önce, bir sonraki günün programını yapalım. Günlük planın yanı sıra haftalık plan da yapalım. Böylece, hafta başlarında isteksizlikten kurtulmuş oluruz. İşlerimize mutlaka bir “zaman sınırı” koyalım. Astlarımıza verdiğimiz görevler için de mutlaka “zaman sınırı” koyalım. Önünüze gelen bir evrakı hemen okuyalım. Önem durumunu belirleyelim Buna göre sıraya koyalım. İlgisiz ise, hemen ilgili yere gönderelim. Protokol, denklik, eşitlik vb. uygulamalar, gerektiğinde bir tarafa bırakılabilmeli. İş öğretmek amacıyla, işler bizzat yapılabilir. Öğretme aşamasında sonra, o işler astlara yaptırılmalı. Geçmişteki yanlış kararların yasını tutmak yerine, geleceğe dair hedeflere odaklanılmalı.
İYİ-EN İYİ AYRIMI:
Eğer, mutlaka yapmak gerekiyorsa “en iyi” yi yapmaya çalışalım. Bunun dışında, ihtiyacı karşılayacak kadar “iyi” iş çıkaralım. Unutmayalım, bazen “en iyi” “iyi”nin düşmanıdır. Çoğu zaman ise “iyi” “en iyi”nin düşmanıdır.
ZAMANI VERİMLİ KULLANMAK İÇİN:
Posta veya sms ile halledebileceğimiz bir işi telefonla halletmeye çalışmayalım. Telefonla halledebileceğimiz bir işi yüz yüze görüşme ile halletmeye çalışmayalım. Yüz yüze görüşme ile halledebileceğimiz bir işi toplantı ile halletmeye çalışmayalım.
•Teşekkür ederiz. Prof. Dr. Recep Bozlağan

Share
562 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • VAKIFLAR HAFTASI

    07 Aralık 2018 Köşe Yazarları

    Vakıf, bir kişinin belirli bir hizmetin yerine getirilmesi ya da başkalarının yararlanması için ya malını ya parasını ya da mülkünü bağışlayarak oluşturulmuş bir kuruluştur. Vakfın tarihçesi çok eskilere dayanmaktadır. Tarihin her döneminde atalarımız hayır kurumları yapmıştır. Vakıflarımız Türk - İslam Medeniyetinin en önemli tarihsel mirasıdır. Geçmişten bugüne insanlık medeniyetine bıraktığı eserlerin yanında, vakfetme duygusunu, paylaşma ahlakını da nesiller boyu taşıyarak, sosyal ve toplumsal rolünü hiç bırakmamıştır. Kısaca vakıf,...
  • DEVELİ’NİN ÇINARLARI

    07 Aralık 2018 Köşe Yazarları

    Ağaçlar içerisinde çocukluğumdan beri ulu çınar ve ceviz ağaçları beni hep heyecanlandırmıştır. Küçük yaşlarda Develi dışına çeşitli sebeplerle çıkmıştım. Bu bakımdan değişik coğrafyalar ve üzerinde yetişen çeşitli ağaçlardan bazıları hep dikkatimi çekmiştir. Özellikle çınar ağaçları. Beni özellikle ilk defa heyecanlandıran ve dikkatimi çeken Tarsus girişindeki çınar koruluğu olmuştur. Daha sonra dikkatimi çeken tarihî şehirlerimiz : Bursa ile İstanbul'un tarihi çınarlarıdır. Özellikle İstanbul çınarlarından Tevfik Fikret'in anlattığı ve O...
  • GÖNÜLLERİN BAŞKANI DR.MEMDUH BÜYÜKKILIÇ NAMI DİĞER ATOM KARINCA

    30 Kasım 2018 Köşe Yazarları

      “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın.”Felsefesini kendisine düstur etmiş bir Başkan. Yaradanın en şereflisi insana hizmet etmek amacıyla gece gündüz çalışan güler yüzlü ve fedakâr bir insan, Dr. Memduh Büyükkılıç. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından İstanbul'da 24 Kasım da İstanbul Haliç Kongre Merkezi'nde Düzenlenen AK Parti Belediye Başkanı adayları tanıtım toplantısında partisinin 40 Belediye başkanını açıkladı. 14 Büyükşehir, 26 İl Belediye Başkan Adayı Açıklandı 14 büyükşehir, 26 il Belediye Başkan adayları için yapılan ...
  • DÜNYA AİDS GÜNÜ

    30 Kasım 2018 Köşe Yazarları

    Bu hafta ki yazımı, çok önemli gördüğüm ve internette araştırarak hazırladığım son yılların en acımasız hastalığı AİDS hastalığı üzerinedir. AİDS'in açılımı Acquired İmmuno Deficiency Syndrome kelimelerinin kısaltılması olarak ortaya çıkmış ve “Edinilmiş Yetersiz Bağışıklık Sistemi Sendromu” olarak Türkçeye çevrilmiştir. AİDS, vücudun bağışıklık sistemini çökerten bulaşıcı bir hastalıktır. Bu hastalığa neden olan virüse HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü) adı verilmiştir. HIV virüsü, insanın bağışıklık sisteminin içine yerleşerek bağışıkl...
astropay bozdurma bitcoin bozdurma paykwik bozdurma