logo

DEVELİ KÖY MONOĞRAFİLERİ : KARACÖREN


Yrd. Doç. Dr. Kadir Özdamarlar
yazarozdamarlar@cagdasdeveli.com.tr

Develi köylerinden gezip inceleme yapamadığım dört beş Develi köylerinden biri de Karacören’dir. Ancak hakkında epeyce de okuduğum eserlerden elde ettiğim bilgiler ve tuttuğum notlar mevcuttur.Bu yazımızda da Develi Köy Monoğrafileri” dizisinden olmak üzere Karacaören’i ele almak istiyoruz.
Develi’nin en eski yerleşim yerlerinden biridir.Sultan Sazlığına yakın bir yer olması ve tarıma elverişli topraklara sahip olması hasılı coğrafi yapısı ve Yeşilhisar-Yahyalı-Develi hattı ortasında olması onu çekici kılmış olmalıdır.Develi’nin Rum-Ermeni ve Türk topluluklarının yıllardır beraber yaşadığı bir yerleşim yeridir.Geçtiğimiz haftalarda “Develi’de Ermeni Kültür Envanteri” adlı yazımızda da belittiğimiz gibi Surp Asvadziddin Kilisesi,Sımpadyan Okulu ve adı bilinmeyen mezarlık buranın eski bir yerleşim yeri olduğunu ve yerleşimin ta Etiler dönemine kadar gidebileceği iddia edilebilir.
“1708 yılının şubat ayında Kütahya yöresinde bulunan Danişmendli Türkmenlerine bağlı Cevanşir ve Kaşıkçılar oymaklarının, Niğde ‘ye bağlı Öyük, Yarlık ve Ulukışla’ ya bağlanan Koçak köylerine Kayseri Bünyan’da, Çakırağıl ve Karacaören köyü, Develi kazasında bulunan Karacaviran ve Millidere isimli harap köylere yerleşmişler. “ adlı bir bilgi de mevcuttur.Ayrıca Develioğullarından öğretmen Ömer Develioğlu, arazi meselesinden mahkemeye verdiği bir maruzatında şöyle bir bilgi verir:”Maruzatım,Develi’nin Karacaören Köyü Hududu içerisinde bulunan Yaylak Mezrası,namıyla maruf bir kıta arazi arazi-yi haliyeyi tasarrufunda bulunduran Kiçikapı’danSipahi SeyyidiMehmet Sadık tarafından devrin tapu senedi sayılan 1244/ 1828 tarihli temessük senedi ile büyük babamız Develioğlu Hacı Ahmet Ağa satın almıştı.
….bu araziyi ihya için Sulucaova ve Endürlük Köylerinden Rumlarla Develi köylerinden getirdiği Türkleri bu yere yerleştirerek Karacaören adında bir köy kurmuş;Rumlara kilise,Türklere de bir cami yaptırmıştır….” demektedir. Demek ki burası daha önce Ermeni bölgesidir!Böylece köydeki Türk ve Rum sosyal hayatı hakkında bize bu bilgi bazı ip uçları vermektedir.A.Gürlek bir yazısında şu ayrıntı bilgiyi verir: “1912 yılında İncesu ve Develi kazalarında 59 233 kişilik toplam nüfus içinde Georgios Hekrekos’a göre 4760 Rum ve 125 Rum aileden söz edilmektedir.
İncesu’dan daha güneyde Ortodoks topluluklarına Zile Köyünde rastlanırdı. Bu köyde Türkçe konuşan 70 Rum aile ile 450 müslüman aile vardı. Karacaören’de Türkçe konuşan 50 Ortodoks Hıristiyan aile ve 50 Ermeni aile ikamet ediyorlardı. “”Köy Rumları mübadele sonucu 1924’ten sonra Adana üzerinden Atina’ya göçmüşlerdir.Bugün buradan Yunanistan’a göçen Karacaören’li Rumlar köy kültürlerini burada da aynen devam ettirdiklerini “Karamanlika” adlı internet sitesindeki bazı bilgilerden öğrenmekteyiz.
Ermeniler daha yakın zamana kadar tehcire rağmen burada kalmışlardır.Ancak bazı kayıtlardan anlıyoruz ki Karacaörenli Ermeniler Haçın Harbi/ Saimbeyli sırasında buraları işgal eden Fransız güçlerini desteklemişlerdir. Nitekim Mondros Mütarekesi sonrası serbest kalıp, Arap çöllerinde kahramanca savaşan Develili yedek subay arkadaşlarının yanına yani Develi’ye gelmek isteyen aslen Niğdeli Enver Bey,buraya uğradığında Ermeniler tarafından öldürülmek istenmiş,fakat savaş içerisinde yoğrulmuş olan Enver Bey daha atik davranarak 4-5 Ermeni’yi öldürerek,Develi’ye kaçarak gelmiştir.Burada da kurulan Develi Kuva-i Milliye teşkilatının aktif bir elemanı olmuştur.
Karacaören Develi’ye 17 kilometredir.Su şebekesi vardır.Nüfusu 2016 yılına göre 416 kadardır.Tek öğretmen ve tek sınıflı okulu 1974 yılında yapılmıştır.
Köyün ekonomisi Hayvancılık ve tarıma dayanır.Özellikle tarımda pancar ,mısır ve yonca ekimi önemlidir.Yeraltı sularından yararlanılır.

Share
1045 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 Temmuz’u; Unutmadık ve Unutmayacağız

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Gün 15 Temmuz. 0 gün ezanlarla doğanlar, selalarla veda ettiler. Bir olmak, beraber olmak en büyük silahımızdı. Milletin iradesine kimse darbe vuramazdı. Ellerinde bayraklarla tanklara, toplara ve uçaklara karşı koyan bir milletin destanıdır 15 Temmuz. Milletimiz; demokrasiyi, Vatan ve bayrak aşkını 15 Temmuz'da bütün Dünya’ya gösterdi. O gece milli iradeyi hiçe sayanlar bir tek şeyi hesaba katmadı; Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğuna. Bayrağımızı indirtmedik, ezanımızı dindirtmedik. 15 Temmuz'da evinde rahat oturmaktansa, ülkesi...
  • Bisiklet ve Kalp Krizi

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Yeni çalışma, bisiklet sürmenin kalp krizi geçirme riskini büyük ölçüde azalttığını söylüyor Orta yaşlarda işe bisikletle gidip gelmek kalp krizi geçirme riskini önemli ölçüde azaltıyor. Araştırmacılar, haftada 30 dakika kadar bile bisiklet kullanmanın önümüzdeki 20 yıl boyunca koroner kalp hastalığı gelişme şansını belirgin bir şekilde etkilediğini belirtti. Danimarkalı araştırmacıların projesinde 20 yıl boyunca işe alındığında 45 ila 60 yaşları arasında olan 45.000 kişi takibe alındı . Haftada 90 dakika bisiklet kullanımı sonucunda kalp s...
  • DÜNYA KIBLE GÜNÜ

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Kıble, Türkçe “Yön” demek olup aslında insanın herhangi bir tarafa dönmesine veya bir yöne yönelen kimsenin üzerinde bulunduğu hale verilen isimdir. Diğer ifadeyle Kıble, Müslümanların, Hıristiyanların, Yahudilerin ve diğer inançlardaki kişilerin ibadet esnasında döndükleri yöndür. Müslümanların kıblesi, Mekke'de “Kâbe” denilen kutsal bina olup, Allah'ın emriyle Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından yapılmıştır. Kıble, Müslümanların namazda yönelmeleri gereken istikameti yani Kâbe'yi ifade eder. Namaz kılarken Kâbe'ye yönelmek farz olduğun...
  • DÜNDEN BUGÜNE DEVELİ’DE BASIN TARİHİ

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Mahalli basının Anadolu'da başlaması ve gelişmesinin zor olduğunu söylemek herhalde kehanet değildir. Gazete ve dergilerin, ne zaman başlayıp, hangi sayıda sona erdiğini kesin söylemek, arşiv yetersizliğinden dolayı çok zordur. Nitekim bu konuda hastalık derecesinde hassasiyetimiz olmasına rağmen, bazen yetersiz kalabiliyoruz! Develi uzun yıllar Ermeni, Karamanî Türkler (Hristiyan Türkler) ve Müslüman Türkler beraber huzur içerisinde yaşamışlardır. Eğitim ve öğretim konusunda Ermeniler ve Karamaniler daha erkencidirler. Matbaacılıkta da ilerde...