logo

ÇOCUKLARIMIZ VE BİZ… -2-


Psikoterapist Dr. Mehmet Karakaya
yazarkarakaya@cagdasdeveli.com.tr

MehmetKarakaya

Salonun daha sakin bir köşesine geçtik. Pencere kenarına kadar attığımız adımlar bitince adam devam etti:
“Eğitim çocuğa harika bir kapı açabilir, bu sayede çok para da kazanabilir.
Ancak meslek öğrenmesi insanları hayatı genç yaşta tanıması onu farklılaştırır, olgunlaştırır. Toplumda sadece kendisinin olmadığını ve öteki insanların da olduğunu fark eder. Eğitim insanı farklı bir yöne, meslek farklı bir yöne hazırlar. Kira almasam, bütün parası kendisine kalsa kazandığı parayı gidip uyuşturucuya, eğlenceye, alkole, kumara harcayacak. Kira sorumluluğu olduğu için bütçesini ona göre ayarlıyor. Bu yaşta bütçesini yönetebiliyor. Oğlum seni çok sever.
Bahsetti. Çok iyi bir insanmışsın. Ona yardım ediyormuşsun. Üniversite okumuşsun, ancak iş yerinde bir domatesi bile kesemiyor,kızıyor ve küfür ediyormuşsun; elin birçok ise yatmıyormuş restaurantta. Oğlum komik hallerini anlatıp gülüyor. Biz de ailecek gülüyoruz. Ancak bir domatesi kesemiyorsan, yetiştirilme tarzın da eksiklikler var demektir. Bir yerde Üniversite diplomasi ile iyi bir iş bulabilirsin. Ancak hafife aldığın,basit gördüğün domates kesme işini yapan adamı aşağılarsın,” dedi.
“Yeri gelecek şu gördüğün bütün servetim bu oğlumun olacak. Çalışmadan servet sahibi olursa canavara dönüşür. Herkesi aşağılar.
Bir işçinin nasıl iş yaptığını, nasıl işçi maaşı ile geçindiğini bilmez. Sürekli onlarda kusur arar, uğraşır durur.
Ben bir evlat yetiştirmek istiyorum; bir canavar yetiştirmek istemiyorum.
Sadece eğitimi önemsiyorsunuz. Mesleği önemsemiyorsunuz. Eğitim ne yapacağını öğretirken, mesleki tecrübe başkalarıyla birlikte nasıl yapacağını öğretir. Meslek sayesinde egoyu atar. İş yapabilme yeteneği ile özgüveni gelişir. Hem yetenekleri çoğalır, hem insanları anlar,’ dedi.
Söyledikleri çok etkilemişti.
Gelelim bana… Kendi hikayemi anlatacağım ama bilin ki bu hikaye neredeyse hepimizin hikayesi… Bütün eğitim dönemimde ailem masraflarımı karşıladı. Hiç çalışmadım o dönemler.
Durmadan kitap okudum,durmadan dolaştım, eğlendim ve durmadan siyaset yaptım.. Birçoğunuz gibi çocukluğun ilk günlerinden ” Büyük adam olacak, ya da ünlü adam olacak, ” diye yetiştirildim.
Bizim gibi toplumlarda, “Büyük devlet adamı, kurtarıcı vs” gibi yetiştirilen çocukların durumunu destekleyen bir de rüya görülür.
Bir yakınımız,biz çocukken rüyasında büyüyünce çok büyük bir adam olacağımızı görür.
Ya bu rüyayla ya da çocukken söylediğimiz bir sözün keramet alameti sayılmasıyla hepimiz ayrıcalıklı, üstün ”Büyük adam” adayı olarak yetiştiriliriz.
Doğu toplumlarının destan, efsane ve masal toplumları olması, kahramanlık temasının bu efsanelerde, masallarda ve destanlarda çok yüklü olması da başka bir faktördür.
Türkiye’de iken herhangi bir kitabı okuyup bitirince, “Çok güzel bir kitap ama birşey eksik yine,” derdim. Cevabını yurtdışında buldum: ” Hayatın kendisi eksikti..”
Beğendiğim bütün hikayeler, bütün sonuçlar bütün deneyimler ne kadar güzel olursa olsun bana değil, başkalarına aitti.
Başkalarının tecrübeleriyle geldiği sonuçtu okuduğumuz kitaplardaki öyküler, romanlar ve tavsiyeler…
Bizler “Kendimiz” olalım, evlatlarımız da kendi başına ayakta durabilen hazırcı olmayan elindekilerinin de kıymetini bilen iyi bir evlat olsun diye çalışalım..

Share
post_views_cpaxq Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KAYSERİLİLER DARÜLACEZE’DE BULUŞTU

    15 Şubat 2019 Köşe Yazarları

    7 Şubatta senenin 38. gününde Kayseri Derneklerimiz öğle yemeğinde İstanbul'da Darülaceze'de buluşarak Darülaceze sakinlerine bin kişiye yöresel damak tadımız olan mantı ikramında bulundu. Organizasyona iki yüze yakın İstanbul'daki Kayseri Derneklerimizin Başkanları ve Yönetim Kurulları ve davetli hemşehrilerimiz katıldılar. Sekiz yüze yakın Darülaceze sakinine mantı ikram edildi. Maksat elbette yemek değil; darülaceze sakinleri ile birlikte olmak, onlara güzel bir gün yaşatarak gönüllerini almak.Program, Başakşehir Meclis Üyesi Aday Adayı...
  • İşimi yapamamaktan şikayetçiyim…

    15 Şubat 2019 Köşe Yazarları

    İnsanoğlunun ilk çağlarda tek amacı hayatta kalmak için mücadele etmek idi. Yiyecek ve giyecek için avlanmak zorundaydı. Üretim yoktu. Yabani hayvanlardan kaçmak zorunda idiler. Kışın ise soğuktan korunmaya çalışıyorlardı. Sürekli göçebe halinde idiler… Sonra nüfus çoğaldı. İnsanlar aralarında ayrıştı. Değişik topraklara farklı farklı göç ettiler. Dilleri değişti, dinleri değişti . Sonra yerleşik düzene geçtiler. Tarım, hayvancılık… Sonra sanayi devrimi başladı. Sonra tekınoloji çağına girdik… Ama biz ne yapıyoruz ??? Her s...
  • DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ

    15 Şubat 2019 Köşe Yazarları

    Yaşanmış veya yaşanması mümkün olan olayların okuyucuya haz verecek şekilde anlatıldığı kısa edebî yazılara "Hikâye" (Öykü) denir. İnsanoğlunun dünyaya gelişinden beri her zaman anlatabileceği bir öyküsü mutlaka olmuştur. Öykü, insanı doğrudan ya da dolaylı olarak ilgilendiren bir durumun yaşanabilir oluşunu veren, o durumun çekirdeğini, ayrıntısını belirlemeyi ve gerçeklik gerilimini ve duygu yükünü vurgulamayı amaçlamış, kendi başına bağımlı, bir düzyazı türü, bir aktarım aracıdır. Öykü yazarlarının birbirleriyle ve okuyucularıyla tanışm...
  • TARIMDA SON DURUM

    07 Şubat 2019 Köşe Yazarları

    İpek Hanım’ın Çiftliğini duydunuz mu hiç ? Manisa yöresinde kurulmuş bir çiftliktir. Ben bir çok ürünümü ordan sipariş veririm. Siz de sipariş vermek isterseniz ipekhanim@ipekhanim.com mailine yazmanız yeterli.İpek Hanım’ın Çiftliğinin sahibi Pınar Hanım, her hafta tarım ile ilgili bir yazı yazar. Yazı maillerimize gelir okuruz. Bu hafta yazdığı yazı, benim de içten içe düşündüğüm şeyleri aynen yansıtmış.Yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. “ Futbolcu ile popçu bir gece kulübünde kavgaya tutuşuyor. Biri birinin eşine sarkıyor, sonra biri diğerin...
astropay bozdurma bitcoin bozdurma paykwik bozdurma
kartal escort antalya Escort ataşehir Escort konya escort porno video manavgat escort