logo

Cinsel Tahrik Ve Baştan Çıkarma Görünümü


Prof. Dr. Kemal ATİK
yazaratik@cagdasdeveli.com.tr

Değerli Okurlar!
Hz. Ali diyor ki: “İnsanlar anne ve babalarından çok kendi kuşaklarına akrabadırlar”.
Bu ifadesiyle Hz. Ali insan gruplarının sürekli ve zaruri bir gelişme içerisinde olduklarına işaret ediyor. Bu düşünceden hareketle bir toplumun ilerlemesi için, değişim ve dönüşüm şartlarına bağlı olarak, kendine özgü bir sosyal değişmeyi gerçekleştirmesi gerekiyor. Zaten değişme doğada hâkim olan evrensel kanundur. Canlı, cansız tüm yaratıklar sürekli bir değişim halindedir. Evrende her oluş sürekli bir yenilik içindedir. Bu sebeple insan da bu değişimden nasibini almalıdır. Ancak bu değişim yeni şartlara, yeni zaman ve mekânlara göre yenilenerek olmalıdır.
Bu bağlamda Türk toplumu da hızlı bir şekilde değişimi yaşıyor. Özellikle yeni nesil yani geleceğimizin teminatı olan gençlerimiz hızlı bir şekilde hem düşünsel hem ruhsal hem de madde ve mana alanında gün geçtikçe değişiyor ve çoğu zaman da bu değişim yanlış bir zihniyeti doğuruyor. Özellikle cinsellik yönünde toplumumuz nefislerini bir tür şehvet silahı olarak kullanma eğilimi gösteriyor. Ayrıca yeni neslin kabaran duygularını harekete geçirmek için cinsel tahrik ve baştan çıkarma görünümü toplumda neredeyse bir yaşam biçimi olarak algılanıyor. Ne yazık ki ülkemizde hemen her gün cinsellik tutkusuna saplamış bir takım gençlerimizin nefsani ve şeytani bataklığa saplandığını görüyoruz. Bundan dolayı nice cinayetlerin işlendiğine, nice yuvaların yıkıldığına da şahit oluyoruz. Bu çağda, bu zamanda ve bu ortamda gençlerimizin gönlünü ve nefsini bu cinsel hastalıktan kurtararak, cinsel his ve arzularını yüksek manevi his ve arzulara dönüştürmek için anne-babalar ile devletimize büyük görevler düşüyor. Eğitim – öğretimde, sosyal hayatta toplumumuzu kuşatan zararlı cereyanlardan gençlerimizi bertaraf etmek için çareler üretmeliyiz. Bu çareler arasında bizim de söyleyeceğimiz husus şudur: Gençlerimizin kafalarında, zihinlerinde kıpırdayan nefsani ve şeytani arzuları, şehevi duyguları bertaraf edecek yeni ve cazip alanlar meydana getirmeliyiz. Gençlerin enerjilerini toplum yararına, ülke birliğine ve kalkınmasına katkı sağlayacak bir şekilde kullanmaları için imkânlar hazırlamalıyız. Tüm bunları yaparken de nefsani duygularını Allah sevgisinde eriterek bu sevginin motive edici gücü ile arıtmalıyız. Bu da ancak eğitim yani bilim, okuma ve akıl yolunu seçmekle olur. Çünkü insanı ilerlemeye mani tüm engellerden kurtaracak olan bilimdir.
Çağdaş medeniyet düzeyine çıkabilmek, üreticiliğe ve verimliliğe giden yoldaki engelleri kaldırabilmek için bilim gereklidir.
Cinsel bir yaşamın ihtirasından, cinsel bir dünya anlayışından nefislerini arındıramayan toplumlumların mutlak güzele, mutlak iyiliğe, mutlak hayra ulaşmaları mümkün değildir. Allah’a kul olmak ancak nefsi günah kirinden, bedeni cinsellik tutkusundan, zihni cehalet günahından arındırmakla mümkün olur.

Share
1159 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 15 Temmuz’u; Unutmadık ve Unutmayacağız

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Gün 15 Temmuz. 0 gün ezanlarla doğanlar, selalarla veda ettiler. Bir olmak, beraber olmak en büyük silahımızdı. Milletin iradesine kimse darbe vuramazdı. Ellerinde bayraklarla tanklara, toplara ve uçaklara karşı koyan bir milletin destanıdır 15 Temmuz. Milletimiz; demokrasiyi, Vatan ve bayrak aşkını 15 Temmuz'da bütün Dünya’ya gösterdi. O gece milli iradeyi hiçe sayanlar bir tek şeyi hesaba katmadı; Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olduğuna. Bayrağımızı indirtmedik, ezanımızı dindirtmedik. 15 Temmuz'da evinde rahat oturmaktansa, ülkesi...
  • Bisiklet ve Kalp Krizi

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Yeni çalışma, bisiklet sürmenin kalp krizi geçirme riskini büyük ölçüde azalttığını söylüyor Orta yaşlarda işe bisikletle gidip gelmek kalp krizi geçirme riskini önemli ölçüde azaltıyor. Araştırmacılar, haftada 30 dakika kadar bile bisiklet kullanmanın önümüzdeki 20 yıl boyunca koroner kalp hastalığı gelişme şansını belirgin bir şekilde etkilediğini belirtti. Danimarkalı araştırmacıların projesinde 20 yıl boyunca işe alındığında 45 ila 60 yaşları arasında olan 45.000 kişi takibe alındı . Haftada 90 dakika bisiklet kullanımı sonucunda kalp s...
  • DÜNYA KIBLE GÜNÜ

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Kıble, Türkçe “Yön” demek olup aslında insanın herhangi bir tarafa dönmesine veya bir yöne yönelen kimsenin üzerinde bulunduğu hale verilen isimdir. Diğer ifadeyle Kıble, Müslümanların, Hıristiyanların, Yahudilerin ve diğer inançlardaki kişilerin ibadet esnasında döndükleri yöndür. Müslümanların kıblesi, Mekke'de “Kâbe” denilen kutsal bina olup, Allah'ın emriyle Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından yapılmıştır. Kıble, Müslümanların namazda yönelmeleri gereken istikameti yani Kâbe'yi ifade eder. Namaz kılarken Kâbe'ye yönelmek farz olduğun...
  • DÜNDEN BUGÜNE DEVELİ’DE BASIN TARİHİ

    17 Temmuz 2019 Köşe Yazarları

    Mahalli basının Anadolu'da başlaması ve gelişmesinin zor olduğunu söylemek herhalde kehanet değildir. Gazete ve dergilerin, ne zaman başlayıp, hangi sayıda sona erdiğini kesin söylemek, arşiv yetersizliğinden dolayı çok zordur. Nitekim bu konuda hastalık derecesinde hassasiyetimiz olmasına rağmen, bazen yetersiz kalabiliyoruz! Develi uzun yıllar Ermeni, Karamanî Türkler (Hristiyan Türkler) ve Müslüman Türkler beraber huzur içerisinde yaşamışlardır. Eğitim ve öğretim konusunda Ermeniler ve Karamaniler daha erkencidirler. Matbaacılıkta da ilerde...