logo

ÇINGI DERGİSİNİN 54.SAYISINDA KAYSERİ’NİN KÜLTÜR ELÇİLERİ


Orhan CEBECİ
orhan@cagdasdeveligazetesi.com.tr

Röportaj: Abdullah Ayata.

Çıngı: Saygıdeğer M. Orhan Cebeci; bize kısaca özgeçmişinizden
bahseder misiniz?

M. Orhan CEBECİ: Kayseri’nin Develi İlçesi’nde 06.04.1953 tarihinde
doğdum. İlk orta ve lise tahsilimi Develi’de yaptım. Yazı yazma
merakım ortaokul yıllarında başladı. Edebiyata merakım lise yıllarında
devam etti. Şiirler, hikâyeler, tiyatro oyunları yazdım. Bu yazdığım
oyunlardan üçü lise yıllarında sahnelendi.

Yazı hayatım 1973 yılında o zamanlar basının kalbi sayılan
Cağaloğlu’nda ulusal gazetelerin kültür ve sanat sayfalarında başladı.
Gazetelerde ve dergilerde Kayseri ve Develi kültürüne dair
araştırmalarım ve incelemelerim, makalelerim yayınlandı. Halen Çağdaş
Develi Gazetesi, Develi Gazetesi’nde köşe yazılarım yayınlanmaktadır.
Bir ara Kayseri Gündem Gazetesi’nde ve Yeni Doğan Gazetesi’nde köşe
yazıları yazdım.

On yıl özel sektörde çalıştım. Yirmi yıla yakın İstanbul’da
Sultan Hamamda ticaretle uğraştım. Bu yıllarda dernek ve vakıflarda
görev aldım. Bir dönem İstanbul Ticaret Odası Meslek Komitesinde
bulundum. Otuz yıldan beride STK’larda görev yapmaktayım.

“Nereye giderseniz gidin, memleketiniz, büyüdüğünüz yer sizinle
birlikte gelir. Siz orada yaşamasanız da o içinizde yaşar” sözünü
rehber edindim. İstanbul’da yöremi, kültürümü yaşatmak için üzerime
düşeni bir görev bilip yapmaya gayret ediyorum.

Çıngı: Uzun süredir kültürümüzün başkenti İstanbul’da
yaşamaktasınız. Şuan bu şehirdeki görevinizden bahseder misiniz?

1972 Yılından beri İstanbul’da yaşamaktayım. 4 seneyi saymazsak
elli yıla yakın uzun bir zaman. Özel sektörde çalışma hayatım,
gazetedeki yıllarım, ticaret yaptığım yıllar, bu güzel şehirde dopdolu
geçti. İstanbul bilgi ve bir kültür merkezidir. İstanbul’un
kültüründen, sosyal etkinliklerinden yararlandım. Hayırsever iş
adamlarından tutun da, bürokratına kadar birçok değerli insan tanıdım.
2005 yılından beri Kayseri İli Yardım Derneği İstanbul Şubesi’nin
Müdürlüğünü, İstanbul Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma Derneği’nde
yirmi yıla yakın Yönetim Kurulu Üyeliğini, 11.11.2017 tarihinden beri
Yönetim Kurulu Başkanlığını yapmaktayım.

Çıngı: Kayseri İli Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi’ndeki
göreviniz ve Dernek çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz?

1955 yılında Ankara’da Merhum Kemal Dedeman tarafından Genel
Merkezi Ankara olan Kamu Yararına hizmet eden Dernekler statüsünde
Bakanlar Kurulu kararıyla kurulan derneğin İstanbul Şubesi’nin
müdürlüğünü yapmaktayım. İstanbul Şubesi 1985 yılında kuruldu. Onursal
Başkanı merhum Kemal Dedeman’dır.

Kiyad, Siyasi bir gaye gütmeksizin Kayserililerin arasında
sosyal dayanışmayı tesis ve temin etmek, bölgesi halkının nerede
olursa olsun daha iyi koşullar içinde yaşamalarını temin etmek için
maddi ve manevi yardımda bulunmak ve Kayserili gençlerin artan ölçüde
yararlı unsurlar haline gelmelerini sağlamaktır. Amacı doğrultusunda
çalışmalarını sürdürmekte olan Kayserili İli Yardım Derneği Genel
Merkezi bir grup yardımsever Kayserili tarafından kurulmuştur

Kayseri İli Yardım Derneği İstanbul Şubesi; üyeler arasında
birlik beraberliği sağlamlaştırmak gayesiyle geceler, brunchlar, geniş
katılımlı toplantılar düzenlemektedir. Bu toplantıların neticesinde
Kayserimize birçok hayır eserler yapılmıştır. Derneğimizde komisyonlar
vasıtasıyla birçok etkinlikler yapılmaktadır. Dergilerimize ve
organizasyonlarımıza hep destek verdim. kayder. org.tr web sayfamızda
etkinliklerimizi ve dergilerimizi takip edebilirsiniz. Derneğimiz
İstanbul ve civarında öğrenim gören Kayserili ihtiyaç sahibi
üniversite öğrencilerine kurulduğu günden beri burs vermektedir.
Bursiyerler için “Genç Buluşmalar konferanslar, paneller” düzenleyerek
gençlerin tanışıp kaynaşmaları amaçlanmış, iş adamlarımız,
bürokratlarımız bilgi ve birikimlerini zaman zaman gençlerimizle
paylaşmıştır. Derneğimiz, bursiyerlerinin İstanbul’daki evi olmuştur.
Binlerce üniversite öğrencisine maddi ve manevi destek vermiştir ve
vermeye devam etmektedir.

Çıngı: İstanbul’dan Kayseri’nin görünümü nedir? Orada Kayserili
imajı nasıldır?

Kayseri Türkiye’de hayırsever insanları, şehirciliği ile örnek bir
şehirdir. Diğer illerimize her zaman örnek olmuştur. Ne Moğol
istilası, ne de imparatorlukların yıkılışı Kayseri’yi tarih sahnesinden
silemedi. Kayseri tarihi ve kültür mirasıyla Selçuklunun adeta
vitrini, tarih boyunca önemli kültür ve medeniyetlerin merkezi
olmuştur. Tarihi dokusu, doğal güzellikleri; Erciyes Dağı, Kayseri
Kalesi, Kümbetleri, Camileri, Kervansarayları, Medreseleri,
Şifahaneleri, yetiştirdiği âlimleri ve ticaretteki çalışkanlığı
zekâsı, iş adamlarının müteşebbis ruhu, Selçuklulardan beri Anadolu
kültürüne öncülük etmiş kadim bir şehirdir. Onu yolcunun arabacıya
söylediği şu sözlerle şöyle anlatmak istiyorum. “Arabacı, yolun bizim
Kayseri’ye uğrarsa selam söylersin. Soran olmazsa, zengin olduğumu
söylersin. O zaman, anamı da sorarlar, babamı da.” Tüfek icat oldu
mertlik bozuldu. Mesafeler kısaldı, özlem ve hasret azaldı. Otobanlar,
uçaklar, iletişim araçları doğduğumuz büyüdüğümüz memleketimize çok
kısa bir zamanda ulaşmamızı sağlıyor. Gesi Bağları Türküsündeki gelin
kızın özlemi ve hasretinden eser kalmadı. Bize ne kadar uzakta olsa da
Kayseri bizim sevdamızdır. Kayseri’nin gerek tarih, gerekse kültür
değerleri korunmalıdır. Erciyessiz Kayseri, Kayserisiz Erciyes düşünülemez.

Çıngı: Özellikle gençlere yönelik çalışmalarınız nelerdir?

Gayemiz İstanbul’da öğrenim gören ihtiyaç sahibi çalışkan başarılı
öğrencilerimize sadece burs vermek değil, onları Devletine, Vatanına,
Bayrağına ve topluma yararlı, donanımlı bir fert olarak yetişmelerine
destek ve yardımcı olmaktır. Gençlere yönelik, hitabet, yabancı dil,
bilgisayar, kişisel gelişim kursları düzenlemek. İş adamalarının,
konusunda uzman akademisyenlerin konuşmacı olarak katıldıkları
konferanslar tertip etmek. Kayseri kültürünü, kaybolmaya yüz tutmuş
örf ve adetlerimizi, gelenek ve göreneklerimizi öğretmek. Kayseri’nin
yetiştirdiği rol model olacak akademisyenlerle, başarılı iş
adamlarıyla onları tanıştırmak ve bilgi ve birikimlerini gençlere
aktarmak en büyük hedefimizdir. Yaşadığımız, öğrendiğimiz, tecrübeleri
ve bilgileri aktarmak için köprü görevini Kayseri İli Yardım
Derneğinde ve Develi ve Yöresi Kültür Dayanışma Derneğimizde yapmaya
çalışıyoruz.

Çıngı: Başta Develi olmak üzere ilimize yönelik, tarihsel,
kültürel kitaplaşmış çalışmalarınız hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bizim Kayseri Dergisi ve Develi Diyarı Dergisi’nin Yayın
Yönetmenliğini ve Yazı İşleri Müdürlüğünü yapmaktayım. Araştırmalarım
ve incelemelerim 2017 yılında Develi Belediyesi’nin yayınladığı
“Develi’de İz Bırakanlar” kitabım ile okuyucu ile buluştu. Yazmak için
okumak ve araştırmak gerektiğini, yeni ufuklara yelken açmak için
insanın kendisini geliştirmesinin gerekliliğine inanıyorum. Develi’de
İz Bırakanlar adlı kitabımda Develi’de iz bırakan insanlardan sadece
bir kısmını yazdım. Develioğlu Mehmet’e Ağıt, Dedem Kara Müftü, Hacı
Ahmet İslamoğlu Hocam, Develi’nin Üç Alisi, Develi’nin Asker Hocaları,
Âşık Seyrani, Develi’de İlk İlk Sinema, Vakıf İnsanlar, Bir Elbiz
Masalı, Develi’nin Fötr Şapkalı Dişçisi İbrahim Amcayı, Develi
Lisesi’nin tarihçesini, Keşişin Havuzu gibi Develi’nin tarihine,
kültürüne, örf ve adetlerimize, gelenek ve göreneklerimize yer verdim.
Yarım asır önceki yaşadıklarımı, tanıklıklarımı, araştırmalarımı ve
incelemelerimin bir kısmını sığdırabildim. Amacım topluma faydalı
insanları yâd etmek. Elli yıl boyunca hayatımda yeri olan insanları,
çevremi, dostlukları, arkadaşlıkları, hatırımda kanları, benimle
birlikte mezara gitmesin diye kaleme aldım. Çünkü söz uçar, yazı
kalır. Develi’nin ilk gazetesinden bugüne kadar hizmet veren basın ve
medya, Belediye Başkanları kitabımda yer aldı. Yer verdiğim hikayeler,
şiirler ve eski nostaljik fotoğraflarla, belgelerle bir devri
anlattım, izlerin silinmemesine özen gösterdim. O yüzden adı Develi’de
İz bırakanlar.

Çıngı: İl dışında yaşamakta olan bir kültür elçimiz olarak
karşılaştığınız zorluklar nelerdir? İl dışında yaşamanın en büyük
zorluğu hasret ve özlemdir. Arada bin kilometreye yakın bir mesafe
olsa da istendiği zaman bu mesafenin hiçbir önemi yok. Kayseri’de
olanları bitenleri internet çağında çok çabuk öğrenebiliyoruz. İlgi
alanımızdaki her şeyden haberdar oluyoruz.

Uzun soluklu Erciyes Dergisi gibi Kültür Sanat Edebiyat Dergisi
Çıngı’nın da uzun ömürlü olması en büyük dileğim. Çünkü dergi bana
ulaştığında bir iki gün içinde baştan sona okuyor büyük keyif
alıyorum. Büyükşehir Belediyemizin Şehir Dergisi de Kayseri kültürüne
büyük bir hizmet yapıyor. Hem Çıngı’yı hem de Şehir Dergimizi
yayınlayan, ekibi, yazarları ve şairleri kutluyorum.

Çıngı: Dernek faaliyetlerine oradaki hemşerilerimiz yeterince
katılım yapıp destek oluyorlar mı?

Kayserililer hayırsever insanlardır. Derneğimize maddi ve manevi
katkıda bulunan hayırsever insanların desteği ile brunchlar, geceler
düzenlenmektedir.

Daha güzel organize edilirse birlik ve beraberlik sağlanırsa 52
il ilçe ve köy derneğimizle çok şey başarılabilir. Bu birlik ve
beraberliğin yeterli olmadığı kanaatindeyim. Bunun için önder olacak
insanlara ihtiyaç vardır. Çünkü birlikten güç ve kuvvet doğar.
İstanbul’da Kayserililer bunu daha iyi değerlendirebilir
kanaatindeyim.

Çıngı: Şahıs ve dernek olarak, bundan sonraki hedefleriniz nelerdir?

Kısmet olursa Develi’ye Gönül Verenler adlı 2. kitabımla birinci
kitabımda yer veremediğim kültürümüzün izini yeni nesillere taşıyacak
değerli insanlara yer vereceğim bir kitap yayınlayacağım. 3. Kitabımla
da Kayseri’nin tarihini, kültürünü, hayırseverlerin hayatlarından
oluşan bir kitap hazırlayarak kültürümüze katkıda bulunmak en büyük
arzum. Dokümanlar gazete ve dergilerde yayınlanan yazılarımdan
oluşacak. Biraz zamana ihtiyacım var. Çünkü söz uçar yazı kalır.
Amacım bildiklerimi gördüklerimi, yaşadıklarımın benim ile birlikte
mezara gitmemesi için yazmak.

Dernekteki hedeflerim ise daha çok insanımıza dokunabilmek.
Birlik ve beraberliğimizi sağlamlaştırmak, daha fazla öğrenciye burs
vermek, ihtiyaç sahibi hemşerilerimize yardım ve destek olmaktır.

Çıngı: Yayın organınız “Bizim Kayseri” dergisine bizler de dâhil
olmak üzere ne gibi katkılar beklersiniz?

Bizim Kayseri Dergimizde; Kayserili şair ve yazarlarımıza zaman
zaman yer verdik. Her sayımızda bir Kayseri esintisini yaşatmak
istedik. Buna Kayserili şair ve yazarlarımızın destek vermelerini rica
ediyorum.26.sayısını yayınladığımız Bizim Kayseri Dergimizin 2006
yılından 15. sayısından beri Yazı İşler Müdürlüğü’nü yapmaktayım. Her
sayımızda şair ve yazarlarımıza, akademisyenlerimize yer verdik.

Çıngı: Kayseri’de tanınan, sayılıp sevilen bir şahsiyetsiniz.
KAYSADER olarak sizi İstanbul’daki kültür elçimiz bilmekteyiz. Bu
sebeple, dergimiz aracılığıyla okuyucularımıza neler söylemek
istersiniz?

KAYSADER Anadolu’nun kültür insanları olarak edebiyatın her
alanında milletimize hizmet ettiği için müteşekkiriz. Kültürden yoksun
milletlerin varlıklarını ilelebet sürdürmeleri elbette mümkün
değildir. Medeniyetin temelinde eğitim ve kültür vardır. Gelecek
nesillere kaybolmaya yüz tutmuş örf ve adetlerimizi, gelenek ve
göreneklerimizi öğretmemiz gerekli. Kayseri’ye mal olmuş ilim
adamlarımızı, hayırsever iş adamlarımızı tanıtmamız lazım. Onların
hayatlarını her gencin okuması bilgi ve birikimlerinden yararlanması
şart. Merhum Hacı Ömer Sabancı’nın dediği gibi “Ahırda ata binen,
kapıyı yüksek tutar.

KAYSADER’in faaliyetleri ile gurur duyuyorum. KAYSADER’in yeni Yönetim
Kurulu Başkanı Yusuf Doğdu’yu ve yönetimini tebrik ediyorum. Çıngı
dergimizde yeni şair ve yazarlarımız eserlerini okumakla onları
tanımakla övünç duyuyorum.

Çıngı: Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyor,
Derneğimiz, okuyucularımız ve hemşerilerimiz adına saygılarımı
sunuyorum…

Bana bu fırsatı verdiğiniz için şahsınızda Çıngı Ailesi’ne ve size
çok teşekkür ederim. Bir yaz gününde, güneşin kor gibi yaktığı, kar
sularının buz gibi aktığı, vatanına, bayrağına sevdalı, Erciyes’ten
esen yeli sert ama insanı mert değerli hemşerilerime, saygılarımla…

Share
1183 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DÜNYA BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK GÜNÜ

    24 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Bir bölgedeki bitki, hayvan türlerinin ve çeşitlerinin sayıca zenginliğine, o alanın ne kadar sağlıklı bir yaşam ortamı olmasına “Biyolojik Çeşitlilik” denilmektedir. Her ekosistemin kendine özgü bir biyolojik çeşitliliği bulunmaktadır. Bu itibarla biyolojik çeşitlilik bir doğal zenginliktir. Bir ülkedeki bitki ve hayvan türleri, hem o ülkenin hem de dünyanın biyolojik zenginliği olarak kabul edilmektedir. Ekosistemlerin görevi, canlıların yaşamlarını ve nesillerini sürdürebilmek için uygun ortamın hazırlanmasını sağlamaktır. Ekosistemler, ca...
  • DEVELİ DERNEĞİ’NİN İFTAR YEMEĞİ

    24 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Tam adı Develiler Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Kayseri'de 2004 yılında bir gurup Develi sevdalısı Develi'li münevverler tarafından kurulmuştur. Uzun yıllar Develi insanı Kayseri'ye mesafeli yaklaşmıştır. Bu bir şekilde Kayseri için böyledir! Bunda Kayseri'nin “Yilli !” tercihleri yani kendisinin dışında diğerlerini dışlama olgusu büyük rol oynamıştır. Diğer bir sebep Develi'nin nüfus yoğunluğu, kazalar içerisinde kültür genişliği ve ekonomik kalkınmışlığı ile insanının eğitim kalitesinin yüksekliği de her zaman etkili olmuştur. Hemen ilave ed...
  • DÜNYA AİLE GÜNÜ

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Aile, evlilik ve kan bağına dayanan, anne, baba, çocuklardan oluşan en küçük sosyal gruptur. Toplum, ailelerden oluşmaktadır. Bu nedenle aile, toplumun temeli kabul edilmektedir. Sevgi, saygı, gelenek ve görenek gibi değerler öncelikle ailede kazanılmaktadır. Ayni zamanda aile, inançların, ahlaki davranışların, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşma gibi değerlerin öğrenildiği yerdir. Aile, bir bireyin ilk eğitimini aldığı, yanlışı doğruyu gördüğü ve öğrendiği bir kurumdur. Aile denilince genellikle bir evde oturan anne ve baba ile varsa onların e...
  • HUZUR DERSLERİ VE DEVELİOĞLU ALİ RIZA EFENDİ

    14 Mayıs 2019 Köşe Yazarları

    Osmanlı sarayında eğitim konusunda en önemli konulardan ”Huzur Dersleri” ve “ Enderun Metebi” dir. Huzur derslerinin temel amacı, başkanlığını Osmanlı hükümdarının başkanlığında toplana 100-120 kadar seçkin din adamıyla yapılan Kur’an tefsirleri, yorumları ve münazaralardır. Enderun mektebi ise, devlet adamı yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir özel saray mektebidir. Osmanlı ramazanlarında ilgi çekici uygulamalardan birisi ”Huzur Dersleri” dir. Derslerde bir grup Osmalı uleması, padişahın huzurunda din üzerinde konuşurlar ,değişik dinî konularda ...