logo

Bisiklet ve Kadınların Toplumda Görünür Olması


Aslı AZMAN
azman@cagdasdeveli.com.tr

Pınar Pinzuti, yazılarını severek okuduğum, kendini bisiklet konusuna adamış bir insan.Yazıları ile bize çok güzel yol veriyor.Ben de Develi’de bisiklet ile ilgili uğraşırken ne yapabilirim, nasıl yapabilirim derken internetten tesadüfen rastgeldiğim Pınar Pinzuti’ nin yazılarını okumaya başladım. Benim düşündüklerimi birebir aynen yazmış.Onun yazısını sizinle paylaşmak istiyorum:
“Ben çağdaş bir anne babanın kızıyım. Ailem, önüme yasaklar ve engeller koymak yerine seçtiğim yolda yanımda olmayı tercih ettiler. Üniversite eğitimi için yuvadan uçma zamanı geldiğinde annem bana özgür olmanın sorumluluk almak anlamına geldiğini ve daha sonra pişman olmayacağım kararlar almamı tembihledi. Babam bana hiç “onu yapma şuraya gitme” demedi. Seçenekleri hep birlikte değerlendirdik, bana yol gösterdiler ama hayatımla ilgili kararları hep bana bıraktılar.Böyle bir güven ilişkisi içinde büyüdüm ben. Kaybetme korkusu olmadan cesur adımlar attım. Çünkü ailemin her koşulda benim yanımda olacağını biliyordum.
Ülkemde her kadının benim kadar şanslı olmadığını biliyorum. Küçük yaşta maruz kalınan aile baskısına, yetişkin yaşlara gelindiğinde toplumun baskısı ekleniyor. Hakkını savunmayı bırakalım, haklarını bilmeyen kadınlarımız var. Türkiye’de ve dünyada kadına uygulanan fiziksel ve psikolojik şiddet nedense gündemin önemli konuları arasına giremiyor. Kadınların özgürleşmesi için nesilden nesile aktarılan güvensizlik ve korku zincirini kırmamız lazım. Kadınlar, başlarına gelen olaylarda öncelikle kendilerini suçluyorlar. Bu öğretilmiş davranış şeklinden kurtulamamızda herkesin payı var; kadın şiddete maruz kaldığında üzerinde nasıl bir kıyafet olduğu ve olayın saat kaçta gerçekleştiği üzerine yorum yapan herkesin! Toplumun korumak yerine suçlama yaklaşımı kadınların hayatlarını hiç mi hiç kolaylaştırmıyor.Kadın, görünmez bir canlı. Toplumun ondan beklediği davranışlar: kendisini eve kapatmak, konuşmamak, gülmemek, çocuk doğurmak, anne olmak ama çocuğun terbiyesini verme görevini babaya bırakmak, aile reisinin sözünden çıkmamak, bazı durumlarda çalışmak ama az kazanmak, sokağa çıktığında erkekleri tahrik etmeyecek şekilde kendisini saklamak, gece dışarıya çıkmamak…Kadın toplumda görünür olmadığı sürece kadınların erkekler tarafından yazılmış kaderi değişmeyecek.

Bisiklet, Özgürleşmek İçin Bir Araçtır

200 yıl önce icat edilen bisiklet, ilk yıllarda erkekler için bir dinlenme ve keyif aracıyken, kadınların özgürleşmesinde önemli bir araç oldu. Kadınlar, bisiklet sayesinde tabuları yıktı. Bisiklet, kadınlara tek başına bir yerden bir yere gitme özgürlüğü verirken aynı zamanda kıyafet konusunda bir reformu beraberinde getirdi; kadınlar kabarık etek ve korseyi terk edip pantolon giymeye başladı.
Kadınlar bisiklet sayesinde sadece hareket özgürlüğü, cesaret değil aynı zamanda kendine güven kazanıp bir çok konuda bağımsız hareket etmeye başladılar. Bisikletle gelen özgürlük, kadınlara eğitim ve iş imkanlarına erişim sunarken politik olarak da aktif olmalarını sağladı. Pantolon giyen kadınlar, seçme ve seçilme hakkı için sokağa çıktılar.
Bisiklet, 200 yaşında ancak biz onun sokaktaki var olma hakkı için hala mücadele veriyoruz. Otomobil odaklı tasarlanan şehirlerin yöneticilerinin ataerkil düşünce şekline sahip olduğunu söylersem ileri gitmiş olmam herhalde. Bir şehrin sokakları ne kadar demokratik ve eşit tasarlanırsa, o şehirdeki bisiklet kullanan kadınların da erkekler kadar çok olduğunu görebiliriz (bakınız Amsterdam, Kopenhag).
Sokaklardaki eşitlik, kadınlara da toplumda görünür olma imkanı verecek. Kişisel haklarının bilincinde olan kadınlar ise toplumun ilerlemesi ve gelişmesi için katkı sunma fırsatı bulacak.

Bisiklet ve Kadın

Haziran ayında Hollanda’da yapılan bisiklet zirvesi, Velo-City Konferansında konuşmacı olarak katıldığım “Bisiklet ve Toplumsal Cinsiyet” panelinde tam olarak da bu konuya değindim.
Ben bir bisiklet kullanıcısıyım. Bisikletle hareket etmeyi tercih etmemin nedeni ulaşım için kimseye bağımlı olmak zorunda olmamam. Bisiklet bana herşeyden ve herkesten bağımsız olma imkanı veriyor. Yaşadığım yerde daha çok kadını benim gibi bağımsız olmaya nasıl ikna edebilirim sorusunun cevabına ulaşmak üzere 2013 yılında ilk kez Velo-City konferasına katıldım. Viyana’da dört gün süren program boyunca onlarca başarı proje ve kampanyayı tanıma şansım oldu. Kadınların hikayeleri inanılmaz umut veriyordu. Güney Amerika’dan Andrea’nın kendi şehrinde uyguladığı “reçete”yi İzmir’de denemek için sabırsızlanıyordum: Bir şehirde kadınlar bisiklete binerse, tüm şehir onun peşinden gider.
Sevgili komşum Sema Gür, bir pazar öğleden sonra “hadi gel, süslü püslü bisiklete binelim” dediğinde bir an bile tereddüt etmeden kabul ettim. 2013 yılında ilk Süslü Kadınlar Bisiklet Turu İzmir’de 300 kadınla yapıldı. Erkeklerin bisiklete binerken “onu giyme bunu giy, öyle olmaz böyle olur” söylemlerine tepki olarak “biz bisiklete istediğimiz gibi bineceğiz” etkinliği muhteşem geçti.Takip eden yıllarda İstanbul, Ankara gibi büyük şehirler ve Marmaris, Bodrum gibi ilçeler bu harekete katıldı. Kadınların hayatlarına müdahale arttıkça, Süslü Kadınlar Bisiklet Turu katılımcı sayısı artıyordu. Kadına “yüksek sesle gülme, sokağa çıkma, şort giyme” dendikçe bisikletli kadın sayısı çoğaldı.Kadınlar, bisikletin toplumda görünür olma aracı olduğunu keşfetmişlerdi ve artık sadece senede bir gün Süslü Kadınlar Bisiklet Turu etkinliğinde değil yılın geri kalanında arkadaşları, komşuları, çocukları ile sürüş yapıyorlardı. Süslü Kadınlar, bisikletin hayatlarına kattığı dönüşüm ve değişimi başka kadınlara yaymaya başladılar. Gönüllü olarak, hiçbir karşılık beklemeden.”

Share
935 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • RÜZGÂR ENERJİSİ NEDİR

    23 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

    Rüzgâr enerjisi, doğal, yenilenebilir, temiz ve sonsuz bir güç olup kaynağı güneştir. Güneşin dünyaya gönderdiği enerjinin %1-2 gibi küçük bir miktarı rüzgâr enerjisine dönüşmektedir. Güneş ışınları, yeryüzünde bir yandan farklı sıcaklık, basınç ve nem oluştururken bir yandan da yeryüzünün ısınmasına ve soğumasına sebep olmaktadır. Yeryüzünün farklı şekilde ısınması ve soğuması ile ortaya çıkan kuvvetler ise hava hareketlerini meydana getirmektedir. Bir hava kütlesi mevcut durumundan daha fazla ısınırsa atmosferin yukarısına doğru yükselir ve...
  • GESİ BAĞLARI TÜRKÜSÜ ÜZERİNE

    23 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

    “Terk edilmek, ölümün öteki adıdır” Bu söz 1924 yılında Kayseri'den Yunanistan'a göçürülen bir Rum/Karamanî vatandaşımıza aittir. Elbette bir insanın ve milletin köklerinden koparılması çok zor bir olaydır. Değil vatandan ayrılış, gurbete düşmek bile ayrı bir acıdır. Bunu ancak yaşayanlar iyi bilir. Örnek olarak bu gerçeği acı tecrübeleriyle yaşayan talihsiz Şehzade Sultan Cem bir gazelinde şöyle belirtir: Gahi vatan gurbetlenir, gâhi gurbet vatanlanır. Ki, ne pahasına ! Edebiyatımızda; halk felsefesi olan atasözlerimizde, deyimlerimizde ...
  • ŞİŞEDEN ÇIKAN MEKTUP

    16 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

      Şişeden çıkan mektubu Ali Atalay ağabeyim bana gönderdi.Çağdaş Develi Gazetemiz okuyucularıyla paylaşmak istedim.İşte o mektup. Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Cami´nin 1990´li yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıklarını anlatıyor. “Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültes...
  • SABIRSIZLIK GÜNÜ

    16 Ağustos 2019 Köşe Yazarları

    Gerçek hayatta işler her zaman bizim istediğimiz hızda yürümez. Hayatımızda zaman zaman meşakkatli, zor, doğal engeller, beklenmedik olaylar ve çeşitli güçlüklerle karşılarız. Bu durum bazılarımızı ziyadesiyle yorar ve yıpratır. Bu nedenle hayatı her an aynı seviyede yaşamak zordur. Yaşadığımız süreçte herkesin sabrını zorlayan ya da taşıran bazı durumlar vardır. Sabır, İnsanın başına gelen kötü olaylar, kaza ve belalar karşısında telâşa kapılmadan dayanıp direnmesidir. Sabır hayatımızın vazgeçilmezleri arasındadır. Sabır, baştan çıkartıcı et...